Dolar
43.04
Euro
50.48
Altın
4,333.15
ETH/USDT
3,104.90
BTC/USDT
89,999.00
BIST 100
11,498.38
Dünya

ABD Venezuela'nın başkenti Caracas'ı bombaladı

Venezuela'nın başkenti Caracas'ta en az 7 patlama sesi duyuldu. Trump, "ABD, Venezuela ve lideri Başkan Nicolas Maduro'ya karşı büyük çaplı bir saldırı düzenlemiş ve Maduro ile eşi yakalanarak ülke dışına çıkarılmıştır." açıklamasında bulundu.

Ekip  | 03.01.2026 - Güncelleme : 03.01.2026
ABD Venezuela'nın başkenti Caracas'ı bombaladı

Caracas

Görgü tanıklarına göre, başkentte yerel saatle 02.00 sıralarında en az 7 patlama sesi geldi.

Patlamaların ardından birçok mahallede halkın evlerinden çıkarak sokaklara yöneldiği, bazı bölgelerde patlama seslerinin uzaktan da net duyulduğu aktarıldı.

Alçaktan uçtuğu gözlemlenen uçaklar da kent genelinde paniğe yol açtı.

Venezuela'daki olaya ait olduğu iddia edilen sosyal medya paylaşımlarında ise kentin farklı noktalarındaki patlama görüntüleri yer aldı.

Dolaşıma giren bir başka görüntüde de Venezuela ordusuna ait zırhlı araçlar, başkentteki Miraflores Başkanlık Sarayı yakınlarında sokaklarda görüldü.

Venezuela Devlet Başkan Yardımcısı, ABD'den Maduro ile eşinin hayatta olduklarına dair kanıt talep etti

Venezuela Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez, Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşinin nerede olduğunun bilinmediğini ve ABD'den hayatta olduklarına dair kanıt talep ettiklerini söyledi.

📲 Artık haberler size gelsin
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.

🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı

CNN'in haberine göre Rodriguez, devlet televizyonu VTV Venezuela'ya yaptığı açıklamada, ABD saldırısının ülke genelinde yetkililerin, askeri personelin ve sivillerin hayatına mal olduğunu söyledi.

Rodriguez, "Donald Trump hükümetinden, Başkan Maduro ve eşinin hayatta olduklarına dair acil kanıt talep ediyoruz." dedi.

Maduro, son görüşmesini Çin heyeti ile yaptı

Yerel basındaki haberlere göre, Maduro, Venezuela'nın başkenti Caracas'a düzenlenen saldırılardan yaklaşık 12 saat önce Çin heyetiyle görüştü.

Başkentteki Miraflores Sarayı'nda Çin'in özel temsilcisi Çiu Şiaoçi başkanlığındaki Çin heyetiyle yapılan görüşmede iki ülke arasındaki işbirliği ele alındı.

Görüşmeye, Venezuela Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez, Dışişleri Bakanı Yvan Gil ve Çin'in Caracas Büyükelçisi Lan Hu da katıldı.

Toplantıda, Venezuela ve Çin arasında imzalanan 600'den fazla ikili anlaşma gözden geçirildi, enerji, ticaret ve altyapı gibi alanlarda iki ülke arasında devam eden yakın işbirliği değerlendirildi.

Görüşme, ülkeye düzenlenen ABD saldırıları öncesi Maduro'nun son resmi diplomatik görüşmesi oldu.

Caracas hükümetinden yapılan yazılı açıklamada, ABD yönetiminin başkent ile Miranda, Aragua ve La Guaira eyaletlerinde sivil ve askeri noktalara yönelik gerçekleştirdiği saldırıların "şiddetle reddedildiği” ve “kınandığı" bildirildi.

Söz konusu eylemlerin Birleşmiş Milletler Şartı'nın özellikle devletlerin egemenliğine saygı, hukuksal eşitlik ve güç kullanma yasağını düzenleyen 1. ve 2. maddelerinin açık ihlali olduğu kaydedildi.

Saldırıların Latin Amerika ve Karayipler başta olmak üzere, uluslararası barış ve istikrarı tehdit ettiği, milyonlarca insanın hayatını ciddi biçimde tehlikeye attığı ifade edilen açıklamada, saldırıların amacının, başta petrol ve madenler olmak üzere ülkenin stratejik kaynaklarını ele geçirmek ve ülkenin siyasi bağımsızlığını zorla ortadan kaldırmak olduğu savunuldu.

Açıklamada, Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun Anayasa, Olağanüstü Hal Yasası ve Ulusal Güvenlik Yasası çerçevesinde tüm ulusal savunma planlarının uygun zamanda ve koşullarda devreye sokulması talimatını verdiği belirtildi. 

Bu kapsamda Maduro'nun, ülke genelinde "dış müdahaleden kaynaklanan bir olağanüstü durum" ilan eden kararnameyi imzaladığı kaydedildi.

Açıklamada ayrıca, ülke genelinde askeri birlikler ile eyalet ve belediyelerdeki savunma birimlerinin derhal konuşlandırılması talimatının verildiği aktarıldı.

Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesi uyarınca halkını, topraklarını ve bağımsızlığını korumak amacıyla meşru müdafaa hakkının saklı tutulduğu da vurgulandı. 

Venezuela Savunma Bakanı, uluslararası topluma ABD'nin kınanması çağrısında bulundu

Venezuela Savunma Bakanı Vladimir Padrino Lopez, sosyal medya hesabından paylaştığı videoda, ülkesine yönelik saldırılara ilişkin konuştu.

Venezuela Savunma Bakanı Lopez, "Venezuela halkı, ABD hükümeti tarafından gerçekleştirilen en acımasız askeri saldırıların hedefi olmuştur." dedi.

