Bakan Kurum: Ev Sahibi Türkiye Projesi'nde 2027 Mart ayında inşallah evlerimizi teslim etmeye başlayacağız
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum, Ev Sahibi Türkiye Projesi'ne ilişkin "Şu ana kadar 26 ilde kuralar çekildi. Mart ayında tüm kuraları tamamlayacak ve 2027 Mart ayında da inşallah evlerimizi teslim etmeye başlayacağız." dedi.
TBMM
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, AK Parti Osmaniye Milletvekili Derya Yanık başkanlığında toplandı.
Toplantının başında konuşan Yanık, barınma hakkının sadece bir konut meselesi değil, insan onuruna yaraşır bir hayatın, güvenliğin, sağlığın ve toplumsal huzurun temel şartı olduğunu belirtti.
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
Anayasa'nın 57. maddesinin de devlete konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alma görevini açıkça yüklediğini anlatan Yanık, aynı şekilde uluslararası insan hakları belgelerinde de barınma hakkının vazgeçilmez bir sosyal hak olarak tanımlandığını aktardı.
Yanık, Komisyon olarak 6 Şubat 2023'teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından süreci yalnızca uzaktan izleyen değil, sahada takip eden bir anlayışla hareket ettiklerini söyledi, Komisyonun bu konudaki çalışmalarını paylaştı.
Gelinen süreçte depremzedelerin kalıcı konutlarına kavuşmasının sevincini yaşadıklarını dile getiren Yanık, "Bu, yalnızca bir inşaat faaliyeti değil, insan onurunun yeniden tesis edilmesi, güvenin yeniden inşa edilmesi anlamına geliyor." diye konuştu.
Yanık, yapılan çalışmalar için başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve Bakanlık personeline teşekkür etti.

"İklim göçmenlerinin sayısı 250 milyona yaklaşmıştır"
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Yanık'ın konuşmasının ardından Komisyonda "Temel İnsan Hakları Kapsamında Barınma Hakkı ve Bu Çerçevede Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının Çalışmaları" hakkında sunum yaptı.
Kurum, özellikle Kovid-19 salgınıyla başlayan süreçte, gerek dünya genelinde gerek Türkiye'de erişilebilir konut beklentisinin tetiklendiğini söyledi.
İklim değişikliği ve buna bağlı göçler nedeniyle de bu ihtiyacın arttığına değinen Kurum, "Sadece 2025 yılına baktığımızda iklim göçmenlerinin sayısı 250 milyona yaklaşmıştır. Türkiye'de ise yakın coğrafyamızdaki çatışmalar ve savaşlar, yaşadığımız asrın felaketi, konut talebini etkileyen faktörler olmuştur." dedi.
Kurum, ev sahibi olma oranını en yüksek seviyeye çıkarma çalışmalarına azim ve kararlılıkla devam ettiklerini, bu hedef için tüm enstrümanları kullanarak adımlar attıklarını belirtti.
Türkiye'nin inşaat sektörünün dünyadaki yerine işaret eden Kurum, Türk müteahhitlerinin 137 ülkede faaliyet gösterdiğini, en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesinde Türkiye'nin 45 firmayla dünya ikincisi olduğunu anlattı.
Bakan Kurum, bu gücü yapılan afetlerde ve projelerde en etkin şekilde kullanmaya gayret gösterdiklerini kaydederek, bu anlamda yapılan çalışmaları paylaştı.
6 Şubat 2023'teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin 11 ili etkilediğini ve 53 bin 537 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Kurum, depremin doğrudan maliyetinin 104 milyar dolar, dolaylı maliyetinin ise 150 milyar dolara ulaştığını bildirdi.
Bakan Kurum, depremin ardından her afette olduğu gibi hızla harekete geçtiklerini belirterek, "11 ilimizde 3'üncü, 4'üncü gün itibarıyla yeni yerleşim yerlerinin çalışmalarına başladık ve 15'inci günde ilk temelimizi attık. Deprem bölgesinde ilk evimizi 45'inci gününde teslim etmiş olduk." diye konuştu.
Yapılan çalışmaların meyvesini verdiğine işaret eden Kurum, 27 Aralık'ta Hatay'da düzenlenen törenle 455 bininci konutun anahtarlarının hak sahibine teslim edildiğini anımsattı.
Kurum, depremden sadece şehirlerin değil köylerin de etkilendiğine değinerek, yapılan çalışmalarla 11 ildeki 4 bin 333 köyde 62 bin köy evinin inşa edildiğini bildirdi.
Deprem bölgesinde üstyapı çalışmalarının yanında altyapı çalışmalarının da gerçekleştirildiğini kaydeden Kurum, bu anlamda 11 bin kilometrelik altyapı çalışması yapıldığını aktardı. Kurum, "İstedik ki şehirlerimiz eskisinden daha güçlü, daha temiz, daha güzel olsun. Bu bakışla altyapı projelerini yürütmüş olduk." değerlendirmesinde bulundu.
