Dolar
43.17
Euro
50.33
Altın
4,630.43
ETH/USDT
3,291.00
BTC/USDT
94,922.00
BIST 100
12,415.54
Dünya

Trump’ın Grönland tehdidinin NATO'nun geleceğine etkisi tartışılıyor

ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Danimarka’ya bağlı özerk bölge Grönland’a sahip olma söylemlerinin eyleme dökülmesi halinde bu durumun İttifak için varoluşsal bir tehdit oluşturabileceği değerlendiriliyor.

Selen Valente Rasquinho  | 14.01.2026 - Güncelleme : 14.01.2026
Trump’ın Grönland tehdidinin NATO'nun geleceğine etkisi tartışılıyor

Brüksel

Geçen yıl 20 Ocak’ta göreve başlayan Donald Trump yönetimi ile Avrupa arasındaki gerilimli ilişkilerde bir yıl geride kalacak.

Ticaret, savunma ve Ukrayna başta olmak üzere birçok başlıkta yaşanan görüş ayrılıkları ve Washington’dan gelen baskılara ek olarak, Trump’ın Avrupa Birliği (AB) üyesi Danimarka’ya bağlı özerk bölge Grönland’a yönelik artan ilgisi, Brüksel’de endişeyle karşılanıyor.

📲 Artık haberler size gelsin
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.

🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı

Avrupalı liderler, Grönland’a yönelik ilhak ya da benzeri girişimlerin kabul edilemez olduğunu vurgulayarak Danimarka’ya destek mesajları veriyor.

Avrupa’nın Grönland’ı Trump yönetiminin olası adımlarına karşı nasıl koruyacağı tartışılırken ABD’nin söyleminin eyleme dönüşmesi halinde NATO’nun nasıl etkileneceği, daha büyük bir soru işareti olarak öne çıkıyor.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte dün yaptığı açıklamada, müttefiklerin Arktik bölgesinin güvenliğini sağlamak için atılacak adımları görüştüklerini söyledi.

Rutte, ABD'nin Danimarka'ya saldırması halinde NATO'nun sonu olacağına dair sorularla ilgili ise yorum yapmaktan kaçındı.

Atlantic Council’ın İsveçli savunma uzmanı Elisabeth Braw, Trump yönetiminin NATO üyesi Danimarka’ya bağlı özerk bölge Grönland’ı ele geçirme söyleminin İttifak’ın geleceğine olası etkilerini AA muhabirine değerlendirdi.

"Grönland’ı savunmak AB'nin sorumluluğu değildir." ifadesini kullanan Braw, bunun, NATO’nun sorumluluğu olduğunu söyledi.

Braw, bu nedenle ikilemde olunduğuna dikkati çekerek "NATO, üye ülkelerinin toprak bütünlüğünü savunan kurumdur ve daha önce hiçbir zaman NATO içinde bir üye ülkenin başka bir üye ülkenin toprağı üzerinde hak iddia ettiğini görmedik." dedi.

"NATO içinde bugüne kadar var olan temel endişenin her zaman Yunanistan ve Türkiye etrafında şekillendiğini" hatırlatan Braw, "Bu iki ülke ilişkilerini yıllar boyunca oldukça iyi yönetmeyi başardı. Bu durum hiçbir zaman şimdiki gibi bir noktaya gelmedi." değerlendirmesini yaptı.

Braw, şöyle devam etti:

"ABD ve Danimarka söz konusu olduğunda durum, olağanüstü. İşte olduğumuz yer Danimarka, başka bir NATO üyesi tarafından, üstelik NATO’nun en güçlü üyesi tarafından fiilen tehdit ediliyor. Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen’in söylediği gibi, eğer Danimarka ve Grönland’a saldırı olursa bu NATO’nun sonu olur. Bu, bir görüş değil, bir gerçektir. Çünkü bir NATO üyesi başka bir NATO üyesine saldırırsa NATO artık işlevini sürdüremez. Bu, NATO’nun sonu olur. Dolayısıyla NATO için son derece hassas, zor ve tehlikeli bir andayız."

"Grönland, bazı Amerikalılar için her zaman belirli bir cazibeye sahip olmuştur"

Braw, "ABD’nin başka Avrupa ülkelerine ait toprakları sahiplenme yönünde talepler dile getirmeye başlayacağını sanmıyorum. Grönland, bazı Amerikalılar için her zaman belirli bir cazibeye sahip olmuştur. Ancak Amerikalıların başka topraklar üzerinde hak iddia ettiğini göreceğimizi düşünmüyorum." diye konuştu.

İsveçli uzman, ABD'nin Grönland'a sahip olması halinde olabileceklere dair, "Dünyadaki güçlü ülkeler, artık yeni bir döneme girildiğine, güçlü ülkelerin istediklerini yapabileceğine karar verebilir. Bu durumda bazı ülkeler, bazı Avrupa ülkelerine ait topraklara ilgi gösterebilir. İşte risk, tam olarak budur." değerlendirmesinde bulundu.

Braw, ABD'nin NATO üyesi bir ülkeye saldırısının doğuracağı daha geniş sonuçlarla ilgili şunları kaydetti:

"Şunu da unutmamalıyız. Sadece küçük ülkeler büyük ülkeler tarafından tehdit edilmez. Danimarka küçük nüfuslu bir ülke gibi görünebilir. Ancak dünya düzeni artık kurallara ve taahhütlere, başka ülkelere saldırmama ilkesine dayanmıyorsa, o zaman örneğin Türkiye gibi, nispeten büyük ülkeler bile ek tehditlerle karşı karşıya kalır. Çünkü yalnızca dünyanın en büyük ve en güçlü ülkeleri başka ülkelerden gelen tehditler konusunda endişe duymayacak kadar güçlü olur."

Braw, dünyanın kurallara değil de güce ve anarşiye dayalı bir düzene kayması halinde ABD'nin dahi Çin’den gelebilecek saldırılar konusunda endişe duymak zorunda kalacağını vurguladı.

"NATO şu anda son derece zor bir durumda"

Braw, müttefikler arasında güven ilişkisinin zarar göreceğine değinerek şöyle devam etti:

"NATO şu anda son derece zor bir durumda. Bu ülkelerin güven temelinde nasıl işbirliği yapmaya devam edebileceğini gerçekten göremiyorum. NATO içinde, NATO’nun silahlı kuvvetleri bünyesinde, Danimarkalı askerlerin, Amerikalı askerlerin, Türk askerlerin ve diğer ülkelerden askerlerin her gün birlikte çalıştığı bir ortamda bu ilişkiler nasıl yürütülecek? Aynı ittifak içinde büyük bir ülkenin daha küçük bir ülkenin toprağı üzerinde emeller beslediği gerçeği dev bir sorun olarak dururken bu düzen nasıl işleyecek?"

Bu krizin, ülkelerin yalnızca Trump’ı memnun etmeye çalışması dışında bir yöntemle çözülebileceğini düşünmediğini dile getiren Braw, "Trump'ın Grönland hakkında kendi fikirleri var ve (NATO Genel Sekreteri Mark) Rutte onu fikrini değiştirmeye ikna edemez, Avrupa'daki başka hiç kimse de edemez. Bu yüzden yapabilecekleri en iyi şey, durumu geçici olarak düzeltmeye ve daha da derinleşmesine engel olmaya çalışmaktır." ifadelerini kullandı.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
İlgili konular
Bu haberi paylaşın
bannerpartial1
bannerpartial2