Çanakkale Cephesi'nin menüsü 110 yıl sonra yeniden yorumlandı
Çanakkale Cephesi'nde 110 yıl önce Mehmetçiğe verilen yemek menüsü, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü akademisyen ve öğrencilerince yeniden yorumlandı.
Çanakkale
Dardanos Mutfak Akademisi Koordinatör Yardımcısı Öğretim Görevlisi Emre Mümin, yüksek lisans öğrencisi Emre Usta, Çanakkale Savaşları Enstitüsü Müdürü Utkan Emre Er'den oluşan proje ekibi, ÇOMÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Karataş'ın danışmanlığında İttifak Devletleri'nin Çanakkale'yi terk ettiği 9 Ocak 1916 tarihinin anısına "Siperden Sofraya: Geçmişten Günümüze Modern Yorum Projesi"ni hayata geçirdi.
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
Proje kapsamında arşivlerdeki binlerce harp ceridesi taranarak, Mehmetçiğin 110 yıl önce cephede yediği yemekler, Dardanos Mutfak Akademisinde, Akıncı Taktik Tekstil şirketi ANAFARTA markasının katkılarıyla Emre Mümin, Emre Usta, ÇOMÜ Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü 3. sınıf öğrencileri Gülümser Yekta Güler ve Zeynep Meriç Göçer tarafından modern bir yorumla yeniden hazırlandı.

"Siperden Sofraya: Geçmişten Günümüze Modern Yorum Projesi" kapsamında 110 yıl önceki malzemelerden yola çıkarak adaçaylı isli tereyağlı peksimet, içinde Gelibolu Yarımadası otları ile yağda kızartılmış taze asma ve kavrulmuş kuruyemiş bulunan un çorbası, salata olarak portakallı granita, pirinç keki üzerinde nohut püresi ve kavrulmuş et, papara olarak da bilinen et suyu ile ıslatılmış ve üzerine kavrulmuş zeytin serpilmiş ekşi peksimet, kuru nevale olarak da fındık krokanlı, çaylı ve üzümlü tatlı pişirildi.

Hazırlanan menü daha sonra Çanakkale Vali Yardımcısı Abdül Kadir Duran, Amfibi Kolordu Komutanı Tümamiral Hüseyin Tığlı, ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu, Avustralya'nın Çanakkale Konsolosu Laura Wauchope ile davetlilere ikram edildi.

"Amacımız yükselen değer gastronomiyi tarihimize nakşetmek"
ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Erenoğlu, AA muhabirine, bu proje kapsamında Çanakkale Cephesi'nde Mehmetçiğe sunulan yemeklerle ilgili doğru bilinen yanlışları, İttifak Devletleri'nin bu toprakları terk ettiği 9 Ocak 1916 tarihinin yıl dönümü dolayısıyla masaya yatırdıklarını dile getirdi.

Enstitü ekibinin, harp ceridelerini, komutan notlarını ve raporlarını ele aldığını anlatan Erenoğlu, şöyle konuştu:
"Savaşın ilk gününden son gününe kadar askerlerimizin yediği öğünleri belgeledik. Aslında cephede sadece tahin ekmeği, üzüm hoşafı yedirilmediğini, protein bazlı menü sunulduğunu gördük. Öğünlerin tamamı olmasa da bir kısmını misafirlerimizle paylaştık. Amacımız yükselen değer gastronomiyi tüm alanlara, tarihimize nakşetmek."

"Yaptığımız çalışmalarda askerin aç kalmadığını gördük"
Çanakkale Savaşları Enstitüsü Müdürü Utkan Emre Er de Çanakkale Savaşları ile ilgili doğru bilinen yanlışları, 110 yıl önce askerlerin, komutanların verdiği emirleri, harp ceridelerinden çevirerek düzeltmeye çalıştıklarını aktardı.

