Dolar
44.08
Euro
51.32
Altın
5,197.57
ETH/USDT
2,012.40
BTC/USDT
69,468.00
BIST 100
13,175.74
Dünya, İsrail’in Gazze saldırıları

İsrail'in Gazze'ye saldırılarında can kaybı 71 bin 551'e yükseldi

İsrail ordusunun Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 71 bin 551'e yükseldiği bildirildi.

Ekip  | 20.01.2026 - Güncelleme : 10.02.2026
İsrail'in Gazze'ye saldırılarında can kaybı 71 bin 551'e yükseldi Fotoğraf: Khames Alrefi/AA

Ankara

İsrail ordusu, ateşkese rağmen Gazze'ye saldırılarını sürdürüyor.

📲 Artık haberler size gelsin
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.

🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı

Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana devam eden saldırılarında yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı.

Son 24 saatte hastanelere 1 ölü ve 7 yaralının getirildiği aktarıldı.

Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana İsrail'in saldırılarında 466 kişinin öldürüldüğü, 1294 kişinin yaralandığı kaydedildi.

İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda toplam can kaybının ise 71 bin 551'e, yaralı sayısının 171 bin 372'ye ulaştığı belirtildi.

Gazze Şeridi'nde hala enkaz altında binlerce cenazenin bulunduğu belirtiliyor.

İsrail ordusu, ateşkes anlaşmasına rağmen Gazze Şeridi’nde düzenlediği saldırılarda iki Filistinliyi vurarak yaraladı, bölgenin çeşitli noktalarına hava saldırıları ve topçu bombardımanı gerçekleştirdi.

Hastane kaynaklarından alınan bilgiye göre, 20 yaşındaki Nur el-Makusi ile 20 yaşındaki Sabır Ebu Beyd, Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliya beldesinin batısında yer alan El-Faluca bölgesinde İsrail askerleri tarafından vurularak yaralandı.

AA muhabirine konuşan görgü tanıkları da İsrail topçusunun Gazze Şeridi’nin kuzeyinde bulunan Beyt Lahiya beldesinin çeşitli noktalarını bombaladığını, ayrıca İsrail ordusunun, kontrolündeki alanlara yönelik saldırıların sürdüğünü belirtti.

Tanıklara göre, İsrail ordusu Gazze kentinin doğusundaki Sikke Caddesi’ne hava saldırısı düzenledi.

Gazze Şeridi’nin orta kesiminde de İsrail topçuları, El-Bureyc Mülteci Kampı’nın doğusundaki bölgelere bombardıman gerçekleştirirken, bir helikopterin de İsrail ordusunun çekildiği Deyr el-Belah’ın güneydoğusundaki alanlara ateş açtığı bildirildi.

Gazze’nin güneyinde ise İsrail savaş uçaklarının, Han Yunus’un doğusunda İsrail ordusunun kontrolündeki bölgelere iki hava saldırısı düzenlediği kaydedildi.

Ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail saldırılarında 465 Filistinli hayatını kaybetti, 1287 kişi yaralandı.

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları, çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 71 binden fazla Filistinlinin ölümüne, 171 binden fazla kişinin yaralanmasına ve büyük yıkıma yol açtı.

Birleşmiş Milletler, Gazze'nin yeniden inşa maliyetini yaklaşık 70 milyar dolar olarak tahmin ediyor.

İsrail askerleri, Kudüs'ün kuzeyinde Filistinli bir çocuğu plastik mermiyle gözünden yaraladı

İsrail ordusunun işgal altındaki Batı Şeria’da, Kudüs’ün kuzeyindeki Kufr Akab beldesi ile Kalendiya Mülteci Kampı'na düzenlediği baskında açtığı ateşte Filistinli bir çocuk gözünden vuruldu.

Filistin Kızılayından yapılan yazılı açıklamada, Ramallah’taki ekiplerinin, Kalendiya Mülteci Kampı’nda İsrail saldırısında plastik mermiyle gözünden yaralanan 15 yaşındaki bir çocuğa müdahale ettiği belirtildi.

