Dolar
43.76
Euro
51.67
Altın
4,996.95
ETH/USDT
1,970.90
BTC/USDT
67,124.00
BIST 100
14,259.90
Teknoloji

Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanı Önal: Dönüşümü çok yakından izliyoruz

Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanı Ümit Önal, başkanlığın yapay zeka ile siber güvenliğin kesişim noktasında stratejik bir koordinasyon rolünü üstlendiğini söyledi.

Abdulkadir Günyol, Tolga Yanık  | 18.02.2026 - Güncelleme : 18.02.2026
Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanı Önal: Dönüşümü çok yakından izliyoruz Fotoğraf: Arif Hüdaverdi Yaman/AA

İstanbul

Yapay zeka şirketi Cerebrum Tech'in, kuruluşunun 5'inci yılı dolayısıyla İstanbul'da bir otelde düzenlediği ve geleceği şekillendirecek teknolojiler ile küresel trendlerin ele alındığı "Generation Next Summit", teknoloji dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getirdi.

📲 Artık haberler size gelsin
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.

🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı

Etkinlikte konuşan Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanı Ümit Önal, teknolojiyi üretmenin ve kullanma yeteneğinin uluslararası rekabette önemli bir hale geldiğini belirterek, teknolojinin egemenliğin, güvenliğin ve stratejik bağımsızlığın da temel belirleyicisi rolde bulunduğunu söyledi.

Yapay zekanın artık toplumun geniş kesimleri tarafından kullanılır hale geldiğini belirten Önal, bunun nedeninin yapay zekanın tüm sektörlerdeki iş yapış biçimlerini değiştirmesi olduğunun altını çizdi.

Önal, yapay zekanın sunduğu imkanlar sebebiyle ülkeler arasında rekabetin belirleyici unsurlarından bir tanesi olduğuna değinerek, "Bu yarış, yalnızca daha iyi algoritmalar geliştirme yarışı değil; aynı zamanda güvenli, sürdürülebilir ve egemen bir dijital gelecek inşa etme yarışına dönüştü. Türkiye bu yarışta edilgen bir izleyici değil, aktif rol alan bir aktördür." ifadesini kullandı.

"Yarışta öne geçmek amacıyla; yapay zeka teknik altyapılarının güçlendirilmesi, ulusal veri yönetişiminin etkinleştirilmesi, güvenilir kullanım çerçevelerinin oluşturulması ve girişimciliğin desteklenmesi gibi pek çok alanda çok boyutlu çalışmalar sürdürüyor ülkemiz." diyen Önal, " Yakın zamanda faaliyete geçen Siber Güvenlik Başkanlığı da işte bu vizyon doğrultusunda yapılandırıldı. Başkanlığımız yapay zeka ile siber güvenliğin kesişim noktasında stratejik bir koordinasyon rolü üstleniyor." ifadelerini kullandı.

Yapay zeka teknolojilerinin sunduğu avantajlar dışında siber saldırıların etkinliğini artırma ve ulusal veri egemenliğini zayıflatma riskini taşıdığını da belirten Önal, "Her geçen gün daha fazla cihazın bağlantılı hale geldiği siber uzayda saldırı yüzeyi genişledikçe genişliyor. Yapay zeka, potansiyel saldırı yöntemlerini çeşitlendiriyor ve bunların otomatik hale gelmesine de imkan tanıyor." yorumunu yaptı.

"Diğer bir deyişle yalnızca insan gücüyle gerçekleştirilmesi çok zahmetli olan saldırılar artık çok daha kolay bir şekilde dizayn edilebiliyor. " diyen Önal, "Bununla birlikte, siber savunma mekanizmaları açısından da yapay zeka önemli bir avantaj sağlıyor. Saldırıların tespiti ve karşı tedbirlerin devreye alınması da yine yapay zekayla mümkün. Biz de Siber Güvenlik Başkanlığı olarak dönüşümü çok yakından izliyoruz. Ulusal siber güvenlik mimarimizi de bu yeni dijital gerçeklik perspektifiyle güçlendiriyoruz." ifadelerini kullandı.

"Türkiye yeni teknolojiler alanında dünyada daha oyun kurucu bir noktada olacak"

Cerebrum Tech Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Erkul da Generation Next Summit'te bir ekosistemin yer aldığını belirterek, şirketlerinin 5'inci yılına özel olarak ekosistemi bir araya getirmek istediklerini söyledi.

