İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasıyla bölge ülkeleri alternatif ihracat yolu arayışında
İran'ın Hürmüz Boğazı'nı gemi geçişlerine kapatmasının ardından Orta Doğu'daki petrol üreticisi ülkeler, petrol ihracatını sürdürebilmek için alternatif güzergah arayışına yöneldi.
İstanbul
Washington ile Tahran arasında nükleer müzakereler sürerken ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik başlattığı doğrudan askeri operasyonlar bölgedeki gerilimi hızla tırmandırdı. İran'ın Körfez ülkelerindeki ABD askeri üslerini de hedef alan misillemeleriyle çatışmalar dördüncü gününe girerken Tahran'dan enerji piyasalarını doğrudan etkileyen kritik bir adım geldi.
İran Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Danışmanı Tuğgeneral İbrahim Cebbari, 2 Mart gecesi İran devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndan gemi geçişlerine izin verilmeyeceğini, geçmeye çalışan gemilerin hedef alınacağını duyurdu.
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
Basra Körfezi'ni Umman Körfezi ve Arap Denizi'ne bağlayan Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanması, küresel enerji piyasaları açısından en kritik sonuç olarak öne çıktı. Bu gelişmeyle birlikte günlük yaklaşık 20 milyon varil ham petrol ve petrol ürününün uluslararası piyasalara ulaşamadığı değerlendiriliyor. Bu durum, bölgedeki ihracatçı ülkeleri hızla alternatif ihracat rota arayışına yöneltti.
Alternatifler sınırlı
AA muhabirinin Uluslararası Enerji Ajansı verilerinden derlediği bilgilere göre, geçen yıl Hürmüz Boğazı'ndan günlük ortalama 15 milyon varil ham petrol ve 5 milyon varil petrol ürünü sevkiyatı yapıldı. Bu miktar, deniz yoluyla gerçekleştirilen küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25'ine karşılık geldi. Sevkiyatların yüzde 80'i Asya pazarına gitti.
Geçen yıl Hürmüz Boğazı üzerinden en fazla ham petrol ve petrol ürünü ihraç eden ülke Suudi Arabistan oldu. Ülke, günlük 5 milyon 430 bin varil ham petrol ve 800 bin varil petrol ürünü sevk etti.
Bunu günlük 3 milyon 320 bin varil ham petrol ve 310 bin varil petrol ürünü ihracatıyla Irak izledi. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) günlük 2 milyon 20 bin varil ham petrol ve 1 milyon 220 bin varil petrol ürünü, İran günlük 1 milyon 690 bin varil ham petrol ve 720 bin varil petrol ürünü, Kuveyt günlük 1 milyon 400 bin varil ham petrol ve 970 bin varil petrol ürünü, Katar günlük 730 bin varil ham petrol ve 690 bin varil petrol ürünü ihraç etti.
Suudi Arabistan-Kuveyt tarafsız bölgesinden günlük 350 bin varil ham petrol ihraç edilirken Bahreyn günlük 210 bin varil petrol ürünü sevk etti.
Irak, İran, Kuveyt, Katar ve Bahreyn ihracatlarının neredeyse tamamını Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirirken yalnızca Suudi Arabistan ve BAE'nin alternatif güzergaha sahip olduğu biliniyor.
Suudi Arabistan'ın doğusundaki Abkayk tesislerini Kızıldeniz kıyısındaki Yenbu Limanı'na bağlayan Doğu-Batı Ham Petrol Boru Hattı'nın (Petroline) kapasitesi günlük 5 milyon varil seviyesinde bulunuyor. Kapasitenin günlük 7 milyon varile artırıldığı bildirilse de sürdürülebilir akışların henüz test edilmediği, yıl başlarında yalnızca 2 milyon varillik kısmının kullanıldığı ifade ediliyor.
BAE'de ise Habshan kara tesislerinden Umman Körfezi kıyısındaki Fuceyra Limanı'na uzanan Abu Dabi Ham Petrol Boru Hattı'nın (ADCOP) günlük 1,5-1,8 milyon varil kapasiteye sahip olduğu biliniyor. Ancak kullanılabilir kapasitenin günlük 700 bin varil olduğu değerlendiriliyor.
İran'ın Buşehr eyaletindeki Gore petrol terminalinden Umman Körfezi kıyısındaki Cask Limanı'na ham petrol taşımak amacıyla 2021'de devreye aldığı Gore-Cask Boru Hattı ise fiilen işletmeye geçmediği için kullanılabilir bir ihracat seçeneği olarak görülmüyor.
Bunlar dikkate alındığında, Hürmüz Boğazı'na alternatif sunan hatların toplam kapasitesinin günlük 3,5-5,5 milyon varil seviyesinde kaldığı hesaplanıyor.
