Bakan Kurum: Yüzyılın Konut Projesi'ne 10 Kasım'dan bugüne 5 milyon 314 bin kardeşimiz müracaat etmiştir
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum, Yüzyılın Konut Projesi'ne ilişkin, "Başvuruların başladığı 10 Kasım'dan bugüne, iftiharla söylüyorum ki 5 milyon 314 bin kardeşimiz projemize müracaat etmiştir." dedi.
TBMM
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2026 yılı bütçelerine ilişkin sunum yaptı.
Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde 10 Ağustos'ta meydana gelen depremin ardından afet konutlarının inşasına başlandığını belirten Kurum, 1 yıl içinde konutların anahtarlarının teslim edileceğini bildirdi.
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ilk dakikasından itibaren, afetzedelerin yanından bir an bile ayrılmadıklarını vurgulayan Kurum, "Afetin 15'inci gününde ilk temelleri attık, 45'inci günde ilk anahtarları teslim ettik." diye konuştu.
Deprem bölgesinde saatte 23, günde 550 konut üretildiğine dikkati çeken Kurum, bölgede dünyanın en hızlı ve en büyük konut seferberliği gerçekleştirildiğini ifade etti.
Kurum, depremden etkilenen 11 ilde yapılan çalışmalara değinerek, bölgede başka bir şehircilik rekorunu altyapı yatırımlarıyla kırdıklarını dile getirdi.
Şu ana kadar deprem bölgesindeki 4 bin 333 köyde 46 bin köy evini teslim ettiklerini anlatan Kurum, bu sayıyı 63 bine tamamlayacaklarını söyledi.

Bakan Kurum, 13 yıl önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul'da başlattığı "Türkiye'nin her yerinde kentsel dönüşüm seferberliğiyle" Türkiye'nin geleceğini inşa etmeye devam ettiklerini ifade etti.
Bu anlayışla 2 milyon 252 bin ev ve iş yerini yenileyerek yaklaşık 10 milyon kişiyi sağlıklı yuvalara taşıdıklarını belirten Kurum, şu anda 81 ilde, 258 bin ev ve dükkanın yenileme çalışmalarını süratle tamamladıklarını aktardı.
Türkiye'de yapılan her 2 dönüşüm projesinden birini İstanbul'da gerçekleştirdiklerine dikkati çeken Kurum, "İstanbul'da bugüne kadar 924 bin ev ve iş yerimizi dönüştürme başarısını gösterdik, 175 bin bağımsız bölümün yapımına da devam ediyoruz. 'Yarısı Bizden' kampanyamızla dönüşüme aldığımız 78 bin ev ve işyerimiz hızla yapılıyor. 2026'da da İstanbul'u depreme hazırlamaya devam edecek ve hiçbir farklı gündemin İstanbul'un güvenli geleceğinin önüne geçmesine müsaade etmeyeceğiz." diye konuştu.

"Haksız ve yersiz konut kiralarını ve fiyatlarını en aşağı seviyelere çekeceğiz"
TOKİ eliyle bugüne kadar 1 milyon 750 bin konutun hak sahiplerine teslim edildiğini bildiren Kurum, 81 ilde 1615 şantiyede, 410 bin yuva, park, bahçe, cami, okul ve sosyal donatının inşasını kararlılıkla sürdürdüklerini söyledi.
Bakan Kurum, 81 ilde hayata geçirilecek Yüzyılın Konut Projesi'ne de değinerek, şunları kaydetti:
"Başvuruların başladığı 10 Kasım'dan bugüne, iftiharla söylüyorum ki 5 milyon 314 bin kardeşimiz projemize müracaat etmiştir. Yüzyılın Konut Projesi bu katılım sayısıyla, Cumhuriyet tarihi boyunca kamu eliyle başlatılan projeler arasında, en yüksek başvuruya mazhar olan proje olarak şehircilik tarihindeki yerini almıştır. Çünkü milletimiz devletinin, hükümetinin ve liderinin sözüne sonuna kadar güvenmekte ve yanında durmaktadır. İlk kuramızı 29 Aralık'ta çekeceğiz. Hemen temelleri atacak ve 500 bin yuvamızın ilk anahtarlarını Mart 2027'de sahiplerine sunacağız. Projemiz, 1,5 trilyon liralık bir ekonomik büyüklüğüyle 300 ayrı sektörde görülmemiş bir ticari hareketliliği ortaya çıkaracak ve hem ekonomimize katkı sağlayacak hem üretimimizi ve istihdamımızı artırıp yüzbinlerce kardeşimize iş imkanı sunacak. Bu projeyle milletimizin canına tak eden haksız ve yersiz konut kiralarını ve fiyatlarını en aşağı seviyelere çekeceğiz."

