Dolar
43.16
Euro
50.31
Altın
4,598.18
ETH/USDT
3,184.70
BTC/USDT
93,424.00
BIST 100
12,385.61
Politika

MHP Genel Başkanı Bahçeli: ABD Başkanı'nın savunduğu küresel çeteleşmedir

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "ABD Başkanı'nın savunduğu küresel çeteleşmedir, vandallığın taltifidir, şiddete ve silaha dayanan siyasetin kıtaları, coğrafyaları gayri ahlaki, gayri hukuki ve zorbaca abluka altına almasıdır." dedi.

Aykut Yılmaz  | 13.01.2026 - Güncelleme : 13.01.2026
MHP Genel Başkanı Bahçeli: ABD Başkanı'nın savunduğu küresel çeteleşmedir Fotoğraf: Doğukan Keskinkılıç/AA

TBMM

Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, doğru siyasetin yanlış zamanda "beyhude bir çaba" olduğunu söyledi.

📲 Artık haberler size gelsin
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.

🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı

MHP'nin siyasetinin, mücadelesinin, duruşunun, ilkelerinin, ülküsünün "doğru" olduğunu vurgulayan Bahçeli, "Bununla birlikte içinde bulunduğumuz zaman tatbik ettiğimiz siyasetle de tutarlıdır, dengelidir ve örtüşmektedir." dedi.

Mantık sürecinden geçmemiş, feraset imbiğinde damıtılmamış, samimiyet sınavını verememiş, vatanseverlik ve milliyetseverlik barajından geçememiş bir siyaset biçiminin gerçek manada siyaset olmadığını, insanlara da bir hayrının dokunmayacağını vurgulayan Bahçeli, Türkiye'nin aleyhine siyaset içinde olanların, "çarpacak sahil arayan dümeni kırık metruk tekne" gibi olduğunu söyledi.

Bahçeli, "Bizim içinde bulunduğumuz gemi, metruk bir tekne değil, fırtınaları yarıp geçen, dev dalgalara cesaretle direnen iman ve irade gemisidir." diye konuştu.

Devlet Bahçeli, ABD Başkanı Donald Trump'ın bir gazetecinin "Küresel yetkilerinizin herhangi bir kısıtlaması var mı?" sorusuna, "Kendi ahlakım, kendi aklım. Beni durdurabilecek tek şey bu. Uluslararası hukuka ihtiyacım yok." yanıtını verdiğini aktardı.

Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"ABD Başkanı'nın savunduğu küresel çeteleşmedir, vandallığın taltifidir, şiddete ve silaha dayanan siyasetin kıtaları, coğrafyaları gayri ahlaki, gayri hukuki ve zorbaca abluka altına almasıdır. Küresel kurum ve kuruluşlardan kademeli olarak çekilen ABD'nin dünyayı ateşe sürüklediği, insanlığın sonunu hazırladığı, kıyamet senaryolarına ilkel bir inanç ve politik dağılma eşliğinde refakat ettiği artık inkarı çok zor bir gerçek olarak karşımızdadır. Bugünkü dünya tablosunda demokrasi ne arada, ne arafta, ne de raftadır, maalesef hepten kayıp, hepten yok hükmündedir. Bugünkü dünya tablosunda özgürlükler, insan hakları, insani miras ve değerler hazinesi emperyalizmin hücumuna uğramış, vahşi batı eliyle tahrip ve yağma dönemi başlamıştır. Dizginlenmeyen hırslar, fren tutmayan ihtiraslar insan aklının önüne geçmiştir. Dip akıntı halinde asırlardan beri devam eden bölüşüm, paylaşım ve hakimiyet kavgaları geldiğimiz bu aşamada ulu orta yapılır olmuştur.

