Enver İbrahim'in Türkiye ziyareti: Türkiye-Malezya ilişkilerinde stratejik işbirliği
Enver'in Türkiye ziyaretinin en ilgi çekici yönlerinden biri, gelişmekte olan ülkeler olarak Türkiye ve Malezya'nın büyük güçlere bağlı kalmadan kendi yollarını çizmeleri gerektiği vurgusu olmuştur.
İstanbul
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ferhat Durmaz, Malezya Başbakanı Enver İbrahim'in 6-8 Ocak'ta gerçekleştirdiği Türkiye ziyaretini ve önemini AA Analiz için kaleme aldı.
***
Malezya Başbakanı Enver İbrahim’in 6 ile 8 Ocak 2026 tarihleri arasında Türkiye’ye gerçekleştirdiği üç günlük resmi ziyaret, Türkiye-Malezya ilişkilerinin içeriğini genişletme ve güçlendirme yönünde ortaya konulmuş önemli bir diplomatik adım niteliğini taşımaktadır. Bu ziyaret, yalnızca iki ülke arasında süregelen yakın ilişkilerin sürdürülmesini temsil etmemekte, aynı zamanda ortak stratejik vizyonun yeniden teyidi, ekonomik işbirliğinin güçlendirilmesi ve uluslararası düzene yönelik ortak yaklaşımların geliştirilmesi için önemli fırsatları içermektedir. Enver’in Türkiye ziyareti, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daveti üzerine gerçekleşmiş ve ziyaretin merkezinde iki ülke arasındaki işbirliği konularının yanı sıra bölgesel ve küresel meseleler de yer almıştır.
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
Stratejik İşbirliği Konseyi: Yeni bir ortaklık platformu
Ziyaretin en önemli mihenk taşlarından biri, 7 Ocak'ta yapılan Türkiye-Malezya Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyinin ilk toplantısı olmuştur. Bu yapı, iki ülke arasında ticaret, yatırım, savunma, eğitim, teknoloji, enerji, turizm ve halklar arası ilişkiler gibi bir dizi alanda kapsamlı işbirliğini çeşitlendirmek ve genişletmek üzere kurulmuştur. Erdoğan ve Enver'in eş başkanlığını yaptığı konseyin ilk toplantısı, ilişkilerin geleneksel diplomasi alanını aşarak sürdürülebilir ve kapsamlı stratejik ortaklığa dönüşmesinin önünü açmaktadır.
İşbirliği Konseyinin en önemli hedeflerinden biri de Türkiye ile Malezya arasındaki ticaret hacmini artırmaktır. Ocak-Kasım 2025 tarihlerinde iki ülke arasındaki ticaret hacmi 4,92 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Kuala Lumpur ve Ankara, bu rakamı gelecekte 10 milyar dolara çıkarmayı hedeflemekte ve bu hedefi Türkiye aleyhine olan dış ticaret açığını azaltarak sürdürülebilir bir şekilde yapmayı arzu etmektedir. Bu perspektif, iki ülkenin ilişkilerde ekonomik diplomasiye verdikleri önceliğin açık bir göstergesidir. Nitekim, ziyaret sırasında Türkiye ile Malezya arasında imzalanan "Türkiye Cumhuriyeti Yatırım ve Finans Ofisi ile Malezya Yatırım Geliştirme Kurumu Arasında Mutabakat Zaptı" ve "Türkiye İhracat Kredi Bankası ile Malezya İthalat-İhracat Bankası Arasında Mutabakat Zaptı" anlaşmaları, bu yaklaşımın somut yansımaları olmuştur.
Ekonomi ve teknoloji: Yeni ufuklar çağrısı
Enver, yaptığı açıklamada, gelecekteki güçlü ekonomilerin geleneksel alanlarda değil teknoloji, dijitalleşme ve yapay zeka alanlarında ilerleme sağlayan ülkelerden oluşacağını belirtmiştir. Bu çerçevede iki ülke arasındaki ekonomik işbirliğinin bu yönleri kapsayacak şekilde derinleşmesinin gerektiğini ifade etmiştir. Enver’in bu vurgusu, iki ülke ilişkilerinin sadece ticaret rakamları etrafında değil aynı zamanda yenilikçi ekonomik çerçeveler etrafında da şekilleneceğinin sinyalidir. Yapay zeka ve dijital altyapı gibi alanlarda güçlü bir işbirliği tesis edildiği takdirde bu durum, orta ölçekli güçler olarak Türkiye ve Malezya'nın diğer gelişmekte olan ülkelerle rekabet etmesinde avantajlar sağlayabilir.
