Gündem

Casusluk" soruşturmasında İmamoğlu'nun da arasında olduğu 4 şüpheliye 20 yıla kadar hapis istemi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "casusluk" suçundan yürütülen soruşturma kapsamında, Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 4 şüpheli hakkında 15 yıldan 20'şer yıla kadar hapis istemiyle iddianame düzenlendi.

Zeynep Yeşildal, Büşra Alakoyun  | 04.02.2026 - Güncelleme : 04.02.2026
Casusluk" soruşturmasında İmamoğlu'nun da arasında olduğu 4 şüpheliye 20 yıla kadar hapis istemi

İstanbul

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davası kapsamında tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu ile Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ hakkında "casusluk" suçundan hazırlanan iddianamede, suç tarihinin 2019 - 2025 yılları arası olduğu belirtildi. 

📲 Artık haberler size gelsin
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.

🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı

İddianamede İmamoğlu, Gün, Özkan ve Yanardağ'ın "siyasal casusluk" suçundan 15 yıldan 20'şer yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi.

Hazırlanan iddianame değerlendirilmek üzere İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.

İmamoğlu'nun şüpheli olarak yer aldığı "Casusluk" iddianamesinde Hüseyin Gün hakkındaki tespitler yer aldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "casusluk" suçundan yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, şüpheli Hüseyin Gün'den elde edilen dijital materyallerin incelemesinde, "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan kaydı bulunan kişiler ve yabancı ülkelere ait istihbarat servisi elemanlarıyla irtibatı olduğunun tespit edildiği ve suç unsuru olabilecek nitelikte çok sayıda görsel bulunduğu belirtildi.

Başsavcılıkça, "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davası kapsamında tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu ile Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ hakkında "casusluk" suçundan hazırlanan iddianamede, Ümit Deniz Alaçam'ın 112 Acil Çağrı Merkezi'ne yaptığı ihbara yer verildi.

İddianamede, Alaçam'ın ihbarında, şüpheli Gün'ün İsrail, İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri lehine ajanlık faaliyetinde bulunduğunu, görüşmelerini gizliliğe riayet etmek amacıyla kriptolu telefonlar üzerinden gerçekleştirdiğini söylediği belirtildi.

Alaçam'ın ihbarında, Gün'ün farklı ülkelerde gerçekleşen iç karışıklıkları finanse ettiğini ve yine Türkiye'de gerçekleştirilen seçimlerde hükümet aleyhine propaganda gerçekleştirmeleri için kişi ve kişilerin finanse edilmesinde aktif rol aldığını belirtmesi üzerine, beyanına başvurulmak üzere savcılığa davet edildiği aktarıldı.

İddianamede, Alaçam'ın, şüpheli Gün'e ait olduğunu söylediği başta cep telefonu olmak üzere çok sayıda dijital materyalleri, kriptolu olduğu değerlendirilen telefonları ve Gün'ün el yazısı ile oluşturulduğu belirlenen defteri teslim etmesi üzerine bunlara el konulduğu ve soruşturma başlatıldığı kaydedildi.

Kriptografik veri tabanlı "Wickr" isimli uygulamayı kullandığı tespit edildi

Şüpheli Gün'den elde edilen dijital materyallerin ön incelemesinde, hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan kaydı bulunan kişiler ve yabancı ülkelere ait istihbarat servisi elemanlarıyla irtibatı olduğunun tespit edildiği ve suç unsuru olabilecek nitelikte çok sayıda görsel bulunduğunun anlaşıldığı aktarıldı.

İddianamede, Gün'ün tutuklanmasının ardından materyalleri üzerinde yapılan incelemede, genellikle terör örgütleri ve uluslararası casusluk faaliyetlerinde bulunan şahıslar tarafından kullanıldığı bilinen kriptografik veri tabanlı "Wickr" isimli uygulamayı kullandığının tespit edildiği kaydedildi.

Yine Gün'ün dijital materyallerinde, Seher Ercili Alaçam, Ekrem İmamoğlu ve Gün'ün birlikte çektirmiş oldukları fotoğrafların bulunduğu, şüpheli Gün'ün "İmamoğlu çıkar amaçlı suç işlemek amacıyla kurulan suç örgütü" yöneticisi olan Özkan ile "Wickr" ve "WhatsApp" isimli uygulamalar aracılığı ile irtibatı olduğunun belirlendiği aktarıldı.

İddianamede, Hüseyin Gün'ün para hareketlerine yönelik yapılan MASAK incelemesinde, herhangi bir ticari işletmesi bulunmamasına rağmen yüklü miktarda yurt içi yurt dışı para transferlerinin bulunduğu, hesaplarında 85 milyon lira tutarındaki paranın nakit çekiminin gerçekleştirildiği ve bu tutarın kullanımına ilişkin herhangi bir alım-satım kaydına rastlanılmadığı bildirildi.