Petrol, doğal gaz, değerli maden ve minerallerin çatışmaların, savaşların ve aşırı gerilimlerin hem vasıtası hem de motivasyonu haline geldiğini belirten Bahçeli, şunları kaydetti:

"Buna su kaynaklarına erişim yollarındaki tıkanıklıklar da ilave edildiği takdirde dünyada aklıselim tamamen kaybolacaktır. Uyarıyorum, herkesi sağduyuya davet ediyorum, yaşadığımız çok vektörlü, çok matrisli, çok parametreli cepheleşmelerin aynısına birinci ve ikinci dünya savaşları öncesinde de tesadüf edilmiştir ve bu savaşların olağanüstü tesirleri günümüze kadar devam etmiş, halen de etmektedir. Akıl ve vicdan köprüsü yıkılan Trump'ın zincirleme çılgınlıkları, günbegün yayılan fütursuzluk ve pervasızlıkları dünyayı karanlık bir uçurumun kenarına kadar sürüklemiş durumdadır. İnsanlığın topyekun yeni bir savaşa girmesi, dahası bunun nükleer silahlarla tahkiminin yapılması, ayrıca yönlendirilmiş enerji silahlarının, mikrodalga veya lazer ışınları kullanılarak hedeflerini etkisizleştiren silahların da kullanılması halinde olabilecekleri düşünmek bile korkunçtur."

"Bugünün dünyasında gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri'dir"

ABD'nin Venezuela'ya askeri müdahalesini anımsatan Bahçeli, Venezuela komplosunun yalnızca bir test olduğunu, böylelikle tepkilerin ölçüldüğünü, yakın geleceğin stratejik analizlerinin yapıldığını ifade etti.

Şimdi sırayı bir NATO üyesi olan Danimarka'ya bağlı Grönland'ın aldığını ifade eden Bahçeli, Trump'ın,"Bu sorunu ister nazikçe, ister sertçe çözeceğiz" sözlerini hatırlattı.

Trump'ın "bu sorunu ister nazikçe, ister sertçe çözeceğiz" açıklamasını yangına körükle giden sorumsuz bir dayatma olarak tanımlayan Bahçeli, "Bir NATO üyesi ülkenin hakimiyetindeki topraklara bir başka NATO üyesi ülkenin çökme ve işgal planı nasıl tarif ve tevil edilecektir? Bu şartlar altında NATO'nun değer ve hükmünden, ahlaki ve hukuki bağlayıcılığından samimiyetle bahsetmek akla ve mantığa sığacak mıdır? Tek taraflı ve bağnaz şekilde, 'İstedim, öyle düşündüm, alacağım, yapacağım, vuracağım, yargılayacağım' demek hür dünyaya rest çekmek, haydi yüreğiniz yetiyorsa gelin de savaşalım demek anlamına gelmeyecek midir? Allah için söyleyiniz, ABD'nin fiilen üstlendiği küresel jandarmalık pozisyonunda beşeriyet aç hürler, tok esirler mevkisinde görülmeyecek midir?"

Bahçeli, "Küba'ya sözde özgürlük getirmenin, Kolombiya'yı cezalandırmanın, Panama ve Kanada üzerinde hak iddiasının, İran'ı vurmanın aleni hesap ve hedefiyle meşgul olan ABD'nin küresel yok oluştan önce kendi sonunu hazırladığı da ortadadır." dedi.

Küresel konvansiyonel savaş tehdidinin ciddi düzeyde olduğunu vurgulayan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye olarak her ihtimali sıfır hatayla ele almak, yüksek bir öngörüyle değerlendirmek, nitekim buna muvafık siyasi, askeri ve ekonomik tahkimatı sabır ve sebat içinde yapmak artık vatan, millet ve bekanın şerefidir. 19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'na hasta adam yaftası vurmuşlardı. Bugünün dünyasında gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri'dir. İçeriden çürümüş, büyük oranda insan kalitesini yitirmiş, anlam ve varlık nedenini kaybetmiş toplum yapısına sahip olan ABD'nin kristal vazo gibi 50 parçaya ayrılacağı günler emin olunuz uzak değildir. Bu ülkenin Siyonist haydutluğa verdiği ve kumanda odası evenjelizmin felaket senaryolarıyla teçhiz edilmiş desteğini diri tutabilmek için Latin Amerika ve Orta Doğu'nun enerji kaynaklarını sömürme planı elbette son çırpınışlardır."

