Dışişleri Bakanı Fidan: Suriye'de şimdi zaman ulusal birlik zamanıdır
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Suriye'de şimdi zaman ulusal birlik zamanıdır. SDG'nin bu noktada üzerine düşeni yapması lazım. Fakat onun yerine İsrail ile bir koordinasyon içerisinde." dedi.
Ankara
Bakan Fidan, Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi ile Bakanlıkta düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
Fidan, Suriye'nin Halep şehrinde meydana gelen olayların, Türkiye'nin son bir yıldır uyarılarda bulunduğu hususun tecelli etmesi olduğunu belirterek, Suriye'de SDG adını kullanan terör örgütü PKK/YPG'nin, zamana oynamak yerine Suriye'de entegrasyon sürecini hayata geçirmeye başlamış olsaydı bu olayların meydana gelmeyeceğine değindi.
PKK/YPG'nin bunun yerine, bulunduğu her yerde taviz vermeden kalma ve menfaatini ilerletme anlayışının kimseye fayda getirmediğine dikkati çeken Fidan, Suriye hükümetinin artık kendi yaralarını sardığını, terörle mücadele kapasitesini daha ileri taşıdığını ve belli konularda halkına hizmet götürdüğünü vurguladı.

Fidan, "(Suriye'de) Şimdi zaman ulusal birlik zamanıdır. SDG'nin bu noktada üzerine düşeni yapması lazım. Fakat onun yerine İsrail ile bir koordinasyon içerisinde, İsrail'in bölgemizde yürüttüğü 'böl, parçala, yönet' politikasına alet olacak bir aktöre dönüşmesi de maalesef tesadüf değil." diye konuştu.
Türkiye'nin Yemen, Somaliland, Sudan ve Suriye'de yaşananları aynı mercekten görmeye başladığını dile getiren Fidan, bunun Ankara'nın stratejik değerlendirmesi olduğunu sözlerine ekledi.f
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ekimde Umman'ı ziyaret ettiğini ve bu vesileyle 16 ayrı anlaşmanın imzalandığını hatırlatan Fidan, bugün Ummanlı mevkidaşıyla üzerinde çalışılan projeler ve geleceğe dönük planlamaların ele alındığını bildirdi.
Ticaret hacmini yükseltme hedefi
Fidan, Türkiye ile Umman arasındaki ikili ticaret hacmini 5 milyar dolar seviyesine yükseltmek amacıyla çalışmaların sürdürüldüğünü aktararak, 2 ülkenin vize serbestisi uygulaması başlattığını anımsattı.
Bu adımın ticaret ve turizm alanları başta olmak üzere birçok alanda büyük fayda sağlayacağını söyleyen Fidan, "Savunma sanayi alandaki işbirliğimizi de kazan kazan anlayışıyla daha ileri taşımayı arzu ediyoruz. Bu alanda da yürüyen iyi projeler var. Ekonomik, siyasi ve kültürel konularda hayata geçirebileceğimiz büyük potansiyel bulunmakta." ifadelerini kullandı.
Fidan, ilerleyen dönemde teknik düzeyde çok sayıda toplantı gerçekleştirileceği mesajını vererek Türkiye ile Umman arasındaki kardeşlik bağları ve ortak vizyon sayesinde işbirliğinin daha da derinleştirileceğine emin olduklarının altını çizdi.
Ummanlı mevkidaşıyla görüşmelerinde bölgeyi ilgilendiren kritik meselelerin de ele alındığını vurgulayan Fidan, basın toplantısından sonra yapılacak görüşmelerde de bunların ele alınmaya devam edileceğini dile getirdi.

Yemen meselesi
Fidan, bölgede çok önemli gelişmelerin vuku bulmakta olduğuna işaret ederek, gündemdeki konuların başında Yemen'deki durumun geldiğini söyledi.
Umman'ın Yemen ile komşu olduğunu hatırlatan Fidan, şunları kaydetti:
"Yemen'in güney vilayetlerinde yaşanan gelişmelerin bölgesel düzeyde istikrarsızlığa yol açma ihtimali bulunmaktadır. Umman dahil bölge ülkelerinin bu konudaki endişelerini ve hassasiyetlerini paylaşmaktayız. Türkiye, Yemen'in egemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünü muhafazasını güçlü biçimde desteklemektedir. Yemen'de anayasal meşruiyet temelinde kalıcı bir siyasi çözümün sağlanması gerektiğini yineliyoruz."