Şüpheli Gün'e ait olduğu bildirilen dijitallerde "Hazim10000" isimli sosyal medya hesabı ve bu hesapla bağlantılı şemanın bulunduğu aktarılan iddianamede, "Ansarsharia.blogspot.com" isimli hesabında terör örgütü DEAŞ'ın simgesi olan bez parçasının gösterildiği ve yazılı bir metin olduğu, geçmiş dönemde Türkiye geneli kamu kurum ve kuruluşlarının resmi hesapları ve kamu personeli kişi ve kişilerin hesaplarının ele geçirilmesi/siber saldırı düzenlenmesi yönünde faaliyetleri olduğuna yönelik bilgiler bulunan "REDHACK" olarak tanımlanan hacker grubunun paylaşımlarına ilişkin fotoğraflar da bulunduğu vurgulandı.

İddianamede, Gün'ün telefonunda farklı ülke vatandaşlarına ait pasaport fotoğrafları olduğu, bunlar üzerinde yapılan incelemede, Yehouda Shennav'ın Ağustos 2019'da Türkiye'ye giriş çıkış yaptığı, bu kişinin açık kaynaklarda "İsrailli bir sosyolog ve eleştirel teorisyen" olarak belirtildiği, ayrıca "Mizrahi Demokratik Gökkuşağı Koalisyonu, İsrail'deki Mizrahi Yahudileri arasında bir sosyal adalet örgütüdür" şeklinde koalisyon üyesi olduğuna dair teyide muhtaç bilgiler bulunduğu ifade edildi.

Hüseyin Gün'ün terör örgütü FETÖ'nün üst düzey sözde yöneticileriyle irtibatı

Gün'ün kimlik bilgileri tespit edilemeyen yabancı askeri üniformalı kişi ile fotoğrafı ile harita koordinatlarının yer aldığı bir görselin bulunduğu belirtilen iddianamede, yapılan sorgulamada bu yerlerin, Yemen'in Aden şehri konumunu gösterdiği, Gün'ün istihbaratlar arasında önemli koordinatlar üzerinden çalışmalar yaptığı belirtildi.

İddianamede, Gün'ün bilgisayarındaki incelemelerde, terör örgütü FETÖ/PDY kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarınca tanzim edildiği değerlendirilen "hassas ve çok gizli" olarak belirtilen belge ve dokümanlara ilişkin fotoğraflar da bulunduğu aktarıldı.

Söz konusu fotoğraflarda yer alan "Black Cell (Kara Hücre)" olarak belirtilen oluşumun "Sublime" isimli şahıstan alınan talimatlar doğrultusunda terör örgütü FETÖ/PDY'nin faaliyetleri kapsamında çalışmalar gerçekleştirdiği aktarılan iddianamede, bu çalışmalarla alakalı Türkiye, ABD ve İngiltere'nin üst düzey yöneticileri ile görüşme gerçekleştirdikleri, ABD ve İngiltere'nin Türkiye hakkındaki görüşleri konusunda istihbari bilgi topladıkları belirtilmekle, bahse konu belgelerin "çok gizli, hassas" olarak nitelendirildiği ve herhangi bir kişi ya da kuruluşun ulaşamayacağı bilgi ve belgeler olduğu kaydedildi.

İddianamede, terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen'e ait çok sayıda fotoğraf ve video kaydının olduğunun da tespit edildiği, Maltego XL isimli program üzerinden "Bilgi Şeması" adı altında FETÖ'den haklarında adli işlem tesis edilen ve "Yurt dışı-İngiltere yapılanması" içerisinde faaliyet yürüten veya Türkiye geneli sözde "mahrem yapılanma" içerisinde üst pozisyonda faaliyet gösteren ve yurt dışında bulunan kişilerin harita üzerinde ilişki ağlarının şemalandırıldığı anlatıldı.

Bu şemada belirtilen kişiler ve adreslere yönelik yapılan araştırmalarda, Özcan Keleş hakkında terörden arananlar listesinde sarı kategoride yakalama emri olduğu kaydedilen iddianamede, Keleş'in açık kaynak araştırmalarında ise terör örgütü elebaşı Gülen'in sağ kolu olarak tanımlandığı belirtildi.

"15 Temmuz darbe girişiminin ardından casusluk faaliyetlerinde bulundu"

Şemada yer alan diğer isim Ramazan Güveli'nin de terör örgütü FETÖ/PDY kapsamında hakkında yakalama kararı olduğu ve yurt dışında bulunduğu belirtilen iddianamede, iki şüphelinin SETAV isimli kurum/vakıf tarafından "FETÖ İngiltere yapılanması" adı altında yayımlanan içeriklerde isimlerinin geçtiği, dolayısıyla Hüseyin Gün'ün 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında bu hususta ülke sınırları içerisinde casusluk faaliyetlerinde bulunduğunun anlaşıldığına dikkati çekildi.