"2 milyon 510 bin bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik"
Bakan Kurum, afete hazırlık anlamında da önemli çalışmalar yürüttüklerini vurgulayarak, Türkiye nüfusunun yüzde 70'ine yakınının deprem bölgelerinde yaşadığına dikkati çekti. Kurum, bu çerçevede 81 ilde kentsel dönüşüm çalışmaları yürüttüklerini kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bugüne kadar 2 milyon 510 bin bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Türkiye'de yaptığımız her iki dönüşüm projesinden birini İstanbul'a yapıyoruz. İstanbul'umuzu, göz bebeğimizi bu manada önemsiyor ve bu hassasiyetle siyaset üstü bir bakışla 39 belediyemizin 39'uyla da çalışmaya gayret gösteriyoruz. İstanbul'daki dönüşümü hızlandırabilmek amacıyla 2023 yılında vatandaşımıza 'Yarısı Bizden Kampanyası'nı müjdelemiştik ve bu kapsamda da İstanbul'da 78 bin bağımsız birimin dönüşümü gerçekleştirilmektedir."
Sağlam konutlara ulaşma ve dirençli şehirlere kavuşmanın bir adımının da sosyal konutlar olduğunu dile getiren Kurum, şimdiye kadar bu kapsamda TOKİ eliyle 1 milyon 750 bin sosyal konutu milletin hizmetine sunduklarını aktardı.
Bakan Kurum, "Ev Sahibi Türkiye" sloganıyla hayata geçirilen sosyal konut projesiyle de 81 ilde 500 bin sosyal konutun inşa edileceğini anımsattı. 5 milyondan fazla vatandaşın projeye başvuru yaptığını söyleyen Kurum, "Biz de söz verdiğimiz, 24 yıldır yaptığımız gibi kuralarımızı hızlı bir şekilde çekmeye başladık. Şu ana kadar 26 ilde kuralar çekildi ve 96 bin 272 hak sahibi vatandaşımızı belirledik. Mart ayında tüm kuraları tamamlayacak ve 2027 Mart ayında da inşallah evlerimizi teslim etmeye başlayacağız." şeklinde konuştu.
"Vatandaşımızın lehine sonuç doğuracak tedbirler alıyoruz"
Bakan Kurum, ev sahibi olmayan tek bir vatandaş kalmayana kadar sosyal konut üretimini devam ettireceklerini, bu anlamda tüm imkanları seferber ettiklerini anlatarak, "Gayrimenkul Sertifikası" ve "Emlak Katılım Yatırım Finansmanı" gibi yenilikçi araçlarla sürdürülebilir bir konut piyasasının gelişimine katkı sunduklarını belirtti.
Türkiye'nin konut üretiminde güçlü bir kurumsal kapasiteye sahip olduğuna dikkati çeken Kurum, bunu tüm dünyanın takdirle izlediğini ve ifade ettiğini söyledi. Kurum, şunları kaydetti:
"Bugünlerde kuralarını çektiğimiz 500 bin Sosyal Konut Projemiz gibi yenilikçi ve Türkiye'yi hedeflerine ulaştırma potansiyeli taşıyan projelerimizle hem konut arzını artırıyor hem de bazı temel sorunlara çözüm üreterek yolumuza devam ediyoruz. Özellikle de vatandaşımızın en çok şikayetçi olduğu yüksek kiralar ve hayat pahalılığına karşı bir önlem ve vatandaşımızın lehine sonuç doğuracak tedbirler alıyoruz. Bu milletin istikbali için on yıllarca alın teri dökmüş emeklilerimizin yaşadığı sıkıntıları bir nebze olsun hafifletmenin, ev alma umudu olmayan gençlerimizin o umuda erişmesi için her bir enstrümanı değerli görüyoruz."
Kurum, sadece konut yapmadıklarına, bir taraftan da sürdürülebilir şehircilik anlayışıyla yeni bir kent ortamını milletin istifadesine sunduklarına işaret ederek, "İnanıyorum ki 'Asrın İnşası'nda yazdığımız başarı öyküsünü, Yüzyılın Konut Projesi ve yeni hayata geçireceğimiz projelerle zirveye taşıyacağız ve 'Türkiye Yüzyılı'nı güvenli evlerin, mutlu ailelerin ve güçlü şehirlerin yüzyılı yapacağız. Bununla ilgili her türlü öneriyi, talebi dikkate alacağız ve milletimizle bu projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Kurum, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'nda yaptığı sunumunun ardından milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Türkiye'de yüzde 56 olan ev sahipliği oranını yüzde 65-70'lere çıkarmayı hedeflediklerini anlatan Kurum, İsviçre'de bu oranın yüzde 43, Almanya'da ise yüzde 47 olduğunu söyledi. Kurum, "Ev sahipliği oranı, ülkenin gelişmişliğiyle alakalı değil. Bir süreç yaşandı, burayı da görmezden gelmememiz lazım." diye konuştu.
