Dolar
44.36
Euro
51.50
Altın
4,556.75
ETH/USDT
2,182.80
BTC/USDT
71,285.00
BIST 100
13,036.30
Gündem, Dosya haber, Yapay zeka

Yapay zeka kaynaklı hak ihlalleri hukuki düzenleme ihtiyacını artırıyor

Yapay zeka teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla ortaya çıkan fikri mülkiyet hakları ve cezai sorumluluk gibi kavramlara yönelik tartışmalar, yeni hukuki düzenleme ihtiyacını gündeme taşıyor.

Şeyma Güven  | 25.03.2026 - Güncelleme : 25.03.2026
Yapay zeka kaynaklı hak ihlalleri hukuki düzenleme ihtiyacını artırıyor

Ankara

Anadolu Ajansının (AA) "Yapay Zekanın Etik Sınavı" başlıklı dosyasının ilk haberinde, yapay zeka kullanımının hukuki boyutları, üretilen içeriklerin fikri mülkiyet hakları üzerindeki etkileri ve teknoloji kaynaklı hak ihlallerinde sorumluluk mekanizmalarının işleyişi ele alındı.

Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Çoğalan, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun eseri kişiyle bütünleştirdiğini belirterek, sanat eserlerinin ancak gerçek kişiler tarafından üretilebileceğini dile getirdi.

📲 Artık haberler size gelsin
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.

🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı

Gerçek bir eser ve eser sahibi söz konusu olduğunda, hukukun bunu telif hakkı sayesinde koruyabildiğini vurgulayan Çoğalan, yapay zeka aracılığıyla üretilen içeriklerde komutu giren kişinin yaratıcılığı söz konusuysa eser niteliğinden bahsedilebileceğini, aksi takdirde hususiyetin tartışmalı olacağını belirtti.

Çoğalan, son dönemlerde kişisel veriler kullanılarak fotoğraf ve videolar üretilebildiğine değinerek, DeepFake teknolojisiyle kişilere ait görüntülerden gerçekliği olmayan eylemler ve konuşmaların gerçekmiş gibi servis edilebildiğine işaret etti.

Bu teknolojiyle üretilen içeriklerin Türk Ceza Kanunu'ndaki belli başlı suçları ortaya çıkarabildiğini ifade eden Çoğalan, "Böyle olunca hem kişisel verilerin hem de o kişinin şeref ve haysiyetinin ihlali oluyor." dedi.

Çoğalan, Türk Ceza Hukuku sisteminde ancak gerçek bir insanın fail olabileceğini dile getirerek, şöyle devam etti:

"Sorumluluk daima gerçek kişidedir. Tüzel kişilere bazen güvenlik tedbirleri alınabilir ama önemli olan burada gerçek kişinin olması. İrade, kusur, kast gibi soyut kavramları yükleyemediğimiz varlıklara biz fail diyemeyiz. Bu tarz kavramlar da ancak insana yüklenir, bundan dolayı insan daima fail olur, yapay zeka fail olmaz. Ancak yapay zekayı kullanarak bu şekilde ürün ortaya çıkaran, video yayan, hukuka aykırı olarak o görseli kullanan kişi elbette TCK kapsamında fail olarak sorumlu tutulabilecektir. Kısacası yapay zekanın kendisi değil, yapay zekayı hukuka aykırı şekilde kullanıp görsel ve video üreten kişiler, bunu yayan kişiler sorumlu olacaktır. Yapay zeka daha da gelişecek, bununla ilgili hukuki düzenlemelerin de bir an önce yapılması gerekiyor. Çünkü, teknoloji her zaman biraz daha hukuktan daha hızlı gidiyor. Biz hukukçular olarak da bu teknolojiyi yakalayıp gerekli düzenlemeleri yapmalıyız."

