Dünya, İsrail’in Gazze saldırıları

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin çeşitli bölgelerini topçu atışlarıyla vurdu

İsrail ordusu ateşkese rağmen Gazze Şeridi'nin çeşitli bölgelerine saldırılar düzenledi.

Ekip  | 23.01.2026 - Güncelleme : 23.01.2026
İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin çeşitli bölgelerini topçu atışlarıyla vurdu

Ankara

Görgü tanıklarından alınan bilgiye göre İsrail ordusu, kontrolü altında tuttuğu Gazze kentinin doğusundaki çeşitli bölgeleri topçu atışlarıyla vurdu.

📲 Artık haberler size gelsin
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.

🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı

Güneydeki Refah kentinin kuzey kesimlerine de top atışları düzenleyen İsrail ordusu, Han Yunus kentinin doğusundaki bölgelerde askeri araçlardan rastgele ateş açtı.

Saldırılar sonucu oluşan can kaybı ya da yaralanmalara dair henüz bilgi verilmedi.

Ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana İsrail ordusu, anlaşmayı ihlal ederek 477 Filistinliyi öldürdü, 1301 kişiyi yaraladı.

İsrail'in Gazze Şeridi'ne Ekim 2023'te başlattığı ve ateşkese rağmen aralıklarla sürdürdüğü saldırılarda 71 bin 562 Filistinli hayatını kaybetti, 171 bin 379 kişi yaralandı.

İsrail ordusu, Gazze'de ateşkes uyarınca çekildiği bölgelerde 2 Filistinliyi yaraladı

İsrail, 10 Ekim 2025'te sağlanan ateşkese rağmen Gazze'deki saldırılarını sürdürüyor.

Sağlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentinde İsrail ordusuna ait "quadcopter" tipi insansız hava aracından açılan ateşte Filistinli Mazuz Ebu Hadayid yaralandı.

Gazze kentinin Şucaiyye Mahallesi'nde de 25 yaşındaki Enes Hafız Cundiyye, İsrail askerlerince ayağından vuruldu. Her iki Filistinlinin de orta derecede yaralı olduğu bildirildi.

Gazze Şeridi'nin çeşitli bölgeleri sabah saatlerinden bu yana aralıklı olarak İsrail topçularının hedefi olurken, saldırılarda can kaybı ya da yaralanmalara dair net bir bilgi paylaşılmadı.

İsrail ordusu 4 gün süren saldırıların ardından El Halil kentinin güneyinden çekildi

Görgü tanıklarından alınan bilgiye göre, 4 gün süren abluka, sokağa çıkma yasağı ve kapanmanın ardından Filistinliler sokaklara çıkarak sevinç gösterileri yaptı.

İsrail'in Kanal 12 televizyonu ise ordunun El Halil kentindeki "askeri operasyonu" sonlandırdığını, sonuç olarak 350 evde arama gerçekleştirildiğini, 14 kişinin de gözaltına alındığını kaydetti.

İsrail ordusu, bölgeye baskınları sırasında birçok ana cadde ve sokağı trafiğe kapatmış, onlarca eve girerek zorla arama yapmıştı.

Saha sorgulamaları da yapan İsrail askerleri çok sayıda kişiyi gözaltına almış, birçok araç da İsrail ordusunun bölgedeki baskınları sırasında tahrip edilmişti.

Filistin Eğitim Bakanlığı İsrail ordusunun baskınları sırasında uyguladığı sokağa çıkma yasağı nedeniyle 29 okulda eğitime ara vermişti.

UNRWA, İsrail'in tesislerini yıkmasını "uluslararası hukuka meydan okuma" olarak niteledi

Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Kıdemli İletişim Yöneticisi Jonathan Fowler, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi'nin haftalık basın toplantısına çevrim içi katılarak değerlendirmelerde bulundu.

İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs'teki UNRWA tesislerini yıkmasının uluslararası hukuka karşı açık ve kasıtlı meydan okumanın yeni bir seviyesi olduğunu belirten Fowler, UNRWA Genel Komiseri Philippe Lazzarini'nin de olayı bu şekilde yorumladığını hatırlattı.