Savunma sanayisi diyaloğu
Ziyarette savunma sanayisi işbirliği de önemli bir yer tutmuştur. Bu minvalde Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ile görüşme gerçekleştirilmiştir. Görüşmede iki ülke arasında savunma sektöründeki mevcut işbirliklerinin, yetkinlik geliştirme, teknoloji transferi ve insan kaynağı eğitimini içerecek şekilde daha kapsamlı hale getirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu durum, iki ülke arasındaki ilişkilerde savunma alanında karşılıklı faydaya dayalı yaklaşımın bir göstergesi olmuştur.
Akademik diyalog
Enver, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) ile Malezya’nın önde gelen araştırma enstitüsü Malezya Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü (ISIS Malaysia) arasında işbirliğinin kurulmasını memnuniyetle karşılayacağının altını çizmiş ve bu yönde mutabakat zaptı imzalanmıştır. Bu işbirliği, akademik ve politika analizi alanlarında fikir alışverişini güçlendirmeyi hedeflemekte ve iki ülke arasındaki düşünce ortaklığını derinleştirmek açısından sembolik bir adım niteliğini taşımaktadır. Benzer şekilde, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ile Malezya Yükseköğretim Bakanlığı arasında yükseköğretim alanında işbirliğine ilişkin 1. Ortak Komite Toplantısı Tutanağı, Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ile Malezya Yükseköğretim Bakanı Dr. Zambry Abd Kadir tarafından imzalanmıştır. Bu tür entelektüel işbirlikleri, genellikle dış politika gündeminde göz ardı edilir ancak bu tür ortaklıkların kurulması, uzun vadede kültürel ilişkilerin daha da güçlenmesini sağlayan unsurlar arasındadır.
Bölgesel ve küresel meseleler
Enver’in Türkiye ziyaretinin belki de en ilgi çekici yönlerinden biri, gelişmekte olan ülkeler olarak Türkiye ve Malezya'nın büyük güçlere bağlı kalmadan kendi yollarını çizmeleri gerektiği vurgusu olmuştur. Bu çerçevede Enver, küresel siyasetteki BRICS gibi yeni platformlara ve üçüncü dünya ülkelerini içeren diğer oluşumlara katılmanın önemine değinmiştir. Bu tür yapıların Türkiye ve Malezya gibi gelişmekte olan ülkeler için küresel siyasette Batı’nın üstünlüğünü yansıtan kurumları dengeleyici mekanizmalar olabileceğini ve uluslararası gelişmeleri etkilemede önemli fırsatlar sağlayacağını unutmamak gerekir.
Ayrıca, Kamboçya ile Tayland arasındaki çatışmaların sonlandırılması sürecinde görüldüğü gibi Malezya ve Gazze konusunda görüldüğü üzere Türkiye, kendi bölgelerindeki uyuşmazlıkların çözüme kavuşma sürecinde aktif rol oynamaktadır. Buradan hareketle, Türkiye ve Malezya'nın - pek çok ülkenin benimsediği yaklaşımla paralel biçimde - barış ve istikrara dayalı bir uluslararası düzeni destekleyen aktörlerin arasında yer aldığı söylenebilir ancak her iki ülke de mevcut uluslararası düzenin kurallarının tam anlamıyla işlemediğinin farkındadır. Nitekim Enver, ziyaret sırasında "büyük ülkelerin kurallara dayalı uluslararası düzeni destekleyen politikalarında tutarlı davranmadıklarını" ifade etmiştir. Enver’in bu ifadesi, sıklıkla uluslararası düzenin yeniden yapılandırılması gerektiği konusunda güçlü bir söylemde bulunan Erdoğan’ın tutumuyla benzerlik göstermektedir. Dolayısıyla, Türkiye ve Malezya'nın bölgesel ve küresel meselelere dair pek çok konuda benzer bakış açısına sahip olması, iki ülke arasında doğal bir uyumun oluşmasına ve stratejik ortaklığın güçlenmesine zemin hazırlamaktadır.
Türkiye-Malezya ortak vizyonu ve orta güç diplomasisi
Enver İbrahim’in Türkiye ziyareti, iki ülke ilişkilerinde yerleşik dostluğun daha derin ve kapsamlı şekilde güçleneceğinin işaretlerini taşımaktadır. Ekonomiden savunmaya, akademik diyalogdan teknolojiye uzanan bu geniş gündem, iki ülke arasındaki ortak vizyonun bir parçası olarak ortaya çıkmaktadır.
Her iki ülke de işleyen ve çok boyutlu devletlerarası ilişkilerin, istikrarsızlığın ve belirsizliklerin olduğu bir uluslararası ilişkilerde daha etkin bir aktör olmak için önemli olduğunun farkındadır. Enver’in Türkiye ziyareti bu bağlamda okunabilir.
[Dr. Ferhat Durmaz, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi'dir.]
* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.

