İsrail'in Gazze'de düzenlediği saldırılarda 8 Filistinli hayatını kaybetti
İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda son 24 saatte 8 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 20 kişinin yaralandığı bildirildi. İsrail'in Ekim 2023'ten bu yanadüzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 72 bin 45'e yükseldi.
Gazze
İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda son 24 saatte 8 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 20 kişinin yaralandığı bildirildi.
İsrail ordusu, ateşkese rağmen çeşitli bahanelerle Gazze'de saldırılarını sürdürüyor.
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana devam eden saldırılarında yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı.
Açıklamada, İsrail'in ateşkese rağmen devam eden saldırılarında son 24 saatte 8 Filistinlinin daha hayatını kaybettiği, 20 kişinin yaralandığı belirtildi.
Yazılı açıklamada 10 Ekim'de ilan edilen ateşkesten bu yana 591 Filistinlinin öldüğü, 1578 kişinin yaralandığı ifade edildi.
Saldırıların başladığı Ekim 2023'ten beri ise Gazze'deki toplam can kaybının 72 bin 45'e, yaralı sayısının 171 bin 686'ya ulaştığı kaydedildi.
Gazze Şeridi'nde enkaz altında hala binlerce cenazenin bulunduğu belirtiliyor.
Gazze'de yerinden edilenlerin çadırında çıkan yangında can kaybı 2'ye yükseldi
Sağlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, bir çadırda çıkan yangında 16 yaşındaki Şehd Mahmud el-Medhun olay yerinde yaşamını yitirdi. 2 yaşındaki Adem ise ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti
Yangında 43 yaşındaki anne Enam el-Medhun ile 1 yaşındaki Sidra yaralandı. Yaralıların Aksa Şehitleri Hastanesi'ne kaldırıldığı belirtildi.
Görgü tanıkları, yangının annenin çocuklarına yemek hazırladığı sırada çıktığını ve kısa sürede yayıldığını aktardı.
Alevlerin yakındaki bir çadıra daha sıçradığı ve iki çadırın tamamen yandığı kaydedildi.
Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Belah kentinde dün akşam saatlerinde yerinden edilen Filistinlilerin kaldığı çadırlarda çıkan yangında 16 yaşındaki bir kız çocuğunun hayatını kaybettiği, annesi ve iki kardeşinin ise yaralandığı açıklanmıştı.
İsrail'in geniş çaplı yıkıma yol açan saldırıları nedeniyle sivil yerleşim alanlarının büyük ölçüde tahrip edildiği Gazze Şeridi'nde yüz binlerce Filistinli, güvenli barınma imkanından yoksun şekilde çadırlarda ve geçici barınma merkezlerinde yaşam mücadelesi veriyor.
Bölgede elektrik kesintileri ve yakıt kıtlığı nedeniyle ısınma ve yemek pişirme için kullanılan ilkel yöntemler, temel güvenlik standartlarından yoksun çadırlarda yangın riskini artırarak Filistinlilerin hayatını tehlikeye atıyor.
Batı Şeria'da patlama ve yerleşimci saldırısında biri çocuk 3 Filistinli yaralandı
Filistin Kızılayından yapılan yazılı açıklamada, ekiplerin Beytüllahim yakınlarındaki Zatera kasabasında Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırısında yaralanan 2 Filistinliyi hastaneye kaldırdığı bildirildi.
Filistinli aktivist Usame Meharine, yaptığı basın açıklamasında, El Halil'in güneyindeki Mesafir Yatta bölgesinde yer alan Hirbet Cinba'da İsrail ordusunun bıraktğı bir ses bombasının patlaması sonucu 11 yaşındaki bir çocuğun yaralandığını bildirdi.
Meharine, İsrail'e ait bir ambulansın yaralı çocuğu yakındaki askeri kampa götürdüğünü, daha sonra Filistin ambulansının olay yerine ulaştığını aktardı.
İsrail güçleri, yabancı barış aktivistlerini gözaltına aldı
Kudüs Valiliğinden yapılan açıklamada ise İsraillilerin eşlik ettiği bir İsrail gücünün Kudüs'ün kuzeyindeki Mihmas kasabası yakınlarında bulunan Hillat es-Sidra Bedevi topluluğuna baskın düzenlediği bildirildi.
Açıklamada, İsrail güçlerinin bedevi topluluğunun bulunduğu alanı "kapalı askeri bölge" ilan etme bahanesiyle, bölgede bulunan bazı yabancı barış aktivistlerini gözaltına aldığı belirtildi.
