"Medya Etiği-Sorumlu Gazetecilik Kampı" Antalya'da devam ediyor
Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürü Enes Efendioğlu, "Dezenformasyonla mücadele kamplarımız, gazetecilik kamplarımız ve medya, yeni medya, habercilik, gazetecilik içerikli programlarımız gençlerimizden çok rağbet görüyor." dedi.
Antalya
Efendioğlu, Antalya'da Alaaddin Keykubat Kampı'nda iletişim fakültesi öğrencilerine yönelik düzenlenen "Medya Etiği-Sorumlu Gazetecilik" kampı kapsamında gerçekleştirilen konferansta yaptığı konuşmada, gençlerle birlikte olarak onların tasarladığı, onların gerçek anlamda ilgisini çeken projeleri, programları hayata geçirmek için çalıştıklarını söyledi.
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
Gençlik kamplarında yaz dönemlerinde farklı yaş gruplarından gençleri misafir ettiklerini belirten Efendioğlu, "Dezenformasyonla mücadele kamplarımız, gazetecilik kamplarımız ve bununla beraber gerçekleştirmiş olduğumuz medya, yeni medya, habercilik, gazetecilik içerikli programlarımız gençlerimizden çok rağbet görüyor. Bundan büyük memnuniyet duyuyoruz. Çünkü bu çok teknik bir alan. Kendinizi geliştirebileceğiniz çok farklı alanların, ilerleyebileceğiniz çok farklı yolların olduğu bir alan." diye konuştu:
Efendioğlu, üniversite yıllarını dolu şekilde geçirmesinin kendisi için faydalı olduğunu vurgulayarak, bu sayede mezun olduktan sonra kendisini çalışmak istediği alanı rahatlıkla seçerken bulduğunu ifade etti.

Üniversite hayatında öğrencilerin yapması gereken birkaç temel konular olduğuna dikkati çeken Efendioğlu, şöyle konuştu:
"Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunuyum. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde uzmanlık eğitimi aldım. Tıp Fakültesi'nden mezun olanların herhangi bir iş bulma kaygısı falan yok diyorsunuz. Hekim olarak çalışmaya başlıyoruz. Ama ben üniversite okuduğum dönemin büyük kısmını çalışarak geçirdim. Bir yandan derslere gittim, bir yandan otellerde, organizasyonlarda görev aldım. Yabancı dilde çevirmenlik yaptım. Bursa'da yurt dışından gelen grupları dolaştırdım. Avrupa Birliği projelerinde çalıştım. Mezun olduktan sonra bana en çok katkısı olan şey, üniversite yıllarındaki iş tecrübem olduğunu gördüm. Bir yerde yönetici adayı olduğunuz zaman eğer grup dinamiklerini iyi yönetebiliyorsanız, kendi kısıtlılıklarınızı, eksiklerinizi, geliştirmeniz gereken noktaları biliyorsanız, bunları iş hayatına erken atılarak tecrübe ettiyseniz, akranlarınızdan, diğer mezun olmuş olan kişilerden belki on adım önde başlıyorsunuz."
"Siz de pes etmeyin"
Gazeteci Fulya Öztürk de "Kriz Dönemlerinde Gazetecilik ve Etik" konulu konuşmasında, Türkiye'de etik değerlere sahip çıkan, gerçekten milli meseleleri sahiplenen, düzgün ahlaklı gazetecilere ihtiyaç olduğunu söyledi.

Gazetecilik yapmak için çok mücadele verdiğini vurgulayan Öztürk, şöyle devam etti:
"Hayatımın hiçbir yerinde torpilim olmadı. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesini kazandım. Epey staj kovaladım, elemelerden geçerek staja alındık. Kader gayrete aşıktır ya çok gayret ettim, bu günlere geldik. Her çalışan belki de bulmuyor, karşılığını göremiyor. Kader kısmettir de aynı zamanda. Yine de ben hep umutkar olmanızdan yanayım. Medyada etik ve ahlaki değerlerden vazgeçmeden, çalışarak, torpil olmadan bir yerlere gelinebileceğinin kanıtı olduğumu düşünüyorum, çok şükür. O yüzden siz de pes etmeyin."
Öztürk, görev yaptığı zorlu çalışmalardan örnekler vererek konuşmasını tamamladı.
"Savaş muhabiri savaşın bir parçası değildir ama tam ortasındadır"
Anadolu Ajansı (AA) Başfotomuhabiri Emin Sansar ise "Savaş Haberciliği Atölyesi" konulu konuşmasında, görev yaptığı Ukrayna-Rusya savaşı ve Suriye iç savaşından örnekler verdi.

Gazeteciliğin herkesin kaçtığı yere koşarak gitmek olduğunu anlatan Sansar, "Bu, savaş muhabirliğinde daha çok anlam kazanıyor. İnsanlar sadece eşyalarıyla yanına aldıkları çantalarla kaçarlarken siz o bölgelere koşarak gidersiniz. Bu yüzden de tarihin tanıklarıdır. Savaş muhabiri o bölgelere koşarak gider. Savaş muhabiri savaşın bir parçası değildir ama tam ortasındadır. En önemli şey hayatta kalmak. En iyi muhabir eve dönen muhabirdir." diye konuştu.
Habertürk gazetesi yazarı İdris Kardaş da "Yeni Medya ve Geleneksel Medya Arasındaki Etik Sorunları" konulu konuşma yaptı.
Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca düzenlenen kamp, 17 Şubat'ta sona erecek.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