Saldırıların başkent Caracas'taki Fuerte Tiuna Askeri Üssü ile Miranda, Aragua ve La Guaira eyaletlerini hedef aldığını söyleyen Lopez, sivil yerleşim yerlerinin bombalandığına, ölü ve yaralı bilgisine ilişkin çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

Lopez, saldırıların bölgede barış ve istikrarı tehdit ettiğine dikkati çekerek uluslararası topluma ve tüm çok taraflı kuruluşlara "Birleşmiş Milletler Şartı ve uluslararası hukuku açıkça ihlal eden ABD'nin kınanması" çağrısında bulundu.

ABD'nin Venezuela'nın stratejik kaynaklarına yönelik "aç gözlülüğü" nedeniyle saldırılar düzenlediğini belirten Lopez, "uyuşturucu kaçakçılığı bahanesiyle" düzenlenen saldırıların "Venezuela'da bir yönetim değişikliğini zorlamayı ve ABD emperyalizminin sahte planlarına boyun eğdirmeyi amaçladığını" vurguladı.

"Bize saldırdılar ama bizi yenemeyecekler." diyen Lopez, halkı birlik, direniş ve sükuneti koruma çağrısında bulundu.

Lopez, "Dünyaya ne kadar güçlü olduğumuzu gösterelim. Zorluklara karşı dirençli olalım ve hazırlıklarını yaptığımız tüm ulusal savunma planlarını uygulayalım. Bu nedenle, Bolivarcı Venezuela Cumhuriyeti Anayasası, Olağanüstü Hal Kanunu ve Ulusal Güvenlik Kanunu'na uygun olarak, ülke genelinde dış acil durum ilan eden kararı tamamen destekliyoruz." ifadelerini kullandı.

Hükümetin "dış müdahaleden kaynaklanan olağanüstü durum ilan ettiği" kararnameye uygun hareket edeceklerini söyleyen Lopez, Devlet Başkanı Nicolas Moduro'nun talimatlarını uygulayacaklarını kaydetti.

Lopez, halk, asker ve polis işbirliği içinde "kapsamlı savunma için ellerindeki tüm silah sistemlerini kullanacaklarının" altını çizdi. 

Patlamalar elektrik kesintilerine neden oldu

Venezuela basınındaki haberlerde, patlama seslerinin başkentin kuzeyindeki La Guaira eyaletinde, ülkenin kıyı kesimlerinde ve Miranda eyaletine bağlı sahil kenti Higuerote'de de duyulduğu aktarıldı.

Higuerote Havalimanı'nın yoğun bombardımana maruz kaldığı kaydedildi.

Patlamaların ardından büyük bir askeri üssün bulunduğu güney kesimler de dahil olmak üzere kentin çeşitli bölgelerinde elektrik kesintileri yaşandığı belirtildi.

Halktan uluslararası kurumlara ve ABD'ye tepki

Venezuela'da ABD saldırılarının ve Başkan Nicolas Maduro'nun ABD tarafından ülkeden çıkarılmasının ardından Maduro destekçileri de sokağa çıktı.

"Özgür ve egemen Venezuela" sloganı atan bir kadın, "Adalet, ev ve çocukları için gıda ararken halkımıza saldırılırken sessiz kalan uluslararası kurumları kınıyoruz." ifadesini kullandı.

ABD'ye de tepki gösteren kadın, "ABD, dünyanın polisi değildir, Venezuela bunu kanıtlayacak. Bu mücadele tek bir başkan için değil, bir arada duran onurlu insanlar içindir. Bolivar'ın memleketi çok yaşasın." dedi.

Trump: Maduro ile eşi yakalanarak ülke dışına çıkarılmıştır

ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, Venezuela'ya düzenlenen saldırıların ABD tarafından yapıldığını açıkladı.

Bu operasyonun, ABD kolluk kuvvetleriyle işbirliği içinde düzenlendiğini belirten Trump, şunları kaydetti:

"ABD, Venezuela ve lideri Başkan Nicolas Maduro'ya karşı büyük çaplı bir saldırı düzenlemiş ve Maduro ile eşi yakalanarak ülke dışına çıkarılmıştır."

ABD'de yayın yapan CBS News de Trump'ın, Venezuela'da bulunan askeri tesisler dahil olmak üzere bazı hedeflere saldırı emri verdiğini belirtti.

CBS News'a konuşan ve güvenlik gerekçeleriyle isimlerinin açıklanmasını istemeyen iki ABD'li yetkili, Venezuela'da askeri tesislere yönelik saldırıların Trump'ın emri üzerine düzenlendiğini iddia etti.

Saldırıların Noel günü gerçekleştirilmesinin değerlendirildiğini belirten yetkililer, Nijerya'da terör örgütü DEAŞ hedeflerine yönelik ABD hava saldırılarının öncelik kazanması nedeniyle bu planın ertelendiğini ileri sürdü.

Yetkililer ayrıca, Noel sonrasındaki günlerde olumsuz hava koşulları nedeniyle harekatın bir süre bekletildiğini savundu. 

 Trump, Maduro ve eşinin bir gemiyle New York'a getirileceğini açıkladı

Trump, Fox televizyonunda operasyona ilişkin açıklamalarda bulundu.

Söz konusu operasyonun 4 gün önce yapılacağını ancak hava şartlarının el vermediğini söyleyen Trump, hava düzelir düzelmez operasyonun başladığını kaydetti.

ABD tarafında birkaç kişinin yaralandığını ancak can kaybı olmadığı bilgisini paylaşan Trump, operasyonda bir helikopterin hasar aldığını ancak tüm helikopterler ve uçakların geri döndüğünü ifade etti.

