Dolar
43.60
Euro
51.48
Altın
4,857.57
ETH/USDT
1,926.40
BTC/USDT
66,000.00
BIST 100
13,550.89
Ekonomi

Küresel fuarcılığın 2026'da dünya genelinde yüzde 5'in üzerinde büyümesi bekleniyor

TÜYAP Fuarlar Yapım AŞ Genel Müdürü ve Türkiye Fuar Yapımcıları Derneği Başkanı İlhan Ersözlü, 2026 yılında dünya genelinde fuarcılık sektörünün istikrarlı ve sağlıklı bir şekilde büyümeye devam edeceğini söyledi.

Fahri Aksüt  | 06.02.2026 - Güncelleme : 06.02.2026
Küresel fuarcılığın 2026'da dünya genelinde yüzde 5'in üzerinde büyümesi bekleniyor Fotoğraf: TÜYAP

İstanbul

Ersözlü, AA muhabirine, fuarcılık sektörünün 2025 faaliyetleri ile 2026 hedeflerine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Tüyap Fuarcılık Grubu olarak 2025 yılını hedefleri doğrultusunda başarılı şekilde geride bıraktıklarını söyleyen Ersözlü, yıl boyunca yurt içinde ve dışında toplam 40 fuar organize ettiklerini ifade etti.

📲 Artık haberler size gelsin
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.

🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı

Düzenledikleri fuarlarda 9 bin 27 katılımcı firma ile yaklaşık 3 milyon ziyaretçiyi buluşturduklarını dile getiren Ersözlü, "Küresel ticaretteki daralmaya karşın ulaşılan bu yoğun ziyaretçi sayısı, fuarlarımızın ihracatçı firmalar için ne kadar güvenilir ve vazgeçilmez bir ticaret zemini sunduğunu bir kez daha kanıtladı." yorumunu yaptı.

2026'da yüzde 5'in üzerinde büyüme bekleniyor

Küresel ölçekte yapılan son değerlendirmelerin 2026 yılında fuarcılık sektöründe istikrarlı ve sağlıklı büyümenin süreceğine işaret ettiğini belirten Ersözlü, Küresel Fuarcılık Örgütü (UFI) verilerine atfen 2026'da dünya genelinde fuarcılıkta yüzde 5'in üzerinde bir artış öngördüklerini söyledi.

İlhan Ersözlü, "Şirketlerin önemli bir bölümü hem ciro hem de operasyonel kapasite açısından büyüme beklentisini koruyor. Sektörde özellikle fiziksel fuarlar gücünü korurken, dijitalleşme, yapay zeka kullanımı ve veri odaklı iş modellerinin hız kazandığı bir döneme giriyoruz." dedi.

Türkiye özelinde 2026 yılına daha iyimser perspektifle bakılabileceği yorumunu yapan Ersözlü, "Güçlü üretim altyapısı, ihracatçı sektör çeşitliliği ve jeopolitik konum avantajı sayesinde Türkiye'nin küresel ticaretteki dalgalanmalara rağmen fuarın, katılımcı ve ziyaretçi sayılarında minimal ama nitelikli bir ivme yakalaması bekleniyor. Özellikle savunma sanayisi, gıda, otomotiv, makine, sağlık, teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı etkinlikler büyümenin lokomotifleri olacak." değerlendirmesinde bulundu.

Foodist İstanbul Fuarı

Ersözlü, 2026 planlamaları dahilinde gıda sektöründe yeni bir organizasyonu hayata geçireceklerini duyurdu.

Türkiye'nin gıda sektöründeki gücünü dünyaya taşımayı hedeflediklerini vurgulayan Ersözlü, "Foodist İstanbul Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı'nı 1-4 Eylül 2026 tarihlerinde Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi'nde gerçekleştireceğiz. Tüyap Fuarcılık Grubu ve ALZ Fuar organizasyonuyla Türkiye Gıda Platformu çatısı altında birleşen TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu ve bağlı tüm İhracatçı Birlikleri, TGDF ve ETÜDER’in güçlü desteğiyle hazırlanan fuarımız, dünyanın ilk 3 gıda fuarı arasına girme hedefiyle yola çıkıyor. Hedefimiz, bu organizasyonu Anuga ve Gulfood gibi küresel ölçekte referans kabul edilen fuarlarla aynı ligde konumlandırmak." diye konuştu.

Fuarcılıkta küresel rekabet

Ersözlü, küresel fuarcılıkta rekabetin arttığı bir dönemde Türkiye’nin sektörde öne çıkan avantajlarına ve rekabet gücünün artırılmasına yönelik başlıklara da değindi.

Türkiye'nin stratejik coğrafi konumuna dikkati çeken Ersözlü, "Avrupa, Orta Doğu, Orta Asya ve Kuzey Afrika pazarlarının kesişim noktasında yer almamız, Türkiye'yi doğal bir ticaret ve buluşma merkezi haline getiriyor. Bu coğrafi avantaj, kısa uçuş süreleri, lojistik erişilebilirlik ve geniş hinterlandıyla fuarlara güçlü bir uluslararası çekim sağlıyor." dedi.

