DOSYA: Memleket Sofrası
Anadolu Ajansı (AA), Türkiye'nin lezzetlerini ramazan ayı boyunca "Memleket Sofrası Projesi" ile tanıtıyor.
Ankara
Bereketli topraklara sahip Anadolu'yu ve Anadolu'nun zengin yemek kültürünü tanıtmak amacıyla AA tarafından Memleket Sofrası Projesi hazırlandı.
Karatay Belediyesinin katkılarıyla hazırlanan proje kapsamında, farklı yörelere ait lezzetler, nesilden nesile aktarılan tariflerle AA ekiplerinin yurdun dört bir yanında çektiği görüntüler ve fotoğraflarla ramazan ayı boyunca tanıtılacak. Proje çerçevesinde hazırlanan multimedya videolar, AA'nın sosyal medya hesaplarında ve YouTube kanalında paylaşılacak.
Düzce Melengücceği tatlısı
Orta Asya'dan göç ederek Düzce'nin Akçakoca ilçesine yerleşen ve "Manav" olarak adlandırılan Türklerden miras Melengücceği tatlısı, süt kaymağından elde edilen "dartı" ile ağızları tatlandırıyor.
Geçmiş dönemlerde şerbetsiz olarak tüketilen bu tatlıya, eski Türkçede "güccek" olarak kullanılan "küçük ekmek" ve "Melen küçük ekmeği"nden esinlenilerek "Melengücceği" adı verildiği rivayet ediliyor.
Melengücceğinin tarifini AA muhabirine anlatan Düzce Mutfak Sanatları Merkezi şefi Fedai Turgut, tatlının Akçakoca'da yaşayan Manavlar tarafından halen geleneksel hali korunarak yaşatılan bir lezzet olduğunu anlattı.
Hatay tepsi kebabı
UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'ndaki Hatay'ın lezzetlerinden tepsi kebabı, hemen hemen her kasap ve restoranda marifetli ustalarca zırhla hazırlanıp taş fırında odun ateşinde pişiriliyor.
Baharatlarla lezzetine lezzet katılan tepsi kebabı, Hatay'dan "yemeden dönme listesi"nin en üst sıralarında yer alıyor.
Yemeğin tarifini AA muhabirine anlatan şef İhsan İlkay Nar, tepsi kebabının Hatay'ın mutfak kültürünün en güçlü simgelerinden olduğunu söyledi.
Diyarbakır kabak meftunesi
Diyarbakır mutfağının coğrafi işaretli yemeklerinden biri olan kabak meftunesi, sofraların vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alıyor.
Tarihi, kültürel, inanç ve gastronomi değerleriyle yerli ve yabancı turistlerin gözdesi haline gelen Diyarbakır'da hemen hemen her evde ve bazı restoranlarda pişirilen kabak meftunesi, UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki Hevsel Bahçeleri'nde yetiştirilen, yazın sonlarına doğru hasadı yapılıp sonbahardan itibaren tüketilen kış kabağı, Karakaş ırkı koyunların 1 yaşına gelmiş kuzularından elde edilen et, yörede doğal olarak ve kültürü alınarak yetiştirilen sumak ile hazırlanıyor.
Sakarya kabak kıvırma
Sakarya'da geçmişi çok eski yıllara dayanan ve az bilinen lezzetler arasında yer alan kabak kıvırma, farklı lezzetleri sofrasına taşımak isteyenlerin tercihleri arasında yerini alıyor.
Farklı kültürlerden insanların yaşadığı Sakarya, kabak kıvırmanın aralarında bulunduğu farklı lezzetleriyle de dikkatleri üzerine çekiyor. Kabak kıvırma, unutulmaya yüz tutsa da yöredeki bazı usta ellerde hazırlanıp ağızları tatlandırmaya devam ediyor.
Kabak kıvırmanın tarifini AA muhabirine anlatan Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Mutfak Sanatları Akademisi eğitmen şefi Hatice Akman, Adapazarı ve Arifiye çevresine ait olan kabak kıvırmanın bölgede "Manav" olarak adlandırılan yerli Türk kültürüne ait, çok eski bir yöresel tatlı olduğunu söyledi.
