Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırıları Batı Şeria'daki Filistinlileri evlerinden ediyor
Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin artan saldırıları sebebiyle işgal altındaki Batı Şeria’nın Şelal el-Avce bölgesinde onlarca aile yaşadıkları bölgeyi terk etmek zorunda kalıyor.
Ramallah
Bu durum, Ürdün Vadisi (Ağvar) bölgesindeki bedevi toplulukların karşı karşıya kaldığı ağır insani tabloyu bir kez daha gündeme getiriyor.
Mayıs 2024’te, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerden birinin, bedevi yerleşimin yakınındaki El-Avce Pınarı arazisinde hayvancılığa yönelik bir yerleşim noktası kurduğu, Filistinli sakinlerin bunu bölgeyi ele geçirme ve temel su kaynağına erişimi engelleme girişimi olarak değerlendirdiği belirtildi.
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
Bölgedeki Filistinliler, koyun sürüsüne sahip Filistin topraklarını gasbeden İsraillinin pınar çevresini işgal ettiğini, çiftçi ve çobanların suyu kullanmasını engellediğini, bunun da İsrail’in resmi desteğiyle Filistinlileri topraklarından zorla göç ettirmeyi amaçladığını ifade etti.
İşgal altındaki Batı Şeria’nın doğusundaki Ürdün Vadisi’nde yer alan ve en önemli su kaynaklarından biri olan El-Avce Pınarı, suyunun bolluğuyla yaz aylarında Filistinlilerce tercih ediliyor.
Aralık 2025’te İsrailli aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, El-Avce beldesindeki Ras el-Ayn bölgesinden paylaştığı görüntülerde, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilere destek verdi. İsrailli Bakan, Filistin toprakları ve su kuyuları üzerindeki işgali överek, bunu "harika bir iş" olarak nitelendirdi.
Filistinliler çocuklarını korumak için göç ediyor
Eriha kentinin kuzeyindek Filistinli bedevi aileler çadırlar ve sac levhalardan yapılmış, barınma ile hayvancılık için kullanılan barınaklarını sökerek buradan ayrılmaya çalışıyor.
Aileler, geriye kalan sınırlı eşyalarını açık kamyonlara yüklerken, belirsiz bir geleceğe dair endişe içinde bölgeden ayrılıyor.
Bölgede zorla yerinden edilenlerden Filistinli Atıf Selim, yaşadıklarını ve zorunlu göç anlarını AA'ya anlattı.
Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarını eşi görülmemiş biçimde artırdığını belirten Selim, evlere baskınlar düzenlendiğini, halka saldırıldığını ve yüzlerce koyunun çalındığını söyledi.
"Yaklaşık 500 koyunu aldılar. Ardından da bize, ‘Üç gününüz var, burayı terk edin’ dediler." şeklinde konuşan Selim, bölge halkının kendilerine yardım edilmesi için birçok kurumun kapısını çaldığını ancak sonuç alamadıklarını belirterek, gelinen noktada "onuru ve çocukların hayatını korumak için göçün tek seçenek haline geldiği" yönünde acı bir kanaate vardıklarını dile getirdi.
Selim, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin evlerin önüne traktörleri yerleştirdiğini, bazıları henüz 5 yaşını bile doldurmamış küçük çocuklara saldırdığını, İsrail ordusunun ise tüm bunlar yaşanırken müdahale etmeden izlediğini söyledi.
Atıf Selim, “Burada yaşamak artık bir cezaya dönüştü. Suyu kestiler, araçların girişini engellediler, hayatı her yönden bizim için zorlaştırdılar.” dedi.
Bölgede daha önce yaklaşık 100 ailenin yaşadığı dağlık alanların artık “tamamen boşaldığını” aktaran Selim, şöyle devam etti:
“Herkes kendi yoluna gitti. Komşularımızın ve akrabalarımızın nereye gittiğini bilmiyoruz. Artık önümüzde göç etmekten başka bir seçenek kalmadı. Onurumuz güvende değil. Çocuklarımızı ve geleceklerini korumak için ayrılıyoruz. Otuz yılda kurulan hayat, birkaç günde yıkıldı."
"Nereye gideceklerini bilmeden evlerinden ayrılıyorlar"
Bölge sakinlerinden Heysem Selman ise İsraillilerin iki yılı aşkın süredir kendilerini rahatsız ettiğini ancak son on gün içinde zorla yerinden etme eylemlerinin ciddi şekilde arttığını; onlarca Filistinli ailenin bölgeden ayrılmaya başladığını ifade etti.
Bölgede yaklaşık 120 ailenin yaşadığını belirten Selman, "Komşu bölgelerdeki çok sayıda aile de nereye gideceklerini bilmeden evlerinden ayrılmak zorunda kaldı." dedi.
Selman Filistinlilerin 1948 yılında yaşadığı Nekbe'ye (Büyük Felaket) işaret ederek bu durumu "yeni bir felaket" şeklinde nitelendirdi.
Filistinli, "Bugün yaşadığımız şey gerçek bir felaket. 1948'de Nekbe ve 1967'de de 'Nekse'yi (Toprak Kaybetme Günü) tecrübe ettik. Ancak 2026 yılında ise her gün bir felaket yaşıyoruz. Yahudi yerleşimciler geçim kaynaklarını doğrudan hedef alıyor, hayvanları çalıyor, otlamalarını engelliyorlar, kadınlar ile çocuklara saldırıyor." şeklinde konuştu.
Saldırıların ve zorunlu göçün rakamlara yansıması
İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırı başlattığı Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ile Doğu Kudüs'te de Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşanıyor.
Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyinin 5 Ocak'taki açıklamasına göre, fanatik İsrailliler, 2025 yılı boyunca işgal altındaki Batı Şeria'da 4 bin 723 saldırı gerçekleştirdi.
Bu saldırılarda 14 Filistinli hayatını kaybetti, 1090 kişiden oluşan 13 bedevi topluluğu yerinden edildi.
Filistin resmi verilerine göre, 2024 sonu itibarıyla Batı Şeria'da Filistin topraklarını gasbeden yaklaşık 770 bin İsrailli bulunuyor.
Birleşmiş Milletler, İsrail'in Filistin topraklarındaki tüm yerleşim faaliyetlerini yasa dışı kabul ediyor ve bu uygulamaların iki devletli çözüm sürecini baltaladığını belirterek, yıllardır derhal durdurulması çağrısı yapıyor.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

