Dolar
43.30
Euro
50.73
Altın
4,864.89
ETH/USDT
2,969.20
BTC/USDT
89,396.00
BIST 100
12,646.95
Analiz

Netanyahu’nun çıkışı ve İsrail’in artan yalnızlığı: İsrail için ABD’siz güvenlik mümkün mü?

Netanyahu’nun açıklamaları bir yandan kendi kendine yeten bir devlet imajı sunarken, herhangi bölgesel bir savaşta Amerikan yardımına ihtiyaç duymayacağına dair bir inancı da göstermiyor.

Doç. Dr. Ferit Belder  | 21.01.2026 - Güncelleme : 21.01.2026
Netanyahu’nun çıkışı ve İsrail’in artan yalnızlığı: İsrail için ABD’siz güvenlik mümkün mü?

İstanbul

Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ferit Belder, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ABD’nin İsrail’e yönelik askeri yardımlarını sıfırlama hedefini açıklamasının arka planını ve olası sonuçlarını AA Analiz için kaleme aldı.

📲 Artık haberler size gelsin
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.

🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı

***

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, The Economist’in Insider programında Zanny Minton Beddoes ve Edward Carr’ın sorularını cevapladı. Mülakatta Netanyahu'ya, 7 Ekim saldırılarına dair araştırma komisyonu kurulması tartışmalarından İran-İsrail savaşı ve günümüzdeki protestolara, Gazze’deki ateşkes ve soykırım, Batı Şeria’da ilhak tartışmaları ve yerleşimci şiddetine, Abraham Anlaşmaları ülkeleriyle ilişkilerden Batı’da İsrail’e yönelik düşüşte olan kamuoyu desteğine, İsrail yüksek teknoloji ekonomisinin geleceğinden, Netanyahu’nun siyasi geleceği ve İsrail iç siyasetindeki sıcak gelişmelere kadar oldukça geniş bir yelpazede sorular yöneltildi.

Mülakatın sonlarına doğru Netanyahu, Avrupa ve özellikle ABD'de artış gösteren İsrail eleştirilerine cevap verirken altını çizdiği bir hususla ABD-İsrail askeri yardım ilişkisinin geleceğine dair bir tartışmayı gün yüzüne çıkardı. Netanyahu’ya göre, İsrail askeri ve ekonomik olarak kendine yeten bir güç olma yolunda ilerliyordu. Bu minvalde İsrail, 10 yıl içerisinde ABD’den gelen askeri yardım miktarını sıfıra indirme hedefindeydi.

İsrail-ABD askeri yardım işbirliği neden önem arz ediyor?

ABD’nin İsrail’e yönelik askeri yardımlarının genel çerçevesi ilki 1998'de oluşturulan ve 21,3 milyar dolar yardımı kapsayan Mutabakat Belgesi'yle (Memorandum of Understanding) belirlenmiştir. 2008 (32 milyar dolar) ve 2016 (38 milyar dolar) yıllarında yenilenen bu anlaşma 2028'de sona erecektir. İsrail’e yıllık yaklaşık 4 milyar dolarlık bir askeri yardım içeren son mutabakatla yardımların büyük bir kısmı Amerikalı şirketlerden askeri alımlar yoluyla gerçekleşmektedir.

Aslında, bu miktarlar dışında da Amerikan askeri yardımları İsrail’e ulaşmaktadır. 7 Ekim 2023 sonrası Joe Biden yönetiminin sağladığı acil askeri yardım paketi bunun bir örneğidir. Buna ek olarak, NATO dışı önemli bir müttefik olarak tanımlanan İsrail, ABD’de ihtiyaç fazlası silahları da ihtiyaç duyduğunda edinme şansına sahiptir. Askeri yardımların çok yönlülüğe rağmen Mutabakat Belgeleri merkezi öneme sahiptir. 2028’de sona erecek mutabakatın yenilenmesi için İsrail çalışmalarını hızlandırmış, Kasım 2025’te İsrail’in 20 yıllık bir mutabakat önerdiği iddia edilmişti. Her ne kadar Netanyahu bu iddiayı yalanlamış ve İsrail’in kendine yeterliliğine vurgu yapmış olsa da askeri yardımların mevcut haliyle sürdürülemeyebileceğinin de ipuçlarını vermiştir.