Gaziantep mıcırık aşı
Dünyaca ünlü mutfağıyla UNESCO tarafından gastronomi dalında "Yaratıcı Şehirler Ağı"nda bulunan Gaziantep'in coğrafi işaretli lezzetlerinden mıcırık aşı, yöre mutfağının özgün tatları arasında yer alıyor.
Gaziantep mutfağının vazgeçilmezlerinden kuru dolma yapımında kullanılan patlıcanlar, büyük bir özenle oyulup ipte kurutulurken "börk" olarak adlandırılan baş kısımları da küçük parçalara ayrılıp güneşte kurutuluyor.
Özellikle sonbahar ve kış aylarında değerlendirilen "börk", etli ya da etsiz olarak pişirilen mıcırık aşına lezzet katıyor.
Karalahana çorbası
Karadeniz'de genellikle kış aylarında tüketilen karalahana çorbası, yöre halkının en çok tercih ettiği lezzetler arasında yer alıyor.
Bölgenin yöresel lezzetlerinden karalahana çorbası, bakır tencerede tereyağı ile pişirilip mısır ekmeğiyle tüketiliyor.
Yörede neredeyse her bahçede yetiştirilen karalahananın ana malzeme olarak kullanıldığı çorba, mısır unu ve yarması, barbunya, soğan, bal kabağı, sarımsak, biber ve tereyağı ile yapılıyor.
Keledoş
Doğu Anadolu Bölgesi'nin köklü mutfaklarından Van'da asırlardır sofraları süsleyen keledoş, özellikle kış mevsiminin ve özel günlerin vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alıyor.
Genellikle kış aylarında yapılan, dağlarda yetişen ak pancar otu, buğday, bazı bakliyatlar ve etin pişirilmesiyle hazırlanan keledoş, doyurucu ve besleyici özelliğiyle dikkati çekiyor.
Yapımı zahmetli olmasına rağmen yörede asırlardır sofralardan eksik olmayan ve 8 Kasım 2017'de Türk Patent ve Marka Kurumunca tescillenen keledoş, kente gelen yerli ve yabancı ziyaretçilerin de tercih ettiği lezzetler arasında yer alıyor.

Hatay kömbesi
"Medeniyetler Şehri" Hatay'ın tatlı bir kurabiye çeşidi olan coğrafi işaret tescilli ürünü kömbe, kentte en çok tercih edilen lezzetler arasında yer alıyor.
Eskiden sadece bayramlarda ve özel günlerde yapılan ancak yoğun talep üzerine son dönemde her gün üretilmeye başlanan Hatay kömbesi, sade, hurmalı, cevizli ve fıstıklı olarak tercihe göre tüketiliyor.
Hatay kömbesi, son yıllarda gastronomi turizminin gelişmesiyle yerli ve yabancı turistlerin de ilgisini çekiyor.

Çullama
Dulkadiroğlu Beyliği'nin ihtişamlı sofralarından günümüze uzanan Kahramanmaraş mutfağı, zengin mirasıyla dikkati çekiyor.
Bu mirasın en nadide örneklerinden biri olan çullama, Anadolu'da "pestil" olarak bilinse de kentte daha ince, katkısız ve narin hazırlanıyor.
Halk arasında "bastık" olarak da adlandırılan tatlı, üzüm şerbetinin kaynatılıp nişastayla pişirilmesi, ardından şeker ve pekmezle lezzetlendirilmesiyle hazırlanıyor.
Isırgan çorbası
Antioksidan özelliğe sahip olan, çay, salata veya yemeklerde kullanılan ısırgan otunun en bilinen tüketim şeklinin "bahar çorbası" olduğu belirtiliyor.
Isırgan çorbası, haşlanıp doğranan taze ısırganla genellikle mısır unlu-terbiyeli şekilde hazırlanıyor.
Damak tadına göre baharatla lezzetlendirilen ısırgan çorbası, bahar aylarının vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alıyor.
Kayseri tepsi mantısı
Kayseri mantısı, tepside dizilen her bir tanesiyle Selçuklu'dan Osmanlı'ya uzanan saray mutfağının inceliğini taşıyor.
Eskiden düğün, bayram ya da misafirliklerde kadınların bir araya gelerek hazırladığı tepsi mantısı, kesilmiş hamurların büyük bir emekle tek tek katlanıp çiçek gibi tepsiye dizilmesi ve ardından fırında pişirilmesiyle hazırlanıyor.