Cerideler üzerinde çalışırken ellerindeki veriler arasındaki farklılıkları da tespit ettiklerini belirten Er, şunları kaydetti:
"Dardanos Mutfak Akademisi, bir fikirle geldiler bize. Elimizdeki çalışmalarımızda eksik tespit ettik. Bilirsiniz acı bir reçete vardır hoşaf kullanımıyla alakalı, yaptığımız çalışmalarda askerin aslında aç kalmadığını, birçok emirde kolaya kaçan komutanların uyarıldığını, askerin ne yediğini bilmeyen kumandanın görevden alındığına varacak emirlerin olduğunu gördük. 110 yıl önceki savaşta askerlerimiz siperde, süngüyle, iradeyle bulundu aynı zamanda disiplinle çalışan bir ikmal hattıyla askerimizi besledik. Askerimiz yemeksizlik yaşamamıştır."

Er, proje için 1400-1500 belge taradıklarını belirterek "Cephede bulunan tüm kuvvetlerin şimdiye kadar yayımlanan harp cerideleri tarandı. Ceridelerin dışında hatıratlardan da yararlanıldı." dedi.

ÇOMÜ Dardanos Yerleşkesi Hotel Eğitim ve Dinlenme Tesisi Müdürü Doç. Dr. İlker Türkeri ise Dardanos Mutfak Akademisi'nde uyguladıkları menünün tarihinin 110 yıl öncesine dayandığını hatırlatarak, "Bugün burada tarihin acı hatıraları, acı menüleri değil, askerimize güç veren, onu siperlerde güçlü tutan kavurma, portakal, peksimet gibi ürünlerin günümüz versiyonlarını davetlilerimizle buluşturuyoruz. Bu anlamlı menüyü de yerleşkemizde misafirlerimize sunmaktan onur ve mutluluk duyacağız." diye konuştu.

Proje destekçisi Akıncı Taktik Tekstil şirketi ANAFARTA markasının Genel Müdürü Onur Pamuk da proje kapsamında 1915-1916 yıllarında Mehmetçiğin üzerindeki kılık, kıyafet, teçhizatı mankenler üzerinde sergileyerek, bu ruhu yaşatmanın onuruna eriştiklerini söyledi.

"O gün yapılan yemeklere saygı duruşunda bulunmak istedik"
Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Öğretim Görevlisi ve Dardanos Mutfak Akademisi Koordinatör Yardımcısı Emre Mümin ise Siperden Sofraya Projesi'ni hayata geçirirken çok heyecanlandıkları anlattı.

Araştırmalara başladıklarında bilinenlerin doğru olmadığını arşiv kaynaklardan tespit ettiklerini belirten Mümin, "O dönemin ürünlerini yorumlayarak o gün yapılan yemeklere saygı duruşunda bulunmak istedik. Askerimiz savaş döneminde ne yediyse, hepsini içerecek şekilde menü hazırlamaya gayret gösterdik." dedi.

Menüde askerin önemli yiyeceklerinden biri olan peksimetin yer aldığını aktaran Mümin, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Çünkü askerimiz siperde, bazen sıcak yemeğe ulaşamıyordu. Askerimizin çantasında her zaman peksimet bulunurmuş. Portakal çok önemli çünkü o dönemde taze meyve bulmak çok zor. Vücudun direncinin artması için portakal çok önemli. Anadolu'nun köylerinden halk tarafından kasa kasa portakal gönderiliyor. Nohut, et çok önemli menüde. Taze et bittiğinde konserve etle devam ediliyor. Un çorbası mutlaka menülerde bulunuyor. Paparaya da yer verdik menümüzde. Sabah kahvaltısında çay çok önemli. Hatta porselen bardaklarda çay içtiklerini gördük arşivlerde. Kuru üzüm de önemli ürünlerden bir tanesi."

Mümin, ateş hattındayken askerin yemek yeme durumunun olamadığını, yanlarındaki peksimet, kuru üzüm gibi ürünleri tükettiklerini belirterek "Askerimizin aç kalmadığıyla ilgili bir gerçeklik var. Bu milletin askerlerini aç savaştırmadı diyebiliyoruz bu kaynak taramasından sonra. Hiç bir zaman 'Malzeme yoktu, yemek yiyemediler' kaygısının yaşanmadığını biliyoruz." diye konuştu.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