Fowler, "(İsrail'in yıktığı UNRWA tesisi) Bu, BM'nin ayrıcalıkları ve dokunulmazlıkları kapsamında olan bir yer. İsrail yetkililerinin bu yerleşkeye baskın düzenleyip yıkması dehşet vericidir. Bu bir rezalettir ve potansiyel olarak küresel ölçekte çok daha geniş etkileri olabilir. Çünkü BM yerleşkesine baskın düzenlemek, onu yıkmak, kamulaştırmak gibi uluslararası hukuk ihlalleri kesinlikle emsalsizdir." değerlendirmesinde bulundu.

Uluslararası Adalet Divanının (UAD) Ekim 2025'te verdiği kararla İsrail'in UNRWA operasyonlarını engellemek veya önlemek yerine kolaylaştırmakla yükümlü olduğunu hatırlatan Fowler, bu hafta gördüklerinin buna tamamen aykırı olduğunu söyledi.

Fowler, İsrailli yetkililerin tesisin bulunduğu arazinin kendilerine ait olduğunu iddia ettiğini söyleyerek, "Bu iddiaların tamamen reddedilmesi gerekiyor. Bu iddiaların aksine İsrail hükümeti, arazinin sahibi değildir ve UAD ile BM Genel Kurulu, Doğu Kudüs'ün işgalinin yasa dışı olduğunu defalarca vurguladı. Bu nedenle İsrail'in arazi üzerinde egemenlik hakkı yoktur." diye konuştu.

İsrail yetkililerinin yıkım sırasında olay yerinde bulunduğunu, çekim yaptığını ve bunu sosyal medyada paylaştığını belirten Fowler, yıkımın kutlanması ve "UNRWA personelinin yok edilmesi gerektiği" gibi açıklamaların son derece endişe verici olduğunu dile getirdi.

Fowler, "Bu, daha fazla eylemin yolunu açıyor. Bir sonraki adımın, Doğu Kudüs'teki meslek eğitim merkezimizin ele geçirilmesi olabileceğinden çok korkuyoruz. Bu, yüzlerce öğrencinin eğitim hakkından mahrum kalmasına neden olur." dedi.

Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi Başkanı Ali Şaas, Gazze Şeridi'nin Mısır sınırında yer alan Refah Sınır Kapısı'nın gelecek hafta açılacağını duyurmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fowler, şunları kaydetti:

"Tüm geçiş noktalarının açık olması, mümkün olan her yolla geniş ölçekte yardım akışının sağlanması çok önemli. Refah Sınır Kapısı ile ilgili durum, diğer geçiş noktalarında olduğu gibi inanılmaz derecede sorunlu oldu. Geçiş noktalarının düzenli olarak geniş ölçekte çalışmasına izin vermemek politika tercihleriydi. Gazze Şeridi'ne ihtiyaç duyulduğu şekilde yardım ulaşabilmesi için geçiş noktalarının tamamen açık olması gerekiyor."

Fowler, İsrail saldırılarında gazetecilerin öldürülmesine tepki göstererek, Gazze Şeridi'nin gazeteciler ve insani yardım çalışanları için "dünyanın en tehlikeli yeri" olduğunu vurguladı.

İsrail'in UNRWA'nın Doğu Kudüs'teki merkezini yıkması

İsrail güçleri, dün sabah saatlerinde 30 Ocak 2025'te faaliyetleri yasaklanan UNRWA'nın işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan genel merkezine baskın düzenleyerek yerleşkeye el koymuş ve içerideki tesisleri yıkmıştı.

İsrail güçleri, ayrıca yıkımın yapıldığı yerleşkedeki ana binaya İsrail bayrakları asmıştı.

Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve bazı aşırı sağcı milletvekilleri, UNRWA'nın merkezindeki yapıları yıkma ve boşaltma faaliyetlerine destek vermek için bölgeye gelmişti.

İsrail Dışişleri Bakanlığı ise arazinin İsrail'e ait olduğunu savunarak yerleşkeye el koyduklarını açıklamış, UNRWA'nın Hamas ile ilişkisi olduğu suçlamalarını yinelemişti.

