"11. Uluslararası İstanbul Yayımcılık Profesyonel Buluşmaları" başladı
Kültür ve Turizm Bakanlığının destekleriyle Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği tarafından düzenlenen ve Anadolu Ajansının Global İletişim Ortağı olduğu "11. Uluslararası İstanbul Yayımcılık Profesyonel Buluşmaları" başladı.
İstanbul
İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, ulusal ve uluslararası yayıncıları bir araya getiren "11. Uluslararası İstanbul Yayımcılık Profesyonel Buluşmaları"nın önemli olduğunu belirterek, "Türkiye önemli bir kültür ülkesi. İstanbul, dünyanın en önemli kültürel merkezlerinden bir tanesi. Bu nosyonu da güçlendiren ve Türkiye'nin avantajına kullanan önemli bir buluşma." dedi.
Kültür ve Turizm Bakanlığının destekleriyle Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği (TBYM) tarafından düzenlenen ve Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu "11. Uluslararası İstanbul Yayımcılık Profesyonel Buluşmaları", Şişli’deki Taşyapı Etkinlik ve Kongre Merkezi’nde başladı.
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, bu yılın onur ülkesinin Endonezya olduğuna dikkati çekerek, programın hem Türkiye’de hem de dünyada yayıncılar için en geniş buluşma alanlarından biri olduğunu söyledi.

Bilal Erdoğan, etkinliğin Türkiye'nin yumuşak gücünü artıran, dünya ülkeleriyle kültürel ilişkilerini güçlendiren, dünyada daha doğru tanınmasına hizmet eden önemli bir faaliyet olduğunu belirterek, "Türkiye önemli bir kültür ülkesi. İstanbul, dünyanın en önemli kültürel merkezlerinden bir tanesi. Bu nosyonu da güçlendiren ve Türkiye'nin avantajına kullanan önemli bir buluşma." dedi.
Kültür ve Turizm Bakanlığının yıllardır Türk yayıncılarının eserlerini dünyaya yaydığını dile getiren Erdoğan, "Bugün Bakan Yardımcımız da söyledi, 4 bin 500'den fazla Türk kitabı, 60'tan fazla ülkede, 40'tan fazla dile tercüme edilerek yayımlanmış. Bu işin bir yönü. Diğer yönü ise tabii ki yabancı eserlerin Türk yayın dünyasına kazandırılması. Mesela Endonezya'nın Türkiye'de daha iyi tanınmasına, Endonezya ile ilişkilerin güçlenmesine de katkı sağlayacak." ifadelerini kullandı.
Bilal Erdoğan, programın kendilerine en çok güç katan yönünün Türkiye’deki yayın varlığının ve kültürel birikimin dünyaya daha fazla yayılması olduğunu belirterek, “Türk kitaplarının daha çok dile tercüme edilip dünya kütüphanelerinde ve kitapçılarda raflarda yerini alması, bu kapsamda yayıncıların bir araya gelerek ‘Neler var, neler yok?’, ‘Yeni yayınlar neler?’, ‘Hangi ülke neyi arıyor?’, ‘Türkiye’de buna karşılık neler var?’ sorularına cevap bulabildikleri bir adres burası.” değerlendirmesinde bulundu.

