Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının dokuzuncu duruşması yapıldı
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 24'ü tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın dokuzuncu duruşması yapıldı.
İstanbul
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ve Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları katıldı.
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
Duruşmada, CHP'li yöneticiler, partililer ve sanıkların yakınları da hazır bulundu.
Duruşmada ilk olarak sanıklardan "ihaleye fesat karıştırmak" suçundan tutuksuz yargılanan ve İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğünde şef olarak görev yapan Ali Haydar Topçu savunma yaptı.
Topçu, mali konularda yetkili asil üye olarak ihale komisyonlarında yer aldığını, istekli tüm firmaların açık ihalelere katılabildiğini, hiçbir şirket veya kişiye ayrıcalık tanınmadığını ifade ederek, beraatini istedi.
Tutuksuz sanık İETT İşletmeleri Genel Müdürü İrfan Demet, savunmasında, hakkındaki dava konusu iki ihaleye ilişkin bilgiler verdi.
İETT'ye bağlı otobüslerin bakım ve onarım işlerinin düzenli olarak yapılabilmesi için ihaleler açıldığını, bu ihaleleri kazanan firmalara kilometre çalışmalarına göre ödeme yapıldığını anlatan Demet, "Kilometre yapmayan araçlara ödeme yapılmaz. İETT araçlarının arıza ve sefer aksaması yapması durumunda firmalara ceza uygulanır. Araç bakım ihaleleri ben göreve gelmeden önce de aynı usulle yapılırdı. İhale komisyonu da yıllardır aynı şekilde oluşturulur. Farklı ihaleye göre farklı bir ihale komisyonu oluşturulmaz." dedi.
Demet, onlarca firmanın doküman indirdiği ve teklif sunduğu ortamda ne ihale şartlarının belirli bir firmayı göstermesi ne de başvuranların haksız yere elenmesinin mümkün olamayacağını savunarak, "İhaheler perde arkasında belirli firmalara dağıtılsaydı, yaklaşık maliyet hesabı şişirilseydi, Kamu İhale Kurumu'na şikayette bulunurlardı. Teklif bilgilerinin firmalara önceden sızdırıldığı iddiası gerçek değildir." ifadelerini kullandı.
Tutuksuz sanık İETT Araç Bakım Onarım Daire Başkanı Kazım Taylan Sever, 7 ihalede görev aldığını, tüm işlemleri kanuna, şartnamelere ve kamu kaynaklarının etkin kullanılmasına uygun olarak gerçekleştirdiğini söyledi.
Sanık İETT Mali Hizmetler Daire Başkanı Şeyhmus Oral, dava konusu ihalelerin komisyonlarında mali üyelik yaptığını, firmaların sunduğu belgelerin aritmetik olarak doğru olduğunu kontrol etmekle sorumlu bulunduğunu belirterek, "Katıldığım ihalelerde tüm isteklilere fırsat eşitliği sağlanmış, kamunun en yüksek menfaati gözetilmiştir. Teklifler şeffaf şekilde değerlendirilmiş, hiçbir kuruma ayrıcalık tanınmamıştır." şeklinde savunma yaptı.
Sanık Avcılar Belediyesinde "yaklaşık maliyet hesaplama görevlisi" olarak çalışan Alper Çelik, belediyenin Satın Alma Birimi tarafından görevlendirildiğini, firmalardan gelen teklifleri topladığını, hiçbir firmayı tanımadığını ve irtibatının da olmadığını savundu.
Sanık Avcılar Belediyesi personeli Ersu Aşkın, belediye demirbaşlarında bulunan bakım araçlarının işlemlerini yürüttüğünü, komisyon üyesi olarak katıldığı bir ihaleye fesat karıştırdığının iddia edildiğini söyledi.
İhale saatinden önce dosyaları incelediğini, en az 3 isteklinin katılması gereken ihalede 5 istekli firmanın bulunduğunu ve söz konusu ihaleyi kanuna uygun şekilde yaptıklarını savunan Aşkın, en uygun teklif sunan firmayı belirlediklerini aktardı.
