Dünya

Afrika Birliği krizlere müdahale kapasitesini artırmakta zorlanıyor

Uluslararası İlişkiler Araştırmacısı Cuveyni, AfB'nin kıtada teorik olarak önemli bir aktör olma vizyonuna sahip olduğunu belirterek, pratikte bu hedefin sürdürülebilir finansman ve siyasi irade olmadan gerçekleştirilemeyeceğini ifade etti.

Gülsüm İncekaya  | 14.03.2026 - Güncelleme : 14.03.2026
Afrika Birliği krizlere müdahale kapasitesini artırmakta zorlanıyor

İstanbul

Afrika Birliği'nin (AfB) Kurucu Yasası, soykırım, savaş suçu ve insanlığa karşı suçlar gibi ağır ihlaller durumunda örgüte üye devletlerin rızası olmaksızın müdahale yetkisi tanıyor.

2002'de kurulan AfB'nin 2000 tarihli Kurucu Yasası, uzun süre geçerli olan "müdahale etmeme" ilkesinden "müdahale hakkına" geçişi temsil ediyor. Yasanın 4. maddesi, örgüte gerekli durumlarda üye ülkelerin onayı olmadan müdahale imkanı sağlıyor.

📲 Artık haberler size gelsin
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.

🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı

Barış ve Güvenlik Konseyi ile Afrika Barış ve Güvenlik Mimarisi de kıtasal düzeyde kriz yönetimi için oluşturulan kurumsal mekanizmalar arasında yer alıyor. Ancak geçen süreç, hukuki çerçeve ile uygulama kapasitesi arasında önemli bir boşluk bulunduğunu gösterdi.

Sudan, Sahel bölgesi, Etiyopya ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki çatışmalar AfB'nin müdahale kapasitesini test ediyor. Sudan’da 2023'te başlayan çatışmaların ardından AfB ülkenin üyeliğini askıya aldı ve arabuluculuk girişimlerini destekledi.

Sahel bölgesinde Mali, Burkina Faso, Gine ve Nijer'deki askeri darbeler sonrası üyelikler askıya alındı ve anayasal düzene dönüş çağrısı yapıldı.

Etiyopya’daki Tigray çatışmaları sırasında AfB, özel temsilci atayarak taraflara diyalog çağrısında bulundu. Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde ise bölgesel girişimler ve Birleşmiş Milletler (BM) misyonlarıyla koordinasyon sağlandı.

Ancak bu krizlerde örgütün sahadaki etkisi sınırlı kaldı. AfB, bölgesel askeri girişimler ve BM barış gücü misyonlarıyla koordinasyon sağlasa da kendi komutası altında sürekli konuşlu güçlü bir askeri kapasiteye sahip değil.

AfB'nin operasyonel bütçesinin yaklaşık yüzde 60-70'i Avrupa Birliği (AB), ABD ve diğer uluslararası ortaklardan geliyor. Bu durum, örgütün krizlerde bağımsız hareket edip edemeyeceği tartışmalarını gündeme getiriyor.

2016’da üye ülkelerden ithalata yüzde 0,2 vergi alınmasını öngören finansman mekanizması geliştirilse de uygulama sınırlı kaldı.

Bu tablo, AfB'nin krizlere müdahale yetkisine sahip olmasına rağmen bunu hayata geçirecek siyasi birlik, mali bağımsızlık ve operasyonel kapasite açısından sınırlı kaldığını gösteriyor.

AfB kuruluş belgelerinde öngörülen müdahale iradesi sahada uygulanmıyor

AA muhabirine konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Beşir el-Cuveyni, Afrika Birliği’nin normatif olarak güçlü bir çerçeveye sahip olduğunu ancak bunu uygulayacak araçların yetersiz kaldığını vurguladı.

Cuveyni, AfB'nin 2000 tarihli Kurucu Yasası'nın, ağır insan hakları ihlalleri durumunda "müdahale etmeme" ilkesinden "müdahale hakkına" geçişi temsil eden niteliksel bir dönüşümü ifade ettiğini söyledi.

