Dolar
44.18
Euro
50.76
Altın
5,003.00
ETH/USDT
2,279.30
BTC/USDT
73,575.00
BIST 100
12,933.79
Dünya

İsviçre'de "nüfusu 10 milyonla sınırlama referandumu", ekonomik zorluklara kapı aralayabilir

İsviçre'deki St. Gallen Üniversitesinden akademisyen Emmenegger, "Göçü sınırlamak, İsviçre gibi sürekli iş gücü piyasasının daraldığı bir ortamda zararlı olacaktır." dedi.

Muhammet İkbal Arslan  | 16.03.2026 - Güncelleme : 16.03.2026
İsviçre'de "nüfusu 10 milyonla sınırlama referandumu", ekonomik zorluklara kapı aralayabilir

Cenevre

Emmenegger, İsviçre'de 14 Haziran'da yapılacak nüfus düzenlemesiyle ilgili referanduma ilişkin AA muhabirinin sorularını yazılı yanıtladı.

Yapılacak referandumun, sağcı İsviçre Halk Partisinin göç ve nüfus artışını siyasallaştıran başka bir girişimi olduğuna dikkati çeken Emmenegger, bu parti tarafından başlatılan girişimlerin genellikle sığınma veya iş gücü göçüne odaklandığının altını çizdi.

📲 Artık haberler size gelsin
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.

🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı

Emmenegger, bu girişimlerde hedef kitleler arasında ayrım yapıldığına işaret ederek, "İsviçre bağlamında bu, genellikle Avrupa Birliği (AB) ile insanların serbest dolaşımı konusunda yaptığımız sözleşmeye bağlı anlaşmaları ifade eder. (Referandum) Bu önerinin özelliği ise bu iki konuyu bir araya getirmesidir ki bu, alışılmadık bir durumdur." değerlendirmesinde bulundu.

Referandumu son derece ilginç kılan unsurun, ülke nüfusunda 10 milyonu eşik görmesi ve 9,5 milyona ulaştığında alınması gereken önlemleri tanımlaması olduğuna dikkati çeken Emmenegger, düzenlemenin kabulü halinde nüfus 9,5 milyon olduğunda hükümetin nüfus artışını sınırlandıracak önlemler konusunda adım atmakla görevlendirileceğini anlattı.

Emmenegger, "Bu önlemler, özünde nüfus artışını 10 milyona asla ulaşılmayacak şekilde sınırlamayı amaçlıyor. Bu konuda ilginç olan durum, nüfus artışının kontrol edilmesinin ve yönetilmesinin zor olmasıdır. Önümüzdeki yıllarda nüfus artışının tam ne olacağını kesin olarak tahmin edemeyiz." görüşünü paylaştı.

"Federal İstatistik Ofisi, 3 senaryo oluşturdu"

İsviçre Federal İstatistik Ofisinin nüfus artışı senaryolarına ilişkin rapor yayımladığını belirten Emmenegger, nüfus artışının esasen 3 bilinmeyenli bir denklem olduğunu anlattı.

Emmenegger, şöyle devam etti:

"Birincisi, doğurganlık oranı. Ne kadar çok çocuk doğarsa nüfus o kadar büyük olur. İkincisi, yaşam süresi yani ne kadar yaşlanıyoruz? Ne kadar uzun yaşarsak o kadar çok insanımız olur. Üçüncüsü ise net göç yani kaç kişi ülkeyi terk ediyor ve kaç kişi ülkeye giriyor? Nüfus artışı hakkında beklentiler oluşturmak açısından bu 3 bilinmeyen için tahminlerde bulunmamız gerekiyor. Federal İstatistik Ofisi, 3 senaryo oluşturdu. Bu, alt sınır, üst sınır ve orta senaryoya karşılık geliyor."

Emmenegger, alt sınır senaryosuna göre İsviçre nüfusunun 9,5 milyona asla ulaşamayacağını, 9,4 milyon civarında zirve yapacağını ve bunun bir olasılık olduğunu belirtti.

Üst sınır senaryosuna göre ise İsviçre'nin 9,5 milyonluk nüfusa 2028'de ulaşmasının öngörüldüğüne işaret eden Emmenegger, bu durumda nüfus artışını sınırlamaya yönelik önlemler alınması gerekeceğinin altını çizdi.

Emmenegger, "Üst sınır senaryoya göre İsviçre'nin 10 milyonluk nüfusa yaklaşık 2034'te ulaşması bekleniyor. Bu senaryoda göçün neredeyse sıfıra indirilmesi gerekecek. Açıkçası bu senaryonun ekonomi üzerindeki sonuçları çok vahim olacak." değerlendirmesinde bulundu.

Orta senaryoya göre de ülke nüfusunun 2030'da 9,5 milyona ulaşılacağının ve hiçbir önlem alınmazsa 2041 civarında 10 milyona çıkılacağının öngörüldüğünü anlatan Emmenegger, bunun bir miktar göçmenin gelmesine izin vereceğine ancak şu anki seviyede olmayacağına dikkati çekti.