Bu adımın, bedevi topluluklarını kısıtlama ve bölgedeki Filistin varlığını hedef alma politikası kapsamında atıldığı kaydedildi.
Bedevi Haklarını Savunma Örgütünün (BEYDER) yayımladığı açıklamada ise bir grup İsraillinin, Ürdün Vadisi'nin kuzeyinde Filistinli Rafi Fukaha'nın evine baskın düzenleyerek küçük bir buzağıyı öldürdüğü belirtildi.
Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyine göre, Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler ocak ayında Batı Şeria'da "fiziksel şiddet, ağaç sökme, tarla yakma, çiftçilerin topraklarına erişimini engelleme ve mülke el koyma" gibi 468 saldırı gerçekleştirdi.
DSÖ'ye göre, Refah Sınır Kapısı'nın açılmasına rağmen Gazze'ye ulaşan yardımlar çok yetersiz
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Risk Azaltma, İnsani Yardım Operasyonları ve İklim Değişikliği Birim Başkanı Teresa Zakaria, "Refah Sınır Kapısı'nın açılmasının, Gazze'ye çok ihtiyaç duyulan insani yardımın ulaşmasını da sağlayacağını umuyoruz. Yardımlar, ihtiyaç seviyesi ve hava koşulları göz önüne alındığında şu aşamada hala çok yetersiz." dedi.
Zakaria ve DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, DSÖ'nün haftalık basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu.
DSÖ'nün Avrupa Bölge Ofisinin, kızamık vakalarıyla ilgili cesaret verici haberler içeren yeni veriler yayınladığını kaydeden Ghebreyesus, Avrupa'daki kızamık vakalarının sayısının geçen yıl, 2024'e kıyasla yüzde 75 azaldığını belirtti.
Ghebreyesus, "(Kızamık vakalarının azalması) Bu, artan aşı kapsamı, toplumsal bilinçlendirme, salgınlara müdahale ve daha fazlasından kaynaklanıyor." diye konuştu.
Henüz aşısı bulunmayan nadir ancak ölümcül hastalıklardan birinin de Nipah virüsü olduğunu hatırlatan Ghebreyesus, son birkaç haftada, Hindistan'da 2 ve Bangladeş'te 1 olmak üzere üç Nipah vakasının manşetlere taşındığını ve bunun daha geniş bir salgın endişesine yol açtığını söyledi.
"DSÖ, Nipah virüsünün bölgesel ve küresel yayılma riskini düşük olarak değerlendiriyor"
Ghebreyesus, Nipah virüsüyle ilgili 230'dan fazla temaslı kişi takip edildiğini ancak başka vakanın tespit edilmediğini bildirdi.
DSÖ'nün, risk değerlendirmesi ve teknik destek için Hindistan ve Bangladeş'teki sağlık yetkilileriyle temas halinde olduğunu belirten Ghebreyesus, "DSÖ, Nipah virüsünün bölgesel ve küresel yayılma riskini düşük olarak değerlendiriyor." değerlendirmesinde bulundu.

"Yardımlar, ihtiyaç seviyesi ve hava koşulları göz önüne alındığında şu aşamada hala çok yetersiz"
AA muhabirinin, "Refah Sınır Kapısı yaklaşık 10 gün önce yeniden açıldı. Şimdiye kadar Gazze'den kaç hastayı tahliye ettiniz? DSÖ bu sınır kapısından Gazze'ye tıbbi yardım tırları getirebiliyor mu? Eğer evet ise şimdiye kadar kaç tır ulaştı?" sorusunu yanıtlayan DSÖ Risk Azaltma, İnsani Yardım Operasyonları ve İklim Değişikliği Birim Başkanı Teresa Zakaria, Refah Sınır Kapısı'nın açılmasını memnuniyetle karşıladıklarını ve bu sayede 90'dan fazla hastanın tıbbi tahliyesini gerçekleştirdiklerini kaydetti.
Zakaria, sözlerini şöyle tamamladı:
"Ancak önümüzdeki günlerde daha fazla günlük tıbbi tahliyenin gerçekleşmesini de hedefliyoruz. 18 binden fazla hastanın tıbbi tahliyeyi beklediğini biliyoruz. (Bu süreçte hayatını kaybeden Gazzeliler) Hayatta kalabilmek için bu umutsuz sağlık yardımını bekliyorlardı. Refah Sınır Kapısı'nın açılmasının, Gazze'ye çok ihtiyaç duyulan insani yardımın ulaşmasını da sağlayacağını umuyoruz. Yardımlar, ihtiyaç seviyesi ve hava koşulları göz önüne alındığında şu aşamada hala çok yetersiz.
