Çocukların suça sürüklenmesinin önüne geçmek için okula devamlılığının sağlanması öneriliyor
Diyarbakır Dicle Üniversitesi (DÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Masum Öztürk, çocukların suça sürüklenmesinin önüne geçmek için okula devamlılığının sağlanmasının önemli olduğunu söyledi.
Diyarbakır
Anadolu Ajansının (AA) "Küçük Yaş, Büyük Suç" başlıklı dosya haberinin bu bölümünde Doç. Dr. Öztürk'ün çocukların suça sürüklenmesini önlemeye yönelik önerilerine yer verildi.
Öztürk, AA muhabirine, suç işleme açısından en riskli dönemin ergenlik ile 20-25 yaş arası olduğunu, ergenlik çağından sonraki dönemde suç işleme ile ilgili riskin çok fazla artığını söyledi.
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
Suça sürüklenen çocuklarda çeşitli risk faktörlerinin bulunduğunu anlatan Öztürk, ergenlik dönemindeki yaşantının suça sürüklenmede önemli bir faktör olduğunu belirtti.
Öztürk, şöyle konuştu:
"Bunlar arasında sosyo ekonomik düzey önemli bir risk faktörü. Aile ortamı, özellikle ailede suç işleyen bir bireyin olması ya da suç işleme davranışlarının bulunması... Akran etkisi bu yaşta çok önemli bir faktör. Çocukların bazen ruhsal bozuklukları olabiliyor ya da okula devam etmeyen çocuklarda özellikle bu risk çok daha fazla artıyor. Aslında tek bir nedeni yok. Çok fazla risk faktörü var."

Fotoğraf: Mehmet Sıddık Kaya/AA
Çevre ve aile ortamından çocukların etkilendiğini dile getiren Öztürk, "Risk faktörü ailede suç işleyen bir birey de olabiliyor. Bu durumlarda çocuğa rol model ve çocuğun gördüğü ahlaki değerleri öğrenmek konusunda da sorun olabiliyor. Çocuğun özellikle suç işleyen bir çevrede, ortamda yaşaması kronik olarak buna maruz kalmasına yol açıyor. Bu tür riskli davranışlara daha açık olduğu için ergenlik döneminde de bu tür davranışlar daha sık görülüyor." ifadelerini kullandı.
"Suça sürüklenmede akran etkisi büyük"
Ergenlik döneminin çocuğun hayatında önemli bir yer edindiğini anlatan Öztürk, ergenliğin çocuğun çevresindeki kişileri rol model aldığı bir dönem olduğunu kaydetti.
Doç. Dr. Öztürk, şunları söyledi:
"Çocukların özellikle daha olumsuz rol modellere maruz kalması, medyada suç işleme ya da suç işleyen bireylerin daha yüceltilmesi ya da daha statü kazandırması gibi mesajların verilmesi çocuğun biraz daha bu tür davranışlara (suç işleme) yönlenmesine yol açabiliyor. Genellikle ergenlik dönemindeki bireyler çeteler gibi kendilerini daha kabul ettirici ortamlara girip bu tür davranışları sergileyebiliyor."
Suça sürüklenme konusunda akran etkisinin de büyük olduğuna dikkati çeken Öztürk, tek başına değil, daha çok birlikte suç işleme davranışının yoğun olduğunu ifade etti.
Çocuklukta yaşanan ruhsal bozukluklar ve ailede katı tutumların çocuğun suça sürüklenmesinde bir faktör olduğunu belirten Öztürk, bunlara erken yaşta müdahale edilmesi gerektiğini dile getirdi.
Çocukların suça sürüklenmelerinin engellenmesi için eğitimin önemini vurgulayan Öztürk, "Çocukların okula devamlılığı hem kendilerini daha güvende hissetmelerini sağlıyor hem de olumlu sosyal kuralları kendi akranlarıyla birlikte öğreniyorlar. Bunun için okula devamlılık önemli." ifadelerini kullandı.
Eğitimin yanı sıra çocuklara mesleki beceri kazandırılmasının önemli olduğunu vurgulayan Öztürk, "Aile içerisinde özellikle ihmal edilen, denetimsiz bırakılan ya da aşırı katı tutumlarının olduğu ortamlar da bu tür davranışlara (suça bulaşma) zemin hazırlayabiliyor." değerlendirmesinde bulundu.
"Kendilerini daha güvenli ve iyi hissettirecek ortam oluşturmalıyız"
Çocukların kendilerini güvende hissedebilecekleri bir ortamda yetişmeleri gerektiğine işaret eden Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Aile bireylerinin özellikle suçla ya da toplumsal kurallarla, toplumsal uyumla ilgili davranışlarında problem varsa sosyal öğrenme yoluyla çocuk da bunları öğrenebiliyor. Ailelerin bunları erken fark edip uygun şekilde destek almalarını öneriyoruz çünkü bu, bir kar topu gibi büyüyen bir şey aslında. Çocuklar kendilerini güvende hissedebileceği bir ortam olmayınca maalesef suç işleme davranışlarına yönelebiliyor."
Çocukların suça sürüklenmelerini önlemek için herkesin üzerine düşen görevi yerine getirmesi gerektiğini vurgulayan Öztürk, bu konuda ailelere, okullara ve ilgili kurumlara farklı roller düştüğünü söyledi.
Doç. Dr. Masum Öztürk, "Herkesin aslında bu rolleri yerine getirmesi ve konuya daha bütünsel bir şekilde yaklaşması lazım. Temel amacımız suç ortaya çıkmadan önce önleme ve müdahale olmalı o yüzden çocuklar için kendilerini daha güvenli ve iyi hissettirecek ortamlar oluşturmalıyız. Bu şekilde suç işleme davranışlarının da azalacağını düşünüyoruz." diye konuştu.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

