Euro
6.57
Dolar
5.77
BIST 100
94,831.19
Altın
1,410.60
Türkiye

Uzmanlar, Samsun'daki 'birlik fotoğrafı'nı yorumladı

Uzmanlar, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile siyasi parti liderlerinin Samsun'da gerçekleştirilen 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı 100. Yıl Törenleri'nde aynı fotoğraf karesinde birlik görüntüsü vermesini yorumladı.

Murat Paksoy,Etem Geylan   | 21.05.2019
Uzmanlar, Samsun'daki 'birlik fotoğrafı'nı yorumladı

İstanbul

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi (NEVÜ) Rektörü Prof. Dr. Mazhar Bağlı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile siyasi parti liderlerinin Samsun'da verdiği birliktelik görüntüsüne ilişkin, "Türkiye'nin bütünlük içinde dıştan gelebilecek olan tehditlere karşı durduğunu ve aynı zamanda başlatılan istiklal mücadelesi meşalesinin bütün ulus tarafından bir nevi taşındığını ve devam ettirildiğini göstermesi açısından önem verdiğimiz bir fotoğraf karesi olmuştur." dedi.

Uzmanlar, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile siyasi parti liderlerinin Samsun'da gerçekleştirilen 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı 100. Yıl Törenleri'nde aynı fotoğraf karesinde birlik görüntüsü vermesine ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Prof. Dr. Mazhar Bağlı, Türkiye'nin temel meselelerde bütün siyasi farklılıkların dışında bir ortak paydada buluşması gerektiğinin pek çok kereler hissedildiğini söyledi.

Her ne kadar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bunu yüksek perdede dile getirse de muhalefetin işin ciddiyetinin çok farkına varmadığını ifade eden Bağlı, milli meselelerde siyasi parti, ideoloji ayrımı gözetmeksizin bir ortak paydada, birlik içinde olunmasının önemine işaret etti.

Bağlı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu konuda çok özel bir gayret içinde olduğunu dile getirerek, "Hepsine özel davet gönderdi. 100. etkinliklerine özel bir anlam yükleyerek hiçbir ideolojik ayrım olmadan bütün kesimlerin buna katılması davetine diğer siyasi parti liderleri de icabet ettiler." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın davetine icabet edenleri de kutlamak gerektiğini anlatan Bağlı, "Türkiye'nin bütünlük içinde dıştan gelebilecek olan tehditlere karşı durduğunu ve aynı zamanda başlatılan istiklal mücadelesi meşalesinin bütün ulus tarafından bir nevi taşındığını ve devam ettirildiğini göstermesi açısından önem verdiğimiz bir fotoğraf karesi olmuştur." değerlendirmesinde bulundu.

Prof. Dr. Bağlı, Samsun'daki birliktelik görüntüsünü "Türkiye ittifakı" şeklinde tanımlayanların da olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Türkiye ittifakından kastedilen şey, her siyasi partinin kendi ideolojisinden, projelerinden vazgeçmesi anlamında değildir. Ama bütün ideolojilerin üstünde bir gerçekliğimiz var. Türkiye'nin bekası, Türkiye'nin milli mücadelesi, ekonomik olarak karşı karşıya kaldığı saldırılarla terörle mücadele konusunda belirlenen rotalar, Türkiye'de siyasetin dışında ülkenin bekasıyla ilgilidir."

Türkiye ittifakından "Herkes gitsin bir partiye oy versin." gibi bir şeyin anlaşılmaması gerektiğini vurgulayan Bağlı, "Böyle bir niyetin olduğunu da ima eden yok. Ama Türkiye ittifakı, varlığımıza kasteden bütün iç ve dış mihraklara karşı birlikte yan yana, omuz omuza direnmek ve diriliş sergilemek gerektiğinin çağrısıdır." dedi.

Bağlı, Türkiye'nin bekasını gerektiren konularda bir birlikteliğin gerçekleşmesi gerektiğine inanlardan olduğunu belirterek, "Lakin bugüne kadar elimizde olan veriler de göstermektedir ki kritik anlarda halktan ve milletten yana tavır almak konusunda biraz daha çekimser davranan partiler var. " ifadesini kullandı.