Fidan, Suudi Arabistan başta olmak üzere bölge ülkelerinin sağduyulu ve yapıcı tutum sergilemelerinin gerilimin büyümesine engel olduğu değerlendirmesini yaparak, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi'nin çağrısıyla Riyad'da düzenlenmesi öngörülen konferansın Yemen'in istikrarına katkı sağlamasını temenni etti.
Umman'ın arabuluculuk konusundaki birikimiyle öne çıkan bir ülke olduğunun altını çizen Fidan, "Umman, Yemen'de barış ve huzurun tesisi için de önemli çalışmalar yürütmektedir." dedi.
Fidan, bu hususta Umman hükümetine sorunların diplomasi yoluyla çözülmesi için yaptıkları çalışmalar dolayısıyla teşekkür etti.

Gazze'deki durum
Gazze'deki durumu da ele aldıklarını aktaran Fidan, "Uluslararası toplumun beklentisi, ateşkesin gereklerinin eksiksiz biçimde yerine getirilmesidir. Ancak İsrail, sivil halkı hedef almayı sürdürmekte ve ihtiyaç duyulan insani yardımın Gazze'ye ulaşmasına yeteri miktar izin vermemektedir." diye konuştu.
Fidan, ateşkesin ilanından bu yana İsrail tarafından öldürülen Gazzelilerin sayısının 420'yi geçtiğine dikkati çekerek barış planının ikinci aşamasına geçilirken sahada sükunetin sağlanması ve insani durumun iyileştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Bundan sonraki sürece ilişkin olarak Ankara'nın, Barış Kurulu ve Uluslararası İstikrar Gücü'nün oluşmasına dair gelişmeleri de yakından takip ettiğini belirten Fidan, Barış Kurulunun oluşumunun gelecek günlerde açıklanmasının beklendiğini bildirdi.
Fidan, Gazze'nin idaresini üstlenecek ve Filistinlilerden oluşacak geçici komitenin de bir an önce belirlenmesinin önem taşıdığına ve bunun üyelerinin tespitine yönelik görüşmelerin kısa zamanda sonuçlanmasının önemine dikkati çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye için Gazze'nin geleceğine dair 3 husus büyük önem taşımakta. Birincisi Gazze'nin bütünlüğünün korunması gerekmektedir. Hangi proje uygulanacaksa imar için uygulansın, Gazze'nin bütünlüğü korunmalıdır. İkincisi Gazze'nin Gazzeliler tarafından yönetilmesi, hukuki ve vicdani bir sorumluluktur ve zorunluluktur. Üçüncüsü Gazze'de yaşayacak olan Gazzelilerdir ve bu bölgede yapılacak bütün imar faaliyetleri Gazzeliler için olmalıdır. "
Bakan Fidan, bunlara riayet edildiği sürece gündemde olan girişimlerin desteklemesinin sürdürüleceğini söyleyerek, İsrail'in bölgeyi istikrarsızlaştırmaya yönelik politikalarına Türkiye'nin uzun süredir dikkat çekmekte olduğuna işaret etti.
Somali meselesi
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun çevredeki ülkelerin huzuruna ve refahına zarar vermek amacıyla "her türlü fay hattını tetiklemeye çalışan son derece tehlikeli bir oyun oynadığını" dile getiren Fidan, "Bu sinsi politikanın son örneğini de geçen hafta Somaliland'de gördük. İsrail'in Somaliland'i tanımaya yönelik kararı hukuk dışıdır. Bu adım bölgemize fitne sokmaya ve dayanışmayı zayıflatmaya yönelik bir girişimdir. Bölgemiz bu oyuna gelmemelidir." ifadelerini kullandı.
Somali ve Somaliland bölgesinin geleceğine ilişkin tasarrufların ancak Somalilerin kendi iradesiyle belirlenebileceği mesajını veren Fidan, Türkiye'nin konuyu çok yakından takip ettiğini belirtti.
Fidan, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Dışişleri Bakanları Konseyinin toplanma kararı aldığını, bunun ilerleyen günlerde Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde yapılacağını anımsattı.
