Dolar
43.14
Euro
50.20
Altın
4,534.62
ETH/USDT
3,113.40
BTC/USDT
90,860.00
BIST 100
12,200.95
Kültür

Le Trio Joubran grubundan Samir Joubran, Filistin kimliğinin korunmasında müziğin önemine dikkati çekti

Filistinli üç kardeşin kurduğu "Le Trio Joubran" grubu üyesi Samir Joubran, "Batı'dan bir şey alıp udu ona uydurmuyoruz. Bence iyi müzik yapmak istiyorsak, kültürümüzün derinliklerine gururla inmeliyiz. Bizim yaptığımız da bu." dedi.

Asya Setinay Karagül  | 11.01.2026 - Güncelleme : 11.01.2026
Le Trio Joubran grubundan Samir Joubran, Filistin kimliğinin korunmasında müziğin önemine dikkati çekti Fotoğraf: Erhan Elaldı/AA

İstanbul

İstanbul konseri öncesi AA muhabirine açıklama yapan Samir Joubran, kardeşleriyle geçirdikleri müzikal yolculuğu, enstrümanlarını ve Filistin kimliğinin sanatla kopmaz bağını anlattı.

Dört kuşaktır ud yapımcılığı geleneğine sahip bir aileden geldiklerini belirten Samir Joubran, kardeşi Wissam Joubran'ın İtalya'da aldığı eğitimin ardından bu kadim sanatı uluslararası seviyeye taşıdıklarını vurguladı.

📲 Artık haberler size gelsin
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.

🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı

Joubran, udun 4 bin 700 seneyi aşan geçmişine işaret ederek, "Ud, bütün enstrümanların atasıdır. 4 bin 700 yıldan daha yaşlıdır. Bu yüzden tarihsel bir enstrüman çaldığımızı hissediyorum. Fakat onu her zaman yeni nesil için canlı ve modern tutmaya çalışıyoruz." dedi.

"Ölüm Beethoven’ı, Picasso'yu veya Elvis Presley'i alamaz"

Özgür bir Filistin umudu için müziğin "en güzel silah" olduğunu dile getiren Joubran, şunları kaydetti:

"Ölüm her şeyi alabilir ama Beethoven'ı, Picasso'yu veya Elvis Presley'i alamaz. Çaldığımız şeyle Filistin'in insani yanını sunduğumuzu hissediyoruz. Filistin'in ruhunu, kimliğini ve kültürünü çalıyoruz. Topraklarımızı veya ağaçlarımızı kaybetsek bile, en azından kültürü korumalıyız çünkü bu, daha iyi bir gelecek ve özgür Filistin umudu için savaşabileceğimiz tek güzel silah."

Samir Joubran, grubun uluslararası başarısının sırrının kültürel kökenlerine sadık kaldıkları için olduğunu söyleyerek, "Batı'dan bir şey alıp udu ona uydurmuyoruz. Bence iyi müzik yapmak istiyorsak, kültürümüzün derinliklerine gururla inmeliyiz. Bizim yaptığımız da bu." görüşlerini paylaştı.

"Sahnenin, ülkemiz olduğunu hissediyoruz"

Kariyerlerine 20 yıl önce Fransa'da başladıklarını ve müziklerinin enstrümantal olmasının evrensel bir bağ kurmayı desteklediğini belirten sanatçı, "Dünyanın her yerinde dinleyicilerimizin yüzde 60-70'i yerel halktan, yüzde 30-40'ı ise Araplardan oluşuyor. Bu da bize herkesin kalbine dokunacak güzel bir alan sağlıyor. Kimliğimizi uluslararası düzeye taşıyan Filistinliler olduğumuz için gurur duyuyoruz." ifadelerini kullandı.

Joubran, Filistinli büyük şair Mahmud Derviş ile vefatından önceki 13 yıl aynı sahneyi paylaştıklarını söyleyerek, "Bugün bile onun her dizesini, her kelimesini duyduğumuzda parmaklarımızın o ritimle dans ettiğini hissediyoruz." diye konuştu.

Sahnede olmanın evde olmakla eş değer olduğunu dile getiren Joubran, "Sahneye çıktığımızda oranın bizim ülkemiz olduğunu hissediyoruz. İster acı dolu, ister gelecek için umut verici olsun, duygularımızı ifade edebildiğimiz, özgür olduğumuz tek yer orası. Avrupa'da, burada veya dünyanın herhangi bir yerinde çaldığımızda, sahneye çıktığımız an, orası bizim evimizdir." değerlendirmesinde bulundu.

"Biz 'Filistinli müzisyenler' değil, 'Filistin'den müzisyenleriz'"

Türkiye'deki dinleyicilerle aralarında özel bir bağ olduğunu vurgulayan Joubran, "Müziğimizin Türkiye'de çok bilindiğini ve sevildiğini biliyorum. Biz de sizi seviyoruz. Bazen aşkın araçlarını veya nedenini açıklayamazsınız, bu doğal bir şey. Müziğimizi kalbimizden ve bir aile olarak genetiğimizden dolayı çalıyoruz." ifadelerini kullandı.

Sanatçı Joubran, müzikal başarılarının temelinde yatan kimlik algısına da değinerek, "İnsanların bizi sadece Filistinli olduğumuz için sevmesinden hep korkmuşumdur. Biz 'Filistinli müzisyenler' değil, 'Filistin'den müzisyenleriz." dedi.

Başarılarının 20 yıldır süregelmesini müziğin gücüne bağlayan Joubran, sözlerini şöyle tamamladı:

"Eğer bana bir kurban veya kahraman olduğum için el çırpsaydınız, 20 yıl boyunca bu başarıyı sürdüremezdim. Müziğin çok güçlü olduğunu ve bu sevginin karşılıklı olduğunu kanıtladık."

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
İlgili konular
Bu haberi paylaşın
bannerpartial1
bannerpartial2