CSO evrenin varoluşunu müzikle anlatan "Kozmik Senfoni"nin Türkiye prömiyerine hazırlanıyor
Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO), deneysel besteci ve müzisyen Mehmet Ünal'ı dijital enstrümanlarıyla sahnesine konuk ederek, sanatçının kendi bestesi Kozmik Senfoni'nin Türkiye prömiyerini yapmaya hazırlanıyor.
Ankara
CSO, deneysel besteci Mehmet Ünal'ın evrenin sesini dijital enstrümanlarla duyurmaya çalıştığı Kozmik Senfoni eserini, besteciyi sahnesinde solist olarak ağırlayarak, CSO Ada Ankara Ziraat Bankası Ana Salon'da dinleyicilere 13 ve 14 Şubat'ta ilk kez sunacak.
Konser provasında AA muhabirine açıklama yapan müzisyen Mehmet Ünal, Kara Harp Okulu'nda okurken müzik yeteneği dolayısıyla eş zamanlı Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Ankara Devlet Konservatuvarı'nda da eğitim aldığını ve askerliği bıraktığı günden bu yana müzik çalışmalarını sürdürdüğünü anlattı.
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
Kendisini "deneysel bir besteci" olarak tanımlayan Ünal, "Deneysel besteciler aslında risk alan sanatçılar. Yani yaptıkları işte, ürettikleri eserlerinde risk alan sanatçılardır." dedi.
Ünal, uzun yıllardır ekibiyle sanat alanındaki sınırları kırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirterek, yeni müzik yapma teknikleri üzerine çalıştıklarını söyledi.

Bu süreçte yeni nesil teknolojilerden yararlandığını anlatan Ünal, yapay zeka, cloud tabanlı teknolojiler, network üzerinde çalışan enstrümanları müzik için kullandıklarını, anlık veri transferi ve ses sinyali işleme alanlarında da çalışmalar yaptıklarını aktardı.
Öte yandan Togg ile yıllardır çalışma yürüttüklerini de dile getiren Ünal, Togg için yeni nesil bir araç içi uygulaması geliştirerek, Kozmik Senfoni'de çaldığı enstrümanlardan birinin de araçta sunulduğunu kaydetti.

"Müziği bir dil olarak kullanıp evreni anlatmaya karar verdim"
Mehmet Ünal, çocukluğundan bu yana kuramsal fiziğe ilgi duyduğunu, müzik ve fiziğin uzun yıllar iç içe geçtiğini belirtti.
Müziğin, icra ettiği bir şey olmaktan çıktığı, kendisi için evrene açılan bir pencere olmaya başladığı değerlendirmesinde bulunan Ünal, sözlerine şöyle devam etti:
"Kozmik Senfoni, zaten evrenin varoluşundan bilincin oluşumuna kadar uzanan süreci ele alıyor. Müziği bir dil olarak kullanıp evreni anlatmaya karar verdim. Ses, havadaki moleküllerin titreşiminden oluşan bir enerji transferi. Işık ise elektromanyetik bir dalga. Bunların matematiği aynı. Yerçekimsel dalgalar da aynı, depremde oluşan dalgalar da aynı. Bunların arasındaki analojiyi kurarak, zorlandığımız konuları müzikleri insanlara hissettirerek, konserde anlatacağız."

"Sanatçı zamanının fotoğrafını çeken kişidir"
Ünal, eserde kullanılan dijital enstrümanların, bu fikirleri icra edebilmek amacıyla kendisinin geliştirdiğini aktararak, geleneksel enstrümanların bu yapıyı karşılamadığı değerlendirmesini yaptı.
Atomların matematiğinin sese dönüştürülmesinin, Türk müziğine yakın tınılar ortaya çıkardığını ifade eden Ünal, konserde kullanılacak dijital enstrümanlar arasında "faz", "spektra", sanal gerçeklik tabanlı enstrümanlar ve ağ üzerinden birbiriyle iletişim kuran sistemlerin yer aldığını söyledi.