Ayrıca Gazze içindeki insanların yaşam koşullarının son derece kötü olduğunu da hepimiz gördük. Sağlık riski hala çok yüksek ve yaygın durumda. Dolayısıyla şu anda sahip olduklarımız, ihtiyaçları karşılamak ve Gazze halkına gerçekten onurlarını geri kazandırmak için büyük ölçüde yetersiz kalıyor."
Çatışmaların sürdüğü Sudan'daki duruma değinen Ghebreyesus, "Sudan'da zaten korkunç olan durum giderek kötüleşiyor. Birleşmiş Milletlerin (BM) desteklediği gözlem kuruluşu Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC), geçen hafta Sudan'ın en savunmasız bölgelerinde kıtlık göstergelerinin kötüleştiğini belirten yeni bir uyarı yayımladı. En son IPC uyarısı, Kuzey Darfur'da 2 yeni bölgenin akut yetersiz beslenme eşiklerini aştığını gösteriyor. Geçen yıl kasımda 2 şehirde daha kıtlık koşulları doğrulandı. Açlığın olduğu yerde hastalık da vardır." diye konuştu.

Gazze Belediyesi, İsrail saldırıları nedeniyle biriken atıkları kaldırmaya çalışıyor
Gazze Belediyesi, "atık birikiminin yol açtığı sağlık ve çevre sorunlarının azaltılması amacıyla" birikmiş 300 bin metreküpten fazla katı atığı şehir merkezinden güneydeki geçici bir alana taşımaya çalışıyor.
Gazze Belediye Başkanı Yahya es-Serrac, AA muhabirine yaptığı açıklamada, giderek ağırlaşan çevre ve sağlık krizini kontrol altına almak amacıyla Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile işbirliği içinde, şehir merkezindeki tarihi Firas Pazarı'ndaki katı atıkları, şehrin güneyindeki Ebu Cerad bölgesinde bulunan geçici bir alana taşıma çalışmalarına başladığını söyledi.
Merkezdeki atık birikiminin, İsrail'in Ekim 2023'te başlayan soykırım saldırılarından bu yana, belediye ekiplerinin şehrin doğusundaki ana çöplüğe erişiminin engellenmesinden kaynaklandığını dile getiren Serrac, atıkların yerleşim alanlarından daha uzaktaki bir yere taşınması sürecinin, çalışmaların düzenli olarak yürütülmesi halinde bile 4 ila 6 ay sürebileceğine dikkati çekti.

Gazze ve Kuzey Gazze valiliklerindeki Katı Atık Yönetimi Ortak Hizmetler Konseyi Yürütme Müdürü Abdurrahim Ebu el-Kumbuz da Firas Pazarı'nda biriken atık miktarının yaklaşık 300 bin metreküp olduğunu belirtti.
Belediyenin yetki alanında oluşan günlük atık miktarının yaklaşık 2 bin metreküp olduğunu ve bu atıkların doğrudan yeni geçici tesise taşınacağını aktaran Ebu el-Kumbuz, atıkların yerleşim alanlarında birikmesinin yol açtığı sıkıntılar göz önüne alındığında, atıkların kaldırılmasının şehir sakinleri için "bir atılım" anlamına geldiğini vurguladı.
Alternatif alanda kirliliği azaltmak için çevresel önlemler alındığını belirten Ebu el-Kumbuz, Gazze şehrinin doğusundaki Cuhr ed-Dik bölgesindeki ana çöp depolama alanını, yeniden açılana kadar bu çözümün geçici olduğunu kaydetti.

Filistinli yetkili, atık birikmesi sonucu oluşan çevre ve sağlık krizine son vermek için uluslararası kurumlara; çevre projelerini desteklemeleri, mekanizmalar oluşturmaları ve ana çöplüklerin yeniden faaliyete geçirilmesi için İsrail'e baskı çağrısında bulundu.
Şehir merkezinden atıkların uzaklaştırılmasının, duman yayılması, kemirgenler ve böcekler gibi sağlık risklerini azaltacağını vurgulayan Ebu el-Kumbuz, bölgenin savaştan önce halk pazar yeri olduğunu ve şehrin kalkınma projeleri kapsamında burada bir alışveriş merkezi kurulması planlandığını anımsattı.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