Yapay zekayı teknoloji başlığı olmanın yanı sıra bir ekonomik güç meselesi olarak da gördüklerini anlatan Erkul, "Yapay zekanın bir ötesi olan genel yapay zeka çağında Türkiye nerede duracak, dünya nereye gidecek, hepimizin anlamaya çalıştığı bilinmezlik üzerine kurulu bir dönemde biz de anlamaya çalışıyoruz. Ondan dolayı da mottomuz, 'bildiklerimizin değil bilmediklerimizin peşinde'." diye konuştu.

Erkul, Türkiye'nin yeni dönemde sadece genel yapay zeka değil, yeni teknolojiler alanında da dünyada daha oyun kurucu bir noktada olacağına işaret ederek, "Etkinlikte hep birlikte şunu konuşacağız, geleceği izleyen mi olacağız, yoksa geleceği bu masadan ve ekosistemden şekillendirebilecek miyiz? Teknoloji üretmek çok kıymetli ama bir masayı kurmak, bir ekosistemi ortaya koymak da çok kıymetli. Biz o masada yer almak, izleyen değil, sahada koşturan bir takım olmak istiyoruz." diyerek sözlerini tamamladı.

 "Kullanan hızlanıyor, kullanmayan geride kalıyor."

Etkinlikte konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Sayan, artık teknolojinin insan hayatının yönünü belirlemeye başladığını kaydederek, bu dönüşümün tam merkezinde "yapay zeka" ismiyle yepyeni bir kavramın olgunlaştığını söyledi.

Yapay zeka sistemlerini "sadece komut alan araçlar değil karar veren, tahmin yapan, yönlendiren yapılar" olarak görmeleri gerektiğini dile getiren Sayan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İşte bu yüzden yapay zekayı sadece teknik bir konu olarak görmemeliyiz. Yapay zeka stratejik bir güç. Sağlıktan finansa, savunmadan eğitime, tarımdan sanayiye kadar hemen hemen bütün alanlarda etkili. Bugün şirketlerin yüzde 94'ü yapay zekayı en az bir iş sürecinde kullanıyor. Bu şu anlama geliyor: Artık mesele 'kullanalım mı?' değil, mesele 'biz bunu ne kadar etkin kullanabiliriz?'. Yani bu sadece teknoloji değil, aynı zamanda ekonomi. Kullanan hızlanıyor, kullanmayan geride kalıyor."

"Asıl mesele işimizin yapay zekayla daha güçlü yapacağımızın cevabını aramak"

Bakan Yardımcısı Sayan, gençlerle sohbetinde sürekli "Yapay zeka ile mesleklerimiz elimizden gidecek mi?" sorusu ile karşı karşıya kaldığını belirterek, şu açıklamalarda bulundu:

"Bana sürekli yapay zekayla ilgili yeni iş alanları soruluyor. Sanki gelecekte tek bir meslek olacakmış gibi bir algı da var. Evet, yapay zeka çok önemli ama tek başına bir kariyer planı değil. Sevgili genç arkadaşlar, yapay zeka birçok ezberi bozuyor ama sizlerin, bizlerin, bizden öncekilerin ya da sizden sonrakilerin işini alacak olan yapay zeka değil. İşinizi elinizden alması muhtemel olanlar, yapay zekayı sizden daha iyi kullananlar olacak."

Sayan, bu nedenlerle "Yapay zeka alanında çalışmalı mıyım?" diye düşünmenin bir anlamının olmadığını kaydederek, "Bir alanda yığılma olursa değeri azalıyor. Asıl mesele şu: Hangi işi yaparsanız yapın, onu yapay zekayla birlikte daha güçlü nasıl yapacağımızın cevabını aramak." şeklinde konuştu.

Yapay zekayı kullanan ülkelerin öne geçtiğini, üreten ülkelerin oyun kurduğunu, tüketen ülkelerin ise geriden takip etmekle meşgul olduğunu anlatan Sayan, "Buradaki kritik soru şu: Bu dönüşümü sadece bir yarış olarak mı göreceğiz, yoksa bu dönüşümü biz insan merkezli bir atılım olarak mı göreceğiz? Biz ikinci yolu seçiyoruz." ifadelerini kullandı.

"Türkiye'de 457'nin üzerinde aktif yapay zeka girişimi var"

Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Sayan, Türkiye'de 457'nin üzerinde aktif yapay zeka girişiminin bulunduğunu kaydederek, "Bu bir trend değil, bu bir ekosistem. Tüm bunlardan öte yapay zeka sadece bir kod değil, adeta bir kültür. Veri merkezleri, bulut altyapıları, siber güvenlik kapasitesi... Hepsi yapay zeka ekonomisinin temel taşları ve biz bu taşları sağlamlaştırmakla mükellefiz." dedi.