"Türk milleti bu oyunlara gelmeyecektir mesajının tarihi bir resmidir"

İstinye Üniversitesi İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın da 100 yıl önce Türk topraklarının emperyalist kuvvetlerce işgal edildiğini hatırlatarak, Mustafa Kemal ve arkadaşları önderliğinde 19 Mayıs'ta Bandırma Vapuru'nda yakılan ateşin Karadeniz açıklarından dalga dalga Anadolu'ya yayıldığını belirtti.

Emperyalist güçlerin, Türkiye'de milli bir direniş ruhu harekete geçirilebileceğini hesaba katmadığını aktaran Prof. Dr. Caşın, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yüz yıl sonra gelinen noktada, Kafkaslardan Karadeniz'e, Irak'tan Suriye'ye veya bugün halihazırda komşumuz İran'a yapılan baskılara bakıldığında ve Güneydoğu Akdeniz'de, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile İsrail'in Amerika ile birlikte kurduğu ittifaka bakıldığında gerginlik adım adım yükseliyor. FETÖ elebaşının verilmemesi ve Türkiye'nin insan haklarını ihlal ettiği yolundaki haksız şekildeki siyasal baskı kabul edilemez bir durumdur. Özellikle Amerika Birleşik Devletlerinin, Suriye sınırında YPG ve SDG'ye silah vermesi, PKK ile kurduğu ittifak, Türkiye'nin milli güvenliğini çok ciddi bir şekilde olumsuz etkilemektedir."

ABD ile olan F-35, S400 gerilimini de hatırlatan Prof. Dr. Caşın, şöyle devam etti:

"Amerika'nın Türkiye ile olan müttefikliğine ve Türkiye'nin üyesi olduğu NATO'ya yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmesine karşın ABD'nin Türkiye'yi bir şekilde PKK ile aynı teraziye koyması, kabul edilecek bir durum değildir. Nitekim Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, 'ABD artık karar vermeli. Türkiye'nin müttefiki olarak mı kalmak istiyor yoksa NATO müttefikinin düşmanlarına karşı savunmasını baltalamak için teröristlerle iş birliği yaparak dostluğumuzu riske mi atmak istiyor?' diyerek Amerika Birleşik Devletleri Başkanı ve ikinci yardımcısının 'Türkiye'yi mahvederiz' ifadesine tarihi bir cevap vermiştir. Bu durumda Sayın Cumhurbaşkanın muhalefetin bütün kanadını da yanına almak suretiyle tüm siyasal parti liderlerini Samsun'da bir araya getirmesi, verdiği tarihi fotoğrafın anlamı şudur: Türkiye, kendisine yüklenebilecek her türlü meydan okumaya, siyasi, hukuki veya askeri yönden hazırdır ve Türk milleti tıpkı 100 yıl önce olduğu gibi Mustafa Kemal'in açtığı milli Kurtuluş Savaşı ruhuyla, yani Misak-ı Milli ruhuyla, 82 milyon dimdik ayakta durmaktadır ve Türkiye meydan okuyanlara karşı harbe hazırdır, her türlü mücadeleye de silahlı veya silahsız yekvücut olarak. Türk milleti bu oyunlara gelmeyecektir mesajının tarihi bir resmidir."

"Yorum yapmakta fazla aceleci olmamak gerekir"

İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Emeritus Prof. Dr. İlter Turan ise çok önemli bir olayın yıl dönümünde siyasi parti liderlerinin aynı kutlama mekanında toplanmasının olağan karşılanması gereken bir olay olduğunu söyledi.

Liderlerin burada bir araya gelmemesi halinde bunun daha çok dikkati çekeceğini vurgulayan Turan, "Bu birlikteliğin kendi başına gelecekte başka iş birliklerine, dayanışmalara yol açacağı şeklinde yorum yapmakta fazla aceleci olmamak gerekir." diye konuştu.