Maduro'nun evinden alındığını belirten Trump, "Evden çok bir kale gibiydi. Çelik kapıları olan güvenli bir yer vardı, her yerde dayanıklı çelikler vardı. Ama buraya giremedi. Buraya girmeye çalışıyordu ama onları yakaladık." ifadesini kullandı.

Venezuela'yı bundan sonra neyin beklediğine ilişkin ise Trump,"Bu konuda karar veriyoruz. Başka birinin yönetimi devralıp işi kaldığı yerden devam ettirmesine izin veremeyiz. Bu sürece çok müdahil olacağız. Venezuela halkı için özgürlük istiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Trump, Maduro ve eşi hakkında New York'ta suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek, "Şu anda bir gemideler, New York'a getiriliyorlar, gemiye de helikopterle götürüldüler." ifadesini kullandı.

ABD Federal Havacılık İdaresi, Venezuela hava sahasında ABD ticari uçuşlarını durdurdu

ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA), Venezuela'nın başkenti Caracas'ta meydana gelen patlamalar sonrası "devam eden askeri faaliyetler" nedeniyle Venezuela hava sahasında ABD ticari uçuşlarını yasakladı.

FAA, Caracas'ta meydana gelen patlamalar ve Venezuela hükümetinin bu konuda ABD'yi ülkenin çeşitli bölgelerinde sivil ve askeri tesislere saldırı düzenlemekle suçlamasının ardından, Venezuela hava sahası konusunda açıklamada bulundu.

Venezuela hava sahasında ABD ticari uçuşlarını yasakladığını açıklayan FAA, bu karar için "devam eden askeri faaliyetleri" neden gösterdi.

ABD'nin Bogota Büyükelçiliği ise Venezuela'yı hedef alan saldırıların ardından vatandaşlarını bu ülkeye seyahat etmemeleri konusunda uyardı.

Büyükelçilikten yapılan açıklamada, Venezuela'nın ABD'nin seyahat uyarı sisteminde en yüksek seviye olan "Seviye 4: Seyahat Etmeyin" kategorisinde yer almaya devam ettiği, ülkede vatandaşları için ciddi güvenlik risklerinin bulunduğu bildirildi.

ABD vatandaşlarına Venezuela'ya seyahat etmemeleri uyarısı yapılan açıklamada, ülkedekilere de güvenlik gerekçesiyle bulundukları yerde kalmaları tavsiye edildi. 

Saldırı öncesinde Pentagon çevresinde pizza siparişlerinin arttığı iddia edildi

ABD'nin Venezuela'ya düzenlediği saldırı öncesinde ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) binasının çevresindeki pizza restoranlarının gece saatlerinde normalden daha yoğun olduğu öne sürüldü.

Sosyal medya kullanıcıları uzun süredir Pentagon çevresindeki pizza restoranlarının siparişlerindeki yoğunluğun artmasını, ABD'nin başka ülkelere düzenlediği operasyonlar ile ilişkilendiriyor.

ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformu üzerinden bu restoranların yoğunluğunu takip eden "Pentagon Pizza Report" hesabı, ABD'nin sabah saatlerinde Venezuela'ya düzenlediği saldırılar esnasında Pentagon çevresindeki birden çok pizza restoranında yoğunluk gözlemlendiğini iddia etti.

Hesap, ABD'nin 22 Haziran'da ve İsrail'in 13 Haziran'daki İran'a saldırıları sırasında da Pentagon çevresinde benzeri bir yoğunluk görüldüğünü öne sürmüştü.

BM Genel Sekreterliğinden Venezuela'ya ilişkin "endişe" açıklaması

Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği, Venezuela'daki gelişmelerin bölgede endişe verici sonuçları olabileceğini belirtti.

BM Genel Sekreter Sözcülüğünden Venezuela'daki son gelişmelere ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamada, "Genel Sekreter, bugün ABD'nin askeri eylemi ile Venezuela'da gerginliğin tırmanmasından derin endişe duymaktadır, bu eylemin bölgede endişe verici sonuçları olabilir." ifadesi kullanıldı.

Antonio Guterres'in uluslararası hukuk ve BM Şartına bağlı kalmanın önemini bir kez daha vurguladığının belirtildiği açıklamada, "Genel Sekreter, uluslararası hukukun kurallarına uyulmamasından endişe duyuyor." denildi.

Açıklamada, Guterres'in Venezuela'daki tüm aktörleri kapsayıcı bir diyaloğa davet ettiği de aktarıldı.

Avrupa ülkelerinden Venezuela konusunda farklı tonlarda açıklamalar yapıldı

Avrupa ülkeleri ABD'nin Venezuela'ya saldırısı hakkında farklı görüşleri yansıtan açıklamalar yaparken, Avrupa Birliği (AB) kurumlarından Waşington yönetimine düşük tonda da olsa "uluslararası hukuka ve BM şartına uyulması" mesajları verildi.

AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, "Venezuela’daki durumu büyük bir endişeyle takip ediyorum. Avrupa Birliği, uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nda yer alan ilkelere tam saygı çerçevesinde gerilimin düşürülmesi ve bir çözüme ulaşılması çağrısında bulunmaktadır." ifadelerini kullandı.

AB'nin Venezuela’da barışçıl, demokratik ve kapsayıcı bir çözümü desteklemeyi sürdüreceğinin altını çizen Costa, ülkedeki Avrupa vatandaşlarının güvenliğinin sağlanması amacıyla üye devletlerle eşgüdüm içinde çalışan AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas'ın öncülüğünde yürütülen çabaları desteklediklerinin altını çizdi.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Venezuela'daki durumu çok yakından takip ettiğini belirterek, Kallas'a desteğini yineledi.

