İsrail, Gazze'yi sürekli kıtlık baskısı altında tutmak için sistematik bir açlık politikası izliyor
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik yoğun bombardıman ve şehir yıkımları, Gazze kenti ve kuzey bölgelerinde yaşayan Filistinlileri eşi benzeri görülmemiş bir insani krizle, özellikle de açlık felaketiyle yüz yüze bırakıyor.

Gazze
Gazze Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasına göre, 7 Ekim 2023’ten bu yana açlık ve yetersiz beslenme nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 124'ü çocuk, 332’ye ulaştı.
- İsrail'in kıtlığı dayattığı Gazze'de son 24 saatte 3'ü çocuk 10 kişi daha açlıktan hayatını kaybetti
İsrail sözde insani gerekçelerle yardımlara izin verdiğini iddia etse de, Gazze’deki hükümete göre ulaştırılan yardımlar toplam ihtiyacın yalnızca yüzde 14’ünü karşılıyor. Son bir aydır girişine izin verilen az sayıdaki gıda ve ticari ürünün çoğu temel gıda maddesi değil ve pazarlarda fahiş fiyatlarla satılıyor.
Çoğu Filistinli, kuzeye az miktarda yardım gönderilmesinin halkı zorunlu göçe itmek amacıyla yapıldığını düşünüyor ve İsrail’in yardımları tamamen engelleyerek açlığı derinleştirmesinden endişe ediyor.
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
Gün geçtikte derinleşen bir insani kriz
İsrail, özellikle Gazze’nin kuzeyinde yaşayan Filistinlileri aç bırakma politikasını sürdürürken, yaklaşık 1 milyon kişinin yaşadığı Gazze kentine yönelik hava, kara ve deniz saldırılarını yoğunlaştırıyor. İsrail ordusu dün Gazze’yi “tehlikeli savaş bölgesi” ilan etti.
8 Ağustos’ta Başbakan Binyamin Netanyahu’nun sunduğu ve hükümetin onayladığı planla, Gazze Şeridi’nin kademeli olarak yeniden işgal edilmesi sürecinin, Gazze kentinden başlayacağı açıklanmıştı.
Yardım dağıtım noktalarında oluşan uzun kuyruklar, Filistinlilerin yaşadığı açlık ve insani felaketin boyutlarını gözler önüne seriyor. Özellikle kuzey bölgelerde kıtlık tehlikesi büyüyor.
Gazze’de bir aşevi önünde küçük kızıyla bekleyen 50 yaşındaki Ayşe Semir, yaşadıklarını AA muhabirine şöyle anlattı:
"Eşim İsrail saldırılarında öldü. Artık çocuklarımı geçindirecek kimse yok. Evimiz yok, paramız yok. Çocuklarım geceleri aç yatıyor. Fiyatlar çok yüksek, yiyecek almam imkansız. Bu aşevi son umudumuz. Eğer burası da durursa açlıktan öleceğiz."
Yardım dağıtımı başladığında küçük Lema es-Seyyid, boşalan kazanlara bakarken gözyaşlarına boğuldu. Görevli, kendi payına düşen yemeği Lema’ya vererek açlığını gidermeye çalıştı.
Sistematik aç bırakma siyaseti
Gazze’de adını paylaşmak istemeyen Filistinli tüccarlar, yaptıkları ayrı ayrı açıklamada, İsrail’in Gazze’yi sürekli açlık ve kıtlık baskısı altında tutmak için sistematik bir siyaset yürüttüğünü belirtti.
Tüccarlar, İsrail’in yalnızca az sayıda ticari tırın girişine izin verdiğini, bu araçların da sınırlı miktarda mal taşıdığını ve söz konusu ürünlerin çok yüksek fiyatlarla satışa sunulduğunu ifade etti.
Tüccarlar, fiyatların yükselmesini "İsrail’in tırların girişine koyduğu yüksek koordinasyon ücretleri ve güvenlik maliyetleri" ile açıklarken, bu durumun, geçim kaynaklarını kaybeden çoğu Filistinli ailenin temel ihtiyaç maddelerine ulaşmasını imkansız hale getirdiğini vurguladı.
Tüccarlar ayrıca İsrail’in, Gazze kentindeki ve kuzeydeki Filistinlileri yardım malzemelerinden kasıtlı olarak mahrum bıraktığını, yardımların ise ağırlıklı olarak güneye yönlendirildiğini belirtti.
Ayrımcılık ve zorunlu göçe zorlama
Gazze Hükümeti Medya Ofisi Genel Müdürü İsmail es-Sevabite’ye göre, gıda dağıtımındaki bu coğrafi ayrım, İsrail’in Gazze halkını zorunlu göçe zorlamayı, kenti kontrol altına almayı ve demografik yapıyı değiştirmeyi hedefleyen bir politikanın parçası.
Sevabite, "İşgalin, fahiş fiyatlarla sınırlı sayıda ticari tırın girişine izin vermesi, açlığın devam ettiği, Gazze nüfusunun yüzde 95’inden fazlasının hiçbir gelir kaynağı bulunmadığı koşullarda, uluslararası insancıl hukuk tarafından yasaklanan ve savaş suçu ile insanlığa karşı suç sayılan kasıtlı bir aç bırakma politikasının devamıdır." dedi.
Sevabite, İsrail’in 430’dan fazla temel gıda maddesinin girişini kasıtlı olarak engellediğini, izin verdiği yardım ve ticari ürün miktarının ise ihtiyaçların yalnızca yüzde 14’ünü karşıladığını vurguladı.
Örgütlü bir toplu cezalandırma politikası
Medya Ofisi Genel Müdürü Sevabite, İsrail'in söz konusu bu politikasının gıda tedarikinde yüzde 86’lık felaket boyutunda bir boşluk yarattığını, en savunmasız kesimler olan çocuklar, hastalar ve yaşlıların gıdaya erişimini engellediğini, ayrıca yetersiz beslenme vakalarının artmasına yol açtığını belirtti.
İsrail’in, malları özellikle güney bölgelere sokup Gazze kenti ve kuzeyde engellemesini "örgütlü bir toplu cezalandırma politikası" olarak nitelendiren Savabite, bunun Filistinlilere baskı yapmayı ve onları göçe zorlamayı amaçladığını söyleyerek şu ifadelere yer verdi:
"Gıda girişinde uygulanan bu coğrafi ayrımcılığın hiçbir güvenlik veya lojistik gerekçesi olamaz, bu tamamen sistematik bir aç bırakma mühendisliği politikasıdır. Bu politika, Filistin toplumunu parçalamayı, direncini zayıflatmayı ve zorunlu demografik değişime zemin hazırlamayı hedefliyor."
İsrail'in Gazze Şeridi'ne 7 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda en az 63 bin 25 Filistinli hayatını kaybetti, 159 bin 490 kişi de yaralandı.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.