ABD Başkanı Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, Venezuela'ya düzenlenen saldırıların ABD tarafından yapıldığını açıkladı.
Bu operasyonun, ABD kolluk kuvvetleriyle işbirliği içinde düzenlendiğini belirten Trump, şunları kaydetti:
"ABD, Venezuela ve lideri Başkan Nicolas Maduro'ya karşı büyük çaplı bir saldırı düzenlemiş ve Maduro ile eşi yakalanarak ülke dışına çıkarılmıştır."
Trump ayrıca, yerel saatle 11.00'de Florida'daki Mar-a-Lago malikanesinde basın toplantısı düzenleneceğini bildirdi.
New York Times'a konuşan Trump, operasyonun başarısının iyi bir planlama ve sahadaki askeri unsurlar sayesinde sağlandığını savundu.
Trump, "Çok iyi bir planlama vardı, çok güçlü ve çok yetkin askerler görev aldı. Açıkçası son derece başarılı bir operasyondu." ifadelerini kullandı.
Operasyon için ABD Kongresinden yetki alıp almadığı ve Venezuela'ya ilişkin bundan sonraki adımların ne olacağına ilişkin sorulara ise Trump, bu konuları Mar-a-Lago'da düzenleyeceği basın toplantısında konuşacağını söyledi.
Trump, Fox televizyonunda Venezuela'da düzenlenen operasyona ilişkin açıklamalarda bulundu.
Söz konusu operasyonun ordudan generallerin de olduğu bir odada çok sayıda kişiyle takip edildiğini belirten Trump, "Sanki bir televizyon programı izler gibi izledim." dedi.
Operasyonda her türlü senaryo için savaş uçağı bulundurduklarını kaydeden Trump, "İçeri girdiler, girilemeyecek çelik kapılı yerlere girdiler. Saniyeler içinde de dışarı çıkarıldılar, hiç böyle bir şey görmemiştim." ifadesini kullandı.
Söz konusu operasyonun 4 gün önce yapılacağını ancak hava şartlarının el vermediğini söyleyen Trump, hava düzelir düzelmez operasyonun başladığını kaydetti.
ABD tarafında birkaç kişinin yaralandığını ancak can kaybı olmadığı bilgisini paylaşan Trump, operasyonda bir helikopterin hasar aldığını ancak tüm helikopterler ve uçakların geri döndüğünü ifade etti.
Operasyon için doğru zaman olduğunu belirten Trump, "Bunu yapmak zorundaydık çünkü bu bir savaş. Her yıl 300 bin kişiyi kaybediyoruz. Bu kadar kişiyi savaşta olsak kaybetmezdik." ifadesini kullandı.
Maduro'nun evinden alındığını belirten Trump, "Evden çok bir kale gibiydi. Çelik kapıları olan güvenli bir yer vardı, her yerde dayanıklı çelikler vardı. Ama buraya giremedi. Buraya girmeye çalışıyordu ama onları yakaladık." ifadesini kullandı.
Venezuela'yı bundan sonra neyin beklediğine ilişkin ise Trump,"Bu konuda karar veriyoruz. Başka birinin yönetimi devralıp işi kaldığı yerden devam ettirmesine izin veremeyiz. Bu sürece çok müdahil olacağız. Venezuela halkı için özgürlük istiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Trump, Nobel ödüllü Venezuelalı muhalif lider Maria Corina Machado'ya destek verilip verilmeyeceği konusunun değerlendirileceğine işaret ederek, "Biliyorsunuz ki bir Başkan Yardımcıları var." dedi.
Trump, Maduro ve eşi hakkında New York'ta suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek, "Şu anda bir gemideler, New York'a getiriliyorlar, gemiye de helikopterle götürüldüler." ifadesini kullandı.
"Venezuela'nın petrol endüstrisinin geleceğinde ne görüyorsunuz?" sorusuna Trump, "Gördüğüm şu ki son derece müdahil olacağız. Söyleyebileceğim bu. Dünyadaki en mükemmel en büyük petrol şirketleri ve son derece müdahil olacağız." yanıtını verdi.
Operasyonun ikinci dalgasına hazır olunduğunu kaydeden Trump, "(Saldırı) O kadar güçlüydü ki, buna gerek kalmadı. Ama hazırlıklıydık." diye konuştu.
Maduro destekçilerine yönelik de konuşan Trump, "Eğer ona sadık kalırlarsa, gelecekleri gerçekten kötü olacak." dedi.
Öte yandan bu kişilerin çoğunluğunun fikrini değiştirdiğini ve Maduro'ya yönelik sadakatin "oldukça az" olduğunu savunan Trump, "Bugün bazı insanların sokaklarda ABD bayrakları sallayarak yürüdüklerini ve çok destekleyici olduklarını fark ettim." ifadesini kullandı.
