Geleneksel Türk gölge oyunu "Karagöz" yeni nesille buluşuyor
Geleneksel Türk gölge oyunu sanatının usta isimleri, el emeği göz nuruyla hazırladıkları tasvirleri perdede dillendirerek, asırlık Karagöz ve Hacivat kültürünü yeni nesillere aktarıyor.
İstanbul
Yüzyıllardır toplumun aynası olan, güldürürken düşündüren ve Türk kültürünün en önemli yapı taşlarından biri kabul edilen gölge oyunu, geleneksel usta-çırak ilişkisiyle yaşatılıyor.
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
Geleneksel Türk gölge oyunu Karagöz ve Hacivat ustası (Hayali) Suat Veral, eşi Safiye Veral ve Türkiye'nin ilk kadın Karagöz sanatçısı olan çırağı Merve İlken, perdenin arkasındaki dünyayı ve sanatın inceliklerini AA muhabirine anlattı.

Ramazan boyunca "Dev Gölgeler Karagöz Şenlikte" adlı oyunu ve Karagöz-Hacivat atölyelerini meraklılarıyla buluşturan Suat Veral, Ayhan Büyükdoğan'ın talebesi olan ağabeyi Tevfik Veral'dan icazetle öğrendiği bu mesleği yaklaşık 45 yıldır yaptığını belirterek, Merve İlken'i de çırak olarak yetiştirdiğini söyledi.
Suat Veral, Karagöz sanatı için ramazan aylarının her zaman ayrı bir manevi iklim oluşturduğunu, kültür merkezlerinde çocuklara ve yetişkinlere sanatın güzelliklerini anlattıklarını vurgulayarak, "Oyunları kendim yazıp yönetiyorum, tasvirleri kendim yapıyorum. Çünkü el emeği, göznuru ile yapılan bir çalışma bu. Dolayısıyla geçmişten geleceğe nasıl devam ediyorsa bu sanatı aynı şekilde devam ettiren bir sanatçıyım." dedi.

"Dev gölgeler ile Selimiye Camisi'nin açılışı birleşti"
Ramazanın çok bereketli geçtiğini, İstanbul'un yanı sıra şehir dışında da oyunlar sahnelediklerini aktaran Veral, "Mesela Edirne'de Dev Gölgeler ile Selimiye Camisi'nin açılışı birleşti. İlk defa dev gölgeleri gören Selimiye'deki çocuklar gerçekten çok mutlu oldu. Sadece çocuklar değil aynı zamanda büyükler de ilk defa bunu görünce çok mutlu oldu. Dev gölgeler Selimiye'nin gölgesinde ama bir o kadar da neşe veren, mutluluk veren bir birleşim oldu. Bizler de onur duyduk." değerlendirmesinde bulundu.
Suat Veral, bu işi yapmak için öncelikle ehil olmak gerektiğini, usta-çırak ilişkisinin de sürdürülmesinin önemli olduğunu aktararak, "Bu sanat o kadar değerli, o kadar ulvi ki. Çünkü karşınıza çıkan bazen çocuk, bazen büyük oluyor. Bazıları diyor ki: 'Nostalji yaşattığınız için çok mutluyuz.' Ama yeni nesil çocuklar da bu sanatı ve kültürü görmeli. Bizler bunu okullara taşıdık. Ramazan boyunca okulların birçok noktasında olduk. Çocuklar şenlendi, mutlu oldu, bu sanatın inceliklerini öğrendi. Perdenin nasıl yapıldığını, tasvirlerin nasıl yapıldığını ve oyunun nasıl sahnelendiğini gördüler." diye konuştu.

Sanat ve kültürün toplumu mutlu eden çok önemli bir unsur olduğunun altını çizen Veral, şunları söyledi:
"Dünyanın her yerinde çocuklar var. Bizler de ülkemizde yaşayan güzel çocuklarımıza güzel hizmet edip, doğruları gösterip, buradaki çocuklarımızla bütün dünya çocuklarına mesaj verip, dünya barışıyla ilgili birleştirmeyi ve kucaklamayı anlatabiliriz. Sanatımızın, Karagöz ve Hacivat'ın böyle bir değeri var. Çünkü çocuklar Karagöz ve Hacivat'la konuşuyor, duygularını ve sevgilerini paylaşıyor, Karagöz'ü dinliyor, Karagöz'le birleşiyorlar. Bu çok önemli. Çocukların gerçekten heyecan bulduğu, mutlu olduğu bir şeyden bahsediyoruz. Onun için gurur duyuyorum, iyi ki bu mesleği yapıyorum, 45 yıldır bu sanatın içindeyim, özveri ve sevgiyle çaba sarf ediyorum."
"Konuşamayan bir çocuk Karagöz ile konuşmaya başladı"
Tasvirlerin hazırlanmasından oyunun kurgusuna kadar büyük bir emek harcayan Safiye Veral ise eşiyle 30 yıldır bu sanatın mutfağında olduğunu söyledi.
Safiye Veral, bu kültürü gelecek nesillere taşımayı amaçladığını aktararak, "Ben sahne arkasında yer alıyorum. Çok güzel, yoğun bir ramazan geçirdik. Amacımız tabii ki çocuklara ve gençlere bu sanatı aşılamak, göstermek, kültürümüzü daha ileriki nesillere taşıyabilmek." ifadesini kullandı.