Açıklamada, yaralı çocuğun hastaneye kaldırıldığı belirtildi.

Öte yandan görgü tanıkları, İsrail güçlerinin Kalendiya Mülteci Kampı’na baskın düzenlediğini, Kufr Akab beldesi ile Kalendiya Kampı’nın ana caddesinde konuşlandığını aktardı.

Tanıklar, İsrail güçlerinin araçlarda arama yaptığını ve baskın sırasında bölge sakinlerine göz yaşartıcı gaz bombaları attığını ifade etti.

İsrail, işgal altındaki Doğu Kudüs'te UNRWA merkezini yıkmaya başladı

İsrail, Ocak 2025'te faaliyetlerini yasakladığı Birleşmiş Milletler (BM) Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'nın (UNRWA) işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan merkezine girerek buradaki yapıları yıkmaya başladı.

İsrail Arazi İdaresi, polis eşliğinde merkeze gelerek tahliye etmeye ve içerisindeki yapıları yıkmaya başlarken Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de UNRWA'nın merkezindeki yapıları yıkma ve boşaltma faaliyetlerine destek vermek için bölgeye geldi.

Ben-Gvir, bugünün İsrail için "tarihi bir gün" olduğunu ve UNRWA'nın inşa ettiği her şeyle birlikte Kudüs'ten çıkarıldığını ileri sürdü.

İsrail'e bağlı Kudüs Belediyesi Başkan Yardımcısı Arieh King, AA'ya yaptığı açıklamada, merkezin yıkım faaliyetinin Ekim 2024'te İsrail Meclisi tarafından alınan kararın uygulanması olduğunu savundu.

King, İsrail'in uygulamalarına ilişkin BM'den gelen eleştirileri umursamadığını söyleyerek, "BM'nin İran'da son 2 haftadır yaşananlara ilişkin açıklama yapmadığını, sadece İsrail'e karşı çıktığını" ileri sürdü.

İsrail Arazi İdaresi'nden yapılan açıklamada, UNRWA kompleksine İsrail tarafından el konulduğu belirtilerek bir planlama sürecinden sonra arazinin "kamuya hizmette" değerlendirileceği iddia edildi.

İsrail Dışişleri Bakanlığı ise arazinin İsrail'e ait olduğunu savunarak UNRWA'nın Hamas ile ilişkisi olduğu suçlamalarını yineledi.

İsrail Meclisi, Ekim 2024'te bazı UNRWA çalışanlarının 7 Ekim 2023 olaylarına karıştığı iddiasıyla Ajansın İsrail ve işgal altındaki Doğu Kudüs'teki faaliyetlerini yasaklayan düzenlemeyi kesinleştirmişti.

Tel Aviv yönetiminin, UNRWA'nın yasaklanması kararı 30 Ocak 2025'te yürürlüğe girmiş, BM çalışanları Doğu Kudüs'ü terk etmişti.

UNRWA'nın faaliyetinin sona ermesi, Filistin topraklarındaki yaklaşık 2,5 milyon mültecinin hayatını olumsuz etkilemişti.

Filistin, uluslararası insani yardım kuruluşlarının korunması çağrısı yaptı

Filistin Devlet Başkanlığı, İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs'ün Şeyh Cerrah Mahallesi'nde bulunan Birleşmiş Milletler (BM) Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) tesislerine yönelik saldırılarının ardından uluslararası insani yardım konusunda çalışan kuruluşların korunması çağrısı yaptı.

​​​​​​​Filistin Devlet Başkanlığı Sözcüsü Nebil Ebu Rudeyne yaptığı yazılı açıklamada, Şeyh Cerrah'taki UNRWA tesislerinin İsrail tarafından yıkımı ve tahrip edilmesini kınadı.

Ebu Rudeyne, uluslararası hukuka göre, olayın sorumluluğunun İsrail işgal güçlerinde olduğunu ve onların hesaba çekilmesi gerektiğini vurguladı.