"Fotoğrafın daha anlamlı olması için verilen mesaj devam ettirilmeli"

SETA Güvenlik Araştırmaları Direktörü Murat Yeşiltaş ise verilen birlik görüntüsünün önemine işaret ederek, şöyle konuştu:

"Mutlaka bu resmin bir mesajı vardır. Son dönemlerde Türkiye'de kutupluluk meselesi ciddi anlamda derinleşmişti. 19 Mayıs'ta böyle bir fotoğrafın verilmesi hem günün anlamının anlaşılması açısından iyi bir mesaj hem de son günlerdeki siyasi tansiyonu düşürmesi açısından çok önemliydi. Bundan sonraki süreç daha da önemli. Fotoğrafın daha anlamlı olması için verilen mesajın devam ettirilmesi gerekir. Uluslararası açıdan nasıl anlaşıldığı hususu ise yine fotoğraftan sonra atılacak adımlarla ilgilidir."

"Dünyaya verilen mesaj açısından çok önemli"

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Kişilerarası İletişim Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Serhat Ulağlı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve siyasi partilerinin Samsun'da birlikte verdikleri fotoğrafın, beka mücadelesinde geniş toplumsal kesimlerle kurulan ittifakın fotoğraf olduğunu kaydetti.

Uzmanlar, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile siyasi parti liderlerinin 19 Mayıs'taki "birlik fotoğrafı"nı yorumladı.

Türkiye'nin çok önemli bir dönemden geçtiğini ve bu dönemde Erdoğan ve siyasi partilerinin birlikte verdikleri fotoğrafın son derece anlamlı olduğunu vurgulayan Ulağlı, Doğu Akdeniz'deki doğal gaz rezervleri konusunda ülkeler arasında büyük bir mücadele yaşandığın belirtti.

Ulağlı, şöyle konuştu:

"Doğu Akdeniz’in enerjisine sahip olmak isteyen Yunanistan’ın Girit Adası üzerinden Libya ile deniz sınırlarını daha çok enerji yataklarına hakim olacak şekilde çizme çabası gösterirken Güney Kıbrıs Rum Yönetimi de Mısır ve İsrail ile anlaşmalar yapıyor. Suriye sorununda sona yaklaşılırken, ABD bir yandan PYD/YPG ile Güney Suriye’de Türkiye’nin önünü kesmeye, Rusya’dan alınan S400 füze savunma sistemlerinin alımının engellenmeye çalışılması ve üretim ortağı olduğumuz F-35 savaş uçaklarının Türkiye’ye verilmemesine dönük baskıların arttığı dönemde 19 Mayıs 1919 Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesi meşalesinin Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından yakılışının 100. yıl dönümünde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın Samsun’da bütün muhalefet partisi liderleriyle birlik ve beraberlik mesajı vermesi, ülkemizin beka mücadelesi verdiği şu dönemde dünyaya verilen mesaj açısından çok önemli. 19 Mayıs 2019 tarihinde Samsun’da verilen fotoğraf, ABD’nin patronajında İsrail’in çıkarları ve güvenliğinin merkeze alındığı tek kutuplu dünya düzenine 'Dünya 5’ten büyüktür' diyerek mazlum milletlerin sözcülüğüne soyunan ve Orta Doğu ve Afrika’da adaletin savunucusu yegane lider olarak görülen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın 31 Mart yerel seçimlerinin ardından Türkiye İttifakı söylemiyle beka mücadelesinde geniş toplumsal kesimlerle kurulan ittifakın fotoğrafıdır."

Doğu Akdeniz'deki sıcak gelişmelere dikkati çeken Ulağlı, şöyle devam etti: 

