Yaşam, Dosya haber, Devlet Korumasından Aile Şefkatine

DOSYA - Devlet Korumasından Aile Şefkatine

AA’nın “Devlet Korumasından Aile Şefkatine” özel haber dosyası, koruyucu aileliğin kan bağı olmadan da güçlü bağlar kurabildiğini ve bu gönüllü yolculuğun hem çocukların hem de ailelerin hayatını değiştirdiğini çarpıcı hikayelerle ortaya koyuyor.

Şaduman Türkay  | 29.12.2025 - Güncelleme : 04.01.2026
DOSYA - Devlet Korumasından Aile Şefkatine

İstanbul

Anadolu Ajansı muhabirlerinin “Devlet Korumasından Aile Şefkatine” başlıklı özel haber dosyasında, İstanbul'da koruyucu aile olan kişilerin deneyimlerine yer verildi. Beş gün boyunca yayımlanacak haber dizisinde, farklı yaş ve meslek gruplarından bireylerin koruyucu ailelik sürecine nasıl dahil oldukları, karşılaştıkları aşamalar ve uygulamaya dair gözlemleri aktarılacak.

İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü verilerine göre, kentte 1150 koruyucu aile yanında 1253 çocuk yaşıyor. Koruyucu ailelerin çoğu birden fazla çocuk kabul ederken, bazı aileler biyolojik kardeşlerin birlikte kalabilmesi için aynı anda birden fazla çocuğu yanına alıyor. Kurum, tüm başvuru ve yerleştirme süreçlerini uzmanlar eşliğinde sürdürüyor

Doğum gününde "anne olmayı" dilediği saatte doğan bebeğe koruyucu anne oldu

İstanbul’da yaşayan 41 yaşındaki avukat Nezihe Boran, 6 Şubat depremlerinin ardından içinden gelen güçlü bir hisle koruyucu aile olmaya karar verdi. e-Devlet üzerinden yaptığı başvurunun ardından uzun bir bekleyiş yaşayan Boran, 6 aylık bir kız bebeğin koruyucu annesi oldu.

Kavuşmayı özel kılan detay ise bebeğin, Boran’ın doğum gününde ve onun “anne olmayı” dilediği dakikalarda dünyaya gelmiş olmasıydı. Uzmanların okuduğu dosyada bu bilgiyi öğrendiğinde bunun bir tesadüf olmadığını hissettiğini söyleyen Boran, süreci bir “eşleşme” değil, yıllardır beklenen bir kavuşma olarak tanımladı.

Bekar bir kadın olarak koruyucu anne olmanın zor ama son derece anlamlı olduğunu vurgulayan Boran, sevgi evlerindeki uzmanların titiz çalışmaları sayesinde doğru eşleştirmeler yapıldığını ifade etti. Koruyucu aileliğin toplumsal ve vicdani açıdan büyük bir değer taşıdığını belirten Boran, bu yolu düşünenlere “İçinizdeki sese kulak verin ve sevgiye odaklanın” çağrısında bulundu.

Bebeği olmayan çiftin koruyucu aileliği üç çocuğun hayatını değiştirdi

İstanbul Bağcılar'da yaşayan ve biyolojik çocuk sahibi olamayan Merve ve Seydullah Yuyucu çifti, evliliklerinin yedinci yılında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı Bahçelievler Şeyh Zayed Çocuk Evleri Sitesini ziyaret ettiklerinde, koridorlarda karşılaştıkları çocukların sessiz bakışlarından etkilendi.

Bu ziyaretin ardından hayatlarında yeni bir sayfa açan çift, annesiz ve babasız büyüyen çocuklara koruyucu aile olmak için İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne başvurdu. İki aylık kız bebeğe koruyucu aile olan Yuyucu çifti, 1,5 yaşında yasal statünün değişmesiyle çocuğu evlat edindi.

Zamanla kızlarının tek başına büyümesini eksiklik olarak gören çift, ikinci kez koruyucu aileliğe başvurdu ve üç aylık bir kız bebeği daha yuvalarına kattı. Aradan 4 yıl geçtikten sonra ikinci kızlarının bir erkek kardeşinin dünyaya geldiği haberi aileye ulaştı. Yuyucu çifti, kardeşlerin ayrılmaması gerektiğini düşünerek, hiç tereddüt etmeden üçüncü çocuğa da koruyucu aile oldu.

İkinci ve üçüncü çocuklarına koruyucu aile olurken daha rahat karar verdiğinin altını çizen Seydullah Yuyucu, "Her çocuk bir hikaye demek, her çocuğun ayrı bir hikayesi var. Her çocuğa psikolojik olarak sağlamlık göstermeniz gerekiyor." ifadelerini kullandı. Merve Yuyucu ise tek çocuk büyütmenin zorluklarına ve kardeşin önemine dikkati çekti.