İddianamede, materyaller içerisinde, harita üzerinde farklı noktaların işaretlenerek, bu noktalara ilişkin askeri ve stratejik öneme sahip konumlara ilişkin olduğu değerlendirilen görseller ile çok sayıda silah ve mühimmat fotoğrafların bulunduğunun tespit edildiği, bu fotoğrafların siviller tarafından temin edilmesinin mümkün olmayacağının anlaşıldığı bilgisi de yer aldı.

Terör örgütü elebaşı Gülen'in ABD'de "geçici tutuklanması ve iadesi" ile alakalı Türkiye ve ABD yetkilileri arasında gerçekleştirildiği değerlendirilen yazışmalara ilişkin belgeler bulunduğu, Gün'ün bu yazışmaları temin ettiğinin belirlendiği ifade edilen iddianamede, Gün'ün ayrıca HTS/BAZ verilerinde özel hava aracı kullandığı veya kayıt dışı seyahat gerçekleştirdiğinin anlaşıldığı vurgulandı.

İddianamede, Gün'e ait olduğu değerlendirilen el yazısı notun çevirisinde, Gün'ün 15 Temmuz günüyle alakalı "Ankara Gitme", "Plan ne" şeklinde ibarelerin bulunduğu, yaşanan süreçten haberdar olabileceğinin değerlendirildiği aktarıldı.

Yine Gün'den ele geçirilen belgelerde yer alan Shvan İbrahim Taha isimli kişiye yönelik yapılan açık kaynak araştırmalarında, bu kişinin George Soros tarafından desteklenen bir hedge fonunu yönettiği yönünde teyide muhtaç bilgilere ulaşıldığı belirtilen iddianamede, özellikle Soros vakfının Türkiye'de başta Gezi Parkı eylemleri olmak üzere çok sayıda anayasal düzene karşı gerçekleştirilen eylemlerde isminin geçtiği ve bu tür eylemleri finanse ettiğinin tespit edildiği, Hüseyin Gün'ün faaliyetlerinde Soros vakfından faydalandığının anlaşıldığı belirtildi.

Hüseyin Gün, Orta Doğu ülkeleri hakkında İngiltere başkonsolosluğuna sunum yaptı

İddianamede, Gün'ün, Afganistan ve Libya ile alakalı yurt dışında faaliyet gösteren kişiler hakkında iletişim ve istihbari bilgi paylaşımında bulunduğu aktarılarak, Gün'ün Orta Doğu ülkeleriyle alakalı konularda İngiltere Başkonsolosluğu'na sunum yaptığı kaydedildi.

Şüpheli Hüseyin Gün hakkında, iddianamede şu ifadelere yer verildi:

"Şüpheli Hüseyin Gün'ün beyanında, kendisinin Piiq isimli bir şirketinin olduğunu, bu şirkette Aaron Barr isimli bir ortağının olduğunu, Aaron Barr'ın eski istihbarat servisi elemanı olduğunu fakat istihbarat faaliyetlerine devam ettiğini, bu şirkette analizlerin Aaron Barr tarafından yapıldığını ikrar ettiği, bu kapsamda şüphelinin iş adamı kisvesi altında istihbarat servisi elemanı olarak faaliyetlerde bulunduğu ve bu kişilerle irtibatlı olduğu anlaşılmıştır."

İmamoğlu'nun da şüphelisi olduğu "Casusluk" iddianamesinde, şüpheliler arasındaki mesajlaşmalara yer verildi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "casusluk" suçundan yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 4 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamede, "Wickr Me" isimli mesajlaşma programında şüpheliler arasında geçen konuşmalar yer aldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davası kapsamında tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu ile Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ hakkında "casusluk" suçundan hazırlanan iddianamede, "Wickr Me" isimli programda şüpheli Gün ile Özkan'ın mesajlaştığı belirtildi.

İddianamede, şüpheli Hüseyin Gün'ün WhatsApp üzerinden İngilizce olarak şüpheli Necati Özkan'a "Az önce ilginç bir paylaşımla karşılaştım. W'ne bak" dediği, Özkan'ında İngilizce "Şu anda Londra'dayım. Başkan ile konuşacağım, teşekkürler." diye cevap verdiği aktarıldı.

Konuşmada "W" şeklinde bahsedilen uygulamanın Wickr Me isimli program olduğu ve ikilinin bu programı farklı kod adlarıyla kullandığı aktarıldı.

