Dolar
32.48
Euro
34.73
Altın
2,337.94
ETH/USDT
3,124.00
BTC/USDT
63,807.00
BIST 100
9,915.62
Yaşam

Güney Afrika'da 1960'ta tanışan Osmanlı Türkü ile Demokrat Partili Bakan'ın oğlu tekrar buluştu

Menderes döneminde Ulaştırma Bakanı olan Arif Demirer'in oğlu Mehmet Arif Demirer, 1960 darbesinden sonra gittiği Güney Afrika'da evinde kaldığı Sultan Abdülaziz'in bu ülkeye yolladığı Ebu Bekir Efendi'nin torunlarıyla 60 yıl sonra Ankara'da buluştu.

Behlül Çetinkaya  | 25.10.2020 - Güncelleme : 26.10.2020
Güney Afrika'da 1960'ta tanışan Osmanlı Türkü ile Demokrat Partili Bakan'ın oğlu tekrar buluştu Fotoğraf: Metin Aktaş/AA

Ankara

Adnan Menderes'in Başbakanlığı döneminde Ulaştırma Bakanı olan Arif Demirer'in oğlu Mehmet Arif Demirer, 27 Mayıs 1960 darbesinden kısa süre sonra gittiği Güney Afrika'da evinde kaldığı, Sultan Abdülaziz'in bu ülkeye yolladığı Ebu Bekir Efendi'nin torunlarıyla 60 yıl sonra Ankara'da bir araya geldi.

Ebu Bekir Efendi'nin torunu Ahmet Kemal Atala ve oğlu Rüştü Güven Atala, yaklaşık 150 yıl sonra yeniden Türk vatandaşlığı almak için Ankara'ya geldi. Baba Atala bu vesileyle 20'li yaşlarında tanışıp arkadaş olduğu ancak 60 yıldır görüşmediği Demirer'le buluştu.

Sultan Abdülaziz'in Güney Afrika'daki Müslümanlar arasındaki anlaşmazlıkları çözmesi ve din eğitimi vermesi için Halife'nin temsilcisi olarak 1862'de bu ülkeye yolladığı Erzurumlu Ebu Bekir Efendi'nin inşa ettirdiği medrese ve cami, bugün hala faaliyette.

Yerel dillerde, Flemenkçe ve İngilizce dillerinde mealler, dini eserler ve çalışmalar yapan Ebu Bekir Efendi, 1880'de hayatını kaybetti ve Güney Afrika'da defnedildi.

Ebu Bekir Efendi'nin ailesinden gelenler ise yıllar içinde Güney Afrika'nın ilk Müslüman savaş pilotu ve doktoru gibi unvanlar alırken, Osmanlı'nın Singapur Büyükelçiliği gibi görevlerde de yer alıp "Ümitburunlu" lakabıyla Çanakkale Savaşı'na katıldı.

Güney Afrika'da İngiliz sömürgesi altında siyahlara uygulanan Apartheid rejiminin Müslümanları da etkilediği 1960'larda, bir Türk'le evli olan Dışişleri Bakanı Eric Louw'un çabalarıyla Türkler, "renkli" sınıflandırmasından çıkarılırken; Yunan ve Arap gibi Hıristiyan Osmanlı tebaası da "beyaz" kabul edilmeye başlandı.

Bu dönemde ülkedeki Türk kökenlileri ayrımcılıktan kurtarmayı amaçlayan Ebu Bekir Efendi'nin torunu Rüştü Atala (Ataullah) kurduğu "Türk İthalat Şirketi"nin reklamları ve tabelaları sayesinde Güney Afrikalı Türkleri etrafında toplamayı amaçladı.

Demirer'i gazetede gördü ve evine davet etti

27 Mayıs askeri darbesinin ardından Demokrat Partili Arif Demirer tutuklanırken, o sırada Cambridge Üniversitesinde öğrenci olan oğlu Mehmet Arif, okulda düzenlenen Güney Afrika turuna katıldı. 

Dönemin Güney Afrika gazetelerinde "Görevden alınan bakanın oğlu, Güney Afrika'da" başlığıyla çıkan haberleri gören Rüştü Atala, Demirer'i Güney Afrika'da kaldığı otelde bularak evine davet etti.

Cambridge'den 55 kişiyle 1960'lı yıllarda yaptığı Afrika ve Asya gezilerindeki gözlemlerinden oluşan kitabının girişinde de bu konuya yer verdiğini söyleyen Demirer, "Güney Afrika'ya gittiğimde, babam yeni tutuklanmıştı. Gazeteler de bunu haber yaptı. Rüştü Bey de (Atala) 'Bir Türk çocuğu gelmiş' diye beni evine aldı. Bu çok büyük bir jest. Eşi Hacer Hanım, 6 hafta boyunca benim çamaşırımı yıkadı. Benim otelde kalmama müsaade etmeyeceğini söyledi." ifadesini kullandı.