Her türlü çözümün uluslararası hukuka ve BM Şartı'na saygı temelinde olması gerektiğini vurgulayan von der Leyen, "Venezuela halkının yanındayız ve barışçıl, demokratik bir geçişi destekliyoruz." dedi.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kallas da Venezuela'daki AB vatandaşlarının güvenliğinin en büyük öncelikleri olduğunun altını çizdi.

AB'nin Karakas'taki büyükelçisi ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'yla telefon görüşmesi gerçekleştirdiklerini bildiren Kallas, "AB, Venezuela'daki gelişmeleri yakından takip ediyor." bilgisini verdi.

Kallas, "AB, Sayın (Venezuela Devlet Başkanı Nicolas) Maduro’nun meşruiyetten yoksun olduğunu defalarca dile getirmiş ve barışçıl bir geçişi savunmuştur. Her koşulda uluslararası hukuk ve BM Şartı'na saygı gösterilmelidir. Tüm tarafları itidale davet ediyoruz." vurgusunu yaptı.

AP, Genel Kurul görüşmesi talep etti

Avrupa Parlamentosu'nun (AP) en büyük ikinci siyasi grubu Sosyalistler ve Demokratların (S&D) grup başkanı Iratxe Garcia-Perez ise Venezuela’daki durumun son derece endişe verici olduğunu kaydetti.

"Demokrasi, bombalarla ya da güç kullanımıyla elde edilemez. Hele ki (ABD Başkanı Donald) Trump’ın çıkarlarına hizmet edecek şekilde hiç inşa edilemez. Uluslararası hukuka ve BM Şartı’na saygı gösterilmelidir." ifadelerini kullanan Garcia-Perez, Venezuela halkının barışçıl ve demokratik bir geçişi hak ettiğini dile getirdi.

Garcia-Perez, AB'nin diyalog ve arabuluculuk yoluyla öncülük etmesi gerektiğini belirtti.

Diğer taraftan S&D Grubu, Venezuela’daki durumla demokrasinin ve kurallara dayalı uluslararası düzenin savunulmasında AB’nin rolüne ilişkin olarak AP'de bir genel kurul görüşmesi düzenlenmesini istedi.

İngiltere'den "Venezuela'daki operasyona dahil olmadık" açıklaması

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ABD'nin Venezuela'ya yaptığı saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, "Şunu söyleyebilirim ki İngiltere bu operasyona hiçbir şekilde dahil olmadı." ifadesini kullandı.

"Hızla gelişen bir durum" hakkında Trump ile konuşmadığını belirten Starmer, "Başkan (Trump) ile konuşmak istiyorum, müttefiklerle de konuşmak istiyorum." dedi.

Başbakan Starmer, Trump'ın Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun yakalandığına yönelik açıklamasına ilişkin, "Her zaman söylediğim ve inandığım üzere hepimizin uluslararası hukuka uyması gerekir ancak bu aşamada durum çok hızlı gelişiyor. Önce gerçekleri tespit edelim ve sonrasında buna göre hareket edelim." değerlendirmesini yaptı.

Starmer ayrıca, Venezuela'da yaklaşık 500 İngiliz vatandaşı olduğuna değinerek, "Büyükelçilikle birlikte onların iyi şekilde gözetildiğinden, güvenliklerinin sağlandığından ve uygun tavsiyeler aldıklarından emin olmak için çalışıyoruz. Bu nedenle büyükelçilikle bu konuda hızlı şekilde çalışıyoruz." şeklinde konuştu.

Danimarka "uluslararası hukuka saygı" istedi

Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen ise "Venezuela’da yakından takip ettiğimiz dramatik bir gelişme yaşanıyor. Gerilimin düşürülmesi ve diyaloğa yeniden dönülmesi gerekiyor. Uluslararası hukuka saygı gösterilmelidir." vurgusunu yaptı.

Belçika Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Maxime Prevot da Venezuela'daki vatandaşların güvenliğinin en büyük öncelikleri olduğunu kaydetti.

Durumu yakından takip ettiklerini bildiren Prevot, Avrupalı müttefiklerle koordinasyon halinde olduklarını ifade etti.

İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de gelişmeleri ve ülkedeki İtalyan vatandaşların durumunu yakından takip ettiklerini dile getirerek, Başbakan Giorgia Meloni'nin durum hakkında sürekli olarak bilgilendirildiğini aktardı.

Slovenya Dışişleri Bakanlığı, ülkenin devlet radyo ve televizyonuna yaptığı açıklamada, Venezuela’daki durumu büyük endişeyle takip ettiklerini belirtti.

Slovenya'nın gerginliğin azaltılması ve uluslararası hukuka saygı gösterilmesi çağrısında bulunduğuna işaret edilen açıklamada, Slovenya'nın Venezuela'daki son seçimlerin sonuçlarını da tanımadığı anımsatıldı.

İspanya, arabuluculuk yapmak istiyor

İspanya, ABD'nin Venezuela'ya askeri saldırısının ardından iki ülke arasındaki krizi sona erdirmek için arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu duyurdu.

İspanya Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, "İspanya, gerilimin azaltılması, ılımlılığın sağlanması ve her zaman uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın ilkelerine saygı gösterilmesi çağrısında bulunuyor. Bu bağlamda İspanya, mevcut krize barışçıl ve müzakere yoluyla bir çözüm bulunması için arabuluculuk yapmaya hazırdır." ifadeleri kullanıldı.