Sözcü, UNRWA’nın faaliyetlerinin sürdürülmesini sağlamak, yardım kuruluşlarını, bu kuruluşlarda çalışanları ve onlara ait tesisleri korumak amacıyla uluslararası toplumun ve Birleşmiş Milletler’in somut adımlar atmasının zorunlu olduğunun altını çizdi.

Sözcü Ebu Rudeyne, uluslararası ve insani teamül ile hukuk kurallarını ihlal eden İsrail'in tehlikesine dikkati çekerek, yapılanların yaklaşık 6 milyon Filistinli mülteciye temel hizmetler sunan UNRWA’yı ve rolünü ortadan kaldırmayı hedefleyen sistematik bir İsrail politikasının parçası olduğunu ifade etti.

Ayrıca, Ebu Rudeyne, süren bu saldırıların yol açacağı ağır sonuçlardan İsrail hükümetini tamamen sorumlu tuttuğunu kaydetti.

Filistin: İsrail'in UNRWA merkezine baskını uluslararası hukukun ağır ihlali

Filistin Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) yerleşkesine el koyarak tesisleri yıkmasını kınadı.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, söz konusu müdahalenin uluslararası hukuk ve teamüllerin açık ihlali olduğu belirtilerek, İsrail'in işgalci güç olarak Cenevre Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerini çiğnediği vurgulandı.

Açıklamada, UNRWA'nın hukuki statüsünü hedef alan bu adımların geçersiz olduğu ifade edilirken, Birleşmiş Milletler ve üye ülkelere ihlallerin durdurulması için acil harekete geçme çağrısı yapıldı.

FKÖ: İşgal güçlerinin Kudüs’te UNRWA tesislerini yıkması ağır bir ihlaldir

Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ), İsrail'in Doğu Kudüs’te Birleşmiş Milletler (BM) Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına (UNRWA) ait yerleşkeye el koymasını ve bazı tesisleri yıkmasını sert bir dille kınadı.

Örgüt, söz konusu adımın uluslararası hukukun ağır bir ihlali olduğunu vurguladı.

FKÖ’ye bağlı İnsan Hakları ve Sivil Toplum Dairesi, yaptığı yazılı açıklamada, İsrail güçlerinin Kudüs’teki UNRWA yerleşkesi içinde binaları yıkmasını, BM bayrağını indirmesini ve yerine İsrail bayrağı asmasını “kasıtlı saldırgan bir davranış” olarak niteledi.

Açıklamada, İsrail’in bu uygulamasının "1946 tarihli Birleşmiş Milletlerin Ayrıcalık ve Muafiyetlerine Dair Sözleşme, BM Şartı ve uluslararası kamu hukuku kurallarının açık ve ciddi bir ihlali" olduğu ifade edildi.

FKÖ, söz konusu uygulamanın İsrail’in "işgalci güç" sıfatıyla taşıdığı hukuki sorumlulukları ve uluslararası sistemi hiçe sayan tehlikeli bir yaklaşım anlamına geldiğini belirtti.

Ayrıca saldırı "çirkin ve tehlikeli" şeklinde tanımlanırken, uluslararası hukukun ağır ihlali ve "tam uluslararası hukuki dokunulmazlığa sahip bir BM kuruluşuna doğrudan saldırı" olduğu kaydedildi.

Hamas: İsrail'in Kudüs'te UNRWA binalarını yıkması ağır bir ihlal, benzeri görülmemiş bir kibirdir

Hamas, İsrail'in Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansının (UNRWA) işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan yerleşkesine el koyarak içerideki tesisleri yıkmasını uluslararası hukukun ağır bir ihlali ve benzeri görülmemiş bir kibirlilik hali olarak nitelendirdi.

Hamas'yan yapılan yazılı açıklamada, "Siyonist işgal güçlerinin bu sabah işgal altındaki Kudüs'ün Şeyh Cerrah Mahallesi'nde bulunan UNRWA'nın ana yerleşkesinde bazı tesisleri yıkıp tahrip etmesi, aşırılık yanlısı faşist Bakan Itamar Ben-Gvir'in gözetiminde gerçekleştirilmiş olup, tüm uluslararası hukuk kurallarının ve teamüllerin açık bir ihlalidir." ifadelerine yer verdi.