ABD’de İsrail’e yönelik yardımlara dair eleştiriler

7 Ekim sonrasında İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü ve on binlerce sivilin yaşamını yitirdiği süreç sadece Avrupa’da değil ABD’de de İsrail’e yönelik desteği önemli ölçüde düşürmüştür. Üniversite kampüs eylemleriyle dikkat çeken bu tepki, kampüslerle sınırlı kalmamış,ı özellikle Demokrat çevrelerde İsrail’in uluslararası hukukun sınırlandırmalarını aşan eylemlerinde Amerikan silahlarının kullanılması normatif bir tartışmaya dönmüştür. Gazze’de yaşananların, ABD'de vergi ödeyenlerin finanse ettiği bir savaş biçiminde sunulması da bu sürece katkı sunmuştur. Bu tartışmalar İsrail'e yardımların durdurulmasıyla sonuçlanmasa da 2024'te Biden yönetimi de Amerikan silahlarının uluslararası insan hakları hukuku ihlalinde bulunup bulunmadığını tespit etmeye yönelik araştırma yaparak açıklamada bulunmuştu. Cumhuriyetçiler arasında ise İsrail’e yönelik askeri yardımın, her ne kadar satın alımların Amerika’da olması dolayısıyla ülke içerisinde kalacak olsa da ABD’nin rasyonel-maddi çıkarlarını tam olarak öncelemediği ve "Önce Amerika" (America First) prensibiyle çelişki gösterdiği görüşü öne çıkmaktadır. Bu yönüyle yardımların mevcut haliyle sürdürülmemesi gerektiğine dair bir ortak anlayışın bulunduğu söylenebilir.

ABD Başkanı Donald Trump’ın da İsrail’e yapılan askeri yardımları eleştirel biçimde dile getirmesi doğrudan askeri yardımların geleceği konusunda soru işaretleri yaratmaktaydı. Mevcut formatta bir yardım ilişkisinin sürdürülebilir görünmemesi ise Netanyahu’yu harekete geçirmiş, askeri işbirliğini yardım formatından karşılıklı işbirliği formatına sokmaya yöneltmiştir. İsrail’in kasım ayında önerdiği iddia edilen mutabakat da aslında bu sebeple sadece doğrudan yardım biçimde değildi. Savunma teknolojileri, savunma içerikli yapay zeka gibi ortak programlar önererek Trump yönetimine bu yeni mutabakatın sadece İsrail için değil aynı zamanda ABD için de ulusal çıkar ekseninde tanımlanabileceğini gösterme amacındaydı. Bu vesileyle, "Önce Amerika" prensibiyle uyum göstererek İsrail’in korunan ve kollanan değil ama ortak çıkarlar gereği işbirliği yapılan bir aktör olarak resmedilmesi mümkün olacaktı.

İsrail, ABD’nin askeri ve stratejik rolünü ikame edilebilir mi?

Netanyahu’nun ABD'nin askeri yardımlarının azaltılması sürecini "İsrail’in yetkinliği" ile açıklaması hem yardımların kademeli olarak azaltılmasının bir yaptırım şeklinde yorumlanmasını hem de ABD'de yükselen eleştirilerin derinleşmesini engelleme amaçları taşıdığı söylenebilir. Bu noktada, Netanyahu’nun anlatısı ABD tarafından desteklense de sürecin de aslında ABD isteğiyle işlediğini gösteriyor. Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, müttefiklerin kendine yeterliliğinin her zaman takdir edildiği ve İsrail’in de güçlenen ekonomisiyle bu yönde bir adım atmasının önemli olduğunu ifade ederken, yardımların kademeli olarak kaldırılmasının 10 yıldan daha az sürmesi gerektiğini de eklemesi ve böylece tasarruf edilecek milyarlarca doların ABD ordusunun güçlendirilmesi için kullanılacağı vurgulaması da buna örnek teşkil etmektedir.

Buna rağmen, askeri yardımların kademeli olarak kaldırılmasını jeopolitik anlamda İsrail-ABD müttefikliğinde bir kırılma işareti olarak okumak da çok mümkün değildir. Netanyahu’nun açıklamaları bir yandan kendi kendine yeten bir devlet imajı sunarken, herhangi bölgesel bir savaşta Amerikan yardımına ihtiyaç duymayacağına dair bir inancı da göstermiyor. Diplomatik anlamda zor durumda kalan Netanyahu yönetiminin, Netanyahu’nun Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından yakalama kararı da dikkate alındığında, askeri müttefiklik anlamında ABD’nin yerini doldurması da mümkün görünmüyor. Netanyahu, Batı dışı dünyada İsrail’in sahip olduğu desteğe vurgu yaparak diplomatik izolasyon argümanına karşı çıksa da İsrail’in ABD’ye askeri anlamda bağımlılığı, sadece dış yardımlar manasında değil, yapısal ve ikame edilemez bir nitelik taşımaktadır.

Sonuç olarak, Netanyahu’nun açıklamalarını İsrail’in dış güvenlik anlayışında bir kopuş olarak okumak gerçekçi olmayacaktır, çünkü sert güç (hard power) unsurlarının sıkça kullanılmaya açık olduğu bir uluslararası dünyada ABD dışında yeni bir güvenlik mimarisinin İsrail’i de içine alacak şekilde büyümesi olası değildir. ABD açısından da İsrail’in müttefiklik rolünün bir bütün olarak köklü bir şekilde sorgulandığını söylemek günümüz şartlarında çok mümkün değildir. ​​​​​​​

[Doç. Dr. Ferit Belder, Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesidir.]

* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
bannerpartial1
bannerpartial2