İsrail’in saldırıları, Tulkerim Mülteci Kampı’nda bir yıldır hayatı durma noktasına getirdi
İşgal altındaki Batı Şeria’nın kuzeyindeki Tulkerim Mülteci Kampı’na yönelik geniş çaplı İsrail saldırılarının başlamasının üzerinden bir yıl geçmesine rağmen, yüzlerce Filistinli hayata tutunmaya çalışıyor.
Tülkerim
Tulkerim Mülteci Kampı’na yönelik geniş çaplı İsrail saldırılarının başlamasının üzerinden bir yıl geçmesine rağmen, yüzlerce Filistinli hala zorla yerinden edilmenin gölgesinde, ağır ve insan onurunu zedeleyen koşullarla mücadele ediyor.
Filistinlilerin evlerine güvenli ve kalıcı biçimde dönebilmelerini sağlayacak bir çözümün bulunamaması, kamptaki belirsizliği her geçen gün daha da derinleştiriyor.
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
İsrail ordusu, 27 Ocak 2025’te Tulkerim Mülteci Kampı’na yönelik şiddetli bir saldırı başlattı. Baskınlar ve gözaltılarla ilerleyen bu saldırılar, altyapı ve konutlarda sistematik bir yıkıma yol açarken, kamp sakinlerinin tamamı evlerinden koparılarak zorla yerinden edildi.
Tulkerim Kampı’ndaki Kakkun Mahallesi sakinlerinden Filistinli Sair Daragme, AA muhabirine yaptığı açıklamada, söz konusu saldırıların, kamp halkının yaşamında “acı bir kırılma noktası” oluşturduğunu ifade etti.
Daragme, 21 Mart 2025’e kadar kampta kalabildiğini ancak İsrail güçlerinin kendisini ve onlarca aileyi hiçbir barınma alternatifi sunmadan evlerini terk etmeye zorladığını anlattı.
Zorunlu göçün geçici olacağı umuduyla evlerinden ayrıldıklarını dile getiren Daragme, "Yanımıza hiçbir şey alamadan, sadece üzerimizdeki kıyafetlerle çıktık. Bir gün ya da en fazla bir hafta sonra döneceğimizi sandık. Ancak sürgün uzadıkça uzadı ve bugün, evlerimizden uzak geçen bir yılı geride bırakıyoruz." diye konuştu.
Filistinliler kapısız ve penceresiz evlerde kalıyor
Daragme, yerinden edilen ailelerin içinde bulunduğu koşulların maddi imkanlara göre değiştiğine dikkati çekerek kimi ailelerin kiralık evlere yerleşebildiğini, kimilerinin ise barınma merkezlerine, yarım kalmış yapılara ya da temel yaşam koşullarından yoksun çadır ve barakalara sığınmak zorunda kaldığını aktardı.
Bazı ailelerin hala kapısı ve penceresi dahi olmayan, yaşama elverişsiz evlerde tutunmaya çalıştığını belirten Daragme, zamanla yetkililerin ve medyanın yerinden edilenlerin sorunlarına yönelik ilgisinin azaldığını vurguladı.
"Başta bir ilgi vardı ancak aylar geçtikçe dayanışma azaldı. Sanki mesele kapanmış gibi davranılıyor, oysa acımız hala sürüyor." diyen Daragme, yaşananların zamanla görünmez hale geldiğini ifade etti.
Daragme kendi ailesinin durumuna dair ise oğullarından birinin yaklaşık bir buçuk yıldır İsrail hapishanelerinde tutuklu bulunduğunu, evli kızının ise zorunlu göç nedeniyle Batı Şeria’nın kuzeyindeki Cenin kentine taşınmak zorunda kaldığını aktardı.
Mahalle sakini Filistinli, evinin baskınların ilk günlerinde kısmen tahrip edildiğini, kapılarının kırılarak aylarca açık bırakıldığını ve bu nedenle ev eşyalarının büyük bölümünün zarar gördüğünü kaydetti.
Daragme "Uzun süre açık kalan evler hayvanlar ve haşereler için barınak haline geldi. Bir yıl boyunca sahipsiz bırakılan bir evde eşyaların zarar görmesi kaçınılmaz." diye konuştu.
Üç katlı evinin bir katını yaşam alanı olarak kullandığını, bir katında eşinin işlettiği restoranın bulunduğunu, diğer katını ise tutuklu oğlunun evliliği için hazırladıklarını anlatan Daragme, tüm birikimlerinin bu süreçte büyük zarar gördüğünü dile getirdi.
Tulkerim Vali Yardımcısı ve aynı zamanda Tulkerim Mülteci Kampı Halk Komitesi Başkanı Faysal Selame ise daha önce AA’ya yaptığı açıklamada, bir yılı aşkın süredir devam eden saldırıların Tulkerim ve Nur Şems mülteci kamplarından yaklaşık 25 bin Filistinlinin yerinden edilmesine yol açtığını belirtmişti.
Selame, baskınlar, altyapının tahrip edilmesi ve kampların neredeyse tamamen kapatılması nedeniyle binlerce ailenin okullara, camilere, hastanelere ve hayır kurumlarına sığınmak zorunda kaldığını ancak zorunlu göç süresinin uzamasıyla bu alanların da yetersiz kaldığını söylemişti.
Nekbenin canlı tanığı
Tulkerim Mülteci Kampı’nın Filistinlilerin tarihsel hafızasında özel bir yere sahip olduğunu vurgulayan Daragme, “Tulkerim Mülteci Kampı, Filistin halkının yaşadığı Nekbe’nin canlı tanığıdır." ifadesini kullandı.
Filistinliler, İsrail’in 15 Mayıs 1948’de topraklarının büyük bölümünde kurulmasını ve bu süreçte yüz binlerce Filistinlinin zorla yerinden edilmesini Nekbe (Büyük Felaket) olarak adlandırıyor.
"Ondan vazgeçmeyeceğiz ve bedeli ne olursa olsun geri döneceğiz." diyen Daragme, mülteci kamplarının 1948’de sürgün edilen Filistinlilerin ana yurtlarına dönüş umudunu simgelediğini dile getirdi.
Daragme, “Evlerimiz yıkıntıya dönüşse bile geri döneceğiz. Bu kamp, 1948’de sürüldüğümüz topraklara dönüşümüzü beklediğimiz bir durak." diyerek sözlerini tamamladı.
Resmi verilere göre, Tulkerim ve Nur Şems mülteci kamplarına yönelik İsrail saldırıları sonucu yaklaşık 2 bin konut tamamen yıkılırken, 4 bin konut ise kısmen zarar gördü.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