Hamas, söz konusu adımı "resmi düzeyde sergilenen benzeri görülmemiş bir kibirlilik ve Birleşmiş Milletler (BM), kurumları ile uluslararası topluma yönelik kasıtlı bir saygısızlık" olarak değerlendirdi.

Açıklamada, bu "pervasız ve suç teşkil eden davranışın" uluslararası toplum tarafından güçlü ve net bir şekilde kınanması çağrısı yapılarak, İsrail makamlarının UNRWA'yı, merkezlerini ve tesislerini hedef almaktan derhal vazgeçmeye zorlanması ve Ajansın BM yetkisi doğrultusunda görevlerini yerine getirmesinin sağlanması istendi.

Filistinli mülteciler meselesinin ve başta geri dönüş hakkı olmak üzere Filistinlilerin haklarının "uluslararası tanığı" olan UNRWA'nın korunmasının zorunlu olduğu vurgulandı, İsrail'in Ajansın rolünü zayıflatmasına veya hayati varlığını ortadan kaldırmasına izin verilmemesi gerektiği kaydedildi.

Açıklamanın sonunda, tüm uluslararası hukuk ve insan hakları kuruluşlarına, "Filistin halkına karşı süregelen suçları nedeniyle düşman liderlerin uluslararası mahkemelerde yargılanması için harekete geçme" çağrısı yapıldı.

BM, İsrail'in, işgal altındaki Doğu Kudüs'te UNRWA merkezini yıkmasını “en güçlü şekilde” kınadı

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, İsrail’in işgal altındaki Doğu Kudüs’te BM Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansının (UNRWA) Doğu Kudüs'te bulunan merkezine girerek, buradaki yapıları yıkma eylemini “en güçlü şekilde kınadığını” belirtti.

BM Genel Sekreter Sözcülüğü ofisinden, yazılı açıklama yapıldı.

Açıklamada, “Genel Sekreter, İsrail makamlarının UNRWA Şeyh Cerrah yerleşkesini yıkma eylemlerini en güçlü şekilde kınamaktadır.” ifadesi kullanıldı.

Şeyh Cerrah yerleşkesinin, BM’ye ait bir mülk olduğu ve her türlü müdahaleden muaf olması gerektiği vurgulanan açıklamada, “Genel Sekreter, İsrail hükümetini UNRWA Şeyh Cerrah yerleşkesinin yıkımını derhal durdurmaya, yerleşkeyi ve diğer UNRWA mülklerini gecikmeksizin BM'ye iade etmeye ve eski haline getirmeye çağırmaktadır.” denildi.

Açıklamada, Guterres'in, BM Şartı, BM Ayrıcalıkları ve Dokunulmazlıkları Sözleşmesi de dahil olmak üzere uluslararası hukuk kapsamındaki açık yükümlülükleriyle tutarsız olan UNRWA'ya karşı devam eden tırmanış eylemlerini tamamen kabul edilemez bulduğu kaydedildi.

İsrail ordusunun, El Halil kentindeki saldırıları ikinci gününde de devam ediyor

İsrail ordusunun, işgal altındaki Batı Şeria'nın güneyindeki El Halil kentine dün başlattığı saldırılar bugün de sürüyor.

Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, El Halil kentinin birçok mahallesine konuşlanan İsrail ordusu bölgeye takviye güçler gönderdi.

İsrail askerleri, Filistinlilere ait evlere basın düzenledi ve arama yaptı, Filistinlileri açık alanda sorguya tabi tuttu.

El Halil'in güney mahallelerinde sokağa çıkma yasağı uygulanırken bölge sakinlerinin hareketi neredeyse tamamen kısıtlandı.

İsrail ordusu, dün El Halil kentine "birkaç gün sürmesi beklenen" bir saldırı başlattığını duyurmuştu.