Özellikle ramazanda iftar sofralarının vazgeçilmez lezzeti olan tepsi mantısı, yörede misafirleri ağırlarken tercih edilen önemli yemekler arasında yer alıyor.
Yalvaç güllacı
Isparta'nın yöresel lezzetlerinden Yalvaç güllacı, özellikle düğün, bayram ve özel gün sofralarını süslüyor.
Yalvaç ilçesinde nesilden nesile aktarılan yöresel lezzetler arasında bulunan güllaç, davet sofralarının vazgeçilmez tatlısı olarak yerini alıyor.
Yalvaç güllacı, kaynatılan sütün yoğurt suyu ile kestirilmesiyle elde edilen taze kesmiğin, ıslatılmış güllaç yapraklarına sarılması ve üzerine şerbet dökülmesiyle hazırlanıyor.
Adana analı kızlı
Adana'nın coğrafi işaretli lezzeti "analı kızlı", yalnızca damaklarda iz bırakmakla kalmıyor, aynı zamanda annelerden kızlarına aktarılan mutfak geleneğini sembolize ediyor.
İsmini büyük köftelerin "ana", küçük hamur kürelerinin ise "kız" olarak adlandırılmasından alan yemek, özel günlerin ve bayram sofralarının vazgeçilmez lezzetleri arasında bulunuyor.
Kentin zengin mutfak kültürünün önemli unsurlarından biri olan "analı kızlı" yemeği, köfte hamuru ve iç malzeme hazırlamasından hamurun yuvarlanması, oyulması, doldurulması, kapatılması ve pişirilmesine kadar uzanan aşamalarıyla kuşaktan kuşağa aktarılıyor.
Mutancana
Edirne saray mutfağının bugüne ulaşan lezzetlerinden mutancana, yörede sevilerek tüketiliyor.
Tatlı, mayhoş ve tuzlu tatların dengeli birleşimiyle beğeni toplayan bu yemek, kuzu eti, kuru meyveler, bal, tarçın, sarımsak ve arpacık soğanıyla hazırlanıyor. Böylece damaklarda unutulmaz bir iz bırakan lezzet ortaya çıkıyor.
Osmanlı padişahı Fatih Sultan Mehmet'in "en sevdiği yemek" olarak rivayet edilen mutancana, Edirne saray mutfağını yakından tanımak isteyenlerin mutlaka denemesi gereken lezzetler arasında yer alıyor.
Kayseri düğün çorbası
Kayseri'de taş değirmende öğütülen buğday tanelerinin özünü oluşturduğu ve eskiden düğünlerin ilk günü gelen misafirlere ikram edilen düğün çorbası, bugün de özel günler için hazırlanıyor.
Kayseri'de eskiden buğdayın taş dibeklerden geçilerek kırılmasıyla elde edilen en ince tanesine verilen "düğü" isminden adını alan çorba, zamanla geleneksel bir yemek haline geldi.
Düğünlerde bolluk ve bereket nişanesi olarak kabul edilen çorba, bugün de mevlit, adak ve özel günlerde hazırlanıyor.
Tikvenik
Balkanlardan Kırklareli mutfağına gelen lezzetlerden tikvenik böreği (tikfinik), yöre halkı tarafından sevilerek tüketiliyor.
Tatlı ve tuzlu tatların dengeli birleşimiyle hazırlanan börekte iç malzemesi olarak kış kabağı kullanılıyor. Balkan mirası olarak öne çıkan börek, damaklarda tatlı bir lezzet bırakıyor.
Tikvenik, Kırklareli mutfağını yakından tanımak isteyenlerin denemesi gereken lezzetler arasında yer alıyor.
Bamya çorbası
Selçuklu saraylarında gelişen ve Mevlevi geleneğiyle yoğrulan Konya mutfağının öne çıkan lezzetlerinden bamya çorbası, düğün sofralarının da vazgeçilmezleri arasında bulunuyor.
Çorba, çiçek bamyası, kuzu eti ve limonla dengelenen ekşili aromasıyla kente gelenlerin Konya mutfağını tanımak için tattığı lezzetlerin başında geliyor.
Çorba ayrıca Konya'da düğün ve davet yemeklerinde tatlıdan sonra verilerek ikinci tertip yemeklerin yenebilmesi için "iştah açıcı" olarak da kullanılıyor.
![]()