İklim değişikliği nedeniyle yaklaşık 900 milyon insanın kuraklık, sel ve hava kirliliği gibi olumsuz etkileri aynı anda yaşadığını söyleyen Kurum, "2025 yılının ilk yarısında doğal afetlerden kaynaklanan toplam ekonomik kayıp, yaklaşık 131 milyar doları geçmiştir ve bu kayıpların yüzde 88'i meteorolojik kaynaklıdır." diye konuştu.
Türkiye'de her yıl ortalama 2 bin civarında orman yangının çıktığına dikkati çeken Kurum, "İklim kaynaklı olarak yaşadığımız bu afetlere karşı topraklarımızı ve milletimizi korumak için 2053 Net Sıfır Emisyon ve Yeşil Kalkınma hedefimizi titizlikle yürütüyoruz." açıklamasını yaptı.
"Dünya çevre politikaları konuşulurken Türkiye'nin sesini daha güçlü duyacak"
Türkiye'nin 2026 yılında düzenlenecek COP31'e ev sahipliği yapacağını anımsatan Kurum, şöyle devam etti:
"Bu, yalnızca küresel bir organizasyona ev sahipliği yapmak değildir. Türkiye'nin uluslararası arenada çevre ve iklim diplomasisinde kazandığı itibarın, örnek alınan stratejik vizyonunun, uzun yıllar süren gayretlerin ve en çok da gençlerimizin ısrar ve fikirlerinin bir sonucudur. Bugün COP31 başkanlığıyla Türkiye, gençlerin hayalini bir adım daha ileriye taşımış, dünyanın çevre politikalarını belirleyen en büyük platformun direksiyonuna geçmiş, küresel iklim gündemini yönlendirme fırsatını eline almıştır. İklim değişikliğiyle mücadelede yol gösteren, öncülük eden bir aktör haline gelmiştir. Bundan böyle dünya, çevre politikaları konuşulurken Türkiye'nin sesini daha güçlü duyacak, verilen kararların merkezinde Türkiye'nin vizyonunu bulacaktır."

Şu anda İklim Kanunu'nu tamamlayacak ikincil mevzuat hazırlığının hızla devam ettiğini bildiren Kurum, "2026 yılında hayata geçireceğimiz Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi'yle sera gazı emisyonlarını azaltacak, dış ticaretteki rekabet gücümüzü artıracak, çevresel ve ekonomik çıkarlarımızı koruyacağız." dedi.
Her geçen gün daha fazla kuvvetli meteorolojik hadiselerin yaşandığını ifade eden Kurum, "Meteorolojik mobil erken uyarı sistemlerimizle, milletimizin can ve mal emniyeti için çalışmaya devam ediyoruz. Doğal kaynaklarımızı korumak için çölleşmeyle mücadele çabalarımızı da her geçen gün arttırıyoruz. Tahrip olmuş hazine arazilerinde 2021'den bu yana 8,5 milyon metrekarelik alanı ağaçlandırdık." değerlendirmesinde bulundu.

Ulusal Depozito Yönetim Sistemi'yle yeni bir aşamaya geçildiğini dile getiren Kurum, sistemin Samsun, Erzurum, Konya, İzmir, Gaziantep ve Mersin'de devreye alındığını, 2026 yılında ise her ilde depozitolu sisteme geçileceğini söyledi.
Kurum, sistem sayesinde ekonomiye yıllık 350 milyar lira katkı sunulacağını ve 100 bin kişiye yeni iş imkanı sağlanacağını bildirdi.
