Dolar
16.83
Euro
17.55
Altın
1,807.07
ETH/USDT
1,115.20
BTC/USDT
19,899.00
BIST 100
2,405.98
Gündem

İzmir Körfezi'nde kötü koku sıcaklığın yükselmesiyle etkisini artırdı

DEÜ Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, "Derelerin üzerine arıtma tesisleri yapılmalı, fabrikalardan arıtılarak çıkan sular tekrar arıtılmalı. Bu sayede körfeze temiz su girişi sağlanmalı." dedi.

Tezcan Ekizler   | 17.05.2022
İzmir Körfezi'nde kötü koku sıcaklığın yükselmesiyle etkisini artırdı Fotoğraf: Mahmut Serdar Alakuş - AA

İzmir

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, İzmir Körfezi'nde hissedilen kötü kokunun hava sıcaklıklarının yükselmesiyle etkisini artırdığını belirterek, sanayi atıklarının kontrolü için derelere arıtma tesisleri yapılması gerektiğini savundu.

İzmir'de hava sıcaklıklarının 30 derecelere yaklaşmasıyla sahil bandında hissedilen kötü koku, vatandaşların tepkisini çekiyor. Sosyal medya gruplarında yapılan paylaşımlarda koku sorununun çözümü isteniyor.

Körfezde kokunun en yoğun hissedildiği bölgelerden olan Mavişehir sahilinde AA muhabirine açıklama yapan Prof. Dr. Doğan Yaşar, son dönemde kirliliğin arttığı körfezde denizin renginin kahverengiye döndüğünü, su içindeki görüş mesafesinin de azaldığını ifade etti.

Havaların ısınması ve kirlilik nedeniyle körfezde "plankton patlaması" yaşandığını, denizin içindeki bu organizmaların bir anda çoğalmasıyla oksijen oranının azaldığını aktaran Yaşar, bu ortamda deniz marulları ve makroalglerin çürümesi sonucu kötü kokunun ortaya çıktığına işaret etti.

Planktonların artmasının, Marmara Denizi'nde geçen yıl görülen deniz salyalarında olduğu gibi bir kirlilik göstergesi olduğunu dile getiren Yaşar, kokunun sabah ve akşam saatlerinde artmasının ise rüzgarın etkisini azaltmasıyla ilgili olduğunu söyledi.

"Şu anki manzara 2002 yılına eşit"

Yaşar, körfez kirliliğinde derelerden gelen suyun etkili olduğunu, bunun da arıtılmayan sanayi atıklarından kaynaklandığını tahmin ettiklerini belirtti.

Çiğli'de 2002 yılında devreye alınan biyolojik arıtma tesisinin yalnızca evsel atıkları arıttığına dikkati çeken Yaşar, şunları kaydetti:

"Oraya fabrika atıkları gelmiyor. Onların ayrıca arıtılması lazım. Zaten onların arıtma tesisleri var. 2002-2004 yılları arasında iyi çalıştırdılar. Körfez mavileşti ama Ahmet Piriştina'nın ölümünden sonra fabrikaların arıtma tesislerini kısmi olarak kapattıklarını düşünüyoruz. Çünkü başka türlü körfez eski haline dönemez. Şu anki manzara 2002 yılına eşit.

Kirlilik karadan geliyor. Yapılması gereken tek şey fabrikalardan gelen suların arıtılarak denize verilmesi. Bu sular geldiği sürece körfezde yüzmek hayal olacaktır. Belediyeye şunu tavsiye ettim; derelerin üzerine arıtma tesisleri yapılmalı, fabrikalardan arıtılarak çıkan sular tekrar arıtılmalı. Bu sayede körfeze temiz su girişi sağlanmalı."

Yağmur suyu ve kanalizasyon hattı

İzmir Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamada ise kötü kokunun Büyük Kanal Projesi'nde yağmur suyu ve kanalizasyonun aynı kanallardan akarak arıtma tesisine gitmesinden kaynaklandığı, hattın ayrıştırılması için çalışmanın sürdüğü kaydedildi.

Büyük Kanal Projesinde 723 kilometrelik hattın ayrıştırıldığı, 111 kilometrede çalışmanın sürdüğü, ayrıştırmanın tamamlanmasıyla mevsim koşulları nedeniyle oluşan koku sorununun çözüleceği ifade edildi.


Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
İlgili konular
Bu haberi paylaşın