Dolar
44.07
Euro
51.36
Altın
5,130.31
ETH/USDT
2,020.30
BTC/USDT
68,822.00
BIST 100
12,702.00
Dünya, İran-İsrail gelişmeleri

Orta Doğu su krizleriyle karşı karşıyayken çatışmalar durumu daha kötü hale getirebilir

Açık kaynaklara göre, Orta Doğu dünyanın yenilenebilir tatlı su kaynaklarının yalnızca yüzde 2'lik kısmına sahipken toprakların yüzde 83’ü su kıtlığıyla yüzleşiyor.

Gizem Nisa Çebi Demir  | 09.03.2026 - Güncelleme : 09.03.2026
Orta Doğu su krizleriyle karşı karşıyayken çatışmalar durumu daha kötü hale getirebilir

İstanbul

ABD-İsrail'in İran'a yaptığı saldırıların ardından Tahran'ın misillemeleri bölgedeki enerji ve su kaynaklarına yönelik saldırı ihtimalini ve bunun sonuçlarını gündeme getirdi.

İsrail basınının Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) İran'da bir su arıtma tesisine saldırı düzenlediğini öne sürmesi, Abu Dabi hükümeti tarafından reddedilse de çatışmanın ileri aşamalarında tarafların olası saldırıları bölgeyi büyük bir su krizine sürükleyebilir.

📲 Artık haberler size gelsin
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.

🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı

Açık kaynaklara göre, Orta Doğu, dünyanın yenilenebilir tatlı su kaynaklarının yalnızca yüzde 2'lik kısmına sahipken toprakların yüzde 83'ü su kıtlığıyla yüzleşiyor. Dünya Kaynakları Enstitüsünün (WRI) tahminlerine göre, 2050'ye kadar bölge nüfusunun "tamamı" ciddi su kıtlığı yaşayacak.

Nature dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesi küresel deniz suyunu tuzdan arındırma kapasitesinin yüzde 41,8'ini oluştururken bölgede yaklaşık 5 bin tesis bulunuyor ve bunlar günde 28,96 milyon metreküp su üretiyor.

The National gazetesine göre, devletler 2024-2028 yıllarında bu kapasiteyi yaklaşık iki katına çıkarmayı planlarken deniz suyunu tuzdan arındırma altyapısına yapılan yatırımlar da büyük artış gösterdi.

WRI'nın "Aqueduct Su Riski Atlası"na göre Körfez ülkeleri, dünyada "su kıtlığını" en çok yaşayan ülkeler arasında yer alıyor.

Ülkelere göre durum

Kuveyt, içme suyunun yüzde 90'lık kısmını tuzdan arındırma yoluyla elde ederken Shuaiba Kuzey, Shuaiba Güney, Az Zour, Shuwaikh, Doha Doğu, Doha Batı ve Subiya gibi büyük tesislerinin toplam kapasitesi günde 2,2 milyon metreküpü aşıyor.

WRI'ye göre, Kuveyt, dünyada en fazla su kıtlığı yaşayan beş ülkeden biri.

Umman da suyunun yaklaşık yüzde 86'lık kısmını tuzdan arındırma yöntemiyle elde ederken 2025'te açılan Musandam tesisi gibi güneş enerjili sistemler bunu destekliyor.

Suudi Arabistan su ihtiyacının yaklaşık yüzde 70'lik kısmını tuzdan arındırmayla karşılarken Riyad'daki Ras Al-Khair tesisi günde 1,02 milyon metreküp su üretiyor.

Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (UNESCWA) verilerine göre, ülkede 2030'a kadar üretimin günlük 17,8 milyon metreküpe çıkarılması planlanıyor.

Suudi Arabistan, 17 stratejik noktada 30'dan fazla tesis işletirken dünyadaki deniz suyunun tuzdan arındırılması kapasitesinin yüzde 25'inden fazlasını oluşturuyor.

Bahreyn, Al Hidd tesisi gibi modern teknolojilere büyük yatırımlar yapmayı sürdürüyor ancak kapasiteye ilişkin ayrıntılı veriler tamamen açıklanmıyor.

Katar'da günde 400 bin metreküpten fazla su üreten Ras Abu Fontas tesisi, kent ve sanayideki büyümeyi desteklerken, Katar da dünyada su stresi en yüksek ülkeler arasında yer alıyor.

BAE, içme suyunun yaklaşık yüzde 42'lik kısmını tuzdan arındırılmış sudan elde ederken ülke genelinde yer alan tesislerin toplam kapasitesi günde 7,27 milyon metreküp olarak biliniyor.

Yaklaşık 70 büyük tesise sahip BAE'de, Jebel Ali ve Al Yasat Al Soghrih Island gibi tesislerin bazıları günde 2 milyon metreküpe kadar üretim yapabiliyor.

İsrail, kesin oranlar değişse de suyun yeniden kullanımı ve tuzdan arındırma alanında küresel öncü konumunda yer alıyor. Sorek, Aşkelon, Hadera, Palmachim ve Mekorot tesisleri yardımıyla ülkedeki günlük kapasite 1,91 milyon metreküpe ulaşırken bu küresel üretimin yüzde 2,76'sını oluşturuyor.

İran ise büyük ölçüde geleneksel tatlı su kaynaklarına bağımlı ve su arzının yalnız yüzde 2'lik kısmını tuzdan arındırma yoluyla sağlıyor. Tahran'ın bölgesel gerilimler ve su sıkıntısı sebebiyle kapasiteyi artırma planları bulunuyor.

Ayrıca ülkede son 5 yılda yaşanan şiddetli kuraklık nedeniyle barajlardaki su seviyesi kritik düzeye gerilemiş durumda.

Güncel gelişmelerin olası etkisi

Bölgede su üretiminin birkaç düzine "mega tesise" bağlı olması güvenlik risklerini artırırken, bu tesisler bölgesel çatışmalarda "yüksek risk altındaki kritik altyapı" olarak görülüyor.

2008'de sızdırılan bir ABD diplomatik telgrafı, önemli tuzdan arındırma tesislerinin yok edilmesi durumunda Riyad'ın bir hafta içinde tahliye edilmesi gerekebileceğini öne sürmüştü. 2010 tarihli bir CIA analizi ise su kesintilerinin aylar sürebileceği uyarısında bulunmuştu.

İran'ın deniz tuzu arıtma tesislerine yapabileceği olası saldırılar, bölge ülkelerinin büyük zorluklarla karşılaşmasına neden olabilir.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
İlgili konular
Bu haberi paylaşın