Ekim 2023'te Gazze Şeridi’ne şiddetli saldırılar başlatan İsrail, aynı dönemde işgal altındaki Batı Şeria'ya yönelik saldırılarını da yoğunlaştırdı.

Batı Şeria'daki Filistinliler, İsrail ordusunun yanı sıra topraklarını gasbeden İsrailli yerleşimcilerin artan saldırılarıyla da karşı karşıya kaldı.

Ayrıca İsrail, bölgede yeni yasa dışı yerleşimler kurma kararı aldı. Saldırılardaki artış ve İsrail'in yerleşimci politikasındaki hızlanma, işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakına yönelik sıklaşan adımlar olarak yorumlandı.

Filistin makamlarının paylaştığı verilere göre, Ekim 2023'ten bu yana İsrail saldırılarında 1100'den fazla Filistinli hayatını kaybetti, yaklaşık 11 bin kişi yaralandı, 21 binden fazla kişi gözaltına alındı.

El Halil kentinde 26 okulda eğitim askıya alındı

İsrail ordusunun, işgal altındaki Batı Şeria'nın güneyindeki El Halil kentine yönelik iki gündür devam eden baskınları ve operasyonları sebebiyle kentteki 26 okulda ve 3 anaokulunda eğitimin askıya alındığı bildirildi.

Filistin Eğitim Bakanlığı yaptığı açıklamada, yarından itibaren 18 devlet, 8 özel ve 3 anaokulunda eğitime ara verildiğini duyurdu.

Eğitime verilen aranın ne kadar süreceğine ilişkin bilgi verilmedi.

Söz konusu kararın, İsrail ordusunun dün El Halil kentinin güney bölgesine baskın düzenleyerek kapsamlı bir sokağa çıkma ve kapatma uygulaması getirmesinin ardından alındığı vurgulandı.

Yasağın bölgede tam bir felç yaşanmasına ve okullara ulaşımda ciddi zorluklarla karşı karşıya kalınmasına sebep olduğu kaydedildi.

Gazze'de 7 aylık bebek soğuktan öldü

İsrail'in, yakıt ve insani yardım girişini engellediği Gazze Şeridi'nde 7 aylık bir bebek dondurucu soğuk sonucu hayatını kaybetti.

Hastane kaynaklarından alınan bilgiye göre, Gazze kentinin doğusundaki Derec Mahallesi sakinlerinden 7 aylık kız bebek Şeza Ebu Cerrad'ın kalbi, aşırı soğuk nedeniyle aniden durdu.

Kış ayından bu yana Gazze'de soğuk havadan korunamadığı için hayatını kaybeden çocukların sayısı 9'a yükseldi.

Filistin Meteoroloji Dairesi, Gazze dahil Filistin'in kutuplardan gelen aşırı soğuk hava dalgasının etkisi altında olduğunu belirtmişti.

Ateşkese rağmen insani krizin derinleştiği Gazze'de soğuk hava can almaya devam ediyor

İsrail'in ateşkese rağmen yardım girişini kısıtladığı Gazze Şeridi'nde, yüz binlerce kişi derme çatma çadırlarda yaşam mücadelesi veriyor.

Bölgede etkili olan şiddetli yağış ve fırtına, çadırları kullanılamaz hale getirirken özellikle küçük bedenler soğuğa dayanamıyor.

Her ne kadar ateşkes anlaşması 10 Ekim'de yürürlüğe girmiş olsa da Gazze'deki insani durum gözle görülür şekilde iyileşmedi.

İsrail'in anlaşmada yer alan yükümlülükleri yerine getirmemesi, gıda, ilaç, tıbbi malzeme, yakıt ve barınma ekipmanlarının girişini kısıtlaması, krizin kalıcı hale gelmesine yol açıyor.

İsrailli insan hakları örgütü: Ekim 2023’ten bu yana 84 Filistinli tutuklu işkence kamplarında hayatını kaybetti

İsrail merkezli insan hakları örgütü B’Tselem, Ekim 2023’ten bu yana İsrail’in gözaltı merkezleri ve hapishanelerinde 84 Filistinli tutuklunun hayatını kaybettiğini, ölenlerin çoğunun Gazze Şeridi’nden olduğunu bildirdi.