"Bluestar81" rumuzlu kullanıcının şüpheli Özkan olduğu, "Jupiter1881" rumuzlu kullanıcının ise şüpheli Gün olduğunun tespit edildiği belirtilen iddianamede, uygulamada ikili arasında geçen konuşmaların bir kısmının Türkçe bir kısmının ise İngilizce olduğu kaydedildi.

Şüphelilerin telefonlarındaki "Wickr Me" isimli uygulamadan ele geçirilen bazı mesajlar iddianamede şu şekilde yer aldı:

"Umarım, İmamoğlu'nun dün açıkladığı politikaları bir yükseltici (amplifikatör) olarak duyuracak bir gazeteci ağınız vardır. Üzgünüm ki, İmamoğlu'nun politika açıklamaları hakkında olması gereken düzeyde sahiplenme, yankı ve muhafazakar etkileşimleri göremiyoruz. Bu destek eksikliğinin nedeni dijital ordunuzun devreye girmemiş olmasıdır. 150 bin gönüllüden oluşan bir dijital ordunuz var ama doğru şekilde kullanılmıyorlar. Onları harekete geçirin veya en azından bu 150 bin kişilik grup içindeki belirlenmiş kilit kanaat önderlerini aktif hale getirin."

Şüpheli Gün tarafından "dijital algı operasyonu"na başlanılması yönünde talimat verildiği iddiası

Bu mesaj içeriklerinde, İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü soruşturması kapsamında düzenlenen iddianamede de belirtildiği üzere şüpheli Ekrem İmamoğlu'nun İBB Başkanı olması akabinde mensubu olduğu başta Cumhuriyet Halk Partisi'ni ele geçirerek Cumhurbaşkanı adayı olma yolunu açmak amacıyla faaliyetlerde bulunulduğu iddianamede belirtildi.

İddianamede, şüpheli Hüseyin Gün tarafından bu amaç doğrultusunda bir dijital algı operasyonu düzenlenmesi ve haber ağı sağlanması şeklinde talimat verildiği belirtildi.

"Sultanbeyli, Esenler, Beyoğlu, Eyüpsultan, Kağıthane, Sancaktepe, Ümraniye, Üsküdar'daki memnuniyetsiz AK Parti seçmenleri şu anda İmamoğlu'nun politikalarının onlar için ne anlama gelebileceğini konuşuyorlar. Bu nedenle, 'hap formunda bilgi' ile saldırı zamanı şimdi. Demir sıcakken dövmek her zaman en iyisidir. Bu bölgeler özellikle geçim destek paketi, madde bağımlılığı ve Suriye mültecileri paketleri ile ilgileniyor. Şu anda kalan AK Parti kontrolündeki İstanbul ilçelerinden gerçek zamanlı dijital istihbarat topluyoruz." şeklindeki mesajın da yer aldığı konuşmada, şüpheli Gün tarafından şikayetçi olan bölgenin tespitinin yapıldığı iddianamede belirtildi.

İddianamede, bu bölgelere hangi yönde çalışma yapılması şeklinde talimatların da mesajlaşmalar üzerinden verildiği aktarıldı.

Aynı programda yazılan mesajlarda şüpheli Gün'ün, iktidar tarafından yapılan çalışmaların kötülenmesi, dijital algı operasyonuna başlanılması yönünde talimatlarda bulunduğu iddianamede belirtildi.

Şüpheli Gün tarafından seçim çalışmaları için rapor hazırlandığı iddiası

Hüseyin Gün'ün başka mesaj içeriklerinde ise Ekrem İmamoğlu'nun seçim çalışmalarında agresifleştiği, daha sakin olması gerektiği yönünde talimatlar verdiği iddianamede anlatıldı.

İddianamede, İmamoğlu'nun seçim çalışmalarında hem iş hem de özel hayatıyla hedef haline geldiği ve bu durumdan nasıl kurtulabileceği yönündeki talimatların da Gün tarafından verildiği belirtildi.

"Günlük raporun sana daha önce gönderildiğine dair kanıt. En iyi yöntem, WhatsApp'ını her gün kontrol etmen ve raporu aldığını bana teyit etmen. Sözüm sözdür, sana her gün güncellemeler göndereceğim, aksi yönde bir bilgilendirme yapana kadar. Umarım bu mantıklı gelmiştir." yönündeki mesaj üzerinde yapılan incelemede ise şüpheli Hüseyin Gün tarafından her gün rapor düzenlenerek Necati Özkan'a gönderildiğinin tespit edildiği iddianamede yer aldı.

Söz konusu raporların seçim çalışmalarında kullanılmak üzere hazırlanmış raporlar olduğunun değerlendirildiğinin belirtildiği iddianamede, şüpheli Gün tarafından Ekrem İmamoğlu'nun seçim çalışmalarında kullanması gereken sloganlara örnekler verdiğinin de tespit edildiği ifade edildi.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.