Dolar
43.15
Euro
50.31
Altın
4,594.14
ETH/USDT
3,216.00
BTC/USDT
94,321.00
BIST 100
12,385.61
Analiz

Halep'te kritik adım: Suriye ordusunun sınırlı operasyonu ne anlama geliyor?

Halep operasyonu, 10 Mart Mutabakatı'nın uygulanması sürecinde psikolojik ve askeri üstünlüğün Suriye tarafına geçmesini sağlamıştır. YPG/SDG'nin bundan sonraki süreçte müzakere masasında geçmişe kıyasla daha savunmacı bir konuma geçmesi muhtemeldir.

Dr. Oytun Orhan  | 13.01.2026 - Güncelleme : 13.01.2026
Halep'te kritik adım: Suriye ordusunun sınırlı operasyonu ne anlama geliyor?

İstanbul

ORSAM Levant Çalışmaları Koordinatörü Dr. Oytun Orhan, Suriye ordusunun Halep'in Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerinde terör örgütü YPG/SDG'ye karşı gerçekleştirdiği sınırlı operasyonu ve sahadaki yansımaları AA Analiz için kaleme aldı.

***

Suriye ordusunun Halep'in Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerinde terör örgütü YPG/SDG'ye karşı gerçekleştirdiği sınırlı askeri operasyon Suriye'de devrim sonrası dönemde güç dengelerinin yeniden tanımlanması açısından kritik bir eşik olarak öne çıkmıştır. Suriye iç savaşı boyunca YPG/SDG'nin devrik Esed rejimiyle vardığı mutabakat çerçevesinde şehir merkezinde elinde tuttuğu bu iki mahalle hem askeri hem de siyasi olarak sembolik anlam taşıyordu. Söz konusu mahalleler YPG/SDG açısından Şam ile yürütülen entegrasyon müzakerelerinde bir koz işlevi görürken Suriye hükümeti için ise devrim sonrası egemenliğin tamamlanması gereken istisnai bölgeler arasında yer aldı.

📲 Artık haberler size gelsin
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.

🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı

Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerinde neler yaşandı?

Baas rejiminin 8 Aralık 2024'te devrilmesinin ardından Şam ile YPG/SDG arasında yürütülen temaslarda Şeyh Maksut ve Eşrefiye özel bir başlık olarak ele alınmış, 1 Nisan 2024'te imzalanan mutabakatla bu mahallelerin kademeli biçimde merkezi otoriteye devri öngörülmüştür. Mutabakat, ağır silahların mahalle dışına çıkarılmasını, YPG/SDG’nin askeri varlığının sonlandırılmasını, güvenliğin Suriye hükümeti güçleri ve örgüte bağlı iç güvenlik birimlerince sağlanmasını ve idari yapıların merkezi yönetime bağlanmasını kapsamıştır.

Ancak takip eden süreçte Şam, mutabakat hükümlerinin tam ve zamanında uygulanmadığını, YPG/SDG'nin mahallelerdeki silahlı varlığını fiilen sürdürdüğünü ve bu alanları siyasi baskı aracı olarak kullandığını savunmuştur. Suriye'de devrim sonrası bir yıllık sürede YPG/SDG'nin entegrasyonunu öngören 10 Mart Mutabakatı'na ilişkin müzakerelerde yaşanan sorunlar bu iki mahallede gerginliğin tırmanması şeklinde yansımıştır. Taraflar arasında zaman zaman gerilimler ve sınırlı güvenlik olayları yaşansa da uzun bir süre boyunca doğrudan çatışmadan kaçınılmıştır. Ancak 10 Mart Mutabakatı'nın uygulanmasına ilişkin verilen sürenin 2025'in sonunda dolmasıyla yeni bir aşamaya geçildiği gözlenmiştir. Taraflar son olarak operasyondan birkaç gün öncesinde Şam'da bir görüşme gerçekleştirmiş ancak YPG/SDG burada da maksimalist taleplerinden geri adım atmamıştır. Bu gelişmenin hemen ardından başlayan Şeyh Maksut ve Eşrefiye operasyonunu "siyasi süreçte yaşanan tıkanıklığı sahada yeni bir güç dengesi yaratarak aşma girişimi" olarak okumak mümkündür.

Halep'te gerginlik 6 Ocak 2026'da tırmanmaya başlamıştır. Şeyh Maksut ve Eşrefiye'den Halep’in diğer mahallelerine yönelik saldırılar yapılması Şam tarafından mutabakatın açık ihlali ve kent güvenliğine doğrudan tehdit olarak değerlendirilmiştir. İlk günlerde karşılıklı ateş, top ve havan atışları görülürken 8 Ocak'ta mahallelerin kontrolü kademeli olarak Suriye hükümeti tarafına geçmeye başlamıştır. 9 Ocak'ta duyrulan ateşkes kısa sürede YPG/SDG tarafından ihlal edilmiş, Şam yönetimi mahalleyi kapalı askeri bölge ilan ederek arama-tarama faaliyetlerine başlamıştır. 10 Ocak'ta ise son YPG/SDG unsurlarının Halep'ten çekildiği açıklanmış ve sınırlı operasyon kısa süre içinde Suriye hükümetinin Şeyh Maksut ve Eşrefiye'de kontrolü sağlamasıyla sonuçlanmıştır.