B’Tselem tarafından yayımlanan raporda, "İsrail gözaltı merkezleri Filistinliler için bir işkence kampı ağı olarak işliyor. Fiziksel ve psikolojik şiddet, sistematik istismar, insanlık dışı koşullar, açlık ve tıbbi tedavinin reddi çok sayıda ölüme yol açıyor." ifadelerine yer verildi.

Raporda, bulguların "işkence ve cinsel şiddete bizzat maruz kalan ya da bu uygulamalara tanıklık eden kişilerin ifadelerine" dayandığı vurgulandı.

Rapora göre, Ekim 2023’ten bu yana İsrail'in "işkence kamplarında" aralarında bir çocuğun da bulunduğu 84 Filistinli hayatını kaybetti.

Hayatını kaybedenlerin 50’sinin Gazze Şeridi’nden, 31’inin işgal altındaki Batı Şeridi’nden ve 3’ünün İsrail içinden olduğu belirtildi.

B’Tselem, İsrail işkence merkezlerinde başka Filistinlilerin de öldüğüne dair güçlü emareler bulunduğunu ancak raporda yalnızca kimliği doğrulanabilen vakalara yer verildiğini kaydetti.

Raporda ayrıca, İsrail Cezaevleri Servisi’nden (ŞABAS) sorumlu Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in, gözaltı merkezlerindeki yetkililerin uygulamalarını öven videoları sosyal medya hesaplarında paylaştığına dikkat çekildi.

“Ben-Gvir yalnız değil, tüm İsrail sistemi, bu politikanın liderlerine ve uygulayıcılarına fiili dokunulmazlık sağlamak üzere seferber edilmiş durumda” ifadeleri raporda yer aldı.

Yaklaşık 9200 Filistinli hala esir tutuluyor

Raporda, Eylül 2025 itibarıyla yaklaşık 10 bin 900 Filistinlinin İsrail gözaltı merkezlerinde ağır fiziksel ve psikolojik istismar, insanlık dışı koşullar ve sistematik kötü muamele altında tutulduğu belirtildi.

Ocak 2026’da İsrail ile Hamas arasında bazı mahkumların serbest bırakılmasını içeren anlaşmanın tamamlanmasının ardından, İsrail’in hâlâ yaklaşık 9 bin 200 Filistinliyi esir tuttuğu ifade edildi.

Raporda sözlerine yer verilen B’Tselem Genel Direktörü Yuli Novak, "İsrail gözaltı merkezleri, İsrail rejiminin Filistin toplumuna yönelik daha geniş çaplı saldırı politikasının bir parçası haline gelmiştir." dedi.

Novak, "Gazze Şeridi’ndeki soykırım ve Batı Şeridi’ndeki etnik temizlik, bu politikanın en açık ve en aşırı tezahürleridir." ifadelerini kullanarak, uluslararası toplumun, İsrail’i işlediği suçlardan dolayı hesap vermekten muaf tutmaya devam ettiğini vurguladı.

Gazze’ye yönelik saldırılarla eş zamanlı olarak İsrail, özellikle Gazze’den gözaltına alınan Filistinli mahkumlara yönelik ihlallerini artırmış, açlık, işkence, cinsel saldırı ve tıbbi ihmali sistematik hale getirdiği belirtilmişti.

Yakın zamanda serbest bırakılan esirler, İsrail hapishanelerindeki son derece ağır koşulları, bedenlerinde işkence ve açlık izlerini, bazı mahkumlarda ise maruz kaldıkları kötü muamele sonucu gelişen ciddi ruhsal rahatsızlıkları anlatmıştı.

İsrail, son bir yılda Batı Şeria'nın kuzeyindeki Cenin ve Tulkerim'de 2 bin 300 Filistinliyi alıkoydu

İsrail, işgal altındaki Batı Şeria'nın kuzeyinde bulunan mülteci kamplarına başlattığı saldırıların üzerinden geçen bir yıl içinde Cenin ve Tulkerim kentlerinde 2 bin 300 Filistinliyi alıkoydu.