104 ülkeden 1000 başvuru
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı da programda yaptığı konuşmada, Cemil Meriç'in "Kitap, medeniyetin hafızasıdır" sözüne atıfta bulunarak, "(Bu söz) Bugün kitaplar etrafında kurduğumuz bu uluslararası işbirliğinin ne denli kıymetli olduğunu bizlere bir kez daha hatırlatmakta. Yayıncılığın kültürel diplomaside üstlendiği rol sayesinde ortak hafızamızı koruma, çoğaltma ve geleceğe taşıma iradesini hep birlikte ortaya koyuyoruz. İstanbul Profesyonel Yayıncılık Buluşması, Türk ve yabancı yayıncıları doğrudan bir araya getiren, sonuç odaklı, kurumsallaşmış bir işbirliği modeli haline gelmiştir. Kamu-özel sektör işbirliğiyle yürütülen bu programa destek vermekten ayrıca gurur duyuyoruz." şeklinde konuştu.
Bugüne kadar, 35 binin üzerinde ikili iş görüşmesi, 25 binin üzerinde ön teklif anlaşmasına zemin hazırlandığını aktaran Yazgı, "Bu yıl ise 104 ülkeden yaklaşık 1000 başvuru alınmış, 73 ülkeden 225 yabancı ve 110 yerli olmak üzere toplam 335 yayıncı profesyonel katılım için seçilmiştir. Bu veriler, İstanbul'un yayıncılık alanında ulaştığı küresel konumu açıkça ortaya koymaktadır." değerlendirmesinde bulundu.
Yazgı, “Milli Kültür Eserlerinin Basımı ve Yayımı” projesiyle kültürel mirası yeni eserlerle zenginleştirdiklerini, Türk klasiklerini dijital ortama aktarmaya yönelik özel projeler yürüttüklerini vurgulayarak, "e-Kitabım ve Kitap+ platformlarımızla dijital yayıncılığın gelişmesine öncülük ediyor, okurun kitaba erişimini kolaylaştırmaya çalışıyoruz. İlk Eser Desteği Programı ile bugüne kadar 610 esere destek sağlanmış, ilk kez eser yayınlayan yazarlarımızın yayıncılık dünyasına adım atmaları teşvik edilmiştir. Öte yandan, Türk edebiyatının ve kültürel birikiminin dünya dillerine kazandırılmasını amaçlayan TEDA projemiz kapsamında ise 99 ülkede, 66 farklı dilde toplam 4 bin 599 eserin yayınlanmasına destek verilmiştir. Bu projeler, Türk yayıncılığının hem yerel düzeyde güçlenmesine hem de küresel ölçekte görünürlük kazanmasına önemli katkılar sunmaktadır." ifadesini kullandı.
Bu çalışmaların uluslararası alanda güçlü bir karşılık bulduğunun altını çizen Yazgı, şunları kaydetti:
"2025 yılı, Türk edebiyatının küresel görünürlüğünün önemli ölçüde arttığı bir yıl olmuştur. Avrupa'dan Asya'ya, Orta Doğu'dan Latin Amerika'ya uzanan geniş bir coğrafyada, 10 uluslararası kitap fuarına Türkiye ulusal standı ile katılım sağlanmıştır. Yeni Delhi'den Londra'ya, Bologna'dan Frankfurt'a, Endonezya'dan Guadalajara'ya uzanan bir temsil ağında, prestij yayınlarımız, TEDA çeviri destek programı kapsamında yabancı dillere kazandırılan eserler ve çağdaş Türk edebiyatından seçkilerle yaklaşık 7 bin 600 eser uluslararası okurla buluşma imkanına kavuşmuştur. 2002-2025 yıllarında ise 34 ülkede düzenlenen 219 uluslararası kitap fuarına katılım sağlanmış, bunların 15'inde Türkiye onur konuğu olmuştur. Bu süreçte bin 597 yazar, çizer, çevirmen ve yayıncının uluslararası katılımı desteklenmiş, 236 binin üzerinde eser dünyaya tanıtılmıştır. Kütüphane koleksiyonlarımız, doğrudan yayıncılarımızdan kitap satın alarak gelişmekte. Bu yolla sektörümüze sürekli doğrudan destek sağlamaya çalışmaktayız. Kitap ve süreli yayın alımları için ayrılan bütçemiz 2020'de 21,9 milyon iken, şu anda 226 milyon liraya yükseldi. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın hem kütüphanecilik hem de yayıncılık destekleri sayesinde 2026 bütçemiz de yüzde 50 artırılarak yürürlüğe girmiş bulunuyor. Bunun da müjdesini değerli yayıncılarımıza vermek isterim."
Gökhan Yazgı, "2026 Türk Dünyası Turizm Başkenti" olan Ankara’da 27-29 Mart tarihlerinde “Türk Dünyası Yayıncılık Kurultayı” düzenleneceğini belirterek, Türk dünyası ülkeleri arasında yayıncılık alanında güçlü, kalıcı ve sürdürülebilir bir işbirliği zemini oluşturmayı amaçladıklarını aktardı.

