Rusya yaptırımların gölgesinde beşinci yıla girerken, ekonomideki sancılı dönüşüm sürüyor
Ukrayna savaşı beşinci yılına girerken, Rusya'da savunma sanayi odaklı ve devlet harcamalarıyla beslenen yeni ekonomik modelin inşası devam ediyor.
Moskova
24 Şubat 2022'de başlayan Ukrayna savaşıyla birlikte, Batılı ülkelerin tarihin en kapsamlı yaptırımlarını uygulamaya başladığı Rusya, geçen sürede ekonomisini ayakta tutmayı başardı.
Savaşın ilk üç yılında hızla artan askeri harcamalarla ülkedeki sanayi üretimi genişlerken, çatışmalarda ölenler ve ülkeden ayrılanlar nedeniyle yaşanan istihdam açığı, bozulan bütçe dengesi ve yüksek enflasyon gibi sorunlar ise derinleşiyor.
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
Rusya Merkez Bankasının yaklaşık 300 milyar dolarlık uluslararası rezervinin dondurulması ve SWIFT sisteminden çıkarılması gibi adımlar ülkenin finans sisteminde şok etkisi yaratırken, alınan çeşitli tedbirler sayesinde olumsuz etkiler hafifletildi.
Rus sanayisi sivil üretimden ziyade askeri ihtiyaçlara odaklanan bir yapıya evrilirken, ekonomide 2024 ve 2025'te yaşanan yüksek büyümenin temelini savunma bütçesinden fabrikalara aktarılan kaynak oluşturdu.
Bazı uzmanların "askeri Keynesçilik" şeklinde adlandırdığı mevcut ekonomi modelinde, devletin savunma sanayindeki siparişleri demir, çelik, makine ve kimya gibi ağır sanayi kollarında rekor üretim artışlarını beraberinde getirdi.
Söz konusu ekonomik büyümenin "kalitesi" ve sürdürülebilirliği ise soru işaretleri yaratırken, savunma harcamalarının Rusya'nın federal bütçesindeki payının bu yıl yüzde 38'e ulaşacağı öngörülüyor.
Sosyal harcamaları kısıtlayan savaş dönemindeki bütçe yönetimi, yaptırımların da etkisiyle tüketici ürünlerinde arz sıkıntılarına ve ithalattaki bağımlılığın "paralel kanallar" üzerinden devam etmesine yol açtı.
İstihdamda personel kıtlığı yaşanıyor
Rus ekonomisinin savaşta beşinci yıla girerken karşı karşıya kaldığı en ciddi yapısal sorunların başında iş gücü kıtlığı geliyor.
İşsizlik oranı yüzde 2,4 ile tarihin en düşük seviyesine kadar gerilese de, uzmanlar bu durumu istihdam başarısından ziyade demografik bir krizin göstergesi olarak değerlendiriyor.
Kısmi seferberlik kararı nedeniyle ülkeyi terk edenler ve cephede yaşanan personel ihtiyacı nedeniyle yüksek teknoloji, mühendislik ve imalat sektörlerinde personel kıtlığı yaşanıyor.
Rusya Sanayi ve Ticaret Bakanlığı verilerine göre, 2026 başı itibarıyla sanayi sektöründeki nitelikli işçi açığı 4,8 milyon kişiye ulaşırken, fabrikaların üretim kapasitelerini artırmak için işçi yarışına girmesi nedeniyle reel ücretler verimlilikten daha hızlı arttı.
Söz konusu durum, Rusya Merkez Bankası’nın enflasyonu kontrol altına almak için politika faizini uzun süre yüzde 20 bandında tutmak zorunda kalmasına neden oldu. Banka, "şahin" duruşunu korumaya devam ederken, özellikle Rus iş dünyasında yaşanan durgunluk nedeniyle Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina eleştirilere hedef oluyor.
