Dolar
43.30
Euro
50.71
Altın
4,866.75
ETH/USDT
2,969.40
BTC/USDT
89,326.00
BIST 100
12,609.32
Kültür

Ebru ve hat sanatkarı Fuat Başar, sanat hayatının 50. yılını geride bıraktı

Sanat hayatının 50. yılını kutlayan şair, hat ve ebru sanatçısı Fuat Başar, "El ele, omuz omuza, gönül gönüle verirsek dünyada Allah'ın izniyle yapamayacağımız bir şey yok. Yeter ki biz birlik olalım." dedi.

Aişe Hümeyra Akgün  | 21.01.2026 - Güncelleme : 21.01.2026
Ebru ve hat sanatkarı Fuat Başar, sanat hayatının 50. yılını geride bıraktı Fotoğraf: Saffet Azak/AA

İstanbul

Hattat Hamid Aytaç'dan hat, Mustafa Düzgünman'dan ebru icazeti alan 73 yaşındaki sanatçı, kariyeri boyunca birçok talebe yetiştirdi, ABD, Almanya, Japonya ve Malezya'nın da arasında bulunduğu pek çok ülkede ebru sanatının tanıtılmasına katkıda bulundu.

Yüzlerce kişisel ve karma sergiye imza atan, uluslararası sanat faaliyetlerine katılan Başar'ın eserleri dünyanın birçok müzesi ile yurt içi ve dışındaki koleksiyonlarda yer alıyor.

📲 Artık haberler size gelsin
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.

🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı

Sanatçı, 2019'da geleneksel sanatlar kategorisinde Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne değer görüldü. Birleşmiş Milletler (BM) Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumunun (UNESCO) somut olmayan kültür mirası çalışmaları kapsamında, Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğünce 2009'da "Yaşayan İnsan Hazinesi" ödülünü aldı.

"İnsanımızda gizli, saklı olan o sanat cevheri dolup, taşıyor"

Son olarak Başakşehir Belediyesince, Başar'ın 50. sanat yılına ithafen, "Fuadname Hat ve Ebru Sergisi", Şehir Sanat Galeri'de ziyarete açıldı. Sergi, sanatçının 50 yıllık sanat yolculuğunu merkeze alırken, aynı sanat geleneği içerisinde yetişmiş ve üretimlerini sürdüren farklı sanatçıların eserlerini de bir araya getirdi.

Sergiye ve sanat hayatına ilişkin AA muhabirine açıklamada bulunan Başar, 50 yılın hızlı geçtiğini belirterek, "Her şey daha dün gibi. 50 yıl bu sanata bilfiil ve öğrenci yetiştirerek hizmet etmişiz. Aslında neredeyse hiçbir şey de yapamamışız. Gönül ister ki çok daha uzun yıllar hizmet edebilelim. Çünkü insanımızda gizli, saklı olan o sanat cevheri dolup, taşıyor. Bu sergide de örneklerini gördük." dedi.

Başar, sergide 8 kuşaktan sanatçının eserlerinin yer aldığına işaret ederek, şunları kaydetti:

"Bunu iftihar olsun diye söylemedim. Tarihteki kimseye (8 kuşaktan sanatçıyla sergi açmak) nasip olmamış bir şey. Ebru, hat sanatının bu kadar benimsenmesi, merak edilip öğrenilmesi, atamızın, dedemizin bize bıraktığı bir miras olmalı. Biz demek ki kendimizi ne kadar çok özlemişiz. Bu durum kendimize dönüşün bir başlangıcı olsun. Bütün temennim ondan ibaret."

"Yıllardır yapmak istediğim, bizim bizle kavuşmamız idi"

Hüsnühata başladığı dönemlerde hat yazının yasak olduğunu, ebrunun da o dönemlerde hiç bilinmediğini söyleyen usta sanatkar, "Daha o zamanlar söylüyordum, 'Arkadaş bu işe sahip çıkın, direnin, gelecek nesillere aktaralım.' diye. Yarın bir gün üniversitelerde kürsülerde bu sanatlar incelenecek dediğimde kimse bana inanmıyordu. Ama bugün görüyoruz, güzel sanat fakülteleri, bölümler, kurslar var. Kültür ve Turizm Bakanlığımız da yakından ilgileniyor, kurslar açıyor. Biz aslında buyuz. Benim de yıllardır yapmak istediğim, bizim bizle kavuşmamız idi. Şükür bunu da nispeten başarmışız." ifadelerini kullandı.

Fuat Başar, gelecekte bu sanatların daha da ilerleyeceğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Ben insanımı tanıyorum. Benim insanım, dünyada bir numaraya aday olan ülkenin evlatları. Huzurlu, sanat, estetik dolu bir Türkiye istiyoruz. Uğraşlarımız da bu yöndedir. İnşallah başaracağız. Fakat çok eksiklerimiz var. Elimizden alınmış şeyleri tekrar ele almış durumdayız ve inşallah geliştirerek, daha da ileriye götüreceğiz. Bu konuda da şu söz çok hoşuma gider, 'El ele Mevla'ya.' yani el ele, omuz omuza, gönül gönüle verirsek dünyada Allah'ın izniyle yapamayacağımız bir şey yok. Yeter ki biz birlik olalım. Çok uzun yıllar insanımızın birlik olması için çırpındım durdum. Bir Azeri atasözü var, 'Elin gölgesinde yatanın kendi gölgesi kaybolur'. Biz artık elin gölgesinde yatmayalım. Dünyaya öyle bir gölge salalım ki, herkes bizim gölgemizde gölgelensin. Yıllar boyu verdiğimiz emek de hep bu yönde oldu."

"Sanat, topluma edepli insanlar kazandırmak zorunda"

Sanat hayatında birçok ustanın tezgahından geçtiğini dile getiren Başar, "Hepsinin genelde söylediği ortak söz şuydu, 'Sanatlar çok ve zor ama en zor sanat, adam olma sanatıdır.' Bu son derece önemli bir söz. Sanatın insanı adam etme gücü var. Bu yüzden çok daha fazla çalışmamız lazım. Yani bizi kurtaracak şey, Yunus Emre'nin saf tasavvufu ve sanatı." diye konuştu.

Başar, hayatına en etki eden hocanın Mustafa Düzgünman olduğunun altını çizerek, Hamid Aytaç'ın da kendisine her zaman "Evladım ye yedir, giy giydir, oku okut." dediğini aktardı.

Sanatta edepli olma tavrını yaşamı boyunca hiç bırakmadığını sözlerine ekleyen Başar, "Çünkü sanat, topluma edepli insanlar kazandırmak zorunda. Lakin sanatla uğraşan kişinin edepsizlik etmeye zamanı kalmaz. Sanat insana uykusunu bıraktırır yani sanat bize doğruluğu, adam olmayı ve insanların insaniyet yolunda yürürken onlara yardımcı olmayı hep telkin eder. Biz de inşallah onlardan olmuşuz." değerlendirmesini yaptı.

Küratörlüğünü Şükran Aydın'ın üstlendiği "Fuadname Hat ve Ebru Sergisi", 25 Şubat'a kadar ziyarete açık olacak.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
İlgili konular
Bu haberi paylaşın
bannerpartial1
bannerpartial2