Dolar
43.18
Euro
50.29
Altın
4,626.58
ETH/USDT
3,365.60
BTC/USDT
97,369.00
BIST 100
12,369.89
Kültür

"Tarihin sıfır noktası" Göbeklitepe, Kazakistan'da genç sanatçılara ilham kaynağı oldu

Şanlıurfa’da 12 bin yıllık geçmişiyle “tarihin sıfır noktası” olarak nitelendirilen Göbeklitepe, Kazakistanlı çağdaş sanatın genç temsilcilerine ilham kaynağı oldu.

Meiramgul Kussainova  | 14.01.2026 - Güncelleme : 14.01.2026
"Tarihin sıfır noktası" Göbeklitepe, Kazakistan'da genç sanatçılara ilham kaynağı oldu Fotoğraf: Meiramgul Kussainova/AA

Astana

Kazakistan’ın başkenti Astana’da, Kazak sanatçıların Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu Bölgesinin tarihsel ve kültürel zenginliğinden esinlenen eserlerinin yer aldığı “SHAFT. Unearthing Hidden Threads” isimli sergisi açıldı.

Türkiye’nin Astana Büyükelçiliği tarafından Kazakistan Milli Müzesi’nde düzenlenen serginin açılış törenine Türkiye’nin Astana Büyükelçisi Mustafa Kapucu, Kazakistan Parlamentosu milletvekilleri, Kazak kültür ve sanat camiasının tanınmış isimleri ile tarihçiler ve arkeologların yanı sıra Astana’daki yabancı büyükelçiler ile Türk kurumlarının temsilcileri katıldı.

📲 Artık haberler size gelsin
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.

🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı

Ayrıca törende, etkinliğe özel davet edilen Göbeklitepe ve Karahantepe Kazı Çalışmaları Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul da yer aldı.

Geçen yıl Türkiye’de Güneydoğu Anadolu Bölgesini gezen Kazakistanlı sanatçılar Baurcan Sagiyev ve Madina Sergazina’nın küratörlüğünde yapılan sergide, ressam Dariya Nurtaza’nın geziden esinlenerek yaptığı eserler ziyaretçilere sunuldu.

Sagiyev, AA muhabirine, serginin Güneydoğu Anadolu’ya yaptıkları sanat ve bilimsel gezilerinin bir sonucu olduğunu söyledi.

Bu gezi kapsamında Göbeklitepe kazı alanını da gezdiklerini anlatan Sagiyev, “Bugüne kadar keşfedilen en eski insan uygarlığının izi olan Göbeklitepe bizi çok etkiledi.” dedi.

Sagiyev, seyahatleri sırasında Göbeklitepe’den yaklaşık 40 kilometre uzaklıkta yer alan Karahantepe kazı alanını da gezme fırsatı olduklarını belirterek, “Karahantepe’de kazı çalışmaları hala devam ediyor. Dolayısıyla, kazı sürecini bizzat gözlemledik. Hatta yeni bir insan heykelinin bulunmasına şahitlik ettik. Unutulmaz bir deneyimdi.” diye konuştu.

Buraları gezerken hem şaşırdıklarını hem garip duygular hissettiklerini söyleyen Sagiyev, böylece sadece 12 bin yıl önce insanların nasıl yaşadıklarını değil aynı zamanda sanat ve kültür tarihinin de ne kadar eskiye dayandığını anladıklarını dile getirdi.

Ressam Dariya Nurtaza ise Göbeklitepe’de en çok binlerce yıl önce taşların üzerine oyulan hayvan figürleri ve o dönem yaşayan insanların doğa ile ilişkisinden etkilendiğini vurgulayarak, “Orada insan hayalinin sonsuz olduğunu anlıyorsun.” dedi.

Nurtaza, mart ayının sonuna kadar ziyaretçilere açık kalacak sergide sunulan eserlerinde Göbeklitepe taşlarındaki hayvan figürlerine yer verdiğini söyledi.

Öte yandan etkinlik için Kazakistan’da bulunan Göbeklitepe ve Karahantepe Kazı Çalışmaları Başkanı Prof. Dr. Karul ise sergi kapsamında Kazakistan Milli Müzesi’nde bir seminer verdi.

Karul, seminerde, Kazakistan’ın önde gelen arkeolog ve tarihçilerine Göbeklitepe ve Karahantepe’ye yönelik bilimsel sunum yaptı.

Seminer sonrası AA muhabirine yaptığı açıklamada Karul, Kazak meslektaşlarında konunun ciddi bir ilgi uyandırdığını belirterek, “Uzak coğrafyalarda insanların Şanlıurfa'da yürütmekte olduğumuz çalışmalara ilgi duyması bizim için son derece motive edici.” ifadesini kullandı.

Karul, 2021 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığınca Şanlıurfa’da Taş Tepeler Projesi’nin başlatıldığını hatırlatarak, “Bu proje kapsamında Göbeklitepe ve çağ dışı yerlerde kazılar gerçekleştiriyoruz. Özellikle insanın yerleşik hayata geçiş aşamasında eşsiz kalıntılar açığa çıkarılıyor.” dedi.

Seminerde kazı çalışmalarının nasıl yürütüldüğüne dair tecrübelerini paylaştığını söyleyen Karul, ayrıca Kazakistan’da zengin kurgan mezarlarının bulunduğunu ancak çok soğuk ve çok sıcak hava şartlarının onları olumsuz etkileyebileceğini ve dolayısıyla Kazakistan için de bir Taş Tepeler Projesi benzeri bir projenin başlatılmasını önerdiğini de dile getirdi.

Kazak arkeolog Talgat Mamirov ise seminerin son derece verimli geçtiğini, özellikle Göbeklitepe ve Karahantepe anıtlarıyla Neolitik Çağ ile ilgili önemli bulguların paylaşıldığını dile getirdi.

Mamirov, Prof. Dr. Necmi Karul’un bu anıtlar üzerindeki çalışmalarıyla söz konusu çağ ile ilgili bilimsel bulguları ortaya koyduğunu vurgulayarak, “Bizim için de bu çok ilginç, çünkü burada bazı paralellikler de izlenebiliyor. Bu nedenle, bu seminere katılan herkesin kendisi için çok değerli ve kapsamlı bilgiler edindiğini düşünüyorum.” dedi.

O dönemde Göbeklitepe ve Karahantepe gibi anıtların inşa edilmesinin oldukça karmaşık sosyal ilişkileri de ortaya koyduğunu aktaran Mamirov, şunları söyledi:

"Çünkü böyle yapıları inşa etmek, toplumun sadece üretim faaliyetleriyle değil aynı zamanda ritüel merkezler gibi mekanların inşasıyla da meşgul olduğunu gösteriyor. Bu yapılar gündelik amaçlı değildi yani doğrudan günlük ihtiyaçlara hizmet etmiyordu. Aksine, çok fazla zaman, emek ve zihinsel çaba gerektiriyordu. Bu da toplumun düşünsel olarak başka bir seviyeye geçtiğini gösteriyor."

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
bannerpartial1
bannerpartial2