"Siyonizm'in atına binen nevzuhur kovboylar mutlaka bu attan düşerek inecekler"

Dünyanın, ABD ve İsrail'den oluşmadığını olmadığını ifade eden Bahçeli, Birleşmiş Milletlere üye diğer 191 ülkenin ABD ve İsrail'e meydanın boş olmadığını göstermesini istedi.

"Siyonizm'in atına binen nevzuhur kovboylar mutlaka bu attan düşerek ineceklerdir." diyen Bahçeli, milletleri kendi coğrafyalarında, kendi beşeri ve ekonomik kaynaklarından vazgeçmeye zorlama siyasetinin yeni isminin "Donroe doktrini" olduğunu söyledi.

Tek kutuplu dünyanın tamamen istisna bir dönemin ürünü olduğunu ifade eden Bahçeli, "Yeni kutupların doğduğu günümüzde kaybedeceğimiz zaman yoktur. Başkalarının senaryolarında oyalanacak vaktimiz yoktur. Dünyanın mazlum ülkeleri ve yardım eli bekleyen insanlık umut aramaktadır. Asırlar öncesinde olduğu gibi devletimizin küresel güç olması yine hedefimizdir. Böylesi bir uyanış ve silkiniş, hürriyete, paylaşmaya, hakkaniyete hasret insanlık için Türkiyemizi bir kutup başı yapacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

"PKK'nın örgütsel varlığı feshedilmiş, silahlar bırakılmıştır. Bu terör örgütünün uzantısı olan SDG/YPG'nin de akıbeti aynı olmalıdır."

Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, Tahran Büyük Çarşı'da esnafın başlattığı protestoların İran geneline yayıldığına dikkati çekti.

Yaşananları "madalyonun bir yüzü" olarak nitelendiren Bahçeli, diğer yüzün ise İran'a yönelik organize ve çok aktörlü istihbarat ve emperyalist provokasyonların, kumpas ve tertiplerin olduğunu, dikkatle tefrik edilmesi gerekenin de bu nokta olduğunu belirtti.

Ülkedeki şiddet olaylarında çok sayıda kişinin hayatını kaybettiğini ifade eden Bahçeli, "İran'ın huzursuzluğu, bölünmüşlüğü, sancı içinde kıvranması Türkiye'yi ve bölge ülkelerini her açıdan tehdit etmektedir." diye konuştu.

Bahçeli, İran'ın siyasi ve toprak bütünlüğü, iç barış, istikrar ve huzur ikliminin Türkiye için hayat memat konusu olduğunu dile getirerek, şunları söyledi:

"İran'a neşter vuran, İran'ı felç etmek için örtülü operasyon yapan, siyasi, askeri ve ekonomik tehditlerle köşeye sıkıştırmaya çalışan mihrakların hüviyetleri belli, habis ve hayasız hedefleri bilinmektedir. Tehdit son derece tanıdık ve yakındır. Gezi Parkı olaylarıyla İran'daki malum olaylar arasındaki benzerlikler üzerine dikkatle düşünmenizi özellikle temenni ediyorum. ABD ve İsrail'in, İran'a karşı saldırı pozisyonuna geçmesi, doğrudan müdahale amacıyla ülkenin daha da karışmasını gözlemeleri, daha doğrusu karıştırılmasını temin etmeleri, küresel konvansiyonel savaşa bir adım daha yaklaşmaktır. İran'daki olaylara siyasi, ahlaki, inanç, kültür ve komşuluk bağları gereğince mutlaka karşı durulmalı, karşı çıkılmalıdır. Üzerinde yaşadığımız coğrafyanın Siyonist ve emperyalist kuşatma ve kurcalamayla alt üst edilmesi, etnik ve mezhebi fay hatlarının kırılarak husumet mevzilerinin çok daha güncellenip güçlenmesi hepimizin aleyhine olacaktır. Bu nedenle gün bir ve beraber olma günüdür."

