Dolar
43.19
Euro
50.29
Altın
4,620.30
ETH/USDT
3,285.20
BTC/USDT
95,787.00
BIST 100
12,456.69
Dünya

Almanya Başbakanı Merz nükleer enerjiden vazgeçmeyi "ciddi stratejik hata" olarak nitelendirdi

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, dünyanın en maliyetli enerji geçişini oluşturdukları için önceki hükümetleri eleştirerek, ülkesinin tüm nükleer santrallerini kapatma kararını "ciddi stratejik bir hata" olarak nitelendirdi.

Bahattin Gönültaş  | 15.01.2026 - Güncelleme : 15.01.2026
Almanya Başbakanı Merz nükleer enerjiden vazgeçmeyi "ciddi stratejik hata" olarak nitelendirdi

Berlin

Saksonya-Anhalt eyaletinde Halle-Dessau Sanayi ve Ticaret Odası’nın bir etkinliğinde konuşan Merz, dünyanın en maliyetli enerji geçişini oluşturdukları için eski Başbakan Angela Merkel de dahil olmak üzere seleflerinin enerji politikalarını sert bir şekilde eleştirdi.

Merz, "Nükleer enerjiden çıkmak ciddi bir stratejik hataydı." dedi.

Almanya'nın en azından son nükleer kapasitesini muhafaza etmesi gerektiğini belirten Merz, “Eğer bunu yapacaksanız, en azından üç yıl önce Almanya'daki son nükleer santralleri elektrik şebekesinde tutmalıydınız ki aynı elektrik üretim kapasitesine sahip olabilelim. Enerji üretim kapasitesi yetersiz.” diye konuştu.

📲 Artık haberler size gelsin
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.

🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı

Merz, ülkesinin nükleer enerjiden çıkma kararının uzun vadeli stratejik sonuçları olduğunu da dile getirerek, nükleer enerjiden çıkmanın Almanya'nın enerji dönüşümünde yüksek maliyetlere ve karmaşıklığa katkıda bulunduğunu söyledi.

Almanya Başbakanı, “Bu nedenle şu anda dünyanın en pahalı enerji dönüşümünü gerçekleştiriyoruz. Almanya kadar işleri bu kadar pahalı ve zor hale getiren başka bir ülke bilmiyorum.” diye konuştu.

Enerji üretimi için tekrar makul piyasa fiyatlarına ulaşmak için, federal bütçeden enerji fiyatlarını kalıcı olarak sübvanse etmeleri gerekeceğini vurgulayan Merz, bunu uzun vadede yapmayacaklarını söyledi.

Merz, hükümetinin geçmişteki kararların sonuçlarıyla karşı karşıya olduğunu anlatarak, “Şimdi düzeltmemiz gereken bir miras aldık.” dedi.

Reaktörlerin yeniden başlatılması mümkün görünmüyor

Geçen yılki seçim kampanyası sırasında Merz, bir önceki Alman hükümetinde yer alan Yeşiller Partisi'ni "ideolojik güdümlü" olarak nitelendirdiği enerji politikası nedeniyle sert bir şekilde eleştirmiş, bunun verimsiz ve çok pahalı olduğunu söylemişti.

Merz, geleneksel nükleer santrallere geri dönmeyi savunmak yerine, Almanya'nın yeni nesil nükleer teknolojiyi, özellikle küçük modüler reaktörleri araştırması gerektiğini savunmuştu.

Merz, Almanya'nın nükleer kapasitesini koruması gerektiğini savunuyor. Fakat kalıcı olarak kapatılan reaktörlerin, santrallerin yakıtları tamamen boşaltıldığı ve kısmen söküldüğü için yeniden başlatılması genel olarak mümkün görünmüyor. Ayrıca, Almanya'nın yenilenebilir enerji kaynaklarına yaptığı büyük yatırımlar, komşu ülkelerden elektrik ithalatı ve Avrupa Birliği emisyon kuralları nedeniyle, eski reaktörlerin yeniden devreye alınması genellikle ekonomik açıdan cazip de olmuyor.

60 yılın ardından nükleer enerjiye son vermişti

Avrupa'nın en büyük ekonomisine sahip Almanya’da Nisan 2023’te 60 yılın ardından nükleer enerji dönemi sona ermişti. Bavyera'daki Isar 2, Baden-Württemberg'deki Neckarwestheim 2 ve ülkenin kuzey batısında yer alan Emsland nükleer santrallerinde 15 Nisan 2023'te tüm reaktörler devre dışı bırakıldı. Böylece, Almanya'da elektrik üretiminde nükleerden çıkış süreci tamamlandı.

Söz konusu nükleer santraller artık elektrik şebekesine bağlı olmazken, bu santraller 2022’de ülkenin enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 6'sını karşılamıştı.

Ülkede nükleer enerjiden çıkıştan sonra bile yüksek riskli teknolojiyle mücadelenin zorlukları devam ediyor. Alman hükümetinin önünde devre dışı bırakılmış 30'a yakın nükleer santrali sökmek gibi zorlu bir görev de bulunuyor.

Bir nükleer santralin sökülme süreci yaklaşık 15 yıl sürüyor. Öte yandan, Alman yetkililer, çok uzun yıllar ölümcül olabilen radyoaktif atıkların depolanması için de henüz kesin bir çözüm bulabilmiş değil.

Fukuşima nükleer faciasının etkisi

Almanya'da onlarca yıl süren nükleer karşıtı protestoların ardından 2011'de Japonya'da yaşanan Fukuşima nükleer faciası ülkede nükleer enerjiye karşı eylemleri hızlandırdı.

Eski Başbakan Angela Merkel döneminde, nükleer enerji kaynaklı risklerin güvenli şekilde kontrol edilemeyeceği gerekçesiyle nükleer enerjiyi terk etme kararı alındı. Hükümet, nükleer santralleri devre dışı bırakma kararı sonrası Rusya ile enerji anlaşmaları yaptı.

Söz konusu facia sonrası nükleer enerjiden çıkış yasası uyarınca, 2021'de 30 yıldır aktif olan üç nükleer santral kapatılmış ve aktif durumdaki son üç nükleer enerji santralinin de 2022 sonuna kadar kapatılacağı duyurulmuştu. Ancak Rusya'nın Ukrayna'da başlattığı savaş sonrası yaşanan enerji krizi derinleşince hükümet kapatma kararını ertelemişti.

Son üç nükleer santral 2023'te devre dışı kalmasına rağmen Alman hükümeti enerji arz güvenliğinin garanti altında olduğunu belirtmişti.

Ülkede nükleerden kaynaklanan açığın yenilenebilir enerjiyle kapatılması bekleniyor.

Öte yandan, Almanya'nın nükleer enerjiden çıkmasına rağmen ülkenin komşusu ve Avrupa’nın ikinci büyük ekonomisine sahip Fransa’nın, elektriğinin yaklaşık yüzde 70’ini nükleer enerjiden üretmesi ise dikkati çekiyor.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
bannerpartial1
bannerpartial2