Avcılar Belediyesi Afet İşleri Başkanlığı görevlisi tutuksuz sanık Gökhan Kaymak, satın alma biriminde 2,5 aylık çalıştığı dönemde iptal edilen bir ihaleye fesat karıştırdığı iddiasıyla yargılandığını dile getirerek, "Bu ihaleye teklif verecek firmaların geçmişini araştırmak için EKAP kontrollerini yaptım. İhalenin iptal edildiğini dahi emniyette öğrendim. Maliyet analizi bilgisini firmalara sızdırdığım iddiası gerçek değildir, birimimizde bu gizliliğe çok önem verilirdi. Analiz çıktısı alınır, satın alma müdürüne verilir ve bilgisayardan dahi silinirdi. Görev sürem boyunca hiçbir usulsüz talimat almadım, kamunun ve milletin zararına hiçbir işlem yapmadım." ifadelerini kullandı.
Avcılar Belediyesi Fen İşleri Müdürü sanık İsmail Kurtuluş, komisyon başkanlığı yaptığı dava konusu ihalelerde işlemlerin usulüne uygun olarak yapıldığını, değerlendirmeleri yaparken takdir yetkilerinin olmadığını savundu.
Kurtuluş, ihale öncesinde sanıklardan suç örgütü üyeliğiyle suçlanan Mustafa Mutlu tarafından arandığı tespitine ilişkin soru üzerine, "İhaleden 5 ay önce tarafıma kendisinden bir telefon gelmiş, ne içindi hatırlamıyorum, gün içinde yüzlerce telefon geliyor. Bu şahsı hayatında hiç görmedim, tanımıyorum." dedi.
Tutuksuz sanıklar Hüseyin İnal, Aydın Deniz Çelik ve Ülkü Kaya'nın savunmasının alınmasının ardından duruşmaya ara verildi.
Duruşmanın öğleden sonraki oturumuna, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam edildi.
Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan sanık Ahmet Özer savunmasında, kendisini eğitime, bilime, iyi insan yetiştirmeye adadığını, insanların özgürlüğü, mutluluğu ve refahı için çaba sarf eden bir insan olduğunu söyledi.
Sanık Özer, Esenyurt Belediye Başkanı seçildikten sonra bir operasyonla tutuklandığını, kısa süre sonra bir başka dosyadan tutuklandığını ve 10 ay tutuklu kaldığını belirterek, "Bütün Esenyurt, benim ihaleye fesat karıştırmayacak bir adam olduğumu biliyor." ifadesini kullandı.
Belediye başkanlığı görevine geldiği andan itibaren belediyenin malına mülküne tek kuruş zarar vermediğini savunan Özer, "Neden aday oldum? Üniversitede yerel yöntemler dersleri verdim. Bütün birikimlerim benimle mezara gitsin istemedim, bana bu öneri yapıldığında teklifi kabul ettim, aday oldum, seçildim. Belediye başkanı seçildikten sonra gördüğüm tablo şuydu: Çöp dağlarıyla karşı karşıya kaldım. Bir ilçe belediye başkanının temel görevlerinin başında çöp temizliğinin geldiğine inanan biriyim. O nedenle de kolları sıvadım. Temizlik konusunun ihmale gelmeyeceğini bilen biri olarak ekibimi topladım, temizliğin ne kadar önemli olduğunu anlatmaya çalıştım." diye konuştu.
"Bu ihalenin komisyonunun oluşmasında tek bir talimatım yok"
Sanık Özer, dava dosyasında ihaleye fesat karıştırdığının iddia edildiğini ama buna dair delil olmadığını öne sürerek, şunları kaydetti:
"Temizlikle ilgili yüklenici firmanın süresi bitiyordu. Bu firmayla ilgili araçlarının eski olduğu, sulu çöpleri döktüğüne dair sürekli şikayet geliyordu. Sözleşme süresi dolacağı için arkadaşlar yeni bir ihale hazırlığı yaptılar. Bu ihalenin komisyonunun oluşmasında tek bir talimatım yok, kimseye telkinde bulunmadım, herhangi bir yönlendirme yapmadım. İhale yapıldı ama gelen itirazlar üzerine süreç uzayınca çöpler yerde kalmasın diye pazarlık usulü 2 aylık bir ihale daha yapıldı. Kim girdi, kim aldı hiçbirini bilmem, firmaların hiçbirini tanımam. Belediye başkanı olarak ne ihale ne de imza yetkilisiyim. Kanun, tüzük, işin nasıl yapılacağını belirlemiş, ilgili çalışanlarımız da gereğini yapmıştır, gerçek budur. Esenyurt gibi 1,5 milyonluk ilçenin belediye başkanının her şeyi bilmesi hayatın olağan akışına aykırıdır."