Suriye'deki son gelişmeler
Ukrayna konulu toplantı vesilesiyle bulunduğu Paris'te, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile bir araya geldiklerini söyleyen Fidan, "Suriye, ABD ve İsrail arasında yürütülen üçlü görüşmelerin seyrini kendisiyle ele almıştık. Ayrıca Suriye hükümetinin geçen hafta SDG ile gerçekleştirdiği temasları etraflıca değerlendirmiştik. Türkiye olarak temennimiz bölgedeki hassasiyetleri dikkate alan ve Suriye'ye istikrar getirecek bir mutabakata varılmasıdır." şeklinde konuştu.
Fidan, Halep'te sivil halka yönelik düzenlenen saldırıların, Suriye'de SDG ismini kullanan terör örgütü PKK/YPG'nin gerçek niyetiyle ilgili endişeleri haklı çıkardığı ve barış çabaları konusunda karamsar bir tabloya yol açtığını ifade etti.
"Gelinen noktada SDG'nin elindekileri her ne pahasına olursa olsun koruma ısrarı, Suriye'nin huzur ve istikrarına kavuşmasının önündeki en büyük engeldir. Bu uzlaşmaz tavır, Suriye'nin ve bölgemizin gerçeklerine aykırıdır. SDG'nin teröre ve ayrılıkçılığa artık veda etmesi gerekmektedir." diyen Fidan, bölgenin barışa ve refaha her zamankinden daha fazla ihtiyacı olduğu mesajını verdi.
Fidan, Türkiye'nin bölgede barışın, istikrarın ve güvenliğin garantisi olmaya devam edeceğini vurgulayarak Ankara'nın bu doğrultuda sorumlu, ilkeli ve yapıcı bir dış politika izlemeye devam edeceğini bildirdi.
Umman'la yürütülen yakın işbirliğinin bu anlayışın somut bir yansıması olduğunun altını çizen Fidan, diyalogdan, diplomasiden ve adaletten yana tutumun sürdürüleceğini sözlerine ekledi.
"(Suriye'deki olayları) Çok yakından takip ediyoruz"
Fidan, Türkiye'nin ulusal güvenliği açısından Suriye'deki olayların seyrinin son derece önemli olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"Çok yakından takip ediyoruz. Gerekli bölgesel ve ulusal ortaklarımızla da bir koordinasyon ve irtibat halindeyiz. Bizim görmek istediğimiz istikrar ve bölgesel barış. Bunun dışında bir hedefimiz yok. Fakat İsrail'in bölgedeki yayılmacılığı bu vizyonun tersine bir tablo ortaya çıkartmakta. Özellikle bölünmeden, kaostan ve zayıflıktan beslenen bir güvenlik stratejisine sahipler. Bunun değişmesi lazım."
Fidan, Suriye, ABD ve İsrail arasında yürütülen görüşmelerin bölgenin lehine, Suriye'nin toprak bütünlüğüne, güvenliğine, istikrarına olacak şekilde neticelenmesini temenni ettiklerini belirterek, şunları söyledi:
"Teşvik ediyoruz, yakından takip ediyoruz, gerektiğinde müdahil olmaktan da çekinmiyoruz. Tarafların hepsiyle konuşma konusunda hiçbir sıkıntımız yok. Çünkü vizyonumuz çok net, şeffaf. Cumhurbaşkanımız (Recep Tayyip Erdoğan) bunu defalarca ifade etti. Bizim hiç kimsenin toprağında gözümüz yok. Hiç kimsenin de hiç kimsenin toprağında, bölgede gözünün olmaması lazım."
İsrail, herkesin hakkına, hukukuna riayet ettiği sürece, Filistinlilere devletini verdiği sürece bir sıkıntı olmadığını belirten Fidan, "Ama onun yerine bölgede böl, parçala, yut politikalarının, yüzyıllar önce uygulamaya konulmuş politikadan tekrar uygulamaya konulmasının kimseye bir faydası yok. Biz bunları yakından takip ediyoruz." dedi.
Fidan, Filistin ve Lübnan'da bölünmeyi ve işgali devam ettiren bir yapı olduğuna değinerek "İslam dünyasının kendisini tam toparlama aşamasına geçtiği bir sürede, terörle mücadeleyi geride bırakmaya başladığı bir süreçte, bölgede istikrarın, refahın ve bütünleşmenin oluşacağı bir dönemde, başka bir aklın ayrılıkçı faaliyetleri desteklemeyi gündemde tutması ve bunların hepsini bir zihinle koordine etme çabası da tabii ki dikkatlerimizden kaçmıyor." ifadelerini kullandı.
