Gündem

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Savunma sanayisi herhangi bir sektör değildir

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Savunma sanayisi herhangi bir sektör değildir. Arkasına güçlü bir siyasi irade koymadan mesafe alabileceğimiz bir sektör değildir." dedi.

Harun Kutbe  | 30.01.2026 - Güncelleme : 30.01.2026
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Savunma sanayisi herhangi bir sektör değildir Fotoğraf: Fatih Hepokur/AA

Antalya

Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Antalya'da düzenlenen 5. Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı'na katıldı.

Burada konuşan Yılmaz, küresel düzeyde güvenlik endişelerinin ön plana çıktığı ve belirsizliklerin yükseldiği bir dönemden geçildiğine işaret ederek, başta ekonomi alanında olmak üzere dünyada güç dengelerinin değiştiğini, bunun getirdiği gerilim ve belirsizliklerin dünyayı derinden etkilediğini söyledi.

📲 Artık haberler size gelsin
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.

🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı

Bütün bu siyasi ve ekonomik dönüşümün yanı sıra dünyada büyük bir teknolojik dönüşüm yaşandığını, bunun güvenlik alanını da çok yakından ilgilendiren bir dönüşüm olduğunu dile getiren Yılmaz, şöyle konuştu:

"Jeopolitik gerilimlerin ve belirsizliklerin arttığı, teknolojik dönüşümün yapay zeka merkezli olarak hızlandığı bir ortamda stratejilerimizi belirlemek durumundayız. Bunu somut olarak NATO'nun hedeflerinde görüyoruz. 2035'te milli gelire oranla çok daha yüksek harcama hedefleri konmuş durumda. Bunu Avrupa Birliği'nin tartışmalarında da görüyoruz. Avrupa'nın güvenliği şu anda çok yoğun bir tartışma sürecinden geçiyor. Avrupa, başkalarına güvenerek yola devam edemeyeceğini ve kendi çarelerini araması gerektiğini görmüş durumda; Rusya-Ukrayna çatışması bağlamında özellikle. Amerika Birleşik Devletleri'nin artık bu maliyeti tek başına yüklenmek istemediği yaklaşımı görmüş durumda. Dolayısıyla Avrupa, savunma alanına çok daha fazla kaynak ayıracak durumda. Avrupa'nın güvenliği, bugün en fazla tartışılan konuların başında geliyor."

"Türkiye bu avantajını çok iyi kullanmak durumunda"

Yılmaz, Türkiye'nin bu küresel ortam içinde avantajlı konumda yer aldığını ifade ederek, "Neden avantajlıyız? Erken yola çıktık. Sayın Cumhurbaşkanımız, çok daha erken bir aşamada savunma sanayisinin arkasına güçlü bir irade koydu." dedi.

Savunma sanayisindeki rakam ve sonuçların açıklandığını ancak asıl olarak bu sonuçları doğuran nedenlere odaklanılması gerektiğini belirten Cevdet Yılmaz, şöyle devam etti:

"Bu sonuçları üreten ne oldu diye bakmamız gerekir. Böyle baktığımızda şunu çok açık ve net söylememiz lazım. Savunma sanayisi herhangi bir sektör değil. Arkasına güçlü bir siyasi irade koymadan mesafe alabileceğimiz bir sektör değil. Çok erken aşamada Cumhurbaşkanımızın bu konuda ortaya koyduğu güçlü irade, bugünkü küresel şartlarda Türkiye'yi avantajlı bir konuma getirmiştir. 'Erken kalkan yol alır' diye bir sözümüz var. Dolayısıyla Türkiye bu avantajını çok iyi kullanmak durumunda. Bu avantaj sürekli devam etmeyecektir. Diğer ülkeler de artık yola çıkmaya başlamış durumda. Onların yapacakları çalışmaların sonuçlarını belki 5, belki 10 yıl sonra göreceğiz ama biz şu anki avantajımızı çok iyi değerlendirmek zorundayız. Erken yola çıkmanın avantajını en üst düzeyde değerlendirmek durumundayız. Biz de bu gözle bakıyoruz.

Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğiyle ortaya koyduğu irade sayesinde tüm kurumlarımızın, kamusuyla ve özel sektörüyle, tüm paydaşların gayretleriyle bu noktalara gelmiş durumdayız. Bugün 3 bin 500'ü aşkın firma var. 1400'ün üzerinde proje yürütülüyor. Yaklaşık 100 bin civarında nitelikli istihdam söz konusu. Bu çok önemli ve bu rakam daha da artacak inşallah. Yakın bir gelecekte 150 bini hedefliyoruz. Dolayısıyla 20 milyar doların üzerinde bir ciro büyüklüğü söz konusu. Yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranıyla üretim yapan bir sanayimiz var. 185 ülkeye, az önce de söylendiği gibi fiilen dünyanın tamamına diyebileceğimiz bir ihracat gerçekleştiriyoruz. Dünyada yaklaşık 200 civarında irili ufaklı ülke var ve neredeyse dünyanın tamamına ihracat yapan bir savunma sanayimiz söz konusu."

"Yeni hedefler belirlememiz gerekiyor"

Türkiye'nin geçmişte parasını ödediği halde satın alamadığı ürünleri bugün dünyanın dört bir yanına parası mukabilinde satar hale geldiğine dikkati çeken Yılmaz, "Bu durum, Türkiye'nin son çeyrek yüzyılını özetliyor. Bu büyük dönüşümü özetliyor. 10 milyar doları aştık." diye konuştu.

Yılmaz, Türkiye'nin çift haneli ihracatçı ülkeler arasında kalıcı şekilde yerini alması gerektiğini, savunma sanayisinde ilk 10 ihracatçı ülke arasına girdiğini belirterek, "Bu noktada, bu durumu kritik bir eşik olarak görüp yeni hedefler belirlememiz gerekiyor." dedi.

Yeni teknolojilerin, özellikle yapay zekanın çok daha etkili şekilde sisteme girmesi ve kullanılması, ürün bazlı ortaklıkların ve platformların gelişmesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Amerika Birleşik Devletleri, dünyanın ekonomik büyüklük olarak en zengin ülkesi. Orada bile bir ürün geliştirirken birçok ülkeyi işin içine dahil ediyorlar. Bunun finansmanından pazarlanmasına kadar büyük faydaları var. Dolayısıyla platformlar oluşturmanın, ürün ortaklıklarının, özellikle de dost ve kardeş ülkelerle birlikte AR-GE aşamasından başlayarak pazarlamaya varıncaya kadar ortaklıklar geliştirmenin önemli olduğunu düşünüyorum. Ekonomik, finansal ve teknolojik gücü olan fakat üretim kapasitesi yetersiz ülkelerle daha yakın çalışmamızda ve ortaklıklar geliştirmemizde fayda var diye düşünüyorum. Özellikle Avrupa Birliği'ndeki bu satın almalar ve ortaklıklar gerçekten çok kıymetli."

Yılmaz, "Türkiye Yüzyılı, teknolojinin, ticaretin yüzyılı olacak diyoruz. Savunma sanayimiz de bunun içinde adeta parlayan bir yıldız." dedi.

"Ekonominin topyekun teknolojik düzeyini yükselttiğini görüyoruz"

Türkiye'nin kendi ürünlerini, siber güvenlik ve elektronik güvenlik dahil olmak üzere geliştirmek durumunda olduğunu vurgulayan Yılmaz, savunma sanayisinde güçlü olmayan bir ülkenin uluslararası politikada bağımsız bir tutum almasının çok zor olduğunu söyledi.

Hem ihracat artışıyla hem de ithalat ikamesiyle savunma sanayisinin cari açığın kalıcı şekilde düşmesine ciddi katkı sunduğunu dile getiren Yılmaz, "Nitelikli istihdamla ve katma değeri yüksek üretimle daha büyük gelir oluşturuyoruz. Bu da toplumsal refaha dönüşüyor. Bunlar savunma sanayisinin doğrudan etkileri. Bir de dolaylı etkisi var ki bunu çok önemli görüyorum. Savunma sanayisinde geliştirilen teknolojilerin bir süre sonra sivil endüstrilere de sirayet ettiğini ve ekonominin topyekun teknolojik düzeyini yükselttiğini görüyoruz." ifadelerini kullandı.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
bannerpartial1
bannerpartial2