Kuvözden çıkan bebeğe yuva oldular, engeline rağmen ailesi olmaktan vazgeçmediler

Geç yaşta evlenen ve uzun süre çocuk sahibi olabilmek için tedavi gören Zeynep ve eşi Cem Girginer, sonuç alamayınca koruyucu aile olmaya karar verdi.

Girginer çiftinin, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'ne başvurmasının ardından devlet korumasında bulunan iki aylık bir bebek aileye teslim edildi.

Henüz 6 aylıkken doktor kontrolleri sırasında oğullarına serebral palsi tanısı kondu. Koruyucu aile oldukları çocuğu geri verme şansları olsa da bunu hiç düşünmeyen Girginer çifti, çocuklarına sıkı sıkıya sarılarak bu süreç ile baş etme yoluna koyuldu. Haftanın neredeyse her günü bir terapiyle geçerken, ailenin çocuklarıyla kalpten kurdukları bağ onun sağlık olarak gelişim göstermesine de destek oldu.


Yıllar sonra koruyucu aile olan çift çevresindeki üç kişiye ilham oldu

Hatice ve Selçuk Yılmaz çifti, iki biyolojik oğullarının ardından 7 aylık bir kız çocuğuna koruyucu aile olarak hayatlarına yeni bir başlangıç yaptı. Anadolu Ajansının “Devlet Korumasından Aile Şefkatine” dosya haberinde yer alan hikâyede, Yılmaz ailesinin bu kararıyla yalnızca kendi ailelerini büyütmekle kalmayıp çevrelerindeki üç ailenin daha koruyucu aile olmasına öncülük ettiği anlatılıyor.

Koruyucu aile olmanın yalnızca çocuğu olmayan çiftlere özgü olmadığını öğrenen Yılmaz çifti, çocukların kardeşlik bağları içinde büyümesi fikrinden etkilenerek sürece dahil oldu. Yaklaşık 5 ay süren değerlendirme ve görüşmelerin ardından 7 aylık bir kız çocuğuyla eşleştirilen aile, bu anı Hatice Yılmaz’ın sözleriyle, “Sanki İstanbul’da çocuğumu bırakıp buraya gelmişim gibi hissettim” diyerek tarif etti.

Bugün 5 yaşına gelen kızlarıyla evlerinde üç kardeşli bir düzen kurduklarını belirten Hatice Yılmaz, “Dünyaya gelen bütün çocuklar benim evlatlarım. Bunun için kan bağına gerek yok” sözleriyle koruyucu aileliğe bakışını anlattı. Yılmaz, sürecin sanıldığı kadar zor olmadığını vurgulayarak, “Koruyucu aile olmak zor değil, devlet sizi her zaman destekliyor” dedi.

Baba Selçuk Yılmaz ise kızını ilk gördüğü anı, “Bu benim mi?” diye sordum, eşimden önce kucağıma almak istedim sözleriyle aktardı. Kurumlardaki çocukların en çok sevgiye ihtiyaç duyduğunu ifade eden Yılmaz, daha fazla ailenin bu deneyimi yaşamasını istediğini dile getirdi.

Haber, Yılmaz ailesinin hikâyesi üzerinden koruyucu aileliğin bir çocuğun hayatına dokunmanın ötesinde, toplumsal bir farkındalık ve dayanışma zinciri oluşturabileceğini gözler önüne seriyor.

İstanbul'da 1150 çift koruyucu ailelikle çocuklara umut oldu

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ömer Turan, AA muhabirine, koruyucu ailelik sisteminin tüm detaylarını aktardı.

Turan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde 2012'de başlatılan Gönül Elçileri Projesi'yle birlikte koruyucu ailelik sisteminin hız kazandığını ifade etti.

Bazı çocukların devlet korumasına alınmasından sonra farklı uygulamalar yapıldığını, bunlardan birinin de çocukların aile yanında kaldığı koruyucu ailelik sistemi olduğunu anlatan Turan, gönüllü ailelerin yaptıkları başvuruların ardından kriterlerin sağlanması sonucu çocukların ailelerin yanına yerleştiğini söyledi.

Turan, "İstanbul'da 1150 koruyucu ailemizin yanında 1253 çocuğumuz yaşamını sürdürüyor. Bazı ailelerimiz birden çok çocuğu, bazı ailelerimiz de kardeşleri ayırmayarak onları da yanına alıyor. Her çocuğumuzun kendi ailesinin yanında kalmasını isteyen bir milletiz ama çocuklarımız koruma altına alınması gerekiyorsa, yine bir ailenin yanında yaşamını sürdürmesi için koruyucu ailelik sistemini geliştirmeye çalışıyoruz. Sürekli eğitimler, tanıtımlar yapıyoruz, sahada sürecin anlaşılması ve başvuruların çoğalması anlamında bir uğraşımız var." şeklinde konuştu.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.