İspanya'nın Venezuela'daki 28 Temmuz 2024 seçimlerinin sonuçlarını tanımadığı ve Venezuela için demokratik bir çözüm elde etme girişimlerini her zaman desteklediği belirtilen açıklamada, "İspanya, siyasi nedenlerle ülkelerini terk etmek zorunda kalan on binlerce Venezuelalıyı memnuniyetle karşıladığını, karşılamaya devam edeceğini ve ülke için demokratik, müzakere edilmiş ve barışçıl bir çözüm arayışına yardımcı olmaya hazır olduğunu yinelemektedir." denildi.

Diğer yandan İspanya Başbakanı Pedro Sanchez de ABD'nin Venezuela'ya düzenlediği askeri hava saldırısının ardından "gerginliğin azaltılması, uluslararası hukuka ve BM Şartı'nın ilkelerine saygı gösterilmesi" çağrısında bulundu.

Sanchez, ABD merkezli sosyal paylaşım şirketi X'ten yaptığı paylaşımda, "İspanya hükümeti, Venezuela'daki durumu yakından takip etmektedir. Büyükelçiliğimiz ve konsolosluklarımız açık kalmaya devam etmektedir. Herkesi gerginliği azaltmaya ve sorumlu davranmaya çağırıyoruz. Uluslararası hukuka ve BM Şartı'nın ilkelerine saygı gösterilmelidir." ifadelerini kullandı.

İrlanda: BM Şartı'nın ilkelerine tam saygı mutlak gereklilik

İrlanda Dışişleri, Savunma ve Ticaret Bakanı Helen McEntee de Venezuela'da hızla gelişen duruma yanıt olarak bu sabah AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kallas ile temas halinde olduğunu belirterek, bölgedeki durum geliştikçe AB’li meslektaşlarıyla yakın temasını sürdüreceğini bildirdi.

Bakan McEntee, şunları kaydetti:

"İrlanda, AB'den ortaklarımızla birlikte uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın ilkelerine tam saygının mutlak gereklilik olduğunu vurguluyor. Başkan Maduro'nun herhangi bir demokratik meşruiyete sahip olmadığı konusunda net olmamıza rağmen Venezuela'da barışçıl ve müzakere edilmiş geçiş çağrısında tutarlı şekilde bulunduk ve bu doğrultudaki tüm uluslararası çabaları destekledik."

McEntee, bakanlığın sahadaki AB ortaklarıyla koordinasyon içinde konsolosluk durumunu izlediğini bildirdi.

Hollanda: Gelişmeleri yakından takip ediyoruz

Hollanda'da geçici hükümetin Başbakanı Dick Schoof, ülke hükümetinin ABD’nin Maduro operasyonu ve Venezuela'ya yaptığı saldırılarının ardından Karayipler bölgesindeki gelişmeleri ve Venezuela’daki durumu yakından takip ettiklerini söyledi.

Schoof, Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundan, "Bölgedeki güvenlik, Aruba, Curaçao ve Bonaire için büyük önem taşıyor." paylaşımında bulundu.

Hollanda Krallığı'na bağlı olan söz konusu ülkelerin başbakanlarıyla yakın temas halinde olduklarını paylaşan Schoof, “Bu belirsiz dönemde kendilerinin ve adalardaki insanların desteğimize güvenebileceğini ilettim.” ifadelerini kullandı.

Hollanda Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada ise Venezuela’daki Hollanda vatandaşlarının durumlarının iyi olup olmadığını aileleri ve arkadaşlarıyla paylaşmaları çağrısında bulunuldu.

Açıklamada, yardıma ihtiyaç duyan Hollanda vatandaşlarının seyahat organizasyonlarıyla ya da bakanlıkla iletişime geçmeleri tavsiye edilirken, 18 Temmuz'dan bu yana ülkenin tamamı için kırmızı seyahat uyarısının geçerli olduğu kaydedildi.

Hollanda'da geçici hükümetin Dışişleri Bakanı David van Weel de "Caracas’taki durum henüz net değil. Gelişmeleri yakından takip ediyoruz ve Venezuela’daki büyükelçiliğimiz, Savunma Bakanlığı ve ülke yetkilileriyle temas halindeyiz. Önceliğimiz, Venezuela’daki Hollandalıların ve Hollanda Krallığı’nın güvenliğidir." paylaşımında bulundu.

Kosova'dan ABD'ye destek açıklaması

Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani de ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Trump'a desteklerini iletti.

Trump'ın Venezuela halkının yanında olduğunu aktaran Osmani, ülkesinin ABD'nin "kararlılığının" etkisini anladığını kaydetti.

İsviçre

İsviçre Dışişleri Bakanlığı, konuya ilişkin ABD merkezli X platformundaki hesabından paylaşımda bulundu.

Paylaşımda, "(Venezuela ile ABD arasında) İsviçre, gerilimin azaltılması, itidal ve uluslararası hukuka saygı gösterilmesi çağrısında bulunuyor. Bu kapsamda güç kullanımının yasaklanması ve toprak bütünlüğüne saygı ilkesine uyulması gerekiyor." ifadesi yer aldı.

Yaşanan durumun sahadaki büyükelçilik personelleri tarafından yakından takip edildiğine işaret eden paylaşımda, yaşananlardan şu ana kadar hiçbir İsviçre vatandaşının etkilenmediğine değinildi.

Çekya

Çekya Dışişleri Bakanı Petr Macinka, yaptığı yazılı açıklamada, Venezuela'daki durumu yakından takip ettiklerini bildirdi.

Macinka, "ABD, Başkan Trump aracılığıyla Maduro'nun gayrimeşru rejiminin eylemleri nedeniyle gerginliğin tırmanabileceği konusunda defalarca uyarıda bulunmuştur. Şu anda durumu sakinleştirmek ve Venezuela muhalefetinin de katılımıyla diplomatik müzakereler başlatmanın önemli olduğunu düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.