Demirer, kitaptaki aileyle çekildiği fotoğrafın altında, "2013'te bu ailenin tüm fertlerinin vefat ettiklerini üzülerek öğrendim. Allah rahmet eylesin. Çok iyi insanlardı." notunu paylaştığını göstererek, o dönemin Güney Afrika'sına ilişkin de bilgiler paylaştı.

"Benim beyaz mı renkli mi olup olmadığıma karar veremedikleri için vize vermek istemediler." diyen Demirer, bir Türk'le evli olan dönemin Dışişleri Bakanı Eric Louw'un girişimleriyle Türklerin Güney Afrika'da "beyaz" olarak sınıflandırılmasıyla vize alabildiğini anlattı.

Demirer, beyaz kabul edilmeyenler için Güney Afrika'nın 1960'larda çok kötü bir yer olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti:

"Bir Türk öğrenci, babası hapiste ve Güney Afrika'ya geliyor. O zaman Güney Afrika, beyazsan cennet ama beyaz kabul edilmiyorsan kötü bir yer. Ben de rengim bakımından beyaz gibiyim ama bir İngiliz gibi beyaz değilim. O yüzden benim orada bulunmam problem yaratabilirdi. O noktada otelde kalırken Rüştü Bey (Atala) geldi ve 'Biz seni evimize alıyoruz, burada geçireceğin 6 hafta bizimle kalacaksın.' dedi ve beni evlerine aldılar. İşte Türklük bu. Dünyanın neresinde olursa olsun Türklerin insanlık anlayışı bu."

Apartheid rejimi nedeniyle aile üyelerinin bağı koptu

Rüştü Atala'nın oğlu Ahmet Kemal Atala, 20'li yaşlarda 1,5 ay aynı evde kaldığı Demirer'i 60 yıl sonra görmesini "Harika hissediyorum. 60 yıl geçti ama bana sanki dün gibi geliyor. Tekrar beraberiz, tekrar sohbet ediyoruz." sözleriyle ifade etti.

Babasının, Demirer'in geldiğini öğrenmesiyle eşine hazırlık yapmasını söylediğini anlatan Atala, "O dönemin Güney Afrika'sında genç bir Türk siyasi, olayların gölgesinde kaybolup giderdi. Mehmet Bey geldiğinde babamla çok zaman geçirdi ve çalışmalarıyla ilgili bilgiler topladı. Çok güzel ama kısa zaman geçirdik. Politik durumlar nedeniyle bir daha buluşamadık ama elhamdülillah tekrar birlikteyiz." diye konuştu.

Atala, 1960'larda babasının ayrımcılığa uğramamak adına verdiği mücadeleye değinerek, "Babamın 2 seçeneği vardı. Cape Town'da kalabilirdi ama o zaman 'renkli' olarak sınıflandırılacak ve torunları okula gitmekten, ticaret yapmaktan mahrum kalacaktı. Pretoria'ya giderek bizim Türk, yani "beyaz" olarak sınıflandırmamızı sağladı. Bu nedenle Cape Town'dan ayrıldı ve ailenin diğer üyeleriyle bağımız koptu." dedi.

Güney Afrika'nın ilk Müslüman pilotu olan ve aynı zamanda Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı ordusunda çarpışan babasının "beyaz" olarak sınıflandırıldıktan sonra kurduğu şirketle birçok Türk'e Güney Afrika'da yardımcı olduğunu vurgulayan Atala, "Louw, Apartheid uygulamasını değiştirmeyi çok istedi ancak içinde bulunduğu hükümet çok sert tutumluydu. Muhtemelen kalbi kırıktır ama Türkler için bir karar alınmasını sağladı." ifadesini kullandı.

Ebu Bekir Efendi'nin torunlarına Türk vatandaşlığı

Demirer ve Atala'nın 60 yıl sonra buluşmasını sağlayan Cape Town Üniversitesi Afrika Çalışmaları Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Halim Gençoğlu, buluşmada da yer aldı. 

Yaklaşık 10 yıldır bulunduğu Güney Afrika'da Ebu Bekir Efendi'nin hikayesini ve torunlarını ortaya çıkardığını söyleyen Gençoğlu, "7-8 yıl önce Atala ailesini ziyaret ettiğimde, 1960'ta çekildikleri bir fotoğrafı gösterdiler. Orada bir kişi var ve onlar 'Bay Demirer' diyor." diyerek hikayeyi dinlediğini ve araştırmaya başladığını söyledi.

Gençoğlu, Rüştü Güven Atala'nın, kendisine Türk vatandaşlığı tevdi edileceği için Ankara'da bulunduğunu ve bu vesileyle Demirer'i ziyaret ettiğini kaydetti.


Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.