İran halkının "emperyalizmin köstebek lider projesine ve siparişine müsaade etmeyeceğini" vurgulayan Bahçeli, "İran'daki traktörler de herhangi bir dış bağlantılı dayatmanın ve dalaverenin bozuk tarlasını sürmeye, böylesi bir şer oyuna alet olmaya, sonucu çok tehlikeli olan istikrarsızlığa çanak tutmaya yanaşmayacak, hiçbir yanlışa ortak olmayacak, hiçbir mütecaviz girişime kalkışmayacak, emperyalizmin taşeronu olmaya heves etmeyecek, gündeme bile almayacaktır." dedi.

"Siyonist alçaklığın" Suriye'de suyu bulandırmak, iç bütünlüğü yıkmak, iç bölünmeleri kışkırtmak için her yola teşebbüs ettiğini söyleyen Bahçeli, Halep'teki çatışmaları "her açıdan düşündürücü" olarak nitelendirdi.

Bahçeli, "SDG/YPG yanlış üstüne yanlış yapmıştır. Halep oradaysa arşının Şam’da olduğu netleşmiştir. Trump ise ayaküstü bunları satmıştır. Şu gerçeği tekrar vurgulamakta yarar olacaktır: PKK'nın örgütsel varlığı feshedilmiş, silahlar bırakılmıştır. Bu terör örgütünün uzantısı olan SDG/YPG'nin de akıbeti aynı olmalıdır." değerlendirmesinde bulundu.

"İmralı'dan yapılan 27 Şubat çağrısını" hatırlatan Bahçeli, bu çağrının barışa ve kucaklaşmaya yönelik olduğunu ve terör örgütünün tüm yapılarını bağladığını söyledi.

Bahçeli, SDG/YPG'nin bu çağrıdan bağımsız olmasının mümkün olmayacağını vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Özellikle Mazlum Abdi isimli terörist Siyonizmin yandaşıdır, İsrail'in kuklasıdır, PKK'nın kurucu önderliğine saygısız ve sadakatsizdir. Hiç kimse, bilhassa DEM Parti, Halep'te 'Kürt kardeşlerimize saldırıldığını, kanlarının döküldüğünü' söyleyemez, söylese bile bunun inandırıcılığından bahsedilemez. Kürt kardeşlerimizin kanı bizim kanımızdır, acısı bizim acımızdır. Halep'te sivilleri canlı kalkan yapan, masumların arkasına saklanan, onları ölüme sürükleyen SDG/YPG'dir. Çok şükür Suriye ordusu sivilleri sabırla ve tam tekmil halinde tahliye etmeyi başarmış, onların kılına bile dokunmamıştır. DEM Parti yetkililerinin 'Türkiye'yi uyarıyoruz' diyerek başlayan söz ve açıklamaları, SDG/YPG'yi aklama ve arkalama niyetleri hakikaten çok üzücü ve sorunlu bir dildir. Terörsüz Türkiye'nin adım adım gerçekleştirildiği bir süreçte her türlü fedakarlık yapılıyorken birden bire Halep gerekçesiyle sokaklara dökülmek, sivri dile saplanıp kalmak, Diyarbakır'dan İstanbul’a kadar meseleyi bağlamından koparıp istismar etmek hiç kimseye bir şey kazandırmayacaktır. Bilinmelidir ki Türk'ün kanı Kürt'e, Kürt'ün kanı da Türk'e haramdır. Çünkü biz kardeşiz, biz kader ve keder ortağıyız."

"Önümüzdeki süreç dikkat, sağduyu ve akıl gerektirmektedir"

DEM Parti'nin terör örgütü SDG/YPG'nin "Ankara'ya davet edilip müzakere edilmesi" isteğini "ya aceleye getirilmiş bir açıklama veya meseleyi kavrayamayan ve gerçekleri göz ardı eden bir akıl tutulması" olarak değerlendiren Bahçeli, "İsrail'in güdümündeki terör örgütüyle pazarlık nasıl olacaktır? Türkiye Cumhuriyeti böylesi bir zillete nasıl onay verecektir? Muhatap bellidir, PKK'nın kurucu önderinden başkası asla değildir. DEM Parti'nin Türkiye partisi olma yönündeki demokratik ve dengeli mücadelesini görmekle beraber, eski hastalıkların tekrar ve zaman zaman bir kez daha nüksetmesinin sorumluluk ahlakıyla çatışacağını düşünüyorum. Hatırlatmam mazur görülsün fakat bu parti Türkiye'nin partisidir ve bu haliyle Türkiye'ye parmak sallaması asla ve kata meşru, masum ve makul görülemeyecektir." açıklamasında bulundu.

Halep'te sükunetin tesisinin sevindirici bir gelişme olduğunu dile getiren Bahçeli Suriye'nin siyasi ve toprak bütünlüğünün muhakkak korunması gerektiğini vurguladı.

Terör örgütü SDG/YPG'nin muhatabının Suriye devleti olduğunu, 10 Mart mutabakatının zamanı dolsa da karşılıklı uzlaşma, yapıcı görüşme ve müzakerelerle entegrasyon sürecinin tamamlanması gerektiğini belirten Bahçeli, şunları kaydetti:

"Tarih ve coğrafyayı birbirine bağlayarak barış kuşağının sıcaklığı milletimizin ve bölge halklarının bahtını ve yolunu açacaktır. İnancımız, irademiz, ümidimiz ve hedefimiz de bu şekildedir. Uyuyan vicdanları, deyim yerindeyse, çekiç darbeleriyle uyandıracağız. Çoğulcu cehaletin tutsağı olanları mutlaka aydınlatıp ikna edeceğiz. Türk'ün kaderi Kürt, Kürt'ün kaderi Türk'tür diyeceğiz. Eli silahlı, eli kanlı, vicdanı lekeli, kalbi nasırlı teröristleri aramızdan çekip çıkaracağız. Türkiyemizin ve bölgemizin telafisi mümkün olmayan bir yıkıma sürüklenmesini önlemek hepimiz için milli bir görevdir. Herkes üstüne düşen sorumluluğu, siyasi hesapları bir kenara bırakarak yerine getirmelidir. Biz herkesi Türk milletinin vazgeçilmez bir evladı olarak görüyoruz."

Bahçeli, MHP'nin Türk milletinin her evladına, Türkiye'ye 'vatanım' diyen herkese ocağını açtığına işaret ederek, "MHP ve Cumhur İttifakı, 'Bu bayrak, ülke benim' diyen herkese gönlünü açıyor. İçinden geçtiğimiz hassas ortam tahrik ve kışkırtmalara açıktır ve müsaittir. Bu nedenle önümüzdeki süreç dikkat, sağduyu ve akıl gerektirmektedir." dedi.

MHP ve Cumhur İttifakı'nın çatışma için değil, kardeşlik için var olduğunu söyleyen Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefi barış ve huzurla, demokrasi ve hürriyetle, sulh ve sükunla, kalkınma ve refahla, kaynaşma ve kardeşlikle bir ve aynıdır ve bu hedefe and olsun ulaşılacaktır." diye konuştu.

"Gerekirse elimizi değil, gövdemizi taşın altına koymalıyız"

Yeni yüzyılın ikinci çeyreğinde huzurlu, güçlü, müreffeh, muasır bir Türkiye'nin Cumhur İttifakı ile mutlaka inşa edileceğini aktaran Bahçeli, "Ahlak kuyularımıza zehir katanları affetmeyeceğiz. Büyüklük taslayan küçük insanları unutmayacağız. Her şey Türkiye içindir, herkes eşittir Türkiye'dir diyeceğiz." ifadesini kullandı.

Bahçeli, en düşük emekli maaşı alan yaklaşık 5 milyon emeklinin bulunduğunu belirterek, "Kardeşlerimizin sosyal ve ekonomik durumlarını iyileştirmek için gerekirse elimizi değil, gövdemizi taşın altına koymalıyız. Onlar üzülürken bizler rahat olamayız. Onları sefalet ücretine değil en azından insanca yaşayabilecekleri bir seviyeye taşımalıyız. Emeklilerimizin sonuna kadar yanındayız, hepsine hürmetlerimizi sunuyoruz." ifadelerini kullandı.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
bannerpartial1
bannerpartial2