Afrika Birliği’nin çatışmaların önlenmesi, yönetimi ve çözümü için kurduğu Barış ve Güvenlik Konseyi (PSC) ile Afrika Barış ve Güvenlik Mimarisi’nin (APSA) de bu çerçevede kurulduğunu değerlendiren Cuveyni, kuruluş belgelerinde öngörülen müdahale iradesinin sahada aynı güçle uygulanamadığını dile getirdi.

Cuveyni, "Afrika Hazır Kuvveti, erken uyarı sistemleri ve arabuluculuk mekanizmaları fiilen sınırlı şekilde devreye sokulabiliyor. Sınırlı kullanımının başlıca nedenleri ise finansman eksikliği ve üye ülkelerdeki siyasi irade yetersizliği olarak öne çıkıyor." ifadelerini kullandı.

AfB bünyesindeki acil müdahale gücü, erken uyarı sistemleri ve arabuluculuk mekanizmalarının sınırlı şekilde devreye konulduğunun altını çizen Cuveyni, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Elimizde bir mimari var ancak Afrika Hazır Kuvveti henüz operasyonel değil. Sorun teknik değil, esasen siyasi ve mali. AfB’nin kronik mali kırılganlığı, örgütü bağışçılara bağımlı hale getiriyor. PSC Protokolü’nde öngörülen gönüllü katkı esaslı Barış Fonu, uygulamada istenen sonucu veremedi. Diğer önemli bir faktör ise üye ülkelerdeki irade yetersizliği."

Cuveyni, Darfur’daki Afrika Birliği Sudan Misyonu (AMIS) ile Somali'deki Afrika Birliği Misyonu (AMISOM) operasyonlarına ilişkin ise şunları kaydetti:

"Darfur’daki AMIS misyonu ciddi lojistik eksikliklerle yürütüldü. Somali’deki AMISOM neredeyse tamamen dış finansmana bağımlıydı. Avrupa Birliği 15 yıl boyunca Somali’ye 3,6 milyar avro destek sağladı. UNAMID misyonunun ilk yılı bütçesi tamamen BM tarafından karşılandı. ABD’nin Somali’de planlanan AUSSOM misyonuna finansman sağlamayı reddetmesi, bu bağımlılığı daha görünür hale getirdi."

"AfB, mali özerklik sağlamadan stratejik özerklik kazanamaz"

Cuveyni, Sudan, Sahel bölgesi, Etiyopya ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki gelişmelerin Afrika Birliği’nin etkinliğini sınırladığına dikkati çekti.

Mali bağımlılık, kurumlar arasındaki dağınıklık, egemenlik tartışmaları ve asker gönderen ülkelerin kendi öncelikleri nedeniyle çoğu zaman kıta düzeyindeki mekanizmalar yerine bölgesel örgütlerin devreye girdiğini dile getiren Cuveyni, bunun ortak hareket etmek yerine parçalı ve rekabetçi müdahalelere yol açtığını ifade etti.

Cuveyni, AfB’nin mali özerklik sağlamadan stratejik özerklik kazanamayacağını belirterek, zorunlu üye katkı sistemi, finansman çeşitlendirmesi ve maliyet paylaşımı mekanizmalarının etkin kullanılması gerektiğinin altını çizdi.

Her askeri müdahalenin net bir siyasi stratejiye dayanması gerektiğini anlatan Cuveyni, aksi halde operasyonların geçici istikrar sağladığını ancak kalıcı barış üretemediğini aktardı.

Cuveyni, kuruluş bildirgesinde güçlü siyasi irade beyanının olduğunu ancak bunu hayata geçirecek kaynak ve mekanizmaların yetersiz olduğunu söyleyerek, şunları dile getirdi:

"Teorik olarak Afrika Birliği kilit bir aktör olabilir ancak pratikte bu dönüşüm, sürdürülebilir finansman ve gerçek kolektif siyasi irade olmadan mümkün değil. Bu tablo değişmediği sürece Afrika Birliği tam anlamıyla bağımsız ve belirleyici bir güvenlik aktörü olamaz."

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.