Enerjide Batı'dan kopuş, Doğu'ya dönüş
Yaptırımlar, Rusya'nın 2. Dünya Savaşı'nın ardından inşa ettiği enerji diplomasisini de kökten değiştirdi. Avrupa Birliği'nin (AB) Rus doğal gazı ve petrolüne yönelik ambargoları, Moskova'yı enerji haritasını yeniden çizmek zorunda bıraktı.
AB pazarı, 2021'de Rus enerji ihracatının yarısını kapsarken, söz konusu oran geçen yıl sonu itibarıyla yüzde 4'e kadar geriledi.
Rusya bu boşluğu Çin ve Hindistan ile doldurmaya çalışırken, Sibirya'nın Gücü doğal gaz boru hattının tam kapasiteye ulaşması ve Arktik bölgesindeki sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) projelerine verilen hız, enerji gelirlerinin kısmen korunmasını sağladı.
Öte yandan, iki ülkenin artan önemi, Rusya'nın enerji fiyatlandırmasında Asya pazarındaki alıcıların indirim baskısına karşı daha savunmasız kalmasına ve lojistik maliyetlerin artmasına yol açtı.
2026'ya ilişkin beklentiler
Rus finans sistemi, dördüncü yılın sonunda Batı sisteminden büyük ölçüde bağımsız bir mimariye kavuşurken, Çin yuanının ticaretteki payının artması ve yerli ödeme sistemlerinin yaygınlaşması, SWIFT'ten dışlanmasının etkilerini sınırladı.
Rublenin değerine ilişkin çeşitli belirsizlikler ve dış ticaret ödemelerinde yaşanan ikincil yaptırım riskleri ise ithalat maliyetlerini yukarı yönlü baskılamaya devam ediyor.
2026 yılı için makroekonomik tahminler, Rus ekonomisinin aşırı ısınma evresinden soğuma evresine geçtiğini ve yakında durgunluk dönemine girebileceğine işaret ediyor.
2024'te yüzde 4,3'e çıkan büyüme hızının, 2026 sonunda yüzde 1'in altına inmesi beklenirken, 2026'nın yüksek faiz, iş gücü kıtlığı ve teknolojik izolasyon kıskacında geçmesi bekleniyor.
Rus bankasından "durgunluk artacak" uyarısı
Rus devlet kalkınma bankası VEB tarafından paylaşılan güncel tahminler, 2026 yılına dair durgunluk beklentilerini güçlendiriyor. Bankanın tahminlerine göre, GSYH büyüme hızının yüzde 0,8 seviyesine gerileyerek Rusya Merkez Bankasının hedef aralığının alt sınırına yaklaşması öngörülüyor.
Söz konusu yavaşlama, savaş ekonomisinin yarattığı yüksek kapasite kullanımının sınırlarına ulaşıldığına dair en somut işaretlerden biri olarak değerlendiriliyor.
Geçen yıl durağan seyir izleyen yatırım hacminin, 2026'da yüzde 0,9 oranında daralması beklenirken, VEB analistleri, Rusya Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadele kapsamında uyguladığı sıkı para politikasının kurumsal kredi imkanlarını daralttığını ve kredi sıkışıklığının doğrudan yatırımlar üzerinde baskı kurduğunu vurguluyor.
İmalat sanayisinin ekonominin yegane lokomotifi olmaya devam ettiği değerlendirmesini yapan banka, perakende talebindeki soğumanın ise iç tüketimin zayıflamaya başladığına işaret ettiğini belirtiyor.
Enflasyonun yıl sonunda yüzde 6,2 seviyesinde gerçekleşmesi beklenirken, VEB, resmi hükümet tahminlerinin aksine ruble konusunda daha iyimser bir duruş sergileyerek, Rus para biriminin dolar karşısında ortalama 84 seviyelerinde dengeleneceğini öngörüyor.
Perakende sektöründeki talep daralması ve yatırım iştahındaki azalma, Rus ekonomisinin yaptırımlarla beşinci yılına girerken askeri harcamalara dayalı büyüme modelinin sürdürülebilirliği konusundaki soru işaretlerini artırıyor.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.


