BM Cenevre Ofisi'nde "30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü" etkinliği düzenlendi
İsviçre'nin Cenevre kentinde Türkiye'nin BM Cenevre ofisi nezdinde Daimi Temsilciliği, UNEP, BM İnsan Yerleşimleri Programı ve Cenevre Çevre Ağı ortaklığında "30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü" dolayısıyla program düzenlendi.
Geneve
BM Cenevre Ofisi'nde, "Uluslararası Sıfır Atık Günü Etkinliği: Çok Taraflı Girişimlerle Sıfır Gıda İsrafına Doğru" başlığıyla düzenlenen panele, Türkiye'nin BM Cenevre Ofisi nezdinde Daimi Temsilcisi Büyükelçi Burak Akçapar, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) nezdinde Daimi Temsilcisi Büyükelçi Hakan Çakıl, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Temsilcisi Kemal Köprülü, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu İkinci Başkanı Muhammet Ecevit Carti, BM-Habitat Cenevre Ofisi Direktörü Graham Alabaster, UNEP Avrupa Direktörü Arnold Kreilhuber, BM Avrupa Ekonomik Komisyonu (UNECE) Ekonomik İşbirliği ve Ticaret Direktörü Elisabeth Türk, BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Küresel Acil Durum ve Direnç Çağrısı Kıdemli İrtibat Görevlisi Nourou Macki Tall, Basel, Rotterdam ve Stockholm Sözleşmeleri İcra Sekreteri Rolph Payet, Uluslararası Standardizasyon Örgütü (ISO) Yöneticisi Sophie Bruchez'in yanı sıra Türkiya ve diğer ülkelerin misyonlarından yetkililer ve diğer davetliler katıldı.
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
Bu yıl "Gıda İsrafı" temasıyla düzenlenen etkinlikler çerçevesindeki panelin başında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi ve BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan'ın video mesajı gösterildi.
%2FNew%20folder%20(2)%2F20260330_2_73653136_123705783.jpg)
Büyükelçi Akçapar, Cenevre'de bu etkinliği düzenlemekten duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Dünyanın her yıl 2 milyar tondan fazla kentsel atık ürettiğini ve mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde bu miktarın 2050'ye kadar 3,8 milyar tona ulaşabileceğini belirten Akçapar, "Atık kirliliği, insan sağlığını tehdit ediyor, büyük ekonomik kayıplara neden oluyor ve ekosistemler üzerinde muazzam bir yük oluşturuyor. Ayrıca iklim değişikliğini, biyoçeşitlilik kaybını ve kirliliği daha da kötüleştiriyor." dedi.
Akçapar, sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak için sıfır atık yaklaşımlarının her zamankinden daha önemli hale geldiğini vurgulayarak, bu yaklaşımların atığı önlemeye, kaynakları daha verimli kullanmaya ve döngüsel ekonomi çözümlerini desteklemeye odaklandığının altını çizdi.
%2FNew%20folder%20(2)%2F20260330_2_73653136_123705785.jpg)
Türkiye'nin, 2017'den bu yana Sıfır Atık'ı uluslararası gündeme sağlam şekilde yerleştirmek ve atık kriziyle mücadelede daha güçlü küresel işbirliğini teşvik etmek için ön saflarda yer aldığını hatırlatan Akçapar, şöyle devam etti:
"Sayın Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde, Türkiye'nin ulusal girişimi, BM Genel Kurulu kararının kabul edilmesi ve 'Uluslararası Sıfır Atık Günü'nün belirlenmesiyle 2022'de gerçek bir küresel harekete dönüştü. Uluslararası Sıfır Atık Günü, sürdürülebilir tüketim ve üretim modellerini teşvik ederken, atık krizi, çevresel, sosyal ve ekonomik etkileri konusunda dünya gelinde farkındalık oluşturmak için değerli bir fırsattır. Bu yılki Uluslararası Sıfır Atık Günü, en acil ancak önlenebilir küresel sorunlardan biri olan 'gıda israfına' odaklanıyor."
Akçapar, her yıl yaklaşık 1 milyar ton gıdanın israf edildiğini ve bunun da tüketicilere sunulan tüm gıdanın neredeyse 5'te 1'ine denk geldiğini aktardı.