"Maalesef SDG, yürüyen bütün süreçlerin olumluluğuna rağmen pozitif adım atmamakta direniyor, atmıyor"
Bakan Fidan, "Evvelce varılan mutabakatlara da uygun şekilde SDG unsurlarının Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerinden çekilmesi ve bu mahallelerin ağır silahlardan arındırılması, hükümetin görev ve sorumluluklarını şehrin tamamında yerine getirebileceği bir ortamın hayat bulması suretiyle Halep'teki durumun normalleşmesini temenni ediyoruz. Halep'te yaşayan Kürt kardeşlerimizin de Ezidi kardeşlerimizin de diğer bütün kardeşlerimizin de menfaati bundadır." diye konuştu.
Suriye hükümetinin Halep'in tamamında temel hizmetleri, güvenlik dahil yerine getirir bir durumda olması gerektiğine işaret eden Fidan, "Şimdi siz, Halep'in içerisinde şehir içinde ayrı bir şehir, yönetim içinde ayrı bir yönetim, bir paralel yapı, bir paralel devlet oluşturmaya çalışırsanız bunu hiçbir egemen devlet kabul etmez. Artık bu paralel yapıdan SDG'nin kendisini çıkartması gerekiyor. Halep'te bütün vatandaşların lehine olacak bir tutumu benimsemesi gerekiyor." dedi.
Fidan, son iki gündür kurumların istişare halinde olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Hem Suriye tarafıyla hem şu anda ABD tarafıyla yoğun görüşme içindeyiz. İnşallah daha fazla kan dökülmeden bu sorun çözülür. Ama dediğim gibi maalesef SDG yürüyen bütün süreçlerin olumluluğuna rağmen pozitif adım atmamakta direniyor, atmıyor. Türkiye'de bir iklim var, adadan gelen mesajlar var, onlara yazılan direkt mektuplar var, verilen talimatlar var. Buna bile direnen bir akıl var. Demek ki başka yerden, başka talimatlar geliyor, başka duruş var veya ikili oynanma söz konusu. Kandil böyle bir talimatı şu ana kadar SDG'ye vermiyor. SDG'nin şu anda süreçte olumlu rol oynamaya ilişkin bir adımını görmedik."
Terör örgütü PKK/YPG'nin ne Türkiye'nin güvenlik endişelerini hafifletmeye yönelik ne de Suriye'deki istikrara hizmet edici bir adımı olduğunu söyleyen Fidan, "Umarım İsrail'le koordine etmekten bir an önce vazgeçerler. Bölgenin asli unsurlarıyla bu işi çözerler diye yakından takip ediyoruz." ifadesini kullandı.
Yemen'e ilişkin soruya da yanıt veren Fidan, hem Suudi Arabistan'ın hem Birleşik Arap Emirlikleri'nin bölgenin iki değerli ülkesi olduğunu belirterek "Bizim de dostumuzdur. İslam İşbirliği Teşkilatı'nın değerli üyeleridir. Yıllardır ticari, ekonomik, siyasi, güvenlik birçok ilişkilerimizde devam etmekte. Özellikle Körfez'in iki önemli başat ülkesinin belli konularda olan anlaşmazlığını diyalog yoluyla çözümlemeleri fevkalade önemli. Bunun için her türlü zeminin olması için ne gerekiyorsa biz de yapmaya hazırız." diye konuştu.
Bakan Fidan, her iki tarafla temas halinde olunduğunu kaydederek bu kriz süresince Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderlerle görüştüğünün, kendisinin de yoğun diplomasi trafiği sürdürdüğünün altını çizdi.
Fidan, "Bu konuda dediğim gibi yanlış anlaşmaların ortadan kalkması ve iki ülkenin hem Yemen öznesinde hem diğer bölgesel sorunlarda yönetebilecekleri bir noktaya ulaşmaları önemli. Aradaki sorunların daha da büyüdüğü, yönetilemediği bir durumda ortaya çıkacak tablonun hem Körfez için hem bölgemiz için menfaat getireceğini düşünmüyoruz." dedi.
Bölgede yaşanan gelişmelerin, özellikle Suudi Arabistan için de oluşturduğu tehdidin farkında olunduğunu söyleyen Fidan, bunların çok yakından takip edilmesi gerektiğini kaydetti.