İzleyicilerden çok güzel tepkiler aldıklarının altını çizen Veral, şu bilgileri verdi:
"Bir çocuğumuz vardı, konuşamıyordu. Hacivat ve Karagöz ile sahnede konuşmaya başlayınca ailesi bize geldi. Biz buna o kadar çok sevindik ve gurur duyduk ki bu bizi daha da aşılıyor. Mesleğimizi daha da ileriye götürmek için çaba göstermemizi sağlıyor. Onlar mutlu olduğu zaman biz daha da mutlu oluyoruz. Yüzlerindeki o gülümsemeyi gördüğümüz zaman çok memnun oluyoruz."
Safiye Veral, gölge oyununu ilk kez izleyen çocuklar olduğunu aktararak, "Gördükleri zaman şaşırıyorlar ve 'Arkada kaç kişisiniz? Kaç kişi seslendiriyorsunuz bunu?' diye soruyorlar. 'İki ya da üç kişiyle yapılıyor.' deyince çok şaşırıyorlar. Bu da bizim hoşumuza gidiyor. Şu anda oynattığımız oyunda 22 karakter var." şeklinde konuştu.
"Biz aynada toplumumuzu yansıtıyoruz"
Sanatçı Merve İlken ise 19 yıldır profesyonel olarak bu sanatla ilgilendiğini dile getirerek, "Ben ve benden sonraki nesiller için çaba sarf ediyorum. Bu sanatın içinde olduğum için de çok mutluyum." ifadelerini kullandı.

Bir hayalinin gölge oyunundaki bütün karakterleri seslendirebilmesi gerektiğini söyleyen İlken, şunları kaydetti:
"Burada karakter sayısı oyunun konusuna, içeriğine bağlı olarak değişir. Mesela Suat Veral'in yazdığı 22 karakterli 'Karagöz Şenlikte' oyunumuz var. Bu ve bunun gibi daha artan ya da çok farklı yeni karakterlerin eklendiği birçok oyunumuz da var. Birçok farklı sesi aslında izleyicilerimize deneyimletmiş oluyoruz. Bu da geleneksel gölge oyunu sanatının hem taklit hem toplumu iyi analiz edip onları tekrar topluma yansıtma biçimi. Çünkü perdemizin bir adı da ayna. Biz de aynada toplumumuzu yansıtıyoruz aslında."
İlken, genç nesilden bu sanatı yapmak isteyenlerin olduğunu aktararak, "Özellikle beni gören çocuklarımız, genç kızlarımız 'Acaba ben de yapabilir miyim?' diye çok soruyor. Zaten Türkiye'nin ilk kadın Karagöz sanatçısının amacı ve hedefi kız çocuklarına, genç kızlara sanat yoluyla örnek olmak. Çünkü yüzyıllardır günümüze kadar gelen bu kadim sanatımızın bütün sanatçıları, hayalileri erkek sanatçılar. Artık günümüzde kadın sanatçıların da yer aldığını ve onların da yapabileceğini söylüyoruz." dedi.
Bu sene ramazanda farklı projelere imza attıklarına dikkati çeken Merve İlken, sözlerini şöyle tamamladı:
"Neredeyse 65 programa yaklaştık. Birçok ilde ve ilçede yer aldık. Bunlardan bir tanesi de Kocaeli'nde Seka Kağıt Fabrikası'nda oldu. Çok anlamlı, çok güzel bir müzede Karagöz'ün 'Dev Gölgeler'ini sahnelemiş olduk. Oradaki insanların meraklı, heyecanlı bakışları ve çocukların Karagöz'e ilgisini gördük. Ramazan ayında ve tüm yıl yaptığımız bir proje daha var, Karagöz atölye çalışması. Bu, çocuklarımızın gelişimini destekleyen ve sanatın mutfağına çocukları çeken bir proje. Tasvir yapımından perde kurulumuna kadar hangi aşamalar olduğunu görüyorlar. Bu ramazanda da atölyelerimiz devam etti, yüzlerce çocuğumuz atölyemize katıldı ve çok güzel birer minik hayali oldular."
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
