Dolar
44.37
Euro
51.44
Altın
4,510.34
ETH/USDT
2,140.90
BTC/USDT
70,536.00
BIST 100
12,963.87
Dünya

İşgal altındaki Doğu Kudüs'teki provokatif "bayrak yürüyüşü"ne onbinlerce İsrailli katıldı

İşgal altındaki Doğu Kudüs'te, İsrail'in 1967'deki işgalini kutlamak için düzenlenen provokatif "bayrak yürüyüşü"ne onbinlerce aşırı sağcı fanatik İsrailli katıldı.

Faruk Hanedar  | 26.05.2025 - Güncelleme : 26.05.2025
İşgal altındaki Doğu Kudüs'teki provokatif "bayrak yürüyüşü"ne onbinlerce İsrailli katıldı

Kudüs

İsrail'de aşırı sağcı fanatik grupların, Doğu Kudüs'te, İsrail'in 1967'deki işgalini kutlamak için yaptıkları provokatif "bayrak yürüyüşü" olaylı başladı.

Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, İsrail'in 1967'de Doğu Kudüs'ü işgal etmesi dolayısıyla söz konusu yürüyüşü düzenliyor.

📲 Artık haberler size gelsin
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.

🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı

Binlerce kişilik fanatik İsrailli gruplar, ellerinde İsrail bayrakları ve aşırı sağcı grupların flamalarıyla Eski Şehir'in sembolik Şam Kapısı bölgesine ulaştı. İsrail polisi, kentte çok sayıda barikat kurdu ve Filistinlilerin bölgeye girişini engelledi.

İsrailli fanatik gruplar, bölgedeki Filistinlilerin dükkanlarına saldırarak, esnafı işyerlerini kapatmaya zorladı.

26.05.2025

Eski Şehir'deki Avusturya Misafirhanesi önünde toplanan gruplar, "Araplara ölüm" gibi provokatif sloganlar atarak dans etti.

Şam Kapısı girişinde karşılarına çıkan Filistinlileri tahrik etmeye çalışan aşırı sağcı İsrailliler, yaşlı bir Filistinliyi iterek yere düşürdü.

Bölgede görev yapan basın mensupları da aşırı sağcı grupların hedefi oldu. Fanatik gruplar, basın mensuplarına saldırarak çekim yapmalarına engel olmaya çalıştı. İsrail polisi zaman zaman hem basın mensuplarına hem İsrailli aşırı sağcı gruplara güç kullanarak müdahale etti.

Öte yandan, işgal altındaki Doğu Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinde yaşayan Filistinli siviller, ancak İsrail polisi nezaretinde bölgeden ayrılabildi.

Bölgedeki Filistinli kadın ve çocuklar, İsrail polisi nezaretinde dışarı çıkarılabildi. Buna karşın aşırı sağcı gruplar Filistinli sivillere saldırma girişiminde bulundu ve sataştı.

Filistinlilerin topraklarını gasbeden İsrailliler, bölgeden geçen bazı Filistinlileri ise saldırarak darbetti.

İsrail polisi, Eski Şehir'de aşırı sağcı gruplara bazı noktalarda göz yaşartıcı gazla müdahale etti.

Aynı şekilde, Filistinlilere destek olmak için Eski Şehir bölgesine gelen İsrailli insan hakları aktivistleriyle aşırı sağcı gruplar zaman zaman karşı karşıya geldi. İsrail polisi araya girerek, tarafları ayırmaya çalıştı.

Şam Kapısı önünde toplanan kalabalık İsrailli gruplar, Eski Şehir'e girmeden önce Müslüman aleyhinde sloganlar attı.

Sabah saatlerinde Yahudi yerleşimcilerle birlikte Mescid-i Aksa'ya baskın düzenleyen İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de yürüyüşe katıldı. Aşırı sağcı İsrailliler Ben-Gvir'i omuzlarında taşıdı.

İsrail polisi, yoldan geçen Filistinlilere biber gazı sıkan 2 aşırı sağcı İsraillinin gözaltına alındığını açıkladı.

İsrailliler, Eski Şehir'de Müslüman bölgesinden geçerek Burak Duvarı (Ağlama Duvarı) bölgesinde Doğu Kudüs'ün işgalini kutladı.

Provokatif "bayrak yürüyüşü" her yıl düzenleniyor

Fanatik İsrailli gruplar, 1967'de İsrail'in Doğu Kudüs'ü işgal etmesi dolayısıyla İbrani Takvimi'ne göre her yıl provokatif "bayrak yürüyüşü" düzenliyor.

Yürüyüşte on binlerce aşırı sağcı İsrailli, Filistinlilerin yoğunlukta yaşadığı Doğu Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinden geçiyor.

İsrail polisi, yürüyüş süresince Filistinlilerin yaşadığı bölgeleri yaya ve araç trafiğine kapatıyor. İsrail bayraklarıyla ırkçı marşlar söyleyerek yürüyen binlerce fanatik Yahudi yerleşimcinin Filistinlilere, dükkanlarına, evlerine, araçlarına saldırdığı olaylar yaşanıyor.

İşgal altındaki Doğu Kudüs

İsrail, 1967'deki Altı Gün Savaşı'nın ardından Kudüs'ün doğusunu işgal etti. Uluslararası hukuka göre, Doğu Kudüs işgal altında kabul ediliyor.

Ancak İsrail, 1980'de tek taraflı şekilde Kudüs'ü "bütün ve birleşik başkenti" olarak ilan etti. İsrail'in bu kararı uluslararası toplum tarafından kabul görmedi.

İsrail'in Doğu Kudüs'te demografik dengeyi Yahudi nüfusa göre dengelemek için inşa ettiği yerleşim yerleri de hukuka aykırı sayılıyor.

Doğu Kudüs'ü gelecekteki başkenti olarak kabul eden Filistin, İsrail'i şehirdeki Filistinli nüfusa ayrımcılık uygulamak ve "kenti Yahudileştirmeye çalışmakla" suçluyor.

Yahudilerin Mescid-i Aksa baskınları statükoya aykırı

Mescid-i Aksa, İsrail ile Ürdün arasında 26 Ekim 1994'te imzalanan barış antlaşmasına göre Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin himayesinde bulunuyor.

Yahudiler, 2003'ten bu yana İdarenin izni olmadan İsrail'in tek taraflı kararıyla polis eşliğinde kutsal mabede giriyor. Bu girişleri baskın olarak nitelendiren Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, Müslümanların egemenliğinin ihlal edildiğini vurguluyor.

İsrailliler, içinde Kıble Mescidi ile Kubbetu's Sahra Camisi'nin yanı sıra müze, medreseler ve büyük avlunun yer aldığı Mescid-i Aksa Külliyesi altında, "Süleyman Mabedi kalıntılarının bulunduğu" iddiasıyla kazı çalışmaları yapıyor.

İsrail yönetimi, Mescid-i Aksa'da "sadece Müslümanların ibadet edebildiği diğer dinlerin mensuplarınınsa sadece ziyarette bulunabildiği" yönündeki tarihi statükonun korunduğunu savunuyor.

Ancak fanatik Yahudilerin İsrail polisi korumasında Aksa'ya düzenledikleri baskınlarda dua etmeleri ve dini ritüelleri yerine getirmeleri sıkça kameralara yansıyor.

İsrail içinde Ultra Ortodoks Yahudi din adamlarının çoğunluğu ise Yahudilerin Mescid-i Aksa'ya girmesinin dinen yasak olduğunu vurguluyor.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
İlgili konular
Bu haberi paylaşın