Avusturya

Avusturya Dışişleri Bakanı Beate Meinl-Reisinger, X'teki hesabından yaptığı açıklamada, gerilimin artmasını önlemek ve uluslararası hukuku korumak gerektiğini belirterek, tüm tarafları itidal göstermeye çağırdı.

Meinl-Reisinger, Avusturya'nın AB ortaklarıyla BM Şartı temelinde Venezuela'da barışçıl ve demokratik bir çözüm için çalışmaya devam edeceğini kaydetti.

Fransa: Operasyon uluslararası hukukun ihlalidir

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, ABD merkezli X hesabından yaptığı paylaşımda, Maduro'nun "Venezuela halkının gücünü elinden alarak ve (halkı) temel özgürlüklerinden mahrum bırakarak" halkın kendi kaderini tayin hakkını zedelediğini belirtti.

Fransa'nın "Venezuela halkının egemenliğini sürekli olarak savunduğunu" kaydeden Barrot, ABD'nin Maduro'ya yönelik müdahaleye ilişkin, "Nicolas Maduro'nun yakalanmasına yol açan askeri operasyon, uluslararası hukukun temelini oluşturan güç kullanmama ilkesini ihlal etmektedir. Fransa kalıcı siyasi çözümün dışarıdan dayatılamayacağını ve egemen halkların kendi geleceklerine kendilerinin karar verdiğini hatırlatır." ifadelerini kullandı.

Barrot, ABD'yi işaret ederek "Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) daimi üyesi olarak öncül sorumluluğu olanların (güç kulanmama) ilkesini sürekli ihlalinin, dünya güvenliği açısından, hiçkimseyi dışlamayacak şekilde ağır sonuçları olacağını" vurguladı.

"Tarihten ders çıkaran bir ülke olarak Fransa’nın buna hazırlandığını" belirten Barrot, "Fransa, devletlerin her zaman ve her yerde uluslararası eylemlerine rehberlik etmesi gereken Birleşmiş Milletler Sözleşmesi'ne bağlılığını vurguluyor." dedi.

BFMTV'nin Elysee'ye yakın kaynaklara dayandırdığı haberde, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Venezuela'daki gelişmeleri "sabah saatlerinden bu yana yakından" takip ettiği ve ortakları ile görüşmelerde bulunduğu aktarıldı.

Öte yandan yetkililer, Venezuela'nın başkenti Caracas'ta Fransız vatandaşlarına evlerinde kalmaları ve temkinli olmaları çağrısı yaptı.

Venezuela halkına destek gösterisi

Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun ABD'nin askeri operasyonu ile yakalanmasının ardından Fransız siyasilerinden bu operasyona tepki ve Venezuela halkına destek mesajları geldi.

Meclisin en büyük siyasi partisi aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) partisinin Grup Başkanvekili Marine le Pen, ABD'nin askeri operasyonunu eleştirdi. Le Pen, "ABD'nin Venezuela'da dayattığı rejim değişikliğine karşı çıkmak için temel bir sebep olduğunu" ve "devletlerin egemenliğinin pazarlık edilemez olduğunu" vurguladı.

RN lideri Jordan Bardella ise ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "uluslararası hukuka ve devletlerin egemenliğine saygının uygulanmasının değişiklik göstermeyeceğini" ve "bir hükümetin dışarıdan zorla devrilmesinin kabul edilebilir bir yanıt oluşturamayacağının" altını çizdi.

Öte yandan aşırı solcu Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) partisi Meclis Grup Başkanvekili Mathilde Panot da paylaşımında, "Trump'ın saldırısına karşı Venezuela halkına destek" için Paris'teki Cumhuriyet Meydanı'nda toplanma çağrısı yaptı.

Kolombiya Cumhurbaşkanı Petro, saldırıları reddettiklerini açıkladı 

Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Caracas'ın bombalandığını duyurdu.

Cumhurbaşkanı Petro, "Şu anda Caracas bombalanıyor. Venezuela'ya füze saldırısı düzenleniyor. Amerikan Devletleri Örgütü (OAS) ve Birleşmiş Milletler (BM) derhal toplanmalıdır." ifadelerini kullandı.

Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısının ardından da sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Petro, Venezuela'nın ve Latin Amerika'nın egemenliğine yönelik her türlü saldırıya karşı olduklarını vurguladı.

Venezuela'ya saldırılar sonrası alınan güvenlik önlemlerine de değinen Petro, Venezuela'dan kitlesel mülteci akını ihtimaline karşı sınır bölgelerine güvenlik güçlerinin sevk edildiğini, tüm imkanların seferber edildiğini kaydetti.

Petro, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyesi olarak Konseyin acil toplantıya çağrılması için girişimlerde bulunduklarını da aktardı.

Küba, ABD'yi kınadı

Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel de Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, hava saldırılarına maruz kalan Venezuela'ya destek çıktı.

Küba Devlet Başkanı Diaz-Canel "Küba, ABD'nin Venezuela'ya karşı suç teşkil eden saldırısını kınıyor ve uluslararası toplumdan acil bir tepki talep ediyor." ifadesini kullandı.

Barışçıl bir bölgenin vahşi saldırılara uğradığına dikkati çeken Diaz-Canel, ABD'yi "Venezuela halkına ve Amerika kıtasına karşı devlet terörü uygulamakla" suçladı.

İran'dan kınama

İranlı Öğrenciler Haber Ajansı'na (ISNA) göre, İran Dışişleri Bakanlığı yaptığı yazılı açıklamayla, ABD’nin Venezuela’nın “toprak bütünlüğü ve egemenliğine” yönelik askeri saldırısını kınadığını bildirdi.