BM'ye göre, Refah Sınır Kapısı'nın yeniden açılması, insani yardım çalışmalarını genişletecek

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (UNOCHA) Sözcüsü Jens Laerke, AA muhabirinin, "Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi Başkanı Ali Şaas, Gazze Şeridi'nin Mısır sınırında yer alan Refah Sınır Kapısı'nın gelecek hafta açılacağını Davos'ta duyurdu. BM olarak bu bilgiyi teyit ediyor musunuz? BM'nin gelecek hafta buradan daha fazla yardım geçirmek için hazırlığı var mı?" sorusunu yazılı yanıtladı.

"Kargo ve insan hareketini sağlamak için Refah Sınır Kapısı'nın yakında yeniden açılmasını umuyoruz." ifadesini kullanan Laerke, ayrılmayı ve geri dönmeyi seçenlerin bunu gönüllü ve güvenli şekilde yapabilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Laerke, "Refah Sınır Kapısı üzerinden kargo hareketinin yeniden başlatılması, Gazze'ye giren insani yardım malzemelerinin hacmini artıracak ve bu da insani yardım çalışmalarının kapsamını genişletecektir." değerlendirmesinde bulundu.

Şaas, İsviçre'nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'na (WEF) gönderdiği video mesajında, "İlk adım olarak Refah Sınır Kapısı'nın gelecek hafta iki yönlü geçişlere açılacağını duyurmaktan mutluyum." ifadesini kullanmıştı.

OCHA: Yahudi yerleşimciler son iki haftada Batı Şeria’da yaklaşık 100 Filistinli aileyi yerinden etti

OCHA tarafından yayımlanan raporda, “Yahudi yerleşimcilerin devam eden saldırıları, tehditleri ve yıldırma eylemleri, son iki haftada Batı Şeria’daki beş farklı bölgeden 100’den fazla Filistinli ailenin yerinden edilmesine yol açtı.” ifadelerine yer verildi.

Raporda, yerinden edilen ailelerin büyük bölümünün Batı Şeria'nın Eriha kenti yakınlarındaki Ras Ayn el-Avca Bedevi topluluğuna mensup olduğu belirtildi.

Filistin topraklarını gasp eden İsraillilerin saldırılarının Filistinli çiftçilerin evlerine, otlaklarına ve su kaynaklarına erişimini engellediğine dikkat çekilen raporda, bunun da toplulukların güvenlik duygusunu ciddi biçimde zayıflattığı vurgulandı.

Raporda şu ifadelere yer verildi:

“19 Ocak’ta, 186’sı çocuk ve 91’i kadın olmak üzere toplam 375 kişiden oluşan 77 Filistinli aile, özellikle geceleri artan Yahudi yerleşimci saldırıları, tehditleri ve yıldırma girişimleri sonrasında Ras Ayn el-Avca bölgesindeki evlerini sökerek başka bölgelere taşınmaya başladı. Bu yer değiştirme, 8 Ocak’ta meydana gelen bir dizi yerleşimci saldırısının ardından, 61’i çocuk olmak üzere toplam 110 kişiden oluşan 21 ailenin zorla yerinden edilmesinin devamı niteliğindedir. Saldırılar arasında yaşlı bir Filistinlinin fiziksel saldırıya uğrayarak yaralanması, güneş enerjisi kablolarının kesilmesi ve özel mülkiyete ait arazilerin sürülmesi yer aldı.”

Raporda ayrıca, Batı Şeria’daki tarımsal hanelerin yaklaşık üçte ikisini oluşturan 72 binden fazla çiftçi ve çoban ailesinin acil tarımsal yardıma ihtiyaç duyduğu vurgulandı.

Ekim 2023’ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria’da Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin Filistinlilere yönelik saldırılarında belirgin artış yaşanıyor.

Bu süreçte 1100’den fazla Filistinli hayatını kaybetti, yaklaşık 11 bin kişi yaralandı ve 21 binden fazla Filistinli gözaltına alındı.

Gazze'de soğuk hava ve çevre kirliliği, 17 yıl beklenen bebeği hayattan kopardı

İsrail'in saldırılarını sürdürdüğü Gazze Şeridi'nde yaşanan çevresel yıkım ve ağır kış koşulları, 6 aylık Yusuf Ebu Hammad'ın hayatını kaybetmesine neden oldu.