Meksika'yı, Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum'un değil, "uyuşturucu kartellerinin" yönettiğini savunan Trump, kendisine defalarca kartelleri ortadan kaldırmalarını isteyip istemediğini sorduğunu ve olumsuz yanıt aldığını aktardı.
Kanada'dan da çok sayıda uyuşturucunun ülkeye girdiğini savunan Trump, öte yandan bu maddelerin ülkeye çoğunlukla güney sınırından girdiğini belirterek, "Meksika ile ilgili bir şeyler yapılması gerekecek." diye konuştu.
Maduro'nun düzenlenen saldırılardan yaklaşık 12 saat önce Çin heyetiyle görüşmesine ilişkin soruya Trump, "(Çin Devlet Başkanı Şi Cinping) ile çok iyi bir ilişkim var, bir problem olmayacak. Petrole sahip olacaklar, insanların petrole sahip olmasına izin vereceğiz." dedi.
CBS News'e konuşan ABD'li yetkililer, Maduro'nun yakalanmasına yönelik operasyonun, ABD ordusunun seçkin birliklerinden Delta Force tarafından düzenlendiğini bildirdi.
Venezuela'nın başkenti Caracas'ta patlama sesleri duyulmuştu.
Venezuela hükümetinden yapılan açıklamada, saldırılardan ABD sorumlu tutulmuş ve Maduro'nun, ülke genelinde "dış müdahaleden kaynaklanan olağanüstü durum" ilan eden kararnameyi imzaladığı belirtilmişti.
Adalet Bakanlığının internet sitesinde yayımlanan belgede, Maduro "yolsuz, gayrimeşru bir hükümeti yıllarca yönetmek" ile suçlanıyor.
Ayrıca belgede Maduro'nun, hükümetin gücünü uyuşturucu kaçakçılığı başta olmak üzere hukuksuz eylemler için kötü kullandığı belirtiliyor.
Belgede, Maduro'nun uyuşturucu kaçakçılığı eylemlerinin Venezuela'nın askeri ve siyasi elitini zenginleştirdiği öne sürülüyor.
Ayrıca belgede, "Maduro dünyadaki en tehlikeli uyuşturucu kaçakçıları ve narko teröristler ile işbirliği yapmıştır." ifadesi yer alıyor.
CNN'e konuşan yetkililer, Maduro ve eşinin yakalanarak ülke dışına çıkarılmasına ilişkin iddialarda bulundu.
Buna göre yetkililer, Trump'ın söz konusu karara birkaç gün önce yeşil ışık yaktığını savunarak, Maduro'nun yerinin ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) tarafından tespit edildiğini ifade etti.
Trump'ın 19 Kasım'da CIA'e, Venezuela'ya gizli askeri operasyon düzenleme yetkisine onay verdiği ileri sürülmüştü.
ABD'de Trump yönetiminin, Venezuela'ya düzenlenen saldırılar ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun yakalanması konusunda Kongre liderlerini bilgilendirmeye başladığı belirtildi.
CNN'in konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Trump yönetimi Venezuela'da yaşananlar konusunda Kongre liderlerini bilgilendirmeye başladı.
Trump yönetimi, operasyonun Kongreyi bilgilendirmeden yapılmasının personelin güvenliği amacıyla olduğunu belirtmişti.
CNN'in konuya yakın bir kaynağa dayandırdığı haberine göre, Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores, ABD güçleri tarafından yatak odalarından çıkarılırken sürüklendi.
Kaynaklar, çiftin operasyon esnasında uyuduklarını ve saatin gece yarısı olduğunu kaydetti.
CNN'in bir ABD hükümeti yetkilisine dayandırdığı haberine göre, Venezuela'daki son gelişmelerin ardından ABD yönetimi yeni bir karar aldı.
ABD yönetimi, Venezuela'ya sınır dışı edilen kişilerin uçuşlarını durdurdu.
CNN'in konuya yakın iki kaynağa dayandırdığı haberine göre, Maduro çiftini taşıyan gemi Guantanamo'ya gidecek.
Buradan ise çift, New York'a götürülmek üzere bir uçağa transfer edilecek.
Guantanamo, 11 Eylül 2001'deki terör saldırılarının ardından tutukluların yıllarca alıkonulduğu ve sık sık işkence iddialarıyla gündeme gelen askeri hapishaneye ev sahipliği yapmasıyla biliniyor.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan, ABD'nin Venezuela'ya düzenlediği saldırı ve Maduro'nun yakalanmasına ilişkin paylaşım yaptı.