Esenyurt'un Türkiye'nin en kalabalık nüfusuna sahip ilçe olduğunu, hatta birçok ilin nüfusunu geçtiğini dile getiren Özer, çöp hacminin de buna göre çok fazla olduğunu söyledi.
Sanık Özer, başkan seçildikten sonra birim müdürlerini liyakat, ehliyet ve dürüstlüğe önem vererek değiştirdiğini ileri sürerek, şunları dile getirdi:
"Çöp sorunu üzerine bana Mustafa Yolcu'yu (sanık) tavsiye ettiler. Yolcu'nun 'Olmaz Mustafa' diye bir lakabı varmış, olmayan işe asla olur demezmiş, dürüst ve namusluymuş. Ona görev verdim, 2 ay çalıştı geldi, eşinin sağlık sorunları nedeniyle ayrılmak istedi. Aile meselesi olunca 'Peki.' dedim, yerine Mehmet Şimşek'i (sanık) atadım. Halil Çalış (başkan yardımcısı) ile Mehmet Şimşek el ele verip çöp sorununu düzelttiler. Müdür değişikliği bile iddianamede aleyhime değerlendirilmiş. Ben belediye başkanı olmuşum, başarılı olmak istiyorum, ideallerimi benimle birlikte yol yürüyecek insanlarla gerçekleştireceğim. İddianamede, temizlik ihalesinin en yüksek karlı ihale olduğu, bu yüzden ihaleye fesat karıştırıldığı vurgusunda bulunulmuş. Esenyurt'un 1,5 milyon nüfusu var, bütçesi de diğer belediyelerin 5 katıdır."
"Kendisini hayatım boyunca görmedim"
Davanın sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın ifadesinde, belediye başkanı olduktan sonra kendisini tebrik için ziyaret ettiğini söylediğini öğrendiğini dile getiren Özer, "Kendisini hayatım boyunca görmedim, sadece cezaevinde avukat görüşünde gördüm. Belki beni tebriğe gelmiştir ama hatırlamıyorum, binlerce kişi tebrik ziyaretine geldi. Zaten Aktaş da söz konusu ihalede dahli olmadığını söylemiş. Onun dediği her şeyi kabul eden savcılık neden bizim belediyeyle ilgili söylediğimiz şeyi kabul etmiyor?" beyanında bulundu.
Sanıklardan Onur Görkem Aktaş, Avcılar Belediyesi'nde veznedar olarak görev yaptığını, soyadı Aktaş olan diğer sanıklardan kimseyle akrabalık bağı olmadığını kaydederek, görevi gereği bir ihaleye mali üye olarak atandığını, firmaların hiçbirini tanımadığını, ihalenin idare tarafından iptal edilmesi üzerine komisyonun toplanmadığını anlattı.
İSFALT'ın bazı ihalelerinin komisyonlarında yer alan sanıklar Halil Yanmaz, Levent Tunca, Murathan Altınışık ve Zafer Sola ise yaklaşık maliyet hesaplamasını sanık Mustafa Mutlu ile paylaşarak ihaleyi Aziz İhsan Aktaş'ın firmasının kazanmasını sağladıkları iddiasını reddetti.
Duruşmada, Avcılar Belediyesi personeli İzzet Yamaç, İSFALT personelleri Ahmet Savaş ve Erdem Ay, Esenyurt Belediyesi personelleri Yaşar Özkan, Fatih Alpkaya ve Mustafa Seymen ile sanıklar Erenay Delipınar ve Göktunç Şentürk de savunma yaparak, ihalelerde usulsüz bir işlem yapmadıklarını öne sürdü.
Duruşma, sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere yarına ertelendi.
İddianameden
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede, Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören", 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "şüpheli" olarak yer alıyor.
İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.
Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasının talep edildiği iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı sanık Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı sanık Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı sanık Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı sanık Zeydan Karalar ile görevinden uzaklaştırılan ve hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı sanık Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.
Ayrıca iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan kazandığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
