Dolar
9.27
Euro
10.76
Altın
1,767.59
ETH/USDT
3,887.50
BTC/USDT
61,077.00
BIST 100
1,409.56
Kültür

Troya Müzesi'nde açılan sergi, kazıların 150 yıllık geçmişini belgelerle anlatıyor

Burak Akay   | 16.09.2021
Troya Müzesi'nde açılan sergi, kazıların 150 yıllık geçmişini belgelerle anlatıyor

Canakkale

Çanakkale merkeze bağlı Tevfikiye köyünde yer alan 5 bin 500 yıllık geçmişe sahip Troya Antik Kenti'ne ilişkin açılan sergi, 150 yıl önce bölgenin kamulaştırılarak koruma altına alınmasına dair bilgi ve belgelerle döneme ışık tutuyor.

Troya Müzesi Müdürü Rıdvan Gölcük, AA muhabirine, "150. Yılında Osmanlı Belgeleri Işığında Troya Kazıları" isimli sergiyi hayata geçirdiklerini söyledi.

Gölcük, serginin en önemli özelliğinin, kazıları Osmanlı belgelerinden okumaya çalışmak olduğunu anlattı.

Sergide, "Osmanlı belgeleri Troya kazıları hakkında ne demiş? Kazılar nasıl hayat bulmuş?" gibi soruların yanıtlarının bulunduğunu dile getiren Gölcük, öne çıkan en önemli konulardan birinin antik kentin yer aldığı Hisarlık Tepe'nin kamulaştırılması olduğunu vurguladı.

Alman Heinrich Schliemann'ın kazılara başlamasından önceki süreci aktaran Gölcük, şöyle devam etti:

"1869 yılı öncesinde yapılan kazılar konusunda dönemin Aydın Valisi İzmirli İsmail Hekim Paşa, kazıların yapılış biçimlerine bakıyor. Yapılanları hiç doğru bulmuyor. Çünkü o dönem kazılara izin verilirken şöyle bir ifade düşülmüş, 'Aynı şeyden iki tane çıkarsa birisi devlete, birisi kazıyı yapana bırakılacak'. Fakat İsmail Paşa diyor ki 'Kazıda aynı şeyden iki tane çıkmıyor.' Dolayısıyla çıkanların tümünü kazıcılar götürüyor. 'Bizim burada yeni bir kanun çıkarmamız lazım' diyerek İstanbul'a önerilerini yazıp gönderiyor 1868 yılında. Daha sonra dönemin Maarif Nazırı Saffet Paşa, 1869 yılı tarihli ilk nizamnamemizi, ilk kanunumuzu hazırlıyor. Bu kanunun devrimci bir yönü var. Kanun, çıkan ürünün, eserin devlet malı niteliğinde olduğunu söylüyor ve 'Yurt dışına çıkartılması yasak' diyor. Kanunun en önemli maddesi bu."

Gölcük, söz konusu yasanın, özel mülkiyette çıkan eserlerin tamamının o kişiye ait olacağı yönünde bir zayıf tarafının da olduğunu bildirdi.

Schliemann'ın, köylüden arazi satın almak istediğini ancak Saffet Paşa'nın buna izin vermediğini aktaran Gölcük, "Saffet Paşa'nın talimatıyla, 1869'da Hisarlık Tepe'nin üzerindeki 40 dönümlük arazi, devlet adına kamulaştırılıyor. Eğer bunu yapmasaydı, Schliemann kendi arazisinde çıkan tüm eserlerden hak sahibi olabilirdi. Troya'nın geleceği bu şekilde korunmuş oldu." dedi.

Rıdvan Gölcük, serginin 1 Kasım'a kadar açık kalacağını sözlerine ekledi.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.