Başkan Trump'ın Venezuela'ya birçok "çıkış yolu" önerdiğini savunan Vance, öte yandan, "uyuşturucu kaçakçılığına son verilmesi ve çalınan petrolün ABD'ye geri verilmesi" konusunda net bir tavır sergilediği değerlendirmesinde bulundu.
Vance, "Maduro, Başkan Trump'ın söylediklerinde ciddi olduğunu anlayan en son kişi oldu." ifadesini kullandı.
Maduro'nun "narko terörizm" kapsamında ABD'de çok sayıda suçlamayla karşı karşıya olduğunu vurgulayan Vance, "Caracas'ta bir sarayda yaşıyor olman, ABD'de uyuşturucu kaçakçılığı suçundan adaletten kaçmanı sağlamaz." yorumunu yaptı.
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında New York Güney Bölgesi'nde iddianame düzenlenerek suç duyurusunda bulunulduğunu bildirdi.
Maduro hakkında "uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD'ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihazlara sahip olma" suçlamalarının yöneltildiğini kaydeden Bondi, "Yakında Amerikan topraklarında, Amerikan mahkemelerinde, Amerikan adaletinin tüm hiddetiyle karşı karşıya kalacaklar." dedi.
Bondi, son olarak başta ABD Başkanı Donald Trump olmak üzere operasyona dahil olan kişilere teşekkür etti.
Utah eyaletinin Cumhuriyetçi Senatörü Mike Lee, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun, kendisine "Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun ABD'de cezai suçlamalarla yargılanmak üzere tutuklandığını ve bu ülkeye düzenlenen saldırıların tutuklama emrini uygulayanları korumak için gerçekleştirildiğini" bildirdiğini belirtti.
Lee, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan, Rubio ile ABD'nin Venezuela'ya düzenlediği saldırılara ve Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun ülke dışına çıkarılmasına ilişkin gerçekleştirdiği telefon görüşmesine yönelik paylaşım yaptı.
Lee, paylaşımında şunları kaydetti:
"(Rubio) Bana, Nicolas Maduro'nun ABD'de cezai suçlamalarla yargılanmak üzere ABD personeli tarafından tutuklandığını ve bu gece gördüğümüz kinetik eylemin, tutuklama emrini uygulayanları korumak ve savunmak için gerçekleştirildiğini bildirdi. Bu eylem, Anayasa'nın 2. maddesi uyarınca, ABD personelini fiili veya yakın bir saldırıdan korumak için Başkanın doğal yetkisi kapsamında yer almaktadır."
ABD'li Senatör Lindsay Graham, ABD'nin Venezuela'da düzenlediği saldırıların ardından Küba ve İran liderlerinin de endişeli olması gerektiğini söyledi.
Graham, Axios'a verdiği röportajda Venezuela'ya düzenlenen operasyona yönelik konuştu.
ABD Başkanı Trump ile operasyondan bir gece önce telefonda görüştüğünü belirten Graham, "Başkan, arka bahçemizdeki uyuşturucu hilafetinin ortadan kalkmasına inandığı hususunda gayet netti." ifadesini kullandı.
Graham, operasyonun birkaç haftadır formüle edildiğini söyledi.
Öte yandan Graham, Küba ve İran liderlerinin endişeli olması gerektiğini belirterek, "Kasabada yeni bir şerif var. Monroe doktrinini yerine getiriyor. İran liderinin yerinde olsam camiye gidip dua ederdim." dedi.
Venezuela'da "özgürleşme sürecinin" başladığını kaydeden Graham, "Bunun başarıya ulaştığını görmek ABD'nin çıkarınadır. İnsanların yeni bir başlangıç yapmasına izin vereceğiz." diye konuştu.
Venezuela'ya daha başka saldırılar olup olmayacağı sorusuna ise Graham, "Tüm seçenekler masada." yanıtını verdi.
Venezuela’nın başkenti Caracas’ta bugün yerel saatle 02.00 civarında patlama ve uçak sesleri duyuldu.
Venezuela yönetimi, patlamaların ardından ABD’yi ülkenin çeşitli bölgelerinde sivil ve askeri tesislere saldırı düzenlemekle suçladı.
ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya karşı büyük çaplı bir saldırı düzenlendiğini, Maduro ile eşinin ülke dışına çıkarıldığını duyurdu.
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi de Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında ABD’de suç duyurusunda bulunulduğunu, Maduro’ya "uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD'ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihazlara sahip olma" suçlamalarının yöneltildiğini açıkladı.
Venezuela yönetimi, ABD’nin kınanması için uluslararası topluma çağrıda bulundu. Bazı ülkeler saldırıyı eleştirirken, açıklamalarıyla ABD’ye destek verenler de oldu.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.


