İsrail'in hastane saldırısından kurtulan gazeteci: Arkadaşlarımı gördükten sonra bacağımı kaybetmeme üzülmedim
İsrail ordusunun 25 Ağustos'ta Gazze'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunan Nasır Hastanesine düzenlediği ve 5 gazetecinin hayatını kaybettiği saldırıda, "Filistin Bugün TV" kameramanı gazeteci Cemal Bedah da bacağından oldu.

Gazze
21 yaşındaki Bedah, Gazze'deki savaşı takip ederken ağır bedeller ödeyen onlarca gazeteciden biri. Nasır Hastanesi saldırısında hakikati duyurmanın bedelini 5 gazeteci canıyla, Bedah da sağlığını ve bacağını kaybederek ödedi.
Halihazırda Nasır Hastanesinde tedavi gören Bedah, vücudunun çeşitli yerlerine şarapnel isabet etmiş olması ve protez bacak takılması için Gazze dışına çıkmak istiyor.
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
İlk saldırıyı görüntülemek için gitti, ikinci saldırının hedefi oldu
Bedah saldırı günü saat 10.00 sularında Reuters Haber Ajansı foto muhabiri Hüsam el-Mısri'nin hedef alınması üzerine hemen olduğu yere gittiğini söyledi ve sonrasında yaşananları şöyle anlattı:
"Bu basit bir suç değildi, belgelenmesi gerekiyordu. 2 yıldır Hüsam'la beraberdik. Saldırının olduğu yere çıktım. Meslektaşlarım Hatim Ömer, Meryem Ebu Dekka (Independent Arabia ve AP'nin de bulunduğu çeşitli medya kuruluşlarında gazetecilik yapan), Muhammed Selame (Katar merkezli Al Jazeera televizyonu kameramanı), Muaz Ebu Taha ( ABD merkezli NBC News'te gazeteci) ve Ahmed Ebu Aziz yanımdaydı. Bana en yakın olanı Ebu Aziz'di.
İsrail ordusunun Nasır Hastanesi'ne düzenlediği saldırıda bir bacağını kaybeden gazeteci Cemal Bedah, yaşananları anlattı ⤵️
— Anadolu Ajansı (@anadoluajansi) August 31, 2025
— Ölen arkadaşlarımızın çoğu uluslararası ajanslarda çalışıyordu
— Bunların silahı yoktu, direnişçi de değillerdi. Bizim taşıdığımız tek şey telefon ya… pic.twitter.com/IzCOcaJ64J
Mısri'yi aşağı indirmeye çalışıyorlardı. Telefonu çıkardım ve video çekmeye başladım. 'Reuters Haber Ajansı foto muhabiri Hüsam el-Mısri doğrudan hedef alındı' diye kayıt aldım. Bunu dememden 2-3 saniye sonra biz de hedef alındık."
Manzara korkunçtu
Meslektaşlarının saldırının etkisiyle parçalanmış şekilde her yere savrulduğunu kaydeden Bedah, "Muaz Ebu Taha omuz hizamdaydı. Meryem Ebu Dekka dizimin üstündeydi. Selame'nin vücudunun yarısı merdivenden dışarı sarkmıştı. Hepsi üzerime yığılmıştı. Hareket edemiyor ve bacağımı da altlarından çekemiyordum. Sadece 'Anne yetiş' diyordum." dedi.
Saldırıyı hatırladıkça mucize eseri kurtulduğunu anladığını söyleyen Bedah, şöyle devam etti:
"Bütün meslektaşlarım yanımdaydı, hepsini gördüm, manzara gerçekten dehşet vericiydi. Muaz'ın başı bedeninden ayrılmıştı, Selame'nin başı yarılmıştı. Hayal edilmesi bile zor bir manzaraydı. O derece ki bacağım ampüte edildiğinde bile üzülmedim ve hamdolsun dedim. Çünkü arkadaşlarıma olanları gördüğümde oradan sağ çıkabileceğimi düşünmemiştim."
Yaklaşık 10 dakika sonra sağlık ekiplerinin gelip onu acil servise götürdüğünü, ameliyathaneler dolu olduğu için uzun süre beklediğini ve kan kaybettiğini ifade eden Bedah, bacağının dizin üst kısmından ampüte edildiğini, sol bacağının kırıldığını, yüzünde yanıklar, vücudunun her yerinde de şarapneller olduğunu söyledi.
Tedavi olup işine geri dönmek istiyor
İsrail'in 2 yıldır, kadınları, çocukları, yaşlıları, doktorları, gazetecileri, sivil savunma çalışanlarını hedef aldığını kaydeden Bedah, gazetecilerin abluka altındaki Gazze'deki durumu naklettikleri için hedef alındığını vurguladı.
Bedah, "Ölen arkadaşlarımızın çoğu uluslararası ajanslarda çalışıyordu. Bu insanları bir hiç uğruna öldürdüler. Bunların silahı yoktu, direnişçi de değillerdi. Bizim taşıdığımız tek şey telefon ya da kameraydı." dedi.
Gazze'de sağlık sisteminin halinin içler acısı olduğunu, hasta ve yaralılara verilen tek ilacın, ağrı kesici, ateş düşürücü ve serum olduğunu belirten Bedah "Bu yüzden dışarı çıkıp protez bacak taktırmak ve tedavi olup işime geri dönmek istiyorum." diye konuştu.