Emmenegger, İsviçre'nin yaşlanan nüfusa sahip bulunduğunu ve ortalama yaşam süresinin 84 yıl gibi oldukça yüksek olduğunu belirtti.

"Her yıl yaklaşık 20 bin kişilik net işçi kaybı yaşıyoruz"

İsviçre'nin doğurganlık oranının yaklaşık 1,33 ile Avrupa ortalamasının dahi altında olduğuna işaret eden Emmenegger, "(İsviçre'de) Şu anda genç yaşta iş gücü piyasasına girenlerden daha fazlası, emeklilik nedeniyle iş gücü piyasasından ayrılıyor. Emeklilik nedeniyle iş gücü piyasasına girenlere kıyasla her yıl yaklaşık 20 bin kişilik net işçi kaybı yaşıyoruz." ifadelerini kullandı.

Emmenegger, geçmişteki benzer durumlarda İsviçreli seçmenlerin göçün kısıtlanmasını destekleyebildiklerini, farklı bir oylamada ise insanların serbest dolaşımını onaylayabildiklerini anlattı.

"Eğer halk göçü azaltma isteğini dile getirirken farklı bir oylamada insanların serbest dolaşımı ilkesini de destekliyorsa hükümet, AB'nin insanların serbest dolaşımının önüne geçmeden göçü kısıtlamanın yollarını bulmaya çalışır." görüşünü paylaşan Emmenegger, hazirandaki referandum için de böyle bir senaryonun düşünülebileceğini belirtti.

Emmenegger, hazirandaki referandumda kabulü halinde bunun kesinlikle bir şekilde uygulanacağına dikkati çekerek, oylamanın anayasayla ilgili olduğunu ve ayrı yasayla tamamlanmasının gerekeceğini bildirdi.

"İsviçre, yabancı işçilerin entegrasyonunda son derece başarılı olmuştur"

"İsviçre ekonomisi, vasıflı göçmen iş gücüne bağımlıdır. İsviçre, çok uzun zamandır açık bir ekonomidir. Her beceri seviyesinde çok büyük bir göçmen iş gücü payına sahibiz. İsviçre, yabancı işçilerin entegrasyonunda son derece başarılı olmuş ve göçmen iş gücünden büyük ölçüde faydalanmıştır." yorumunu yapan Emmenegger, İsviçre'nin birçok kişinin gelip çalışması için nispeten cazip bir ülke olduğunu belirtti.

Emmenegger, İsviçre'de yabancı doğumlular için istihdam oranlarının yüksek ve ülkedeki göçün büyük çoğunluğunun "işçi göçü" olduğunu, genellikle de iş sözleşmeleriyle geldiklerini anlattı.

İsviçre açısından göçün "başarı öyküsü" olduğuna işaret eden Emmenegger, "Gelen işçi sayısını kısıtladığınızda iş gücü ve beceri eksikliklerini gidermek için bu insanlara güvenen sektörleri de kısıtlamış olursunuz. Her türlü sektör ve işten bahsediyorum. Bu, hizmet sektöründeki düşük vasıflı iş gücünün yanı sıra hastaneler ve üniversitelerdeki yüksek vasıflı iş gücünü de ilgilendirir." ifadelerini kullandı.

"Göçü sınırlamak, İsviçre gibi sürekli iş gücü piyasasının daraldığı bir ortamda zararlı olacaktır"

Emmenegger, iş gücü göçünün kısıtlanmasının ek işçi arayan işletmeler için de sorun olduğunu vurguladı.

"Göçü sınırlamak, İsviçre gibi sürekli iş gücü piyasasının daraldığı bir ortamda zararlı olacaktır." uyarısında bulunan Emmenegger, nüfus artışının yeterince yavaşlatılamaması halinde AB ile serbest dolaşım anlaşmasının etkileneceği bir durumun yaşanabileceğine işaret etti.

Emmenegger, İsviçre'ye göçün büyük çoğunluğunun AB ile serbest dolaşım anlaşmasıyla gerçekleştiğinin altını çizerek, şunları kaydetti:

"İsviçre'ye gelen göçmenlerin büyük çoğunluğu, AB ile serbest dolaşım çerçevesinde geliyor. Dolayısıyla nüfus artışı yavaşlatılamazsa bu referandum, AB ile yaptığımız sözleşmeye dayalı anlaşmaları da zayıflatacaktır. Bunların arasında İsviçre'nin tek pazara erişimini düzenleyen ikili anlaşmalar da yer alıyor. Bu anlaşmalar, işler kötüye giderse feshedilecek ve İsviçre, tek pazara erişim söz konusu olduğunda üçüncü bir ülke konumuna düşecektir. Bu da İsviçre ekonomisi için kötü bir haberdir."

İsviçre'de halk, 14 Haziran'da sağcı İsviçre Halk Partisinin desteklediği "On Milyonluk İsviçre'ye Hayır" girişimi ve kamu hizmeti reformuna ilişkin iki ulusal konuda karar vermek üzere sandık başına gidecek.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
İlgili konular
Bu haberi paylaşın