Ailesinin 17 yıl boyunca hasretle beklediği Yusuf bebek, dondurucu soğuklar ve kanalizasyon kaynaklı kirlilik nedeniyle yaşamını yitirdi.

Aralık ayından bu yana Gazze Şeridi'ni etkisi altına alan dondurucu soğuklar ve şiddetli rüzgar, yerinden edilen binlerce Filistinlinin barınmak için kurduğu derme çatma çadırları yıkarken, çok sayıda sivilin de hayatını kaybetmesine yol açıyor.

İsrail'in saldırılarında evleri yıkılan Filistinliler için tek barınma seçeneği haline gelen çadırlar, ısınma imkanlarının olmadığı dondurucu soğuklara karşı yetersiz kalıyor.

Gazze'deki Sağlık Bakanlığı, 20 Ocak'ta yaptığı açıklamada mevcut kış sezonunda soğuk nedeniyle hayatını kaybeden çocuk sayısının 9’a yükseldiğini duyurmuştu.

Altı aylık Yusuf Ebu Hammad’ın vefatıyla bu sayı 10’a yükseldi.

17 yıllık hasret acıyla bitti

AA muhabirine konuşan Yusuf'un babası Ömer Hammad, oğlunun erkek çocuk olarak 17 yılın ardından dünyaya geldiğini belirterek, "Altı kızdan sonra tek erkek evladımızdı." ifadelerini kullandı.

Beni Süheyla beldesinden, Han Yunus’un batısındaki Mevasi bölgesine göç etmek zorunda kalan aile, altyapının çökmesi nedeniyle kanalizasyon atıklarının boşaltıldığı bir noktanın yakınında yaşam mücadelesi veriyordu.

Soğuk, çevre kirliliği ve imkansızlıklar ölüme neden oldu

Baba Ebu Hammad, doktorların kendilerine, bebeğin şiddetli soğuk ve çevresel kirliliğe bağlı gelişen ishal nedeniyle, vücudunda oluşan aşırı sıvı kaybı sonucu hayatını kaybettiğini söylediğini aktardı.

Yaşam koşullarından bahseden Ebu Hammad, geçen aylarda çocuğunun "bebek maması ve bez" temini konusunda ilgili mercilerden yaptığı önceki başvurulara hiçbir şekilde yanıt alamadığını söyledi.

Oğlunun cansız bedeninin morardığını ifade eden Ebu Hamad'ın yaşadığı içleri acısı trajedi, Gazze'deki insani krizin boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi.

Salgın hastalık riski büyüyor

Gazze'deki belediyeler ve yetkililer, uzun süredir kanalizasyon sularının sokaklarda ve çadırların arasında birikmesinin ciddi sağlık riskleri oluşturduğu uyarısında bulunuyor.

Abluka ve saldırılar boyunca yüz binlerce Filistinli, kirli sular ve hijyen malzemesi eksikliği nedeniyle cilt ve bağırsak hastalıklarına yakalandı.

Bu ağır yaşam şartlarına kış aylarındaki soğuk hava ve fırtına ile battaniye, kıyafet ve ısınma malzemelerindeki ciddi eksiklik de eklenince, özellikle çocuklar için hayati tehlikenin önüne geçmek imkansız hale geliyor.

İsrail askerleri işgal altındaki Batı Şeria’da bir Filistinliyi öldürdü

İsrail askerlerinin işgal altındaki Batı Şeria’nın kuzeyindeki Nablus kenti kırsalında bir Filistinliyi vurarak öldürdüğü bildirildi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA'ya göre, Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Madama kasabasında 59 yaşındaki Filistinli Cibrin Ahmed Cibir Kat’ın İsrail askerleri tarafından öldürüldüğü ve cenazesinin alıkonulduğu belirtildi.

Nablus Filistin Kızılay Ambulans ve Acil Durum Merkezi Müdürü Emced Ahmed de yaptığı açıklamada, İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu ağır yaralanan Filistinli Kat’a ilk yardım ekiplerinin ulaşmasının engellendiğini ve İsrail güçlerince bilinmeyen bir yere götürüldüğünü söyledi.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
bannerpartial1
bannerpartial2