Filistin’den, İsrail’in Batı Şeria’nın ilhakının önünü açan kararlarına karşı uluslararası topluma çağrı
Filistin Devlet Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh, uluslararası toplumu, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’ya ilişkin "tehlikeli" kararlarını görüşmek ve kınamak üzere acil oturum düzenlemeye çağırdı.
Ankara
Şeyh, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Arap Birliğini, İslam İşbirliği Teşkilatı'nı (İTT) ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni (BMGK), İsrail hükümetinin tehlikeli kararlarını ele almak üzere acil toplantılar yapmaya çağırıyoruz." ifadelerini kullandı.
İsrail'in Batı Şeria’ya ilişkin kararları karşısında uluslararası düzeyde ortak bir tutum çağrısında bulunan Şeyh, söz konusu kararların ilhakı derinleştirmeyi ve sahada yeni statüko dayatmayı hedeflediğini belirtti.
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
Şeyh, İsrail’in özellikle A Bölgesi’ne ilişkin hazırlıklarının, imzalanmış bağlayıcı anlaşmaların tamamen baltalanması anlamına geldiğini, bunun uluslararası hukukun açık ihlali ve tehlikeli bir tırmanış olduğunu kaydetti.
Bu tek taraflı adımların siyasi çözüm ihtimalini zayıflattığını vurgulayan Şeyh, "Bu önlemler, iki devletli çözümü ortadan kaldırmayı ve bölgeyi daha fazla gerilim ve istikrarsızlığa sürüklemeyi amaçlıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi Başkanı Müeyyed Şaban da İsrail kabinesinin aldığı kararların, arazi ve mülk yönetimini fiili ilhaka dönüştürmeyi hedeflediğini belirterek, bunun başta Oslo Anlaşmaları ve El Halil Protokolü olmak üzere imzalanmış anlaşmalara açık bir darbe niteliği taşıdığını vurguladı.
1995 tarihli Oslo II Anlaşması’na göre Batı Şeria; tamamen Filistin yönetimindeki A Bölgesi, Filistin sivil idaresi ve İsrail güvenlik kontrolündeki B Bölgesi ile tamamen İsrail kontrolündeki C Bölgesi olarak üçe ayrılıyor. C Bölgesi, Batı Şeria’nın yaklaşık yüzde 61’ini kapsıyor.
İsrail güvenlik kabinesinin dün, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistin yönetiminin kontrolündeki bölgelerde İsrail'in "denetim ve kontrol faaliyetlerini" artıran bir dizi kararı onayladığı belirtilmişti.
İsrail basınında yer alan haberlere göre, bazı kararların El Halil’deki mevcut düzenlemeleri etkilediği, Harem-i İbrahimi Camisi ve çevresindeki planlama ile inşaat yetkilerinin, 1997 El Halil Anlaşması’na aykırı şekilde belediyeden alınarak İsrail Sivil İdaresi’ne bağlı kurumlara devredilmesinin kararlaştırıldığı belirtildi.
Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplum, Doğu Kudüs dahil Batı Şeria’yı işgal altındaki Filistin toprağı olarak kabul ederken, İsrail’in Yahudi yerleşim faaliyetleri uluslararası hukuka göre yasa dışı sayılıyor.
Uzmanlara göre statükoyu değiştiren tek taraflı adımlar, iki devletli çözüm ihtimalini zayıflatıyor.
İsrail’in Gazze’ye yönelik 8 Ekim 2013’te başlattığı savaşın ardından Batı Şeria’daki askeri operasyonlarını yoğunlaştırdığı; bu süreçte öldürmeler, gözaltılar, zorla yerinden etme ve yerleşim genişletme adımlarının arttığı ifade ediliyor.
Bu dönemde en az 1112 Filistinlinin hayatını kaybettiği, yaklaşık 11 bin 500 kişinin yaralandığı ve 21 binden fazla kişinin gözaltına alındığı belirtiliyor.
Gazze Şeridi'nde de ateşkesi ihlal ederek saldırılarını sürdüren İsrail, işgal altındaki Batı Şeria'da da statükoyu değiştiren ve bölgenin ilhakına zemin hazırlayan adımlarını sıklaştırıyor.
El Halil Belediyesi: İsrail'in kararları Batı Şeria'daki statükoda tehlikeli bir değişikliktir
El Halil Belediyesinden yapılan açıklamada, İsrail'in aldığı kararların yasal ve idari yetkilere doğrudan bir saldırı olduğu vurgulandı.
İsrail'in uluslararası insancıl hukuk ile işgal altındaki topraklarda kalıcı yapısal değişiklikler yapılmasını yasaklayan işgal hükümlerini ihlal ettiği belirtildi.
Harem-i İbrahim Camisi çevresinde planlama ve belediye yetkilerinin El Halil Belediyesinden alınmasının, mevcut dini, idari ve güvenlik statükosuna gayrımeşru ve tehlikeli bir değişiklik dayattığı aktarıldı.
İsrail kararlarının ibadet özgürlüğünü ve kamu düzenini tehdit ettiği vurgulanan açıklamada, El Halil'deki Filistinlilerin haklarını ve kentteki sosyal ve ekonomik dokuyu ihlal ettiğinin altı çizildi.
El Halil'de Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler için bir belediye kurmanın "Filistinlileri tecrit altına almayı ve yerleşimci bir çerçevede mümkün olan en büyük miktarda Filistin toprağını ele geçirmeyi amaçlayan bir düzenleme" olduğu kaydedildi.
İsrail kararlarına ilişkin açıklamada, "Bu, El Halil'deki Filistin varlığını hedef alan, fiili ilhak ve oldubitti politikası çerçevesinde gerçekleşmektedir." ifadesi kullanıldı.