Açıklamada, ABD’nin Venezuela’ya yönelik silahlı saldırısının Birleşmiş Milletler (BM) Şartındaki amaç ve ilkelere aykırı olduğu vurgusu yapılırken, BM’den saldırıyı kınaması istendi.

Bakanlık, ABD’nin BM üyesi bağımsız bir devlete askeri müdahale bulunduğunu ve bunun istikrarsızlığa neden olacağını vurgulayarak, “Bu girişim bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliğin ihlalidir.” dedi.

Venezuela’ya yönelik askeri saldırı sırasında işlenen suçların planlayıcıları ile faillerinin hesap vermesi gerektiğini belirten Bakanlık, BM ve Güvenlik Konseyi’ne ABD’nin “yasa dışı saldırısını” durdurma çağrısı yaptı.

Rusya'dan kınama

Rusya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, ABD'nin bu sabah Venezuela'ya karşı silahlı saldırı eyleminde bulunduğu hatırlatılarak, "Bu, son derece endişe verici ve kınanması gereken bir durum." ifadesi kullanıldı.

Bu tür eylemleri haklı çıkarmak için kullanılan bahanelerin temelsiz olduğunun altı çizilen açıklamada, ideolojik düşmanlığın iş odaklı pragmatizm ve güvene dayalı, öngörülebilir ilişkiler kurma isteğinin önüne geçtiğine işaret edildi.

Mevcut durumda, her şeyden önce daha fazla gerilimin tırmanmasını önlemek gerektiği ve diyalog yoluyla bir çıkış yolu bulmaya odaklanmanın çok önemli olduğu vurgulanan açıklamada, "Birbirlerine karşı suçlamaları olan tüm ortakların, sorunlara diyalog yoluyla çözüm aramaları gerektiğine inanıyoruz. Bu konuda onları desteklemeye hazırız." ifadelerine yer verildi.

Latin Amerika'nın bir barış bölgesi olarak kalmaya devam etmesi gerektiği belirtilen açıklamada, "Venezuela'ya, yıkıcı olmayan, hele ki askeri, dış müdahale olmaksızın kendi kaderini belirleme hakkı garanti edilmelidir. Venezuela halkıyla dayanışmamızı ve ülkenin ulusal çıkarlarını ve egemenliğini korumayı amaçlayan Bolivarcı yönetimin izlediği yolu desteklediğimizi yeniden teyit ediyoruz." değerlendirmesi yer aldı.

Rusya'nın, Venezuela yetkililerinin ve Latin Amerika ülkelerinin liderlerinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) acil olarak toplanması çağrısına destek verdiği bildirilen açıklamada, Venezuela'daki Rus Büyükelçiliğinin normal şekilde faaliyet gösterdiği aktarıldı.

ABD'den Maduro ve eşini serbest bırakması istendi

Öte yandan Rusya Dışişleri Bakanlığından ABD'nin Venezuela saldırısıyla ilgili yapılan yeni açıklamada, Maduro ve eşinin ABD'de tutulduğuna dair haberlerin teyit edildiği hatırlatıldı.

ABD ile Venezuela arasında mevcut sorunların diyalog yoluyla çözülmesi için koşullar yaratılması gerektiğinin altı çizilen açıklamada, "Şiddetle Amerikan yönetimini halihazırdaki tutumunu yeniden gözden geçirmeye ve egemen bir ülkenin meşru olarak seçilmiş devlet başkanını ve eşini serbest bırakmaya çağırıyoruz." ifadeleri kullanıldı.

Meksika'dan kınama

Meksika Dışişleri Bakanlığından ABD'nin Venezuela'ya müdahalesine ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamada, "Meksika hükümeti, ABD silahlı kuvvetlerinin Venezuela topraklarına karşı tek taraflı gerçekleştirdiği ve BM Şartı'nın 2. maddesini açıkça ihlal eden askeri eylemleri şiddetle kınamakta ve reddetmektedir." ifadesi kullanıldı.

Uluslararası hukuka saygı gösterilmesi ve BM Şartı'nın ilke ve amaçlarına uyulması talep edilen açıklamada, Venezuela hükümeti ve halkına karşı saldırgan eylemlerin durdurulması için acil çağrı yapıldı.

Latin Amerika ve Karayipler'in karşılıklı saygı ve anlaşmazlıkların barışçıl çözümü temelinde bir "barış bölgesi" olduğu kaydedilen açıklamada, "herhangi bir askeri eylemin bölgedeki istikrarı ciddi şekilde tehlikeye atacağı" uyarısı yapıldı.

Bölgesel barışın korunması ve çatışmadan kaçınması gerekliliğine dikkati çekilen açıklamada, tüm arabuluculuk ve diyalog çabalarını Meksika'nın desteklediği aktarıldı.

BM'ye seslenilen açıklamada, gerilimleri azaltmak, diyaloğu kolaylaştırmak ve uluslararası hukuk uyarınca barışçıl ve sürdürülebilir bir çözüme olanak sağlayacak koşullar oluşturmak için harekete geçme çağrısı yapıldı.

Venezuela Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum da ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan, Dışişleri Bakanlığının açıklamasını, BM Şartı'nın 2. maddesini alıntılayarak paylaştı.

Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva'dan tepki

Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, Amerikan X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Venezuela topraklarının bombalanması ve devlet başkanının alıkonulması kabul edilemez çizgiyi aşmıştır. Bu eylemler, Venezuela'nın egemenliğine yönelik ciddi bir saldırı ve uluslararası toplum için son derece tehlikeli bir emsal teşkil etmektedir." ifadelerini kullandı.