"1000 metreküp ve üzeri arıtma tesislerini 7/24 online takibe aldık"
Marmara Denizi'nde izleme noktalarının sayısını 150'ye çıkardıklarını belirten Kurum, "1000 metreküp ve üzeri tüm arıtma tesislerini 7/24 online takibe aldık. Şu anda İzmit Körfezi'mizde Avrupa'nın en kapsamlı çevre ve denizcilik projesini yürütüyoruz. Körfezde, 1 milyon 850 bin metrekare denizel alanı taradık ve 1 milyon 620 bin metreküp dip çamurunu Marmara Denizi'nden uzaklaştırdık. Mapa-Şamandıra Projemize, pilot bölge olarak belirlediğimiz Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi'nde başladık. 90 kilometrekare alandaki 17 koyda sistemi kuracak, yüzlerce tekneye hizmet vereceğiz." bilgisini paylaştı.
Bakan Kurum, yağmur suyu toplama sistemlerinden yıllık 6,2 milyon, gri su toplama sistemlerinden ise yıllık 4 milyon metreküp tasarruf etmeyi hedeflediklerini vurguladı.
Ülke genelinde 82 milyon metrekare alandaki 543 millet bahçesinin yapımına başladıklarını, bunların 313'ünü hizmete sunduklarını bildiren Kurum, "En son İstanbul'umuzda 1 milyon 215 bin metrekare genişliğiyle Türkiye'nin en büyük millet bahçesi ünvanını taşıyan Atatürk Millet Bahçemizi hizmete sunduk. Allah korusun bir afet olduğunda, yüzbinlerce İstanbulluyu barındıracak 40 bin çadırın ve 2 bin konteynerin kurulacağı, hastaneden aşevlerine kadar her türlü ihtiyaca cevap verecek bir afet toplanma alanı olarak tasarladığımız millet bahçemiz milletimize hayırlı olsun." dedi.
Vatandaş ile devlet arasında mülkiyet sorunu kalmaması için 2B ile Hazine'ye ait tarım arazilerinin satışıyla 1 milyon 176 bin hak sahibine tapu sevincini yaşattıklarını dile getiren Kurum, 81 ilde 2B alanlarının tamamının mülkiyet haklarının belirleneceğini, kullanıcıların tespit edileceğini ve yıllardır bekleyenlere tapularını kazandıracaklarını söyledi.
"Mevcut sığınakları bir yıl içinde mevzuata uygun hale getireceğiz"
Yeni Sığınak Yönetmeliğine değinen Kurum, şunları kaydetti:
"Yeni Sığınak Yönetmeliğimizle de artık yeni metro tünelleri, büyük millet bahçeleri, stadyumlar, alışveriş merkezleri, otoparklar, hastaneler, yurtlar ve 10 bağımsız bölüm üzerindeki konutlarda sığınakları zorunlu hale getirdik. Mevcut sığınakları da bir yıl içinde mevzuata uygun hale getireceğiz. Bakanlığımızın tüm bu çalışmalarını daha da verimli hale getirmek için kadromuzu da güçlendiriyoruz. Buradan gençlerimize müjdemizi veriyorum. 2026 yılında tam 500 kardeşimizi daha ekibimize dahil edeceğiz. Şimdiden gençlerimiz için hayırlı olsun diyorum."
"Fay hattı üzerine hiçbir inşaat faaliyeti yapmadık"
Kurum, bütçe görüşmelerinin ardından milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Depremi siyaset konusu yapmanın, kaybedilen canların verdiği hüzne de şu anda orada heyecanla ve mutlulukla yeni yuvalarına kavuşan insanlara da hürmetsizlik olduğunu dile getiren Kurum, 6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ilk gününden itibaren bir taraftan yapılması gereken işlerle uğraşırken diğer taraftan da algılara ve yalanlara cevap verme gayreti gösterdiklerini söyledi.
"Depremi siyasi malzeme yapmayın." diyen Kurum, depremin 15'inci gününde konutların temellerinin atıldığını, 45'inci gününde ise ilk anahtarların teslim edildiğini anımsattı.
Kurum, depremden etkilenen 11 ilde yerinde dönüşüm kapsamında 121 bin yuva yaptıklarını aktararak, "Yaklaşık 90 bin sosyal konut projesi orada devam ediyor, 90 bin. Hak sahipleriyle, rezerv alandaki kentsel dönüşüm projelerimizle birlikte teslim edilen yuva sayısı çok yakın zaman içerisinde 680 bine ulaşacak." diye konuştu.