İsrail'den Batı Şeria'da statükoyu değiştiren ve bölgenin ilhakına zemin hazırlayan yeni kararlar
İsrail Güvenlik Kabinesi dün, işgal altındaki Batı Şeria'da hukuki ve sivil yapıda köklü bir değişiklik yapmayı ve bölge üzerindeki işgali güçlendirmeyi amaçlayan bir dizi yeni kararı onaylamıştı.
İsrail'in ilhak adımlarını sıklaştıran kararlar arasında Yahudilerin işgal altındaki Batı Şeria'da gasbedilmiş Filistin arazilerini satın almasını kolaylaştıracak düzenlemeler de bulunuyor.
Batı Şeria'nın güneyindeki El Halil kentinde ruhsat ve inşaat yetkilerinin Filistin belediyesinden alınarak İsrail ordusuna bağlı "Sivil İdare"ye devredilmesi de kararlaştırılmıştı.
Alınan kararlar arasında, izinsiz inşaat, su sorunları, arkeolojik ve çevresel alanlara verilen zararla ilgili ihlaller bahanesiyle, İsrail'in denetim ve uygulama yetkilerinin Oslo Anlaşmaları kapsamında "A" ve "B" olarak sınıflandırılan bölgeleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi yer alıyor.
Bu durum, Filistin Yönetimi'nin idari ve güvenlik kontrolü altındaki bölgelerde bile Filistinlilere ait mülklerin yıkılmasına ve el konulmasına olanak tanıyor.
Filistin yönetimi ile İsrail arasında 1995'te imzalanan "İkinci Oslo Anlaşması" çerçevesinde Batı Şeria, "A", "B" ve "C" bölgelerine ayrılmıştı.
İşgal altındakiBatı Şeria'nın yüzde 18'ini kapsayan "A bölgesi"nin yönetimi idari ve güvenlik olarak Filistin'e, yüzde 21'lik "B bölgesi"nin idari yönetimi Filistin'e, güvenliği İsrail'e devredilirken yüzde 61'ini kapsayan "C bölgesi"nin idaresi ve güvenliği İsrail'e bırakılmıştı.
Batı Şeria'da 3 milyon Filistinli, İsrail işgali altında askeri yönetimde yaşıyor
İsrail'in 1967’den bu yana işgal altında tuttuğu Batı Şeria'da yaklaşık 3 milyon Filistinli, İsrail askeri yönetimi altında yaşıyor.
Buna karşın, uluslararası hukuka aykırı şekilde Filistin toprakları üzerine inşa edilen 365 Yahudi yerleşiminde 500 binden fazla İsrailli yerleşimci, İsrail yasalarına tabi şekilde hayatını sürdürüyor.
Toprakları ve tarım arazileri İsrail yönetimi ve Yahudi yerleşimciler tarafından gasbedilen Filistinliler, İsrail ordusu tarafından korunan yerleşimcilerin saldırılarının giderek arttığı şartlar altında hayatlarını sürdürmeye çalışıyor.
Tel Aviv yönetimi, Filistinlilerin topraklarını gasbeden İsraillilere yönelik açılan soruşturmalar ve az sayıda tutuklamanın ardından Yahudi çetelere mensup saldırganlara yeterli ceza verilmemesi nedeniyle eleştiriliyor.
İsrail'de özellikle yerleşimcilerin desteklediği aşırı sağ partiler, uzun süredir Batı Şeria'nın uluslararası hukuka aykırı biçimde ilhak edilmesini savunuyor.
Mısır: İsrail'in Batı Şeria'daki ilhakı derinleştirme kararları uluslararası hukukun açık ihlalidir
Mısır Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in aldığı kararların Batı Şeria'daki Filistin topraklarının yasa dışı ilhakını derinleştirmeyi hedeflediği belirtilerek, "Mısır, İsrail'in onayladığı bu kararları en sert şekilde kınamaktadır." ifadelerine yer verildi.
Açıklamada, tapu kayıtlarının gizliliğinin kaldırılması, Filistin mülklerine el konulmasını kolaylaştıran düzenlemeler, Harem-i İbrahimi Camii dahil El Halil Belediyesi'nin bazı yetkilerinin işgal makamlarına devredilmesi ve Filistin yapılarına yönelik yıkım uygulamalarının genişletilmesi gibi adımlara dikkat çekildi.
Söz konusu kararların uluslararası hukuka aykırı olduğu vurgulanan açıklamada, bu adımların mevcut yasal ve tarihi statükoyu kasıtlı biçimde aşındırdığı ve 1997 El Halil Protokolü ile çeliştiği kaydedildi.
Kararların fiili ilhak sürecini güçlendirmeyi, Yahudi yerleşim faaliyetlerini genişletmeyi ve Filistin toprakları üzerinde İsrail'in tam kontrolünü dayatmayı amaçladığı vurgulandı.
Açıklamada, barış sürecini ve iki devletli çözüm ihtimalini zayıflatan tüm ilhak ve yerleşim politikalarının reddedildiği ifade edilerek, bu tür tek taraflı adımların bölgede gerilim ve istikrarsızlığı artıracağı uyarısında bulunuldu.
Başta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) olmak üzere uluslararası topluma "ihlalleri durdurmak için yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenme" çağrısı yapıldı.
Açıklamada ayrıca, uluslararası insancıl hukuk kurallarına saygı gösterilmesi ve Filistin halkının başta kendi kaderini tayin ve 4 Haziran 1967 sınırları temelinde, Doğu Kudüs'ü başkent kabul eden bağımsız devlet kurma hakkı olmak üzere meşru haklarının korunması gerektiği vurgulandı.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