Kovid -19 salgını ve 6 Şubat 2023'teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin yaşandığını, depremlerde 800 bin evin yıkıldığını anımsatan Bakan Kurum, şöyle konuştu:
"Tüm bunlar ortadayken 'Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir şey yapmıyor' demek, çok hakkaniyetli bir bakış değil. Ev sahipliği oranını artırmalı mıyız, artırmalıyız ama Avrupa'yla kıyas ederken Avrupa'da nüfusun artmadığını da ifade etmek lazım. "
Ev sahipliği konusunda Avrupa ile Türkiye'yi kıyaslamanın doğru olmayacağını belirten Kurum, "Avrupa'da, Almanya da dahil bir tane ülke gösterin ki devlet olarak yılda 50 bin konut yapmış olsun." dedi.
Bakan Kurum, AK Parti'nin iktidar olduğu 2002 yılından bu yana 1 milyon 750 bin konutun teslim edildiğini, 500 bin sosyal konut projesiyle de bu sayının 2 milyon 250 bini bulacağını belirterek, "Deprem bölgesindeki 11 ilde sosyal konutlar da hesaba katıldığında 680 bin bağımsız bölüm inşa ettik" şeklinde konuştu.
Sosyal konut sayısı çıkarıldığında, 600 bin konutun inşa edildiğini dile getiren Kurum, "Biz 455 bin konutu bitirmişiz. Hak sahibi kaç, 455 bin. Hak sahibine konutunu bitirip vermişiz." ifadelerini kullandı.
Kurum, sosyal konutlarda ödemelerin sabit taksitlerle olmamasına yönelik yapılan eleştirilere de cevap verdi.
Sosyal konutlarda ödemelerin memur maaş artış katsayısına göre belirlendiğini anlatan Kurum, şöyle devam etti:
"Biz bugüne kadar sosyal konutlarda 'sabit taksit' demedik. Deprem konutları, 2 yıl ödemesiz, 18 yıl faizsiz. Sosyal konutlarda yıllardır yaptığımız uygulama, memur maaş artış katsayısına göre... Memura ne kadar artış geliyorsa ki geçmişe baktığınızda biz o artışı da uygulamıyoruz. Vatandaşımızın, asgari ücretli bir kardeşimizin ödeyebileceği şekilde bir ödeme sistemi ortaya koyuyoruz."
Kurum, yerel yönetimlerin by-pass edildiğine yönelik eleştirilere değinerek, bunun doğru olmadığını belirtti.
İddia edilenin aksine, yerel yönetimlerle işbirliği içinde çalıştıklarını aktaran Kurum, "İzmir Büyükşehir Belediyesine sorabilirsiniz. Kendisi açıp teşekkür ediyor. Birlikte çalıştığı bir adama teşekkür ediyorsa demek ki burada iş ve yönetim şeklinde bir birliktelik var, bir rahatsızlık yok." diye konuştu.
Bakan Kurum, "Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi" ilan edilen 18 ilde hayata geçirilen "Yerinde Dönüşüm" desteğini bitirmek zorunda kaldıklarını kaydetti. Süreyi uzatabildikleri tarihe kadar uzattıklarının altını çizen Kurum, "O süreci devam ettirdiğinizde biz ne yapacağımızı da bilemiyoruz bu sefer çünkü oradaki sürecin önü açık. Dolayısıyla onu biz artık bitirmek durumundaydık." dedi.
"İlk Evim İlk İş Yerim'de 250 bin yapacaktık, 260 bin konutun inşası başladı"
Kurum, İlk Evim İlk İş Yerim ve İlk Evim Arsa projelerine ilişkin de bilgi vererek, "İlk Evim İlk İş Yerim'de 250 bin yapacaktık, 260 bin konutun inşası başladı. Başlamayan bir konut inşası yok. İlk Evim Arsa'da 235 bin hak sahibi için süreç yürütülüyor. 120 bin hak sahibinin imar planları yapıldı ve burada da arsaların teslimi yapılıyor." şeklinde konuştu.
Yürütülen projelerde tarım alanlarına dikkat ettiklerine değinen Kurum, "Biz tarım yapılan alanlara girmek istemiyoruz ve bu konuda da hassasız. Aynı şekilde Diyarbakır'la ilgili de bu hassasiyetimiz var." dedi.
Kurum, arsa maliyetlerinin düşmesi adına tescil edilmemiş arsaları Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile tescil ettiklerini, mera vasfında gözüken ama mera olarak kullanılmayan alanları ekonomiye kazandırmaya çalıştıklarını ve yeni planlamalarla bu arazilerin vatandaşların daha uygun şartlarda alabilmesi için çalışmalar yaptıklarını da bildirdi.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