Deprem bölgesinde dünyanın en hızlı ve en büyük konut seferberliği gerçekleştirildiğine dikkati çeken Kurum, Türkiye'nin bölgede tek kelimeyle "destan" yazdığını vurguladı.
Bakan Kurum, deprem bölgesindeki konteyner kentlere ilişkin soru üzerine, "Şu an halihazırda konteyner kentlerde kalan hak sahibi vatandaşımız 41 bin. Bu vatandaşlarımızın 29 bin 900'üne ev çıkmış." dedi.
Deprem bölgesinde konutların inşa edilmesiyle bölgedeki konut fiyatlarının da düştüğüne dikkati çeken Kurum, yıl sonunda hak sahiplerinin tamamının evlerine yerleşeceğini, hiç kimsenin konteynerda kalmayacağını belirtti.
Kurum, depremden etkilenen 11 ilde yaşanan büyük yıkımın ardından normal hayata geçmek için izlenmesi gereken her türlü yol ve yöntemi bilimin ve teknolojinin ışığında yaptıklarını söyledi.
Bu süreçte yaptıkları çalışmalarla sağlam zeminleri belirlediklerini anlatan Kurum, "Fay hattı üzerine hiçbir inşaat faaliyeti yapmadık. Üstelik bu çalışmalarımızı çevreyi de koruyarak gerçekleştirdik. 6 Şubat sabahından daha fazla yeşil alan Hatay'da, Antakya'da, Defne'de, İskenderun'da, Adıyaman'da, Kahramanmaraş'ta, Osmaniye'de var." dedi.
Rezerv alanın bölge için bir seçenek değil zaruret olduğuna işaret eden Kurum, zorla rezerv alan ilan etmediklerini, vatandaşların istemediği hiçbir alanda proje gerçekleştirmediklerini belirtti.
TOKİ ile ilgili eleştirileri şaşkınlıkla takip ettiğini dile getiren Kurum, "Bugün deprem bölgesindeki herkes TOKİ konutlarında oturmak istiyor, TOKİ binalarında oturmak istiyor. Türkiye'de milyonlarca aileye yuva kuran, inşa eden TOKİ ile 'mağduriyet' kelimelerini yan yana koymayalım." değerlendirmesini yaptı.
Asrın felaketinden sonra önceliklerin değiştiğini, büyük bir yıkımı bir an önce gidermek için tüm güçleriyle bölgede seferber olduklarını vurgulayan Kurum, şunları kaydetti:
"Var olan bazı projelerde yavaşlamalar oldu. TOKİ'mizin İlk Evim Arsa projesinde geldiğimiz noktada 235 bin hak sahibi kardeşimiz var, 107 bin 534'ü için imar planları tamamlanmış. Kalanları da çok kısa süre içerisinde tamamlanacak, verilecek. Yine bu proje kapsamında 250 bin İlk Evim projesiyle sosyal konut projesi yapmıştık. Bakın deprem bölgesi devam ederken yapılanlardan bahsediyorum. Şu an 253 bin 840 konutunun yapımı başladı. 'Başlamadı' diyenler, 'Bu işler unutuldu', 'Bu işler yapılmadıysa yeni işler nasıl yapılacak?' diye algı yapmaya çalışan arkadaşlara söylüyorum. Milletimizin gönlünü her zaman olduğu gibi ferah tutmasını ve bize güvenmesini istiyorum, diliyorum. 1 milyon 750 bin sosyal konutu teslim eden bir irade, her afette milletin yanına iki saat sonra koşmuş olan bu kadro, İlk Evim Arsa projemizde de hiç rahatsızlık duymayın, bu konutlarımızı da tamamlayacaktır."
"Sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı konut alabilir"
Gayrimenkul Sertifikası modeli ve Damla Kent projesine ilişkin soruya Kurum, "Biz Bakanlık olarak vatandaşımızın uygun maliyetle, güvenle, huzurla ev sahibi olabilmesi için her türlü argümanı ortaya koyuyoruz. Bir taraftan sertifika yapıyoruz, bir taraftan Emlak Katılım Bankası'yla, devlet eliyle faizsiz konut, iş yeri, araç almaya imkan tanıyoruz. Damla Kent projesiyle de gayrimenkul sertifikası sunduk ve bu kararlılığımızı en yeni ve en güçlü adımları atmak suretiyle ortaya koyduk. Bu projeyle vatandaşımız sertifika alarak ev sahibi olabilmektedir. Bu proje milletimizin yuva hayalini gerçekleştirmeye ve gerçeğe dönüştürme sözümüzün en büyük ispatlarından biridir." diye konuştu.
Kurum, Arnavutköy Sazlıdere'deki sosyal konut projesine ilişkin, "Sazlıdere konusu yine insafsız yalanların dolaşıma sokulduğu önemli başlıklardan biridir. Burada sadece dar gelirli vatandaşlarımız hak sahibi olabilir. Sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı konut alabilir ama ısrarla aynı algılar yapılmaya devam ediliyor." ifadelerini kullandı.
Gebze'de çöken bina ile ilgili soru üzerine Kurum, "O gün hızlı bir şekilde Gebze'ye gittik. Bizzat yerinde gördüm. Orada 4 bin 988 bağımsız birimi inceledik. Boşaltılan binalarla ilgili risk analizini yaptık ve riskli bulduğumuz 21 bina ile ilgili de vatandaşımıza dedik ki 'bu binalarımız riskli'. Sebebi 2000 yılından öncesi yapılmış yapılar. Üç tanesi de yeni yapılmış ama tekli yine projesine belki uygun değil, riskli. Dolayısıyla bu binalarla ilgili de vatandaşımıza kentsel dönüşüm yapabileceğimizi, bu süreçte de her türlü kira ve taşınma yardımı verebileceğimizi ifade ettik. Yıkıp inşallah yenisini yapacağız ve burada yıkımın etkisiyle mağdur olan esnafımıza, evine girmeyen vatandaşlarımıza da her türlü desteği sağlayacağız." bilgisini paylaştı.
"Ülkenin çevresine halel getirecek hiçbir düzenlemede bizim imzamız olmaz"
Kurum, Türkiye'nin ev sahipliğini ve başkanlığını yapacağı Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) ilişkin, "Türkiye'nin COP31 ev sahipliği almaya dair başarısı küçümsenecek değil, hep birlikte gurur duyacağımız bir başarıdır. 196 ülkenin liderinin katılacağı zirve Türkiye'de yapılacak. Türkiye aynı zamanda COP31'in gündemini ve bunun yürütülmesinden sorumlu olacak ülkedir. COP31 başkanı Türkiye olacak ve son kararı Türkiye verecek." dedi.
İklim Kanunu sorusunu cevaplayan Kurum, şöyle devam etti:
"Bakın bugün dünya, afetler başta olmak üzere iklim krizinden etkilenen çok ciddi sorunların etkisi altındadır. Akdeniz havzasında yer aldığımız için ülke olarak bizler de etkileniyoruz. Buna karşı geliştirdiğimiz özgün mekanizmalarla bir yandan kendi hassasiyetlerimizi gözetiyor, diğer yandan da uluslararası düzeyde aktif politikalara öncülük ediyoruz. İşte İklim Kanunu da bu noktada devreye giriyor. Bu kanun Sayın Cumhurbaşkanımızın ilan ettiği 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi ve Yeşil Büyüme vizyonu çerçevesinde iklim değişikliği ile mücadelemize ivme kazandırmaktadır. Şu hususu da açıkça ifade etmek isterim ki bu ülkenin çevresine, doğasına, suyuna, toprağına halel getirecek hiçbir düzenlemede bizim imzamız olmaz. İklim Kanunu da iddiaların tamam aksine Türkiye'nin geleceğini korumak için atılmış stratejik bir adımdır."
Komisyonunda, görüşmelerin ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yanı sıra Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Meteoroloji Genel Müdürlüğü, İklim Değişikliği Başkanlığı, Kentsel Dönüşüm Başkanlığının 2026 yılı bütçeleri ile Türkiye Çevre Ajansının Sayıştay raporu kabul edildi.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
