Dolar
44.46
Euro
51.16
Altın
4,493.54
ETH/USDT
2,000.80
BTC/USDT
66,747.00
BIST 100
12,698.19
Dünya, İran-İsrail gelişmeleri

Yemenli uzmanlara göre ABD/İsrail-İran Savaşı'na dahil olan Husilerin Kızıldeniz'de oynayacağı rol kritik

Yemenli uzmanlar, İran destekli Husilerin, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşa dahil olmasının, Tahran'ın zor zamanlarda kullanabileceği önemli bir "kartı" bulunduğunu ve Husilerin iddiaların aksine hala güçlü olduğunu gösterdiğini ifade ediyor.

Mohammed Sameai, Gülşen Topçu  | 29.03.2026 - Güncelleme : 29.03.2026
Yemenli uzmanlara göre ABD/İsrail-İran Savaşı'na dahil olan Husilerin Kızıldeniz'de oynayacağı rol kritik

Aden

Husiler, 27 Mart'ta herhangi bir ittifakın ABD veya İsrail'in yanında İran'a karşı savaşa katılması ya da Kızıldeniz'in bu amaçla kullanılması halinde doğrudan askeri müdahalede bulunacaklarını duyurmasından sadece bir gün sonra İsrail'e füze fırlatarak savaşa fiilen dahil oldular.

Yemenli uzmanlar, Husilerin yaklaşık bir ay bekledikten sonra İran'ın yanında savaşa dahil olmasının ardındaki nedenleri ve olası yansımalarını AA'ya değerlendirdi.

📲 Artık haberler size gelsin
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.

🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı

İran'ın gördüğü baskı onu elindeki kartları oynamaya sevk etti

Askeri alanda araştırmacı Ali ez-Zeheb, Husilerin savaşa geç girmesinin ardında yatan nedenleri şöyle sıraladı:

"Husiler, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın kısa süreceği beklentisi içindeydi. Başlangıçta soğukkanlı olmaya çalıştılar ve olayları gözlemlediler. Krizin siyasi bir çözümle ya da bir sükunetle son bulacağını umut ediyorlardı. Ancak gerilimin uzaması İran'ı, Husilere 'doğrudan askeri harekâta girme veya çatışmanın dışında kalma' şeklinde net bir pozisyon almaları konusunda daha fazla baskı uygulamaya sevk etti.

İran, kendisini elindeki kartları kullanmaya iten büyük bir askeri baskıyla karşı karşıya. Bu da Husilerin aşamalı olarak pozisyon almasını açıklayan bir durum. Husiler önce tehditle işe başladı ancak bu Tahran yönetimince yeterli bulunmadı, sonrasında da İsrail'e balistik füzelerle saldırı gerçekleştirildiği açıklandı."

Husilerin askeri müdahalesinin boyutuyla ilgili de değerlendirmede bulunan Zeheb, önceki müdahaleye benzer şekilde İsrail'in hedef tahtasında olacağını, ancak ABD ile İsrail'in yanında İran'a karşı başka tarafların da savaşa dahil olması durumunda saldırıların Kızıldeniz'e de yayılabileceğini ifade etti.

Husilerin, Kızıldeniz'de oynayacağı rol İran için önemli

Husilerin Kızıldeniz'de daha büyük rol oynayacağını zira bu su yolunun İran için çok önemli olduğunu belirten Zeheb, Tahran yönetiminin de İsrail'e yönelik doğrudan saldırılardan daha çok bu "karta" ihtiyacı bulunduğunu dile getirdi.

Zeheb, Husilerin Kızıldeniz'i tam olarak kapatmalarının mümkün olmadığını ancak uluslararası denizcilik ve ticarette kısmi aksamalara neden olabileceklerini kaydetti.

Yemenli uzman, Husilerin askeri müdahalesinin ABD, İsrail ya da Yemen hükümeti tarafından güçlü bir tepkiyle karşılaşacağı ve bunun da Husilerin müdahalelerinin etkisini sınırlayabileceği değerlendirmesinde bulundu.

"Husileri bu aşamada sahneye dahil etmek, müzakerelerde İran'ın elini güçlendiriyor"

Yemen'de yayın yapan "Almasdaronline" sitesi editör yardımcısı Ali el-Fakih ise Husilerin savaşa dahil olmasının, İran'ın bölgedeki en önemli vekil güçlerinden biri olan Husilere yaptığı yatırımların bir sonucu olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Fakih, "İran, savaşın üzerinden neredeyse bir ay geçmesine rağmen hala elinde en zor anlarda kullanabileceği bir kartının bulunduğunu ve rakiplerini yıpratıp çatışmayı uzatma kapasitesine sahip olduğunu gösteriyor. Dahası, Husileri bu aşamada sahneye dahil etmek, müzakerelerde İran'ın elini güçlendiriyor." dedi.

Husiler, sahip oldukları gücü göstermeye çalışıyor

Husilerin de bu müdahaleyle bazı kazanımları olduğuna işaret eden Fakih, "(Husiler) Hala düşmanlarına zarar verebilecek güce sahip olduklarını göstermeyi ve ABD ile İsrail'in geçen yılki saldırılarda askeri kapasitelerini yok ettikleri yönündeki iddialarını çürütmeyi istiyor. Husiler, savaşa dahil olarak, direniş ekseninin önemli bir unsuru olduklarını ve bu eksenin tamamen çökmediğini göstermeyi amaçlıyor." dedi.

Fakih, Husilerin Babu'l Mendeb Boğazı'na ulaşma ve bu hayati su yolunu açıp-kapama gücüne sahip olmasının önemli güç noktalarından biri olduğunu ve bu sayede önlerinde "anlaşma kapılarının" açıldığını dile getirdi.

Fakih, Husilerin İsrail'e füze fırlatarak savaşa dahil olmasının, hala coğrafi olarak uzak noktalara ulaşabildiklerini ve ABD ile İran arasındaki müzakereler başarısız olursa nakliye yollarını hedef alabileceklerini gösteren bir mesaj taşıdığını ifade etti.

Husilerin müdahalesi sınırlı olacak

Yemenli araştırmacı Abdusselam Kaid ise Husilerin askeri müdahalesinin sınırlı kalmakla birlikte hem İran hem de Husiler için birçok kazanımı olacağını söyledi.

Kaid, "Husiler, attıkları bu adımın olası sonuçlarından ve iç siyasi konumlarına vereceği zarardan korkarak savaşa tam anlamıyla dahil olmayacaktır." dedi.

Husilerin, Hürmüz Boğazı'nın güvenli hale getirilmesi için karadan askeri müdahalenin gündemde olduğu bir zamanda savaşa dahil olduğuna dikkati çeken Kaid, "Tahran, Babu'l Mendeb'in de tehdit altında olduğunu göstererek Hürmüz Boğazı'nda herhangi bir kara harekatından vazgeçilmesi için Husilere baskı yapmış olabilir." ifadesini kullandı.

Kaid, Husilerin saldırılarına verilecek karşılığın sert olacağını, onların da buna misilleme yapmaktan başka seçeneği kalmayacağını zira savaş sürerken saldırıların durmasının zayıflık olarak yorumlanacağını sözlerine ekledi.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
İlgili konular
Bu haberi paylaşın