Bu durumun, dünya genelinde 100 milyonlarca insanın giderek artan açlık ve gıda güvensizliğiyle karşı karşıya kaldığı bir dönemde yaşanmasının özellikle endişe verici olduğuna işaret eden Akçapar, "Bu nedenle gıda israfını azaltmak sadece çevresel bir sorun değil, aynı zamanda ahlaki ve sosyoekonomik bir zorunluluktur. Bu çarpıcı durum, kaynaklarımızı üretme, tüketme ve yönetme biçimimizin değişmesi gerektiğini gösteriyor." değerlendirmesinde bulundu.
Gıda kaybı ve israfının, küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 8 ila 10'unu oluşturduğunu belirten Akçapar, bu durumun, çok güçlü sera gazlarından biri olan metanı ürettiğini de hatırlattı.
Akçapar, "Türkiye, Sıfır Atık yaklaşımlarının iklim eyleminin ayrılmaz bir bileşeni olarak değerlendirilmesi gerektiğine inanıyor. Bu nedenle Sıfır Atık, Türkiye'nin COP31 Başkanlığı'nın öncelikleri arasında yer alacaktır. Gıda israfını azaltmak, nispeten kısa bir sürede gerçek ilerleme kaydedebileceğimiz bir alandır." diye konuştu.
%2FNew%20folder%20(2)%2F20260330_2_73653136_123705786.jpg)
"Gıda kaybı ve israfı, sera gazı emisyonlarına da neden oluyor"
Programa video mesajla katılan UNEP İcra Direktörü ve BM Genel Sekreter Yardımcısı Inger Andersen, Uluslararası Sıfır Atık Günü'nün kutlandığı bu anlamlı günde, kaynakların nasıl üretildiği, tüketildiği ve yönetildiğiyle ilgili yeniden düşünme çağrısında bulundu.
Gıda kaybı ve israfının, sera gazı emisyonlarına da neden olduğunu belirten Andersen, "Sadece gıda israfı, büyük ölçüde çürüyen organik atıklardan kaynaklanan toplam metan emisyonlarının yüzde 14'üne kadarından sorumlu. Bu nedenle bu emisyonları azaltmak, küresel ısınma hızını yavaşlatmada gerçek bir fark oluşturacaktır." dedi.
Andersen, yiyecek israfını azaltmanın ekonomik açıdan da mantıklı olduğunun altını çizdi.
"Birlikte gerçek metan azaltımları sağlayabilir, gıda sistemlerini güçlendirebilir ve sıfır atık, sıfır emisyonlu döngüsel bir gelecek inşa edebiliriz." diyen Andersen, bu dönüşümün sofralardan başlığını anımsattı.
%2FNew%20folder%20(2)%2F20260330_2_73653136_123705788.jpg)
"Ölçtüğümüz şeyi yönetebiliriz ve yönetebildiğimiz şeyi önleyebiliriz"
UN-Habitat İcra Direktörü Anaclaudia Rossbach, dünya genelinde şehirlerin giderek daha fazla gıda, su ve enerji tükettiğini ancak bunların büyük bir kısmının israf edildiğini dile getirdi.
Şehirlerin insanları merkeze koymasının yanı sıra güvenli evleri, mahalleleri ve temel hizmetlere öncelik verdiğinde israfın önemli ölçüde azaltılabileceğine dikkati çeken Rossbach, şunları kaydetti:
"Gıda sistemlerini, su hizmetlerini ve atık yönetimini entegre eden şehirler, nelerin mümkün olduğunu gösteriyor. Ölçtüğümüz şeyi yönetebiliriz ve yönetebildiğimiz şeyi önleyebiliriz. Bu Uluslararası Sıfır Atık Günü'nde zamanı boşa harcamayalım. Kaynakların yerel sistemleri desteklediği, verimli çalıştığı ve herkes için onurun korunduğu şehirler inşa edelim."
Daha sonra BM-Habitat Cenevre Ofisi Direktörü Alabaster'in moderatörlüğünde yapılan panelde konuşan katılımcılar, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü'nün öneminin yanı sıra Türkiye ve Emine Erdoğan'ın bu konuda aldığı sorumluluğa işaret etti.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