Bir diğer önemli avantaj olarak yüksek üretim gücüne ve ihracat odaklı sektör çeşitliliğine vurgu yapan Ersözlü, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Tekstil, makine, otomotiv, gıda, savunma sanayisi, halı, ambalaj, plastik ve mobilya gibi pek çok sektörde hem üretici hem de ihracatçı bir ülke olmamız, fuarlarımızı yalnızca tanıtım alanları değil, doğrudan iş bağlantılarının kurulduğu ticaret platformlarına dönüştürüyor. Ayrıca genç ve dinamik iş gücü, organizasyonel esneklik ve kriz dönemlerinde hızlı aksiyon alabilme kabiliyeti de rekabet avantajlarımız arasında yer alıyor. Özellikle pandemi sonrasında Türkiye, fuarcılıkta Batı'ya nazaran çok hızlı gelişim gösterdi. Mobilya, halı, ambalaj, plastik, ev tekstili konularında düzenlenen bazı sektör fuarları, dünyanın ve Avrupa'nın ilk 3'ünde yer alır hale geldi."

Ersözlü, rekabet avantajının Türkiye lehine daha da güçlendirilmesi için dijitalleşme, hibrit fuarcılık, sürdürülebilirlik, karbon ayak izi yönetimi, ESG (Çevresel, Sosyal, Yönetişim) kriterleri ve ortak iletişim stratejisinin önemine dikkati çekerek, şu görüşleri aktardı:

"Fiziksel fuar gücümüzü, dijital platformlar, veri analitiği, yapay zeka destekli eşleştirme sistemleri ve yıl geneline yayılan etkileşim modelleriyle desteklemek, küresel ölçekte fark yaratmamızı sağlayacaktır. Ayrıca sürdürülebilirlik, karbon ayak izi yönetimi ve ESG kriterleri, uluslararası rekabette artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldi. Bu alandaki yatırımlarımızı ve sertifikasyon süreçlerini hızlandırmak, özellikle Avrupa pazarında rekabet gücümüzü artıracaktır. Son olarak, ülke markası ve fuar markalarının uluslararası algısını güçlendirecek ortak bir iletişim dili oluşturulması büyük önem taşıyor. Kamu, sektör temsilcileri ve organizatörlerin daha koordineli hareket etmesi, Türkiye'nin fuarcılıkta 'güvenilir, üretken ve sonuç odaklı' bir merkez olarak konumlanmasını pekiştirecektir."

Fuarcılığı ülke geneline yayma stratejileri

Ersözlü, uluslararası fuar organizasyonlarının büyük ölçüde İstanbul'da ve belirli tarihlerde yoğunlaşması nedeniyle fuarcılığın farklı illere ve yılın geneline yayılması ve yerel ekonomilerin canlandırılmasına yönelik izlenecek stratejileri de değerlendirdi.

Uluslararası fuarların düzenlendiği şehirlere başta döviz olmak üzere ciddi ekonomik katkı sağladığını dile getiren Ersözlü, "Bu yapıyı dengelemek için merkezi gücü zayıflatmadan, bölgesel uzmanlıkları öne çıkaran bir strateji izlenmesi gerektiğine inanıyorum. Öncelikle her ilin, hatta her bölgenin üretim, ihracat ve sektörel DNA'sına uygun tematik fuarlar kurgulanmalı. Böylece fuarlar yalnızca mekan değiştirmiş olmaz, anlamlı ve sürdürülebilir bir ekosistem içinde konumlanır." ifadelerini kullandı.

İlhan Ersözlü, şöyle devam etti:

"İkinci önemli adım, takvim yönetiminin bütüncül yaklaşımla ele alınması. Yılın belli aylarına sıkışan fuar trafiğini dengelemek için ulusal düzeyde koordineli bir fuar takvimi oluşturulmalı, bölgesel fuarlar uluslararası alıcıların seyahat planlarını kolaylaştıracak biçimde ardışık veya tamamlayıcı şekilde konumlandırılmalıdır. Ayrıca ulaşım, konaklama ve tanıtım destekleri kritik rol oynuyor. İstanbul dışındaki şehirlerde düzenlenecek fuarlar için yabancı ziyaretçi ve alıcılara özel uçuş, konaklama ve transfer teşvikleri sağlanması, kamu desteklerinin bu yönde farklılaştırılması, önemli bir ivme yaratacaktır. Aynı zamanda bu fuarların uluslararası pazarlarda güçlü biçimde tanıtılması, şehir markalarıyla birlikte ele alınması gerekiyor."

Ersözlü, fuarcılığı daha geniş bir coğrafyaya yaymak amacıyla Anadolu'daki güçlü ve köklü markaları fuarlarla uluslararası vitrine taşımaya odaklandıklarını da sözlerine ekledi.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
bannerpartial1
bannerpartial2