Filistinli Esirler Cemiyeti, İsrail saldırılarının başlamasıyla on binlerce Filistinlinin zorla yerinden edildiğini aktardı.

İsrail'in 21 Ocak 2025'te başlayan "Demir Duvar" isimli saldırısıyla işgal altındaki Batı Şeria'nın kuzeyinde bulunan Cenin ve Tulkerim kentlerinde, on binlerce Filistinlinin zorla yerinden edilmesine ek olarak kentlerdeki altyapının da yerle bir edildiği kaydedildi.

Bölgedeki Cenin, Tulkerim ve Nur Şems mülteci kamplarında, 2 bin 300 Filistinlinin İsrail askerleri tarafından alıkonularak gözaltına alındığı vurgulandı.

Zorla yerinden edilen Filistinlilerin evlerinin bu süre zarfında askeri karakollara ve soruşturma merkezlerine dönüştürüldüğü, çok sayıda Filistinlinin fiziki işkenceye maruz bırakıldığı aktarıldı.

Açıklamada, İsrail askerlerinin Filistinlileri canlı kalkan olarak kullandığı, yüzlerce evin yıkıldığı ve Filistinlilere dayatmalarda bulunulduğu ifade edildi.

4 bin Filistinli zorla yerinden edildi

Öte yandan işgal altındaki Batı Şeria'da İsrail ordusunun saldırılarına ek olarak Filistinlilerin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırıları sonucunda, yaklaşık 4 bin Filistinli zorla yerinden edildi.

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), Ocak 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria'da yaklaşık 4 bin Filistinlinin oluşturduğu 700'den fazla ailenin zorla yerinden edildiğini kaydetti.

Zorla yerinden edilme vakalarının genellikle Batı Şeria'nın C Bölgesi'ndeki bedevi toplulukları hedef aldığı belirtildi.

Gazze Şeridi'ne Ekim 2023'te şiddetli saldırılar başlatan İsrail, aynı dönemde işgal altındaki Batı Şeria'ya yönelik saldırılarını da yoğunlaştırdı.

Batı Şeria'daki Filistinliler, İsrail ordusunun yanı sıra topraklarını gasbeden İsrailli yerleşimcilerin artan saldırılarına da maruz kaldı.

Ayrıca İsrail, bölgede statükoyu değiştirerek ilhaka yönelik attığı adımları sıklaştırdı ve yeni yasa dışı yerleşimler kurma kararı aldı.

Filistin makamlarının paylaştığı verilere göre, Ekim 2023'ten bu yana İsrail saldırılarında 1100'den fazla Filistinli hayatını kaybetti, yaklaşık 11 bin kişi yaralandı ve 21 binden fazla kişi gözaltına alındı.

İsrail ordusu Batı Şeria'da 11 Filistinliyi gözaltına aldı

İsrail ordusu, işgal altındaki Batı Şeria'nın çeşitli bölgelerine düzenlediği baskınlarda gerçek mermi ve göz yaşartıcı gaz bombası kullandı ve 11 Filistinliyi gözaltına aldı.

Filistin'in Sesi Radyosu'nun haberine göre, Batı Şeria'nın kuzeyinde yer alan Kalkilya'nın doğusundaki Azzun kasabasına baskın düzenleyen İsrail ordusu, 11 Filistinliyi gözaltına aldı.

İsrail askerlerinin, kasabada evlerine baskın düzenlediği Filistinlilere ait para ve altın takıları çaldığı belirtildi.

İsrail askerlerinin 11 Filistinliyi gözaltına aldıktan sonra kasabadan geri çekildiği ifade edildi.

Radyonun haberinde ayrıca, Batı Şeria'nın kuzeyinde de Nablus şehrinin güneyindeki Beyta kasabasında Filistinli gençler ile İsrail güçleri arasında olaylar çıktığı ve İsrail güçlerinin gençlere gerçek mermiyle ateş ettiği kaydedildi.