"Komut vermek eser sahipliğine yol açmaz"

Hacettepe Üniversitesi Fikri Mülkiyet Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Barış Gözübüyük de yapay zeka aracılığıyla üretilen içeriklerin eser niteliği ve ortaya çıkabilecek telif hakkı ihlallerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Tarzın ya da stilin kopyalanmasıyla, bir eserin kopyalanmasının farklı hususlar olduğunu dile getiren Gözübüyük, "Bir eserin kopyalanması şüphesiz telif hakkı ihlaline yol açacakken bir stilin kopyalanması her zaman için telif hakkı ihlaline yol açmaz. Esasen geleneksel yaklaşım da bu yöndedir." dedi.

Gözübüyük, üslubun aynı olması durumunda telif hakkı ihlalinden bahsetmenin tartışmalı bir konu olduğunu belirterek, üslup taklidinin telif hakkı ihlaline yol açacağını söylemenin "iddialı" bir sonuç olacağı değerlendirmesinde bulundu.

Yapay zeka modellerinin telifli eserlerle eğitilmesi konusunda farklı hukuk sistemlerinin farklı yaklaşımları olduğunu belirten Gözübüyük, Amerikan hukukuna göre bu durumun telif hakkı ihlali şeklinde değerlendirilmediği, Kıta Avrupası hukukuna göre ise bilimsel araştırmalar için kullanılması durumunda telif hakkı ihlali sayılmadığı ancak ticari amaçla yapıldığında eser sahibinin bu türden kullanımları yasaklayabileceği bilgisini paylaştı.

Gözübüyük, "Bir sanatçının sesinin kullanımı neticesinde de belli hukuki yollara başvurmak mümkündür. Burada telif hukuku ekseninden ziyade kanaatimce kişilik haklarına ihlal nedeniyle belli hukuki vasıtalar aramak daha isabetli olacaktır. Zira kişinin sesi Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında eser olarak korunmamaktadır." açıklamasında bulundu.

Eserin en temel ögesinin hususiyet olduğunu vurgulayan Gözübüyük, "Hususiyetin oluşumunda da teknik mahiyette yapılan katkılar açıkçası eser oluşumuna sebebiyet vermiyor. Veri girişi, diğer algoritmik düzenlemeler, bunlar daha ziyade teknik katkı gibi. Bu tip teknik katkılarda yaratıcılık unsuru olmadığından dolayı, bunların hususiyete yol açmayacağı ve dolayısıyla bir eser de meydana getirmeyeceğini söylememiz mümkün." diye konuştu.

Gözübüyük, yapay zekayla üretilen içeriklerin eser sahipliği oluşturup oluşturmadığı hususunun tartışmalı olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti:

"Bir kısım yazarlar diyorlar ki 'Verilen komut alelade bir komut değilse, örneğin bana dağ çiz, manzara çiz, göl çiz gibi fakat son derece ayrıntılı, spesifik arka planı da içeren nitelikteyse biz hususiyetin varlığını kabul ederiz ve komut verene eser sahibi diyebiliriz'. Ancak öğretide benim katıldığım ve zannedersem baskın olan görüş bunu reddediyor. Biz diyoruz ki komut vermek eser sahipliğine yol açmaz. Bunun temel nedeni şu, biz aslında yapay zekaya verdiğimiz girdiyi biliyoruz. Bir de yapay zeka neticesinde elde ettiğimiz çıktıyı biliyoruz fakat aradaki süreçte yapay zekanın nasıl çalıştığı konusunda bizim bir bilgimiz yok.

Buna zaten öğretide "black box" yani kara kutu problemi deniliyor. Dolayısıyla, bu süreç hakkında bilgi sahibi olamıyoruz, belki de bu yapay zekanın teknik özellikleri nedeniyle meydana geldi. Yani verilen komutun hususiyete etkisi ne kadar bunu bilmiyoruz. Mevcut yasal düzenlemelerin yokluğu ışığında bize 'Yapay zekaya komut veren kimseler eser sahibi olarak kabul edilmezler' demek daha istikrarlı ve güvenilir geliyor."

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.