Umman Dışişleri Bakanı Busaidi: İki ülke arasındaki işleri daha da geliştirmek için ortak irade bulunuyor
Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi, Fidan'la yaptığı görüşmenin, iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmiş ve sağlam olduğunu gösterdiğini belirten Busaidi, Umman Sultanı Heysem bin Tarık ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın karşılıklı ziyaretlerinin de iyi ilişkilerin göstergesi olduğuna işaret etti.

Busaidi, bin Tarık ve Erdoğan'ın görüş birliği içinde olduğunu vurgulayarak "İki ülke arasındaki işleri daha da geliştirmek ve daha geniş ufuklara taşımak için ortak irade bulunuyor." diye konuştu.
İki ülke arasındaki siyasi, diplomatik işbirliği ve koordinasyonun temel bir husus ve stratejik esas olduğunu söyleyen Busaidi, "İki ülke arasındaki ilişkiler, hem resmi hem de özel sektör bağlamında katkıda bulunacaktır." değerlendirmesini yaptı.
Busaidi, "Umman ve Türkiye arasındaki ilişkilerin net ve emin adımlarla, doğru yolda ilerlediğini düşünüyoruz ve bu yol karşılıklı güven ve saygı esasına bağlı olarak oldukça gelişmekte. Burada çok ciddi potansiyel ve fırsatlar bulunuyor." ifadelerini kullandı.
Bakan Busaidi, ortak çabalarla iki ülke arasında geliştirilecek somut projelerin bölge ülkelerine de fayda sağlayacağını belirtti.
"(Yemen'deki gelişmeler) Bütün paydaşlarla ve komşu ülkelerle istikrarı ve güveni sağlamak için ortak şekilde çabalıyoruz"
Fidan'la bölgedeki gelişmeler konusunda fikir teatisinde bulunduklarını ifade eden Busaidi, "Çünkü bunlar bölgedeki güven, refah ve istikrarı yakından ilgilendiren meselelerdir. Filistin meselesi merkezde kritik meselemiz kalmaya devam edecektir. Yemen'deki mevcut gelişmelerle ilgili istişarelerde bulunduk. Aynı şekilde Suriye, Sudan ve Somali'deki gelişmeleri de ele aldık." dedi.
Busaidi, Türkiye'nin bölgedeki rolüne işaret ederek şunları söyledi:
"Bizler Türkiye'nin üstlenmiş olduğu rolü, hakikaten takdirle karşıladığımızı ifade etmek istiyoruz. Bölgedeki diğer paydaşlarıyla beraber Türkiye'nin üstlendiği bu rol, bölgede çok önemli bir rol, hem bölgesel alanda hem de uluslararası arenada. Aynı zamanda bu rolün siyasi ve insani çabalarımızı desteklediğine inanıyoruz. Bu çalışmalar bölgedeki gerilimleri ve tırmanmaları azaltacak biçimdedir. Böylece siyasi diyalog kanallarının net esaslara dayalı bir şekilde yeniden ihya edileceğine inanıyoruz. Bölgede güven, istikrar ve refahın tohumları atılacak, esasları pekiştirilecektir."
Busaidi, Umman ve Türkiye'nin, bölgenin gelişmesi ve kalkınmasının ancak olumlu ve yapıcı işbirliği ile mümkün olacağına inandığını ifade ederek, "Karşılıklı güven esasları, ülkelerin egemenlik istikrarı ve saygı esaslarına saygı duymaktan geçiyor. Böylece daha istikrarlı bir gelecek inşa edilebilecektir." ifadelerini kullandı.
Umman'ın komşusu olan Yemen'de son dönemde yaşanan gelişmelere ilişkin soruya yanıt veren Busaidi, "Bütün paydaşlarla ve komşu ülkelerle istikrarı ve güveni sağlamak için ortak şekilde çabalıyoruz. Öyle bir çalışma sürdürüyoruz ki, bütün sorunlar diyalog yoluyla, barış yoluyla ve anlaşma yoluyla çözülsün." diye konuştu.
Busaidi, Suudi Arabistan'ın Yemen'deki durumla ilgili konferansa ev sahipliği yapma girişiminden son derece memnuniyet duyduklarını vurgulayarak "Yemen'de durumların tekrar istikrara dönmesini, normal hayata dönülmesini, böylece Yemen'in çıkarlarını, güvenini sağlayacak şekilde sonuçlanmasını umuyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