Mehmet Ünal, sahnede görülen enstrümanların arkasında uzun yıllar boyunca geliştirilen karmaşık bir teknolojik altyapı bulunduğunu dile getirerek, "Bugün Mozart, Beethoven ya da Aşık Veysel gibi sanatçılar bu yüzyılda yaşıyor olsaydı onlar da muhtemelen bizim yaptığımızı yaparlardı ve bugünkü teknolojinin var olan olanaklarını kullanarak yeni estetikler ortaya koymaya çalışırlardı. Çünkü, sanatçı zamanının fotoğrafını çeken kişidir." diye konuştu.
Konser sırasında eser bölümlerinden önce duyulan erkek ve kadın seslerinin de yapay zeka aracılığıyla oluşturulduğunu ifade eden Ünal, "Yaptığımız şey aslında sanatta bir inovasyon. Teknolojiyi kullanarak kendi türkümü söylüyorum." dedi.

"Konser, bizlerin birbirimizden ayrı parçalar olmadığımızı anlatıyor"
Ünal, genç kuşakların teknolojiyle iç içe büyüdüğünü vurgulayarak, bu tür projelerin gençleri konser salonlarına çekebileceğini söyledi.
Bir saat süren Kozmik Senfoni'de salonun tamamını görsel bir teknolojiyle dolduracaklarını belirten Ünal, şunları kaydetti:
"Konser, bizlerin birbirimizden ayrı parçalar olmadığımızı anlatıyor. Maalesef böyle görmüyoruz. Çünkü, benlik ve bilinç geliştirdik. Hiçbirimiz evrenden ayrı ve kopuk değiliz. Siz bir dalgasınız, okyanusun bütününün bir parçasısınız. O yüzden belki de sevginin, birbirini sevmenin başka bir boyutunu anlatıyoruz insanlara."
Ünal, Kozmik Senfoni'nin CSO ile sahnelenmesinin kendisi için özel bir anlam taşıdığını vurgulayarak, deneysel bestecilerin bu tür büyük orkestralarla çalışma fırsatını nadiren bulduğunu, bu açıdan CSO'nun projeye kapı açmasının önemli olduğunu ifade etti.

"Dinleyiciler, atmosferin içinde bulunarak bir evren titreşimini tecrübe edecek"
CSO Şefi Cemi'i Can Deliorman da orkestra için deneysel bir çalışmanın ve dijital enstrümanların ilk olduğunu bildirdi.
Deliorman, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İlk defa bu çapta multidisipliner bir projenin içindeyiz. Sahnede sadece salt akustik seslerin olmadığı, birçok sanat disiplinini, yeni medyayı içinde barındıran çok önemli bir projeyi yapıyoruz. Bu tip eserleri, bu tip deneysel işleri 21. yüzyılda orkestraların programlarına alması vizyoner bir yaklaşım. Biz de bu vesileyle çok kıymetli bir sanatçı Mehmet Ünal ile çalışıyoruz. Sesin harekete dönüştüğü, hareketin ışığa dönüştüğü, ışığın tekrar sese dönüştüğü, bunun hepsinin bir bütün olduğu, dijital enstrümanların sahnede solist olarak yer aldığı ve orkestramızın ana gövdesini oluşturduğu bir konser olacak. Harika salonumuzun her yerini projeksiyonlarla bir görsel şölene dönüştüreceğiz. İlk defa tecrübe ettiğimiz bir proje olacak. O yüzden çok çok heyecanlıyız, çok mutluyuz."

Eseri çok bütüncül bulduğunu ve her bölümün birbirine bağlandığı bir hikayenin anlatıldığını belirten Deliorman, "Konserin her bölümünde evrenin rezonansını duyuyoruz. Eski dönemlerde de besteciler her zaman varoluşu sorgulamışlar. Dolayısıyla eserin prensip olarak oturduğu ana tema bize çok yabancı bir tema değil. Dinleyiciler, konserde hareketin, görüntünün, atmosferin içinde bulunarak bir evren titreşimini tecrübe edecekler." diye konuştu.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