"İsrail, Kıbrıs Rum Yönetimi ve Mısır’ın AB ve ABD’nin desteği ile bölgeden çıkarılan doğal gazın Mısır üzerinden dünyaya pazarlanma çalışması, Türkiye'nin yakından takip ettiği konuların başında. Bu bilgiler doğrultusunda değerlendirmeler yapıldığında Türkiye’nin milli güvenliğini çok yakından ilgilendiren uluslararası meselelerle ilgilenirken içeride milli birlik ve beraberliğini temin etmiş olması çok önemli. Bu çerçevede Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bu meseleye verdiği önemin fotoğrafıdır 19 Mayıs 2019’da Samsun’da verilen fotoğraf. Önümüzdeki günlerde de bu fotoğrafın altının doldurulduğu yeni adımları göreceğiz.19 Mayıs 1919'da nasıl bir Batı emperyalizmi karşısında toplumun her türlü rengi ile bir araya gelip yeniden bir ruh olarak Türkiye Cumhuriyeti'ni nasıl doğurduysa, bugün de Batı'nın ve diğer ülkelerin Türkiye'yi kuşatmaları baskıları karşısında muhalefetinden iktidarına, sağından soluna tüm halkın bir araya geldiğinin en güzel resmidir."

Birinci Dünya Savaşı'nda ülkelerin sınırlarını belirleyenlerin yeniden sınır çizme gayreti içinde olduklarını ifade eden Ulağlı, "Bölge ülkelerinin birçok kukla yöneticisi bu çabalara gönüllü olarak çanak tutarken bölgenin güçlü ve bağımsız ülkesi Türkiye ve onun bölge halkının umudu olan lideri Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan bu projelere 'dur' demek için gecesini gündüzüne katıyor. Bu politikalarının güçlü yansıması için ise ülkemizdeki bütün sosyolojik kesimlerin milli meselelerde ortak paydada buluşmasının altyapısını oluşturmaya dönük bir karedir bu fotoğraf." diyerek sözlerini tamamladı.

"İç siyaset açısından ise gerçekten uzun zamandır toplumun hasret kaldığı bir birliktelik örneği ortaya çıktı"

Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Talip Küçükcan ise siyasi parti liderlerinin Samsun'daki törene katılıp birlikte fotoğraf vermelerinin kutuplaşma tartışmaları içinde anlamlı olduğunu dile getirdi. 

Küçükcan, şunları söyledi: 

"Siyasetin doğasında muhalefet vardır ve sağlıklı bir demokrasi için de varlığı gereklidir. Ancak iktidarın sınırları olduğu gibi muhalefetin de sınırları vardır. Bütün toplumu ve ülkeyi ilgilendiren temel meselelerde muhalefetin iktidara yol göstermesi, ışık tutması, kutuplaştırıcı söylem ve eylemden kaçınması gerekir. Siyasi liderlerin bu anlamda aralarındaki görüş ayrılıklarını bir yana bırakıp tarihi mirasa ve onun hatıralarına sahip çıkmaları toplumda memnuniyetle karşılandı. Hatta siyasi liderleri omuz omuza gösteren fotoğraf sosyal medyada çok paylaşıldı ve böylesi bir fotoğrafın özlendiği de dile getirildi. Cumhurbaşkanı siyasi liderleri, siyasi kimliği ile değil devlet başkanı kimliği ile törenlere davet etti ve onlar da yapıcı bir tutum benimseyerek katıldılar. Birlik, beraberlik ve dayanışma potansiyelini gösterme açısından hem dış dünyaya hem de im kamuoyuna önemli mesajlar verilmiş oldu. Bu fotoğraf Türkiye'nin kendi içindeki farklı görüş ve yaklaşımlar yönetebileceğini, dış müdahalenin geriye tepeceğini, bilhassa zor zamanlarda tıpkı geçmişte olduğu gibi bugün de siyasi partilerin liderler ve toplumsal tabanları düzeyinde bir araya gelebilecekleri mesajı verilmiş oldu. İç siyaset açısından ise gerçekten uzun zamandır toplumun hasret kaldığı bir birliktelik örneği ortaya çıktı."

Sürecin devam ettirilmesi gerektiğini vurgulayan Küçükcan, "Liderleri bir araya getiren ruhun etkili olabilmesi için benzer fotoğrafların farklı zamanlarda ve farklı aralıklarla toplumla paylaşılması gerekiyor. Aksi halde sürdürülebilir bir birlik, beraberlik ve dayanışma mesajından bahsetmek zor olacaktır. Bu nedenle seçim gerilimine esir olmadan makul ve rasyonel müzakereler temelinde siyasi rekabet sürdürülmelidir." dedi.