Operasyonun sonuçları

Halep'teki operasyonun sonuçları, sahadaki askeri dengelerin ötesine geçen etkiler üretmiştir. Bu çatışmaların ortaya çıkardığı ilk sonuç, YPG/SDG'nin Arap aşiretleriyle kurduğu ittifakın kırılganlığının açığa çıkması olmuştur. Zira, bugüne kadar söz konusu mahallelerde YPG/SDG ile hareket eden Arap aşiretler operasyonun başlamasıyla Suriye hükümeti tarafına geçmiştir. Bu tablo YPG/SDG'nin Fırat'ın doğusunda kurmuş olduğu benzer ittifakların da kırılgan olduğunu ve Suriye ordusunun bu bölgelere muhtemel bir operasyonunda Arap unsurların hızlıca saf değiştirebileceğini göstermesi açısından örnek oluşturmuştur. Halep operasyonu aynı zamanda 10 Mart Mutabakatı'nın uygulanması sürecinde psikolojik ve askeri üstünlüğün Suriye tarafına geçmesini sağlamıştır. YPG/SDG'nin bundan sonraki süreçte müzakere masasında geçmişe kıyasla daha savunmacı bir konuma geçmesi muhtemeldir. Bu açıdan askeri baskının entegrasyon sürecini kesintiye uğratmaktan ziyade güç dengelerini Şam lehine yeniden tanımlaması ve siyasi tıkanıklığı açması mümkündür.

Çatışmalar, YPG/SDG'nin kent merkezinde uzun süreli ve yoğun çatışma yürütme kapasitesi ve motivasyonunun sınırlı olduğunu da ortaya koymuştur. Halep’e destek güç gönderilmemesi, örgütün savunma önceliklerini çekirdek bölgelerine kaydırabileceğine işaret eden önemli bir gösterge olmuştur. Bu da Deyrizor ve Rakka gibi vilayetlere dönük Şam operasyonlarında yaşanabileceklere dair işaret sunabilir. Buna ek olarak örgütün bazı alt birimlerinin ateşkese rağmen Halep'te çatışmayı sürdürmesi, YPG/SDG içindeki komuta-kontrol sorunlarını ve Kandil merkezli unsurlarla yerel bileşenler arasındaki ayrışmayı görünür kılmıştır.

Operasyonun bir diğer kritik boyutu, Şam yönetiminin Şeyh Maksut ve Eşrefiye'de sergileyeceği yönetim pratiğinin Suriye'nin doğusunda YPG/SDG kontrolü altında yaşayan nüfusun merkezi yönetime bakışını doğrudan etkileyecek olmasıdır. Sivillere yönelik kontrollü yaklaşım bu sınavın olumlu geçtiğine işaret etse de sürecin devamı yakından izlenecektir. Ayrıca YPG/SDG'nin mahallelerden çıkarılması, Halep ile Türkiye arasındaki ekonomik entegrasyonun önündeki önemli bir güvenlik engelinin ortadan kalkması anlamına gelmekte ve bölgesel ekonomik bütünleşme açısından yeni bir zemin oluşturmaktadır.

Suriye'de Halep sonrası ABD'nin yaklaşımı

ABD'nin operasyona yaklaşımı dengeli bir tutumu yansıtmıştır. Washington, tarafları çatışmaları durdurmaya ve müzakereye çağırırken, sahada YPG/SDG lehine doğrudan bir caydırıcılık sergilememiştir. Bu durum fiilen Şam'ın elini güçlendirmiş, Halep'te statükonun Suriye hükümeti lehine yeniden şekillenmesine dolaylı katkı sunmuştur. Ancak aynı yaklaşımın Fırat'ın doğusunda sürüp sürmeyeceği belirsizliğini korumaktadır. ABD'nin söylemlerinde müzakere masasına dönülmesi vurgusu da öne çıkmıştır.

Bütün bu sonuçlardan yola çıkarak Suriye hükümet güçleriyle terör örgütü YPG/SDG arasında kısa vadede yeni bir çatışma dinamiğinin ortaya çıkmasının düşük ihtimal olduğu söylenebilir. Muhtemelen yeni oluşan denge üzerinden müzakere masası yeniden kurulacaktır. Ancak entegrasyon görüşmelerinde yaşanacak olumsuz gelişmelere bağlı olarak bu vadenin çok da uzun sürmeyeceği söylenebilir. Suriye hükümetinin beklentisi sahada oluşan yeni dengeyle örgütün siyasi müzakerelerde rasyonel bir çizgiye gelmesidir. Böyle bir gelişme siyasi çözüm sürecinin önünün açılması anlamına gelebilir. Ancak tersi senaryoda gerginliğin yeniden tırmanması ve çatışmaların bu kez Fırat'ın doğusuna doğru kayması riski söz konusudur.

[Dr. Oytun Orhan, ORSAM Levant Çalışmaları Koordinatörüdür.]

* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
bannerpartial1
bannerpartial2