Üretimde kadınların elinin değdiği süt işleme tesisi ihracata odaklandı
Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumundan aldıkları destekle, yüksek kapasite ve otomasyona sahip süt işleme tesisinde başta yönetim olmak üzere üretim, yazılım ve kontrol bölümlerinde çalışan kadınlar, bu yıl ihracat yapmayı hedefliyor.
Ankara
AA muhabirinin, "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" için hazırladığı, "Üretimle Güçlenen Kadınlar" başlıklı dosyasının bu haberinde başında kadın girişimcinin bulunduğu, Ankara'nın Sincan ilçesindeki süt işleme tesisinin faaliyetleri ele alındı.
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
Tesiste genel müdür olarak görev alan Hande Öztürk, süt fabrikasının Endüstri 4.0'a uygun üretim yapacak şekilde, 2023 yılında devreye alındığını söyledi.
Süt fabrikasında üretilebilecek her türlü mamulü imal ettiklerini anlatan Öztürk, bu ürünlerin arasında tereyağı, ayran, peynir ve yoğurt çeşitlerinin yer aldığını dile getirdi.

Öztürk, tesiste 52 çalışanın bulunduğunu belirterek, "Çalışanların 22'si kadın personelimiz. Kadınları normalde fabrikalarda idari işlerde görürsünüz ama bizim fabrikamızda kadın personelimiz makinelerimizin başında. Bizzat üretimde ve teknik bölümlerde de çalışıyorlar. Otomasyon yazılımımızı yapan, kontrol sistemlerimizi yöneten de yine bir kadın mühendisimiz. Yöneticilerimiz, üretim müdürümüz kadın. Biz, aslında kadınlar olarak çalıştırıyoruz bu fabrikayı." dedi.

"İlk hedefimiz ihracat"
Başkente yüksek kapasiteli ve otomasyon seviyesine sahip tesis kazandırılması fikrinin, TKDK'den geldiğine işaret eden Öztürk, kurumun da desteğiyle tesisin bugünlere geldiğini söyledi.
Süreçle ilgili bilgi veren Öztürk, "Önce projenizi yapıyorsunuz, nasıl bir tesis yapacağınızla ilgili. TKDK'nin de bazı kuralları var, 'Bu kapasitenin altına düşmeyeceksiniz, mutlaka bu ürünleri üretmeniz gerekiyor.' şeklinde. Başvuruları tamamladıktan sonra TKDK, başarılı projelere desteğini sağlıyor. Biz de iyi projeler arasında yer aldık." diye konuştu.

Öztürk, projeyi 2022'nin aralık ayında bitirdiklerini, 2023'te tesisin süt alır hale geldiğini ve bu dönemde TKDK'den de yaklaşık 7 milyon liralık hibe aldıklarını söyledi.
Tesisin faaliyete geçtiği ilk yıllarda haftalık 20-23 tonluk süt işlediklerini anlatan Öztürk, şu anda günlük 40 tona çıktıklarına dikkati çekti.

Tesisin günlük süt işleme kapasitesinin 100 tona kadar çıkabildiğinin altını çizen Öztürk, geçen yıl kasım ve aralık aylarında günlük 80 tona ulaştıklarını ve her gün bu kapasiteyle çalışmayı hedeflediklerini vurguladı.
Tesiste kendi markalarının dışında diğer markalar için de üretim yaptıklarını ve bu firmaların kendi ürünlerini ihraç ettiğini anlatan Öztürk, "Birleşik Arap Emirlikleri'nde Dubai'den, Irak'tan ve Gürcistan'dan, özellikle son kullanma tarihi uzun olan ürünlerimizle ilgili ihracat isteği var. Bu yıl haziran ayından itibaren ilk hedefimiz ihracat yapmak." diye konuştu.

"Kadınlar için en büyük problem finansmana erişim"
TKDK'nin, Avrupa Birliği Katılım Öncesi Kırsal Kalkınma Programı'yla (IPARD), kamu bankalarından kadın girişimcilerin finansmana kolay erişiminde pozitif ayrımcılık sağladığını anlatan Öztürk, bu desteklerin artmasını beklediklerini dile getirdi.
Öztürk, Türkiye'deki girişimlere bakıldığında bunların sadece yüzde 8 veya 9'unda kadın girişimcilerin olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Sayımızı mutlaka artırmamız gerekiyor. Ülkemizin yüzde 50'sini kadınlar oluşturuyor, kadınlar mutlaka girişimci olsunlar ve kendi işlerini kursunlar istiyoruz. Kadınlar için en büyük problem finansmana erişim. Kadın girişimcileri destekleyen birçok sivil toplum kuruluşunun içinde yer alıyorum ve kadın girişimci arkadaşlarımıza destek oluyoruz. Devletimizin de desteğiyle kadın girişimcilerimize mentörlük çalışmaları yapılması, onların rol model kadınlarla bir araya getirip birlikte çalışmalarını sağlamak çok kıymetli. Kadınların, kendi işlerinin sahibi oldukları zaman daha özgür olduklarına inanıyorum. Kadınların çalışması, istihdama girmesi ülkemizin refahı için de çok kıymetli."