Brezilya Devlet Başkanı, "Uluslararası hukuku açık bir şekilde ihlal ederek ülkelere saldırıda bulunmak, çok taraflılığın yerine en güçlü olanın hukukunun geçerli olduğu, şiddet, kaos ve istikrarsızlıkla dolu bir dünyaya doğru atılan ilk adımdır." değerlendirmesinde bulundu.

Brezilya'nın "güç kullanımını kınadığını" vurgulayan Lula da Silva, ABD'nin Venezuela'ya müdahalesinin bölgedeki "kötü askeri müdahale anılarını akıllara getirdiğini ve bölgesel barışı tehdit ettiğini" kaydetti.

Lula, uluslararası toplumun Birleşmiş Milletler aracılığıyla duruma müdahale etmesi gerektiğini ve ülkesinin diyalog ile işbirliğini desteklediğini ifade etti.

Ukrayna'dan "Venezuellalıların çıkarlarına öncelik veren gelişmelerden" yana oldukları mesajı

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki paylaşımında, Venezuela'da meydana gelen gelişmeleri değerlendirdi.

Ukrayna'nın, "ulusların diktatörlükten, baskıdan ve insan hakları ihlallerinden uzak ve özgür yaşama" hakkını her zaman savunduğunu kaydeden Sybiha, Maduro yönetiminin bu ilkeleri her yönüyle ihlal ettiğini iddia etti.

Sybiha, ülkesinin Maduro yönetimini "meşru" olarak görmediğini vurgulayarak, "Venezuela halkı, normal bir yaşam, güvenlik, refah ve insan onuruna yakışır hayat için bir şansa sahip olmalı. Biz de onların bu normal yaşama, saygıya ve özgürlüğe yönelik haklarını desteklemeye devam edeceğiz." ifadesini kullandı.

Bakan Sybiha ayrıca, uluslararası hukuk ilkeleri doğrultusunda demokrasi, insan hakları ve "Venezuellalıların çıkarlarına öncelik veren gelişmelerden" yana oldukları mesajını verdi.

Belarus, ABD’nin saldırısını kınadı

Belarus Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin Venezuela’ya silahlı saldırısının uluslararası barış ve güvenliğe doğrudan tehdit olduğunu belirtti.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Minsk’in, egemen Venezuela devletine karşı gerçekleştirilen silahlı saldırıyı kesin bir dille kınadığı bildirildi.

Bu saldırının uluslararası barış ve güvenliğe tehdit olduğu kaydedilen açıklamada, "Belarus tarafı, Venezuela'nın meşru hükümetine sarsılmaz desteğini ifade etmekte ve barışın korunmasında birincil sorumluluğu taşıyan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) acil toplantısı çağrısına katılmaktadır." ifadelerine yer verildi.

Venezuela halkının kendi kaderini bağımsız olarak belirleme hakkının dokunulmaz olduğu vurgulanan açıklamada, hiçbir dış müdahalenin, özellikle de güç kullanımının haklı gösterilemeyeceği ifade edildi.

Açıklamada, Venezuela’da Belarus Büyükelçiliğinin normal şekilde faaliyet gösterdiği de aktarıldı.

Çin'den kınama

Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, ABD'nin "hegemonik" olarak nitelendirilen eylemlerinin, uluslararası hukuku ve Venezuela'nın egemenliğini ihlal ettiği, Latin Amerika ve Karayipler bölgesinde barışı ve güvenliği tehdit ettiği belirtildi.

Açıklamada, "Çin, ABD'nin egemen bir ülkeye ve onun devlet başkanına güç kullanımından derin şok içindedir ve bunu güçlü şekilde kınamaktadır." ifadesi kullanıldı.

Çin'in ABD'nin eylemlerine karşı olduğu vurgulanan açıklamada, Washington yönetimine uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın amaç ve ilkelerine bağlı kalma, başka ülkelerin egemenliğini ve güvenliğini ihlal etmeye son verme çağrısı yapıldı.

Güney Afrika'dan BM Güvenlik Konseyi'ne acil toplantı çağrısı

Güney Afrika Cumhuriyeti, ABD'nin Venezuela'ya askeri müdahalesiyle Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın 2. maddesini ihlal ettiğini belirterek, BM Güvenlik Konseyi'ne acil toplantı çağrısı yaptı.

Uluslararası İlişkiler ve İşbirliği Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Güney Afrika hükümetinin, ABD'nin Venezuela'ya düzenlediği geniş çaplı askeri müdahaleyi ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun eşiyle birlikte yakalanarak ülkeden çıkarılmasını büyük endişeyle karşıladığı belirtildi.

Açıklamada, ABD'nin bu eyleminin, BM üyesi devletlerin herhangi bir üye devletin toprak bütünlüğüne veya siyasi bağımsızlığına karşı güç tehdidinde bulunmaktan ya da güç kullanmaktan kaçınmasını öngören BM Şartı'nın 2. maddesini açıkça ihlal ettiği vurgulandı.

Egemen devletlere karşı askeri müdahalelerin yalnızca istikrarsızlığa ve derinleşen krizlere yol açtığı aktarılan açıklamada, "ABD'nin yasa dışı ve tek taraflı güç kullanımının" uluslararası düzenin istikrarını ve uluslararası eşitlik ilkesini baltaladığı kaydedildi.

Açıklamada, "Güney Afrika, uluslararası barış ve güvenliği korumakla görevli organ olan BM Güvenlik Konseyi'ni bu durumu ele almak üzere acilen toplanmaya çağırıyor." ifadesi kullanıldı.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
İlgili konular
Bu haberi paylaşın
bannerpartial1
bannerpartial2