Körfez ülkelerinin alternatif arayışında Mısır da devreye girdi. Mısır Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Kerim Bedevi, günlük 2,5 milyon varil kapasiteye sahip Süveyş-Akdeniz Boru Hattı (SUMED) aracılığıyla Suudi Arabistan ham petrolünün Kızıldeniz'den Akdeniz'e taşınmasına yardım etmeye hazır olduklarını belirtti.
LNG darboğazı
Öte yandan, geçen yıl Hürmüz Boğazı'ndan 112 milyar metreküpten fazla LNG ihracatı yapıldı. Bu miktar, küresel LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sine denk geldi. Sevkiyatların yaklaşık yüzde 90'ı Asya pazarına gitti.
Dünyanın ikinci en büyük LNG ihracatçısı Katar'ın 112 milyar metreküplük ihracatının yaklaşık yüzde 93'ü, BAE'nin ise 7 milyar metreküplük ihracatının yüzde 96'sı Hürmüz Boğazı'ndan geçti. Kuveyt'e yapılan teslimatlar ve Dolphin boru hattı üzerinden Umman'a iletilen doğal gaz dışında, bu hacmin küresel piyasalara ulaştırılmasında mevcut LNG sıvılaştırma tesisleri dışında başka bir alternatif bulunmuyor.
Petrolde iki alternatif, LNG'de çıkış yolu yok
Dubai merkezi enerji danışmanlık şirketi Qamar Energy'nin Üst Yöneticisi (CEO) Robin Mills, petrol ticaretinde Suudi Arabistan ve BAE'deki boru hatları olmak üzere Hürmüz Boğazı'na alternatif yalnızca iki ana güzergah bulunduğunu söyledi.
Kızıldeniz hattındaki risklere dikkati çeken Mills, "Kızıldeniz'in güneyindeki Husi tehdidi nedeniyle lojistik kısıtlamalar bulunmakta. Buna rağmen Suudi Arabistan, ihracatını Yenbu'ya kaydırmaya hazırlanıyor." dedi.
Mills, LNG ticaretine ilişkin de "Doğal gaz için ise şu anda hiçbir alternatif güzergah mevcut değil." ifadesini kullandı.
"Hürmüz'ün yerine geçmez"
Katar merkezli düşünce kuruluşu Orta Doğu Küresel İlişkiler Konseyi Kıdemli Araştırmacısı Justin Dargin de kısa vadede önemli miktarda ek hacimleri absorbe edebilecek, büyük ölçekli ve hemen uygulanabilir alternatiflerin bulunmadığını söyledi.
Dargin, Hürmüz Boğazı'ndan genellikle günlük 17-20 milyon varil ham petrol ve petrol ürününün geçtiğini belirterek, "Suudi ve Emirlik baypas sistemleri tam kapasite çalışsa bile günlük yalnızca 6-6,5 milyon varili telafi edilebilir. Bu da 10 milyon varilin üzerinde bir hacmin açıkta kalması anlamına gelir. Pratikte bu alternatifler şoku yumuşatabilir ancak tamamen ortadan kaldıramaz. Bu güzergahlar Hürmüz'ün yerine geçmez, sadece şokları sönümler." değerlendirmesinde bulundu.
LNG tarafında ise Katar için uzun süreli bir aksamanın kritik olduğunu kaydeden Dargin, "Kısa süreli bir kesinti dahi, Katar'ın LNG ihracatını durdurması ve bunun fiyatlara anında yansımasında gördüğümüz gibi, küresel gaz piyasalarında hızla yankı bulur." dedi.
Alternatif hatlar tehdit altında
MEES Yayın Yönetmeni Jamie Ingram da Suudi Arabistan'ın Ras Tanura tesisinden bazı ham petrol sevkiyatlarını Yenbu'ya yönlendirebileceğini ancak Yenbu çıkışlarının genellikle 1,2 milyon varil seviyesinde kaldığını söyledi.
Ingram, Aramco'nun bu miktarı 2-3 milyon varile çıkarabilse de bunun sistem üzerinde baskı yaratacağını belirterek, şunları kaydetti:
"Başlıca kısıtlar, Aramco'nun zaten boru hattı üzerinden Kızıldeniz'deki rafinerilere ve enerji santrallerine ham petrol tedarik etmesi nedeniyle görünenin aksine fazla kapasite bulunmaması. Ayrıca Yenbu'daki depolama kapasitesi sınırlı olduğu için Aramco tüm ham petrol çeşitlerini bu tesislerden gönderemiyor."
Söz konusu hatlara ilişkin risklere de değinen Ingram, "En büyük risk, durum daha da kötüleşirse boru hattının kendisinin saldırılara açık olması. Yenbu'dan Asya'ya yapılacak herhangi bir sevkiyat Bab el-Mandeb Boğazı'ndan geçmek zorunda ve bazı şirketler bununla ilgili endişelerini koruyor. İran'ın düzenlediği saldırı sonrası BAE'nin Fuceyra üzerinden alternatif hattı da artık tehdit altında." uyarısında bulundu.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