Vatandaşlardan 'birlik fotoğrafı"na destek 

Samsun'da siyasi parti liderlerinin birlik beraberlik görüntüsü vermesi vatandaşları da mutlu etti. Vatandaşlar, Türkiye'nin kendi iç sorunlarını bir kenarı bırakarak önemli dış problemlere karşı birlik içerisinde hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 31 Mart yerel seçimlerinin ardından dile getirdiği "Türkiye İttifakı" söylemi vücut bulmaya başladı. 

Milli Mücadele'nin 100. yılında Samsun'da düzenlenen 19 Mayıs Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı törenlerine katılan siyasi parti liderleri aynı karede birlik beraberlik görüntüsü verdi.

Vatandaşlar liderlerin verdiği birlik beraberlik görüntüsünü ve "Türkiye İttifakı" söylemini AA muhabirine değerlendirdi.

"Gerçekten birlik olmalı"

Esnaf 42 yaşındaki Halil Sarıhan, ABD'nin de bölgede bulunan diğer ülkelerin Türkiye'nin dostu olmadığını savunarak, liderlerin bir araya gelmesinin önemli olduğunu söyledi.

Türkiye'nin ileriye doğru gittiği zamanlarda darbe ve operasyonlarla aşağıya çekildiğini ifade eden Sarıhan, son dönemde Türkiye'nin baskı altına alınmaya çalışıldığını dile getirerek, şunları aktardı:

"Böyle bir durumda siyasi parti liderlerinin bir araya gelmeleri önemli. Ancak bazılarının samimiyetlerine inanmıyorum. Örneğin 15 Temmuz'a önce darbe, ertesi gün 'kontrollü darbe' diyerek bu kadar şehidin olduğu olay çarpıtılmak istendi. Bu ülkede yaşayan 81 milyon kardeştir. Suriyeli, Iraklı, İranlıyı alıp bakabiliriz ama bizim gidecek başka bir ülkemiz yok. Türk'ün bastığı topraktan başka yurdu yoktur. Bizim kendimizden başka dostumuz da yok. O yüzden gerçekten birlik olmalı. Ancak yine de o fotoğraftaki bazı isimlerin Türkiye'nin geleceği ile ilgili bir kaygıları olduğunu düşünmüyorum."

"Olumlu buldum"

Tüccarlık yapan 45 yaşındaki Hasan İzmirli, içeride bir mücadele, kavga olabileceğini ama dışarıya karşı birlik beraberlik görüntüsü verilmesinin önemi olduğunu vurgulayarak, liderlerin bir araya gelmesini olumlu bulduğunu dile getirdi.

Aynı çevrelerin Türkiye lehine olabilecek işlere izin vermeyeceğini aktaran İzmirli, "Tayyip Erdoğan'ın bu tabloyu bildiğini ve halkın da görmesini istediği için böyle bir yola başvurduğunu düşünüyorum. AK Parti her ne kadar milliyetçi söylemleri olan bir parti ile ittifak yapsa da karşısında duran ittifakın mensupları dış politikada faşizan bir politika izliyor. Türkçü değiller ama Arap İslam alemine geldiği zaman 'Bunları kovalım, bombaların önüne atalım.' söylemleri var. Elbette ki bu insanlar evlerine dönsün ama önce savaş bitsin." diye konuştu. 

"Bu vatan yok olursa siyaset de siyasetçi de yok olur"

İşçi emeklisi 67 yaşındaki Nurettin Genç, birliktelik için geç bile kalındığını dile getirerek, ittifakın memlekete çok faydalı olacağını kaydetti.

Birliktelik ve ittifakın, Büyük Orta Doğu Projesi başladığı günden beri olması gerektiğini savunan Genç, "Türkiye abluka altına alındı. Yaşadığımız sorunlar birlik beraberliğin dışında aşılamaz. Bu ittifakın tüm partilerle, liderlerle bir araya gelerek yapılması, devam ettirilmesi lazım. Bu işi siyaset yaparak, oyu göz önünde bulundurarak değil vatan için yapmak lazım. Bu vatan yok olursa siyaset de siyasetçi de yok olur. O yüzden bir an evvel ittifakın gereği olan adımlar atılmalı." şeklinde konuştu. 