"Endonezya ve Türkiye arasındaki daha geniş ilişkileri derinleştirmek için bir platform"
Endonezya İstanbul Başkonsolosu Darianto Harsono da bu buluşmada olmanın kendisi için bir ayrıcalık olduğunu belirterek, "Organizatörlerin ve Türkiye’deki yayıncılık dünyasının şahsıma ve Endonezya yayıncılık camiasına gösterdiği sıcak karşılamaya büyük değer veriyorum. Bu programın son on yıldaki dikkat çekici başarıları, İstanbul'un uluslararası yayıncılık endüstrisi için gerçekten bir buluşma noktası haline geldiğini göstermektedir. Endonezya'nın 2026'da odak ülke olarak seçilmesi, bizim için hem bir onur hem de anlamlı bir fırsattır. Bu durum, Endonezya edebiyatının, yaratıcılığının ve kültürel ifadesinin küresel düzeyde giderek daha fazla tanındığını yansıtmaktadır." diye konuştu.
Endonezya'nın 300'den fazla yerel dile, geleneğe ve binlerce hikayeye ev sahipliği yaptığını vurgulayan Harsono, şu ifadeleri kullandı:
"Yayıncılık sektörümüz, bu mirası koruma ve aynı zamanda çağdaş Endonezya seslerini uluslararası okurlara ulaştırma sorumluluğunu taşımaktadır. Bu programa 20 Endonezyalı yayıncının katılımı, sadece ticari bir angajmanı değil, aynı zamanda sınırları aşan bir kültürel diyaloğu temsil etmektedir. Endonezya hikayeleri daha uzaklara seyahat edebilecek, küresel izleyicilerin tarihimizi, değerlerimizi ve anlatılarımızı daha iyi anlamasını sağlayacaktır. Aynı zamanda Türk ve uluslararası yayıncılarla yapılan işbirlikleri, karşılıklı öğrenmeyi mümkün kılmakta ve sektör genelinde profesyonel standartları güçlendirmektedir. Bu programı, Endonezya ve Türkiye arasındaki daha geniş ilişkileri derinleştirmek için bir platform olarak görüyorum. Kültürel ve yaratıcı endüstriler, yumuşak diplomaside sessiz ama güçlü bir rol oynamaktadır. Bunun, iki liderimiz, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Endonezya Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Prabowo Subianto tarafından kararlaştırılan Türkiye-Endonezya stratejik ortaklığı bağlamındaki önemli sektörlerimizden biri olduğunu düşünüyorum. Endonezya Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu, Türkiye ve Endonezya yayıncılık endüstrileri arasındaki işbirliğini güçlendirmek ve kalıcı ortaklıklar kurmak için her türlü girişimi ve işbirliğini kolaylaştırmaya hazırdır. Bu programı iki ulusumuz, kültürlerimiz ve yayıncılık topluluklarımız arasındaki köprüyü daha da güçlendirmesini temenni ediyorum."

"Vakti geldi de geçiyor"
AA'ya konuşan AK Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler de programın, Türk yazarların kitaplarının 113 ülkeden gelen yazarlara tanıtılması, anlatılması ve bu kitapların o ülkelerde çevrilmesinin, basılmasının, Türkiye'nin kültürel gücü ve etkisi için çok önemli olduğunu vurguladı. Böhürler, etkinliğin Endonezya gibi dini inanç ve kültür birlikteliğinin olduğu coğrafyalardaki yayıncıların bir araya gelmesine de sebep olduğunu aktardı.
"Bir Türk yazarın çocuk kitabını neden bir Endonezyalı çocuk okumasın?" diyen Böhürler, "Okuduğunda aslında orada başka bir şey bulacak. Bu, ülkelerarası ilişkilerin, kültürel yakınlaşmanın, dostluğun pekişmesini sağlayan bir şey. Biz hep Batılı yazarların masallarıyla büyüyoruz, büyütüyoruz çocuklarımızı. Türk masallarını, yazarlarını, kitaplarını, romanlarını, hikayelerini dünyaya tanıtmanın vakti geldi de geçiyor. Bu buluşma da böyle bir fırsatı, imkanı sağlıyor, Türkiye ve yayıncılar için büyük bir fırsat" diye konuştu.

"Kendi öz pazarımızı inşa etmek istiyoruz"
İstanbul Publishing Fellowship Organizasyon Kurulu Başkanı Muhammed Ağırakça ise programın Türk edebiyatının dünyada tanıtılmasına odaklandığını belirterek, "İstanbul'u bir market haline getirmek istiyoruz. İstanbul kültürün, edebiyatın, sanatın nasıl bir başkentiyse telifin de bir marketi olsun, pazarı olarak uluslararası arenada anılsın istiyoruz." dedi.
İstanbul'un artık uluslararası akışta bir yerinin olduğunun altını çizen Ağırakça, "Özellikle Türk cumhuriyetleri İstanbul'a odaklanıyor. Bu yayıncıları siz Frankfurt'ta, Londra'da bulamıyorsunuz. Batılılar için de Doğulular için de muhteşem bir fırsat. Biz en önemlisi kendi öz pazarımızı inşa etmek istiyoruz. Batı'dan bağımsız, Batı'nın hegemonik baskısıyla Anglosakson kültürünün baskıcı biçimde kendi lobiciliklerini dayattığı yaklaşımın dışında, Doğu'da bir blok oluşturmak istiyoruz. Meselemizin, hikayemizin özü, arka planı budur ama bununla beraber Batı'ya kapıları her zaman açık olmuş, aynı zamanda o kültürü de kucaklayan, sınırlarımızı koyan bir yaklaşımımız var." ifadelerini kullandı.
Bilal Erdoğan ile İstanbul Vali Yardımcısı Yücel Gemici, Basın Yayın Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Halil Çelik, Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği Başkanı Mehmet Burhan Genç, Taşyapı Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Turanlı ve İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Münir Üstün de açılışta dinleyicilere hitap etti.
11. Uluslararası İstanbul Yayımcılık Profesyonel Buluşmaları, 12 Şubat'a kadar devam edecek.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