Salonda bulunan gençlere "Biz bugün burada 5 yıl sonra nerede olmak istiyoruz? Bir uygulamanın kullanıcısı mı, yoksa o uygulamanın geliştiricisi mi? Bir algoritmanın verisi mi olacağız, yoksa o algoritmanın yazarı mı olacağız?" sorularını yönelten Sayan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Eğer ikinci tarafta olmak istiyorsanız bugün neyi farklı yaptığımızı, hangi becerilerimizi geliştirdiğimizi, hangi soruları daha derin sorduğumuzu ve hangi problemleri çözmeye talip olduğumuzu bir kez daha düşünmemiz gerekiyor. Çünkü gelecek bir anda gelmiyor, her gün attığımız küçük adımlarla şekilleniyor. Bugün buradasınız, dinliyorsunuz; ama yarın o sistemleri yazan, o verileri geliştiren, o etik çerçeveyi belirleyen sizler olabilirsiniz. Ve o gün geldiğinde farkınızı ortaya koymak işte bugünden başlıyor. Hiçbir şey için yarını beklemiyoruz."

"Yapay zekayı konuşan değil kullanan olmalıyız"

DEİK Başkanı Nail Olpak da sadece teknoloji zirvesinde buluşmadıklarını aynı zamanda küresel ekonomik güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir eşikte bir araya geldiklerini söyledi.

Dünya ekonomisinin bir taraftan öngörülemezliğin ağır sorunlarıyla yüzleştiğini ve serbest ticaretten korumacılık yarışına evrildiğini, diğer taraftan da üretimi veri, algoritma ve dijital altyapıyla beraber kullanma üzerine bir rekabetin içerisinde olduğunu anlatan Olpak, şöyle devam etti:

"Hep şunu konuşuyoruz, yapay zekayı konuşan değil, kullanan olmalıyız, ekonomiyi tartışan değil, ölçülebilir çıktıya dönüştüren ekosistem inşa etmeliyiz. Türkiye'nin genç nüfusu önemli, girişimcilik kapasitemiz önemli, bütün bunlar doğru ama sadece biz bunlara sahip değiliz. Doğruları zamanında ve yeterince yapamazsak, maalesef fırsatlarımız riskimiz de olabilir."

"Dijital dönüşümün kaçırılması halinde stratejik bağımsızlık da kaybedilebilir"

DEİK Başkanı Olpak, kurumsal yapay zeka uygulamalarını ölçeklendirilemediğinde verimlilik noktasında sıkıntı oluştuğunu belirterek, verimlilik sağlayamayınca maliyet avantajının kaybedildiğini ve sürdürülebilir pazar payı elde edilemediğini vurguladı.

Bu alanda üç başlığa odaklanılması gerektiğine işaret eden Olpak, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Dijital teknolojide uluslararası işbirliğini daha fazla artırmak hepimizin görevi, girişim sermayesi ekosistemini fonlarla buluşturmak ve dijital dönüşümü daha fazla KOBİ'ler dahil olmak üzere yaygınlaştırmak. Bizim kurum olarak ana omurgamızı ülke iş konseylerimiz oluşturuyor. Sektörel bazda yeni iş konseyi oluşturmayı hedeflemiyoruz, zaten var olan sektörel yapılara destek olmanın daha uygun olduğunu düşünüyoruz ama onun bir istisnasını yaptık, Dijital Teknolojiler İş Konseyimizi kurduk, iyi ki de kurmuşuz. Neden diyorum, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi başta olmak üzere sektör temsilcileri, bu konuda özellikle DEİK'in görev alması gerektiği konusunda bizden talepte bulundular. Bugün 11 alt komitesiyle birlikte çok güzel çalışmalara imza atıyorlar."

Olpak, sanayi devrimini ıskalayanların büyüme fırsatlarını kaçırdıklarını kaydederek, dijital dönüşümün kaçırılması halinde sadece büyümeyi ya da kalkınmayı değil, stratejik bağımsızlığı da kaybetme riski doğacağını söyledi.

Nail Olpak, "Hem bir iş insanı hem de bir iş örgütünün başkanı olarak iyimser olduğumu özellikle söylemek isterim. Ülkemizin dinamizmine, özel sektörümüzün adaptasyon kabiliyetine ve politika yapıcılarımızın ortaya koyduğu çerçeveye güveniyorum." diye konuştu.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
İlgili konular
Bu haberi paylaşın
bannerpartial1
bannerpartial2