"CHP de alternatif görüşlerini koysun, destekleriz"

Ticaretle uğraşan 55 yaşındaki Erkan Tarcan, Türkiye üzerinde uzun zamandır bir baskı olduğunu ifade ederek, bu anlamda liderlerin bir araya gelmesinin değerli olduğunu dile getirdi.

Türkiye'nin çok zor bir coğrafyada bulunduğunu ve birçok sorun ve düşmanlık içindeki devletle uğraşmak zorunda kaldığını anlatan Tarcan, şu ifadeleri kullandı:

"İç çatışma ve meseleleri bir tarafa bırakıp dışa karşı birleşmemiz lazım. Ben milliyetçi bir insanım ve kim milletin devletin lehine iş yaparsa onu desteklerim. Ancak bazı söylemlerin de bırakılması lazım muhalefet tarafından. Suriye'de her gün şehit verirken 'Türkiye'nin orada ne işi var.', YPG'lilere de 'kardeşim' diyemezsiniz. Bizim hem iktidar hem de muhalefet ile birlikle dış sorunlarımızla ilgilenmemiz lazım. ABD ile ciddi sorunlarımız var. Fransa dibimize geldi, Rusya aportta bekliyor. Arap ülkelerinin tavrını da biliyoruz. Böyle bir dönemde liderlerin bir araya gelmesini doğru ve değerli buluyorum. Herkesin milli meselelerde aynı yerde olması lazım. Sadece AK Parti ve MHP değil, CHP de çıkıp milli meselelerle ilgili alternatif görüşlerini ortaya koysun. Biz de halk olarak destekleriz çünkü bizim başka bir ülkemiz yok. Türkiye'nin enerjisini içeride tüketmeden dışarıya karşı güçlü durmamız, ağız birliği yapmamız lazım."

"Bu bizim vatan meselemiz, parti meselesi değil"

Ev hanımı 55 yaşındaki Zekiye Erol, fotoğrafın çok şey ifade ettiğini belirterek, "Temennimiz keşke bu devamlı olsa." dedi. 

"Türkiye İttifakı" söyleminin önemine değinen Erol, "Bu bizim vatan meselemiz, bu parti meselesi değil, vatanını seven herkesin elinden gelen her şeyi yapması gerekir. Bu vatan meselesi. Sonumuz Irak, Suriye bu ülkelere benzeyecek, bu gidişle gidersek. Bir an akıllarını başlarına toplayıp sonumuzu düşünmeleri gerekiyor. Allah sonumuzu da hayırlara vesile eylesin." diye konuştu.

Mağaza Sorumlusu 43 yaşındaki Hülya Küçükduran, "Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi liderlerle beraber fotoğrafında güzel bir görüntü var. Bütün siyasiler aynı hizada beraber duruyorlar, gayet güzel. Barış içinde görünüyorlar ve 'Biz biriz.' anlamında mesaj vermişler. Türkiye İttifakı da gelecekte olabilir. Yurt dışından ülkemize yönelik baskılara kulak asmamak gerekiyor. Bizim insanımız birlik olursa her şeyin üstesinden gelir." ifadelerini kullandı. 

Ev hanımı 42 yaşındaki Arife Kale, siyasi parti liderlerinin bir arada bulunduğu görüntünün, daha önce yapılması gereken ve görmek istenilen bir tablo olduğunu söyledi. Fotoğrafın dış ülkelerin baskılarına karşı da birlik mesajı oluşturduğunu ifade eden Kale, "Devamının gelmesini istiyoruz. Birbirimizle kavga ederek dünyayı sevindirmekten başka bir şey yapmıyoruz. Siyasiler birlik olup dünyaya bu mesajı verirlerse Türkiye için çok daha güzel şeyler olur." dedi.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
İlgili konular
Bu haberi paylaşın