Haberde, Batı Şeria'nın orta kesiminde ise İsrail güçlerinin, Ramallah'ın kuzeydoğusundaki El-Muğayyir köyüne baskın düzenleyerek dükkanlara doğru ses bombası attığı belirtildi.

Filistin resmi ajansı WAFA'nın haberinde de İsrail ordusunun, Ramallah'ın kuzeydoğusundaki Kefr Malik köyüne de baskın düzenleyerek sokaklarına konuşlandığı aktarılırken, burada evlere baskın yapıldığı veya gözaltıları konusunda bilgi verilmedi.

Haberde, İsrail güçlerinin Yebrud köyünün girişine askeri kontrol noktası kurduğu ve köyün kuzeyindeki Ayn Sinya kontrol noktasında da askeri prosedürlerini sıkılaştırdığı vurgulandı.

WAFA'nın haberinde, İsrail ordusunun, Batı Şeria'nın güneyinde bulunan Beytüllahim'in kuzeydoğusundaki "Konteyner" askeri kontrol noktasını kapattığı dile getirildi.

Haberde, İsrail güçlerinin askeri kontrol noktasını her iki yönden de kapatarak araçların geçişini engellemesi dolayısıyla meydana gelen ciddi trafik sıkışıklığı sonucunda uzun araç kuyruğu oluştuğu belirtildi.

BM: İsrail, Gazze'de sarı hat civarında yaşayanlara "derhal tahliye emri" veren broşürler attı

Birleşmiş Milletler (BM), İsrail ordusunun, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kenti ve Beni Süheyla bölgesindeki sözde sarı hattın civarında yaşayan Filistinlilere "tahliye edilme emri" içeren broşürler attığını belirtti.

BM Genel Sekreter Sözcüsü Farhan Haq, günlük basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) çalışanlarının, İsrail ordusunun, sarı hattın doğusunda bulunan Beni Süheyla ve Han Yunus’taki insanlara derhal tahliye emri veren broşürler attığını bildirdiğini aktaran Haq, “OCHA, bölgede 400'den fazla ailenin yaşadığını tahmin ediyor.” dedi.

Haq, BM ortaklarının bölgede henüz herhangi bir insan hareketine rastlamadığını aktararak, sivillerin her zaman korunması ve güvenli şekilde kaçmasını, koşullar elverdiğinde isterlerse geri dönmelerine de izin verilmesi gerektiğini tekrarladı.

4 bin aile barınağı hasar gördü veya yıkıldı

Geçen haftaki fırtınaların, Gazze genelinde yerinden edilmiş insanların bulunduğu 80 alanı etkilediği bilgisini paylaşan Haq, şiddetli hava şartları nedeniyle en az 4 bin aile barınağının hasar gördüğünü veya yıkıldığını tahmin ettiklerini söyledi.

Haq, “Biz ve ortaklarımız, 660'tan fazla aileye acil gıda yardımı, çadır ve branda ile hijyen ve pişirme malzemeleri ulaştırdık. Hasar görmüş evlerin onarılması, daha fazla arazi kullanılabilir hale getirmek için molozların temizlenmesi, su ve sanitasyon sistemlerinin restore edilmesi gibi sürdürülebilir barınma çözümlerine acil ihtiyaç duyulduğunu yineliyoruz.” diye konuştu.

Ateşkes hattı ihlal ediliyor

Ateşkes anlaşması kapsamında İsrail ordusu ile Filistinlilerin hareket alanı arasındaki sınırı belirleyen ve "Sarı Hat" olarak bilinen güvenli bölge yakınında yaşayan ailelerin, yeni talimatın ardından evlerini terk etmek zorunda kaldığı belirtiliyor.

Bölge sakinleri, İsrail ordusunun ateşkesin başından bu yana sarı hattı işaret eden beton blokları kademeli olarak Filistin yerleşimlerine doğru kaydırdığını ve kontrol alanını fiili olarak genişlettiğini belirtiyor.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
İlgili konular
Bu haberi paylaşın