İran’daki protestoların dijital aktörü Starlink: Bir tehdide mi dönüşüyor?
Starlink’in bir ülkedeki toplumsal olaylarda "dijital aktör" olarak yer alması ve bu olayları adeta şekillendirmesi çok ciddi bir mesele olarak görülmeli.
İstanbul
Siber güvenlik uzmanı Ersin Çahmutoğlu, İran’da internet erişimi için dış bir müdahale olarak Starlink’in devreye sokulmasının ne anlama geldiğini ve olası güvenlik risklerini AA Analiz için kaleme aldı.
***
İran'da devam eden protestolar, özellikle Tahran yönetiminin internet altyapısını ve sosyal ağ kullanımlarını kısıtlamasıyla oldukça büyük yankı uyandırdı. Ülkedeki tüm internet erişimini tamamen kontrol altına almaya çalışan İran, protestolar süresince dünyaya bilgi akışlarının kesilmesine neden olan kritik bir adım atarak halkın internet ve iletişim imkanlarını büyük ölçüde engelledi.
- 5 soruda, İran'da neler oluyor?
- İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: İnternet kısıtlamasının kaldırılması yönünde tavsiyede bulundum
Günlerce süren internet kesintileri sonucu, protestocuların yer aldığı bazı organizasyonların talebiyle ABD'li milyarder Elon Musk’ın uydu interneti hizmeti veren Starlink şirketi İran geneline internet erişimi sunmaya başladı. Bunun üzerine İranlı güvenlik birimleri, ülkeye kaçak yollarla giren on binlerce Starlink terminalinin yer aldığı noktalara baskınlar düzenledi ve çok sayıda terminale el koydu. Daha da ötesinde İran, ülkede zaten yasak olan Starlink’in sunduğu internet hizmetini çok büyük oranda engellemeyi de başardı.
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
İran’ın bu girişimiyle, Starlink’in dünyada ilk kez engellendiğini de görmüş olduk. Her ne kadar Starlink şirketi buna karşı bir adım atarak, İran’daki terminaller için yazılım düzeyinde güncellemeler yayınlasa da İran’ın başlattığı elektronik harp taktiği internet erişimlerinin kesintilere uğramasına neden oldu.
İran’ın Starlink uydularını nasıl engellediğine dair henüz net bir veri bulunmuyor. Ancak pek çok kaynağın da belirttiği gibi İran’ın, Çin’den satın aldığı sinyal bozucu (jamming) bir sistemi pek çok noktaya inşa ederek Starlink uydularının sahadaki terminallerle olan bağlantısını engelleyebilmesi söz konusu. Bu konuda Çin’in aylar önce Starlink gibi teknolojilere karşı geliştirdiği bir sistemden söz edilmişti. İran’ın da bu sistemleri tedarik ettiği düşünülüyor.
İran’ın bu girişimi, özellikle interneti kontrol altına alma gayesi kapsamında düşünüldüğünde oldukça önemli. Çünkü Tahran'ın yıllardır böylesi teknolojiler geliştirmeye çalıştığı ya da bunları Çin gibi ülkelerden edindiği biliniyor.
İran'ın ulusal internet ağına hakim olma hedefi
İran, ulusal internet ağının kontrolünü elinde tutma amacıyla yıllar öncesinden çalışmalara başladı. Özellikle, 2009’daki Yeşil Hareket protestoları sonrasında bu düşünce daha da gelişti ve dış ağdan izole edilmiş bir internet ağı, İran için temel hedeflerden biri oldu.
İranlı yetkililer Ulusal Bilgi Ağı (National Information Network) olarak bilinen merkezi sistemi geliştirmek için 2011 itibarıyla önemli çalışmalar yaptı. Bu kapsamda, İran Telekomünikasyon Altyapı Şirketinin sağladığı geniş ölçekli altyapıyla Rusya’nın “RuNet” ve Çin’in “GreatFirewall” projelerine benzer şekilde bir kapalı ağ inşa etmeye başladı.
Gelinen noktada İran, hala planlanan ulusal internet ağını tam anlamıyla sağlayabilmiş değil. Son zamanlarda İranlı yetkililerin, ülkeyi küresel internetten tamamen izole etmeyi mümkün kılacak yeni bir projeyi hızla hayata geçirmek için çalışmaları hızlandırdığı biliniyor. Tahran bu çalışmaları Çinli Huawei ile işbirliği halinde yapıyor.
Ulusal internet ağına hakim olarak kullanıcıların, diğer bir deyişle vatandaşlarının tüm dijital iletişimlerini ve internet trafiğini izlemek ve kontrol altına almak isteyen İran’ın, devam eden protestolar süresince de aynı amacı taşıdığı görülüyor. Uygulanan kısıtlamalar ve kesintiler bunu net bir şekilde gösteriyor.
İran bu uygulamaları “ulusal güvenlik” amacıyla yaptığını belirtse de muhalif görüşteki uzmanlar, bu girişimlerin interneti kontrol amaçlı olduğunu belirtiyor ve bu durumun rejimi bir “gözetim devleti”ne doğru götürdüğünü söylüyor.
Bu tartışmalara katılan yabancı unsurlar da söz konusu. Bunların başında da ABD geliyor. Hatta Starlinklerin İran halkı için aktif edilmesi meselesinin de bu tutumla ilişkili olduğuna inanılıyor.
Ancak meselenin, tüm dünyayı ilgilendiren önemli bir boyutu da var. Starlink internet hizmetinin "internete özgür erişim" adı altında esas olarak ulusal güvenliği ve dijital egemenliği baltaladığına dair endişeler söz konusu.
Starlink, ulusal güvenliğe karşı bir dijital silah mı?
Starlink’in bir ülkedeki toplumsal olaylarda "dijital aktör" olarak yer alması ve bu olayları adeta şekillendirmesi çok ciddi bir mesele olarak görülmeli. Bir ülkenin dijital egemenliğini ihlal ederek, yasa dışı yollardan ülke sınırları içerisine alınan Starlink terminallerinin şirket merkezinden talimatla ücretsiz olarak aktif edilmesi büyük tehlike ve riskler teşkil eder.
Herhangi bir siyasi ya da toplumsal kriz ve kaos ortamı olmasa bile Starlink istediği bir ülkede ücretsiz internet erişimini, abonelik gibi işlemler gerekmeden sınırsız olarak sunabilir. İran örneğinde bunu net olarak görmüş olduk.
Böyle bir durumda, bir ülkeye kaçak yollardan giren Starlink terminalleriyle akla gelebilecek her türlü siber operasyon yürütülebilir. Kamu kurumlarına yönelik siber saldırılardan, dijital ve kritik altyapılara yönelik dijital sabotaj operasyonlarına, siber casusluktan sosyal medyada bilgi operasyonlarına (dezenformasyon gibi) kadar çeşitli alanlarda ciddi sonuçlara yol açabilecek saldırılar yaşanabilir.
Bu noktadan bakıldığında, Starlinklerin esasında bir dijital silah olarak kullanılabileceğini söylemek mümkün. Özellikle tek merkezden yönetilen ve dünyanın her noktasında internet erişimi sağlayabilen bu teknolojinin, Türkiye için de bir ulusal güvenlik sorunu olabileceğini ifade etmek gerekir.
Türkiye’nin dijital egemenliği ve siber vatanı
Elon Musk’ın Starlink uydularını İran’daki protestocular için ücretsiz bir şekilde aktif hale getirmesi, gelecekte herhangi bir ülke için bu tür uydu internet hizmetlerinin nasıl tehlike oluşturabileceğini gösterir. Resmi olarak hizmet alınmasa ya da ülkedeki herhangi bir kuruluşla işbirliği gibi durumlar söz konusu olmasa bile Starlink internet hizmeti istendiği zaman herhangi bir ülkede etkin hale getirilebileceği görülüyor.
Dolayısıyla, dijital egemenliğin sınırlarını oluşturan siber vatanın Starlink gibi potansiyel tehlikelere karşı korunması gerekir. Ulusal internet altyapısını baltalayabilecek ve daha da ötesinde ülkenin ulusal güvenliğine karşı ciddi tehlike oluşturabilecek böylesi bir teknolojinin "her yönüyle" farkında olmak elzemdir. Geliştirilecek strateji ve politikalar, internetin kısıtlanması veya kontrol edilmesi kapsamında değil, güvenli ve bağımsız bir internet erişiminin sağlanması adına olursa, bu durumda Starlink veya benzerlerine ihtiyaç duyulmayacaktır.
[Ersin Çahmutoğlu, siber